Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/8843 E. 2026/3501 K. – Kasten Öldürme
Konu: Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8843
- Karar No
- 2026/3501
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürme
T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y ET A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2575 E., 2025/1462 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstinaf bozması sonrası Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2025 tarihli ve 2024/45 Esas, 2025/249 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.10.2025 tarihli ve 2025/2575 Esas, 2025/1462 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin katılanlar vekili, Cumhuriyet savcısı (aleyhe), ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik hükümlerinin üst hadden uygulanması gerektiğine, delil yetersizliğine ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli kararıyla sanık hakkında maktule yönelik kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahallinde savunma hakkının kısıtlandığı, sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğu ve suçta kullanılan silah ve şarjörün müsaderesine karar verilmediğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2025 tarihli kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında bölge adliye mahkemelerinin hangi hallerde bozma kararı verebileceğinin irdelendiği, kararda yargılamaya dair usûl kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usûl kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarında bölge adliye mahkemelerinin bozma kararını verebileceği, kati surette davanın esasına ilişkin hallerde bu kararın verilemeyeceği, nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşüncenin de bu olduğu, direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu, bu çerçevede Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.12.2023 tarihli ve 2021/689 Esas, 2023/1036 Karar sayılı bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılan bozma nedenleri arasında bulunmadığı, aynı madde uyarınca belirtilen hukuka aykırılığın duruşma açılarak istinaf mahkemesince giderilebileceği, bozma kararının ve buna istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararın hukuka aykırı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açıp yapılan delil değerlendirmesi sonucunda 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesine göre yeniden hüküm kurması gerektiği, ancak duruşma açmaksızın dosya üzerinden inceleme yaptığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılıp taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi, eksikliklerin giderilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.10.2025 tarihli ve 2025/2575 Esas, 2025/1462 Karar sayılı kararının diğer yönleri incelenmeksizin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi gereğince bozma ilâmının içeriği de gözetilerek takdîren Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.