Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/7589 E. 2026/3760 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7589
- Karar No
- 2026/3760
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/102 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulüne KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
.... Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'in, özel izne ayrılma talebinde bulunması üzerine, hükümlünün evvelce 09.07.2015 tarihli firar eylemi nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 97/3. maddesi gereğince özel izin hakkı bulunmadığından bahisle talebin reddine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 06.02.2025 tarihli kararına karşı yapılan şikâyetin kabulüne ilişkin Ardahan İnfaz Hâkimliğinin 17.03.2025 tarihli ve 2025/357 Esas, 2025/398 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile itiraz konusu kararın kaldırılmasına, şikayetin reddine dair mercii Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2025 tarihli ve 2025/102 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve 94660652-105-75-30511-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve 2025/124103 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve 2025/124103 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu tarafından, hükümülünün daha önceden firar ettiğinden bahisle 5275 sayılı Kanun'un 97/3. maddesi uyarınca hükümlünün özel izne ayrılma talebinin reddine dair verilen karara karşı yapılan şikâyetin kabulü kararına yönelik itiraz başvurusunun mercii Ardahan Ağır Ceza Mahkemesince kabulüne karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.04.2021 tarihli ve 2020/3320 Esas, 2021/7972 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Kanun'un 97/3. maddesinde yer alan, "İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez." şeklindeki düzenlemenin mevcut olduğu, belirtilen düzenlemede firar eden hükümlüye sadece firarın gerçekleştiği infazın devamı süresince mi yoksa sonradan kesinleşip gelen tüm cezaların infazı aşamasında dahi izin verilmeyeceğine dair bir açıklık bulunmuyor ise de, 5275 sayılı Kanun'un 14/4. maddesinde yer alan, "Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden kınamadan başka bir disiplin cezası alanlar… kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilirler" ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 13/2. maddesinde yer alan, "Açık kurumda cezası infaz edilmekte iken ilk kez firar edip yakalanan ve hücreye koyma disiplin cezası verilmek suretiyle kapalı kuruma iade edilen hükümlüler, disiplin cezasının kaldırılmasından itibaren Yönetmelikte aranan diğer şartlara uyduğu ve bir daha firar etmeyeceği değerlendirildiği takdirde açık kuruma ayrılabilir." şeklindeki hükümler ile yukarıda ifade edilen 5275 sayılı Kanun'un 97/3. maddesinde yer alan hüküm birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucu tarafından; kınama dışında bir disiplin cezası gerektiren eylemlerin, hücre cezasını gerektirmesi sebebiyle birincilerle aynı kategoride yer alan firar eyleminden tefrik edilmesinin ve firar eden hükümlünün, yeniden açık ceza infaz kurumuna alınsa bile infazı devam ederken bir daha izne ayrılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, firar suçundan dolayı 5275 sayılı Kanun'un 44/3-ı maddesi uyarınca verilen hücre cezasının, aynı Kanun'un 48/4-f maddesi uyarınca infazdan itibaren 1 yıl geçmekle kaldırılacağının ve 48/3-b maddesinde ise disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmayacağının düzenlendiği, ancak bu sürenin hakederek tahliye tarihini geçemeyeceği de belirtilerek, söz konusu düzenleme ile hakederek tahliye edilmiş bir hükümlünün artık o infaz döneminde almış olduğu disiplin cezasını tamamlamasının gerekmediğinin anlaşıldığı, bu durumda 5275 sayılı Kanun'un, her infaz sürecini bihakkın tahliye tarihi ile sınırlı olarak ayrı ayrı değerlendirmeyi amaçladığı, kaldı ki şahısların işlemiş oldukları hapis ve adli para cezasını gerektiren suçların dahi belirli süreler geçtikten sonra tekerrüre esas alınamadığı ve adli sicil, arşiv kayıtlarının silindiği de nazara alındığında, daha hafif bir tedbir olan disiplin cezasının yahut disiplin cezasını gerektiren eylemin ömür boyu etkisini sürdüreceğini ileri sürmenin mümkün bulunmadığı ve hakkaniyete de uygun olmadığı, Bu bağlamda infaz dosyası incelendiğinde, Adı geçen hükümlünün firar eyleminden önce infazı devam eden Doğubayazıt Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/650 Esas, 2013/287 Karar sayılı kararı ile verilen 12.000,00 Türk lirası adli para cezasından çevrilen 193 gün hapis cezası olarak infaz etmek üzere 03.07.2015 tarihinde ... Açık Ceza İnfaz Kurumuna alındığı, hükümlünün infazı devam ederken 09.07.2015 tarihinde firar ettiği, Hükümlünün firar eylemi sebebiyle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli ve 2021/745 Esas, 2021/682 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın temyiz incelemesinden geçerek 04.10.2022 tarihinde kesinleştiği, Adı geçen hükümlünün firar eylemi sonrası kesinleşerek infaza verilen cezalarının ... . İnfaz Hakimliğinin 18.02.2025 tarihli ve 2025/1468 Esas, 2025/1468 Karar sayılı içtima kararı ile 1 yıl 46... gün hapis cezası olarak içtima edilmesini takiben, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 05.05.2025 tarihli müddetnameye göre koşullu salıverilme tarihinin 01.05.2027, bihakkın tahliye tarihinin 18.03.2029 olarak belirlendiği, Bu haliyle somut olay değerlendirildiğinde, hükümlünün firar eylemini gerçekleştirdiği sırada Doğubayazıt Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/650 Esas, 2013/287 Karar sayılı kararı ile verilen 12.000,00 Türk lirası adli para cezasından çevrili hapis cezasını infaz etmekte olduğu, anılan cezanın infazını tamamladığı ve 10.06.2016 tarihi itibariyle yerine getirme fişi düzenlendiği, bu nedenle hükümlünün firar eyleminden sonra kesinleşerek infazına başlanılan cezalarının infazı kapsamında yeniden özel izinden yararlanmasına engel bir durum olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlünün infaza konu 1 yıl 46... gün hapis cezasının infazına 08.02.2025 tarihinde başlandığı, bu cezasının infazı sırasında 07.03.2025 tarihli dilekçesi ile özel izne çıkmak istediğini bildirmesi üzerine, hükümlünün uyap kayıtlarında halen infaza konu içtimalı cezasına dahil olmayan, bihakkın tahliye tarihi geçmiş başka bir cezasının infazı sırasında 09.07.2015 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar ettiğine dair kayıt bulunması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un 97. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "(3) (Ek:14/4/2020-7242/40 md.) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez." hükmü uyarınca talebinin reddine karar verilmiş ise de, hükümlünün firar ettiği tarihte infaz edilmekte olan cezasının hükümlünün 07.12.2015 tarihinde yakalanması sonrasında infaz edilerek ceza infaz kurumundan tahliye edildiği, bihakkın tahliye tarihinin dolduğu ve cezasının infazının 10.06.2016 tarihinde tamamlandığı, infazı tamamlanan o cezasından dolayı tekrar ceza infaz kurumuna alınmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, somut olayda 97. maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmasının yasal şartlarının bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği gözetilerek, İnfaz hakimliğinin şikayetin kabulüne ilişkin kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ardahan Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.03.2025 tarihli ve 2025/102 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2026 tarihinde karar verildi.