Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2565 E. 2026/3772 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2565
- Karar No
- 2026/3772
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2258 E., 2024/3743 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-b maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1.maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2023/161 Esas, 2024/45 Karar sayılı kararı ile, a.Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 53... . maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b.Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29/1, 53... . maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/2258 Esas, 2024/3743 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; a.Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35/2, 29/1, 53... . maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimie göre çektirilmesine, b.Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2, 29/1, 53... . maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimie göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, temel ceza belirlenirken üst hadden hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunmaya, kastın yokluğuna, suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik incelemenin olmadığı, meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, haksız tahrik hükmünün uygulanmasının ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından katılan ... vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/2258 Esas, 2024/3743 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, katılan ...'a yönelik hüküm yönünden oy birliğiyle, katılan ...'a yönelik hüküm yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y Yerleşmiş yargısal kararlar ve doktrinde yer alan baskın görüşlere göre, 5237 sayılı TCK’nun 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir: a) Tahriki oluşturan bir fiil bulunmalı, b) Bu fiil haksız olmalı, c) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, d) Failin işlediği suç, bu ruhi durumun tepkisi olmalı, f) Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır. Uyuşmazlığa konu olayda, diğer şartların gerçekleştiği konusunda bir tereddüt bulunmaması nedeniyle, haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi açısından, (f) bendinde yer alan haksız tahrik teşkil eden eylemin mağdurdan sadır olma şartının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalıdır.
İlk derece mahkemesince olayda ilk haksız eylemin hangi kişiden geldiği sabit görülmemiştir. Tartışma başlamış olduğunda tanıklar kimin kime ne dediğini duyamadıklarını belirtmişlerdir. Başlangıç evresinde tarafların birbirlerine olan beyanlarında neler söyledikleri hususu şüphede kalmıştır. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve benzer mahiyetteki içtihatlarda dikkate alınarak bu durum sanığın lehine yorumlamak gerekmiş sanık hakkında TCK 29. maddesinin alt hadden indirim yapılarak uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık ... savunmasında olay günü ikindi namazını kılmak için ... ... önüne gittiğini, cami önünde cami cemaatinin sohbet ettiğini, yanlarına gittiğinde ...'nin "bahçe ilacını 30,00 TL'ye aldım" diye anlattığını kendisinin de aynı ilacı 150,00 TL'ye aldığını söylediğini, sözlü tartışma başladığını, ...'ın "benim tarlamdan niye geçiyorsun?" diye ayağa kalkıp söylenmeye başladığını, tarlasından geçmediğini, ... ... ile ...'ın tarlasının sınırından traktörle geçtiğini, varsa bir zarar ödeyebileceğini söylediğini, orada oturmakta olan ...'nin ayağa kalkıp kendisine hitaben "çocuğunu sinkaf ettiğim seni sinkaf ederim" şeklinde küfür ederek üzerine doğru geldiğini, küfürü duyunca bir anda sinirlendiğini ve belimde taşıdığı silahı çıkararak ... ve ...'ın ayaklarına doğru 2 kez ateş ettiğini, kendisine saldırmaya çalışan olmadığını, sinirlendiği için ateş ettiğini savunmuş, Yani sanık mağdur ...'nin kendisine yönelik olarak hiçbir haksız davranışta bulunmadığını ifade etmiştir. Dosyada dinlenen tanıklar veya diğer katılan ... katılan ...'nin sanığa karşı hiçbir haksız hareketinden bahsetmemiştir. Yukarıda belirtildiği gibi sanık lehine haksız tahrik indirimi yapılabilmesi için mağdurun mutlaka sanığa yönelik haksız tahrik teşkil eden bir eyleminin bulunması zorunlu ve gereklidir.
Dolayısıyla katılan ...'nin sanığa yönelik olarak hiçbir haksız davranışı ileri sürülmediği Veya sanığın katılan ...'ın tarlasından traktörle geçmesi veya sanığın yine traktörle ... ... ile ... tarlasının sınırından traktörle geçerek zarar vermesinin tartışmanın sebebi olduğu, böyle bir durumda bile ilk haksız hareketin sanık tarafından katılan ...'a karşı yapılmış olduğu da dikkate alınması gerektiği halde mahkemece olayda ilk haksız eylemin hangi kişiden geldiği sabit görülmemiştir, dolayısıyla şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayanarak sanık lehine haksız tahrik indirimi yapılması doğru olmadığından sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik eylemi için TCK'nın 29. maddesinin uygulanmaması gerektiği görüşündeyim.