Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2006 E. 2026/4202 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2006
- Karar No
- 2026/4202
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2291 E., 2024/2395 K. SUÇLAR : Olası kastla öldürme, silahla tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
1.Sanık müdafiinin sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden; sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükme yönelik katılanlar vekili tarafından suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden suç vasfı ile sınırlı olarak, sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin
bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2023 tarihli ve 2022/33 Esas, 2023/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1.Maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2, 62, 51, 53. maddeleri uyarınca erteli 18... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Katılanlara yönelik silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 43/2 delaletiyle 43/1, 29, 62, 51, 53. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2023/2291 Esas, 2024/2395 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın katılanlara yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturacağına ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, maktule yönelik doğrudan kastla öldürme suçunun oluşacağına ve takdiri indirim hükümlerinin sanık lehine uygulanmasının yanlış olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunmaya, gerekçeye, eksik incelemeye, mahkemenin kabul ve delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna, savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğinden bahisle suç vasfına ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edilmediği, sanık hakkında katılanlara yönelik silahla tehdit suçundan kurulan hükümde suç vasfı ile sınırlı olarak yapılan incelemede; sanığın av tüfeği ile yapmış olduğu ilk atış sırasında maktul ve katılanların bulunduğu tarafa doğru hedef gözeterek öldürme veya yaralama kastıyla ateş ettiğinin şüpheli kaldığı, sanığın kalabalığın dağılması amacıyla ateş ettiğine ilişkin savunmasının aksini gösterir delil elde edilemediği anlaşıldığından; eyleme uyan suç vasfının doğru olarak belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, diğer lehe hükümlerin uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Olay günü daha öncesinde aralarında anlaşmazlık bulunan inceleme dışı katılan sanık ... ile komşusu sanık ... arasında tavukların ... ailesine ait bahçeye girmesi nedeniyle tartışma yaşandığı, tartışmanın ardından sanığın evine gittiği, sanığın bulunduğu evin camından katılan sanık ... ile tartışmaya devam ettiği, bu sırada ...'ın yanına oğulları katılanlar ... ve ... ile ...'ın eşi maktul ...'ın geldiği, ... ailesinin erkekleri ile sanık arasındaki tartışmanın bir süre devam ettiği sırada sanığın av tüfeğiyle katılanlar ..., ..., ... ve ...'ın evinden uzaklaşmasını sağlamak için bir el ateş ettiği, ancak atışın kimseye isabet etmediği, bunun üzerine maktulün akrabalarına seslenerek ''hadi herkes evine gitsin, gidiyoruz'' gibi sözler söyleyerek kalabalığı dağıtmaya çalıştığı ancak sözlü tartışmanın devam etmesi üzerine sanığın yine aynı tüfekle katılanlar ve maktulün bulunduğu tarafa doğru yaklaşık 14.9 metre mesafeden bir el daha ateş ettiği, bu atış neticesinde saçma tanelerinin maktulün başının sol arka kısmına isabet ederek ölümüne neden olduğu anlaşılan olayda sanığın yiv ve set ihtiva etmeyen av tüfeği ile maktulün de içinde bulunduğu kalabalık gruba doğru etkili mesafeden ateş etmesi neticesinde saçma taneleri ile maktulün yaralanmasının öngörülmesi muhtemel değil mutlak bir netice olduğu, sanığın eylemini doğrudan kastla gerçekleştirdiği kabul edilerek sanık hakkında maktule yönelik doğrudan kastla öldürme suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde olası kast ile öldürme suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Olay günü akşam saatlerinde aynı köyde ikamet eden ve sanıkla komşu olan inceleme dışı katılan ...'nın sanığın evinin önüne gelerek sanık ve eşi ile tavuklarının kendi bahçesine girme meselesi yüzünden tartıştığı, sonrasında sanık ve eşinin evine girdiği, babalarının sanıkla tartıştığını gören katılanlar ... ve ... ile katılanın gelini maktul ...'ın sanığa ait ikametin önüne geldikleri, katılanlar ile maktulün bulunduğu grupla evinin salon camında bulunan sanık arasında tartışmanın devam ettiği sırada sanığın av tüfeği ile evinin önüne gelen ... ailesine mensup kalabalığın evinden uzaklaşmasını sağlamak için bir el ateş ettiği, ancak atışın hiçbir kimseye isabet etmediği, bunun üzerine sanığın kalabalığın dağılmaması üzerine yine aynı tüfekle kalabalığın bulunduğu tarafa doğru bir el daha ateş ettiği, bu atış neticesinde çıkan saçmaların ...'ın başının sol arka kısmına isabet ederek ölümüne neden olduğu anlaşılan olayda; sanığın eylemini maktulün içinde bulunan ... ailesine mensup katılanların sanığın evinin önüne gelerek ilk kimin başlattığı tespit edilemeyen tartışma sonucunda gerçekleştirdiği, dosya kapsamı itibariyle elde edilen deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın ateş ettiği mesafeden maktulun yatıştırıcı nitelikte hareket ettiğini tespit etmesinin mümkün olmadığı, sanığın ateş ettiği sırada maktulün de sanığın evinin önüne gelerek sanıkla tartışan ... ailesi içerinde yer alması hususu gözetilerek (12 yıldan 18 yıla kadar) hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca, asgari miktarda indirim yapılarak haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A.Sanık Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanık Ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2023/2291 Esas, 2024/2395 Karar sayılı kararının kesin nitelikte olması ve katılanlar vekilinin suç vasfına yönelik temyiz sebebi ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda hukuka aykırılık görülmemesi nedeniyle katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık Hakkında Olası Kastla Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ile sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri "kastın belirlenmesi ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması" yönlerinden yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2023/2291 Esas, 2024/2395 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ve müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.