Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/8830 E. 2022/8449 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8830
- Karar No
- 2022/8449
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/883 E., 2021/324 K. SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanıklar müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/970 Esas, 2016/653 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/970 Esas, 2016/653 Karar sayılı kararının, katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/12409 Esas, 2020/16209 Karar sayılı ilâmıyla; "1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanıklara 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, Kabule ve uygulamaya göre de; 2)Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. ve 86/3-e maddelerine göre belirlenen ceza miktarlarının, eylemler neticesinde katılanın yüzünde sabit iz meydana geldiğinin anlaşılması sebebiyle TCK’nin 87/1-c maddesi gereği (1) kat artırılması suretiyle belirlenecek ceza miktarının 5 yılın altında kalması halinde sanığa, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanma ihtimaline binaen 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınarak, ceza miktarının TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkarılması gerekirken, TCK’nin 86/1. ve 86/3-e maddelerine göre belirlenen ceza miktarının, aynı Kanun’un 87/1-c-son maddesi işaret edilerek doğrudan 5 yıl olarak belirlenmesi suretiyle TCK’nin 61. maddesine muhalefet edilmesi," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/883 Esas, 2021/324 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenin son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.04.2022 tarihli ve 2021/95124 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ve 19.09.2022 tarihli ve 2022/114190 sayılı, onama görüşlü ek Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. GEREKÇE 1. Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; iştirak hâlinde işlenen eylemin failleri olarak yargılanan sanıkların aşamalardaki savunmaları ve her iki sanığın müdafilik görevini üstlenen avukatın sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri de dikkate alındığında, birinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı, bu itibarla sanıklar arasında hukuksal menfaat uyuşmazlığı bulunduğu saptanmıştır. 2. Buna göre, sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, İşin reddi zorunluluğu başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen; "Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa," Şeklindeki düzenlemeye ve 5271 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir." Hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiştir. V. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/883 Esas, 2021/324 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2022 tarihinde karar verildi.