Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/1537 E. 2023/1888 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1537
- Karar No
- 2023/1888
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 18.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2018/146 Esas, 2021/57 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2021/1009 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna, eksik araştırmaya, sanığın suça iştirak ettiğine dair delil bulunmadığına, yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettiğinin kabulünün mümkün olduğuna, suç vasfının hatalı belirlendiğine, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi; sanığın eylemini meşru savunma sınırları içinde gerçekleştirdiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanık lehine delillerin değerlendirilmediğine, sanığın suç işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanıklar ..., ... ve ...'un olay günü gece saat 03.30 - 04.00 sularında alkollü şekilde Beyoğlu'nda faaliyet gösteren gece kulübüne gittikleri, önce hep birlikte mekanın giriş katında oturdukları, daha sonra sanık ...'in saat 05.30 sularında ikinci kata alkollü içecek almak üzere çıktığı, müşteki ...'ı çalışan sanarak bu kişiden içki istediği, bunun üzerine aralarında sözlü tartışma başladığı, işletme yetkilisinin yakını olan maktul ...'in sanığa müdahale ettiği, sanık ... ile maktulün tartışmaya başladığını duyan sanıklar ... ve ...'un üst kata çıktıkları, tartışma esnasında sanık ...'in karışmamasını söyleyip maktul ...'i iteklediği, ...'in yere düştüğü kafasını bar raflarına çarptığı, daha sonra tabancasını çıkartarak sanık ...'in ayaklarını hedef gözeterek ateş ettiği, bunun üzerine sanık ...'in maktulün üzerine atladığı, tarafların yere düşüp boğuşmaya başladıkları, boğuşma esnasında tabancadan çıkan mermilerin maktul ve ...'e isabet ettiği, sanık ...'un da üzerinde bulundurduğu tabanca ile ateş ettiği, bu esnada müşteki ... ile katılan ...'in de hangi tabancadan çıktığı tespit edilemeyen mermilerin isabet etmesi sonucu yaralandıkları, sanık ...'ın silahlar sustuktan sonra silahını belinden çektiği, kulüpten çıktığında silahını Yahya ismindeki taksiciye verdiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... ve sanık ... aşamalarda yüklenen suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmişler, sanık ... ise üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir. Ancak olayın oluşuna uygun tanık beyanları doğrultusunda sanık ... ve ...'un kavga anında, maktul ve sanığın ateş etme eyleminden önce silahlı bir şekilde olay yerinde bulundukları anlaşılmıştır. 3. Katılan ..., müşteki ... ve tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 24.08.2017 tarihli otopsi raporunda; "Maktulün vücudunda 6 adet silahlı mermi çekirdeği giriş yarasının tesbit edildiği, yaralanmaların her birinin tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu,dış muayenede 1 nolu atışın yakın mesafeden, 3,5,6,7,9 nolu giriş yaralarının bitişik atış mesafesi dışından gerçekleştirildiği, ölümün ateşli silah yaralanmasına bağlı omur kırığı ve iç kanama sonrası gerçekleştiği," şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür. 5. İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 18.01.2018 tarihli raporunda sanık ...'in yaralanmasının "Yaşamı tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek düzeyde olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının ise hayatî fonksiyonlarını orta (2.) derece etkileyecek nitelikte olduğu," şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür. 6. İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 26.12.2017 tarihli raporunda müşteki ...'ın yaralanmasının; "Yaşamı tehlikeye sokan bir durum olmadığı basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı," şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür. 7. İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 26.12.2017 tarihli raporunda katılan ...'in yaralanmasının; "Yaşamı tehlikeye sokar nitelikte olduğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemiyecek ölçüde hafif olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının ise hayatî fonksiyonlarını orta (2.) derece etkileyecek nitelikte olduğunun anlaşıldığı," şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür. 8. Ulusal Kriminal Büronun 18.04.2018 tarihli Bilirkişi raporunda, maktule isabet eden yara çapları incelendiğinde, tamamının 9 mm mermiler ile mi yoksa bir kısmının 7,65 mermilerle mi oluştuğu hakkında kanaat bildirilemediği, dolayısıyla maktulün ölümüne sebep olan atışın hangi silahtan yapıldığının tespit edilemediği anlaşılmıştır. 9. Adlî Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesinin 16.03.2018 tarihli raporunda olay yerinde bulunan 9 kovandan 8'inin Sig Sauer p228 ibaresi bulunan maktule ait tabancadan atılmış olduğu, bir adet kovanın ise birlikte gönderilen tabanca ile ilgisinin olmadığı, 9x19 mm çapında fişek atan başka bir tabancadan atılmış olduğu, bir adet mermi gömlek parçasının teşhise yeterli ve elverişli tanı unsuru görülemediğinden gönderilen tabanca ile mukayesesinin yapılamadığı, gönderilen kıyafetlerde yara yeri deliklerinin etrafında yanık,kavrut ve barut isi görülmediği,atışların bitişik,bitişiğe yakın ya da yakın atış, (kısa namlularda 40 cm, ... namlulularda 100 cm) mesafesinden yapılmamış olduğu, ancak mevcut bulgulara göre gerçek atış mesafesi tayinine olanak bulunmadığının belirtildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. 10. 19.05.2017 tarihli Olay yeri inceleme tutanağı, Olay Yeri İnceleme raporu formu, 19.05.2017 tarihli 07.15 saatli tutanak, 19.05.2017 tarihli 17.00 saatli fotoğraf teşhis tutanağı, 20.05.2017 tarihli 15.30 saatli fotoğraf teşhis tutanağı,19.05.2017 tarihli 05.40 saatli görüntü izleme tutanağı, 19.05.2017 tarihli 10:30 saatli tutanak, sanıklara ait adlî sicil kayıtları ve nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ise de, katılanlar vekilinin vekâlet ücretine ilişen istinaf istemi yerinde görülerek, istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ... ve müdafiinin ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna, eksik araştırmaya, sanığın suça iştirak ettiğine dair delil bulunmadığına, yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettiğinin kabulünün mümkün olduğuna, suç vasfının hatalı belirlendiğine, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ... ve müdafiinin sanığın eylemini meşru savunma sınırları içinde gerçekleştirdiğine sanık ... müdafiinin sanık lehine delillerin değerlendirilmediğine, sanığın suç işlemediğine yönelen temyiz sebepleri yönünden; İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık ...'in ikrara yönelik savunması tanık beyanları ile değerlendirildiğinde, maktul ile tartışması üzerine ilk haksız hareketin sanıktan geldiği ve maktulü sertçe iterek yere düşmesine ve başını rafa vurmasına sebep olduğu, bunun üzerine sanık ...'in kolluk beyanı ile belirlendiği üzere maktulün ilk ateşinin sanığın ayaklarına doğru olduğu, bu durumda maktulün öldürme kastının bulunmadığı ve sanık ... lehine tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı defetmek zorunluluğundan veya haksız saldırı karşısında, sanığın başkaca kurtulma imkanının olmaması halinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, şartları oluşmadığından sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı, sanıklar ... ve ...'un tartışma sırasında ateşli silahları ile olay yerinde arkadaşları olan sanığın yanında bulundukları sanık ...'un ikrar içeren savunması ile bir el ateş ettiğini kabul ettiği, sanıkların maktule ve olay yerinde bulunan katılan ... ve müşteki ...'a yönelik fiiller üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, olayın başlangıcı ve gelişimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR 1. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme suçuna ilişkin gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2021/1009 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii tarafından ve öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.