Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/13975 E. 2023/961 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13975
- Karar No
- 2023/961
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2013/138 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verildiği, 2. Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2013/138 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2019/18088 Esas, 2020/2532 Karar sayılı bozma ilamı ile; 1) Katılan hakkında düzenlenen adlî raporda kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisinin rakamsal olarak belirtilmediği, bu hususta adlî tıp kurumundan rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi gereğince, ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 3) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, Gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 3. Bozma sonrası Bulanık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2020/252 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 ncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sübuta, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, takdiri indirim ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde sanığın alacak verecek meselesinden çıkan tartışmada katılana silahtan sayılan sandalye ile vurmak suretiyle, katılanı basit tıbbî müdahale ile giderilemez ve orta (2) derece kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. 2. Katılanın yaralanmasına ilişkin Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Başkanlığından alınan 06.04.2022 tarihli rapor, katılan ve tanık anlatımları, tutanaklar, hukuki süreç başlığında (2) numaralı bentte gösterilen Yargıtay bozma ilamı, yargılama sürecine ait tüm belgeler dosya arasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyet kararı verilen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanunî sonucu olup Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. A. Sübut Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları, tanıklar M.T. ve A.Ç.'nin ifade tutanakları, katılanın yaralanmasına ilişkin olarak Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta belirtilen adlî raporun içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suç sabit olduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Takdiri İndirim 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanmaması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece, "Sanığın yargılama sırasındaki davranışları, olaydan sonraki tutumu olumlu görülmediğinden" şeklindeki yeterli ve kanunî gerekçeyle takdirî indirim nedeni uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Lehe Hükümler Mahkemece ''Sanığın sabıka kaydı gözetilerek bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığından'' şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. D.Vesair Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle eleştirilen husus dışında Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2020/252 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.