İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/462 E. 2018/387 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/462
Karar No
2018/387
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/462 Esas - 2018/387 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/462 Esas KARAR NO : 2018/387 Karar HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2017 KARAR TARİHİ : 29/05/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH:31/05/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmanın özeti; Davacı vekili 05/06/2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle;davalı/borçlu aleyhine Samsun 9.İcra Müdürlüğü'nün 2017/285 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını, ancak davalı/borçlu ...'nin itiraza konu ilamsız takibe, borcunun bulunmadığından bahisle borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek, itirazın haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazda İzmir Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu belirtmiş olsa da takibin yetkili yer icra dairesinde açıldığından yetki itirazının reddinin gerektiğini belirterek, Samsun 9.İcra Müdürlüğü'nün 2017/285 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 10/07/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olmaması sebebiyle görev itirazında bulunduğunu, davaya bakmakta Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, işbu takibe konu setlerin zamanaşımına uğradığı için üzerinde belirlenen özel yetki kuralınında geçerli olmadığını, bu nedenle Samsun Mahkemelerinde açılan işbu davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, takibe konu evraklar incelendiğinde müvekkilinin adresinin, evrakların keşide yerinin İzmir/Seferihisar olduğunun açık olduğunu, bu bağlamda yetkili Mahkemelerin İzmir Mahkemeleri olduğunu, davacının her ne kadar takibe konu olarak senede dayalı olarak ilamsız takip yapmış ise de, söz konusu senetlerin 3 yıllık zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ciranta olduğu gerçeğinin de göz önüne alındığında müvekkiline ilişkin 1 yıllık zamanaşımınında dolduğunu, zamanaşımına uğrayan kambiyo evrakında alacaklı olduğunu iddia eden tarafın temel ilişkiyi doğuran belgelere dayanmak zorunda olduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir şekilde ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, bu yüzden müvekkiline husumet yöneltilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacının huzurdaki davada senetlerle ilgili olarak sadece yazılı delil başlangıcına dayanabileceğini, davacının bu icra takibinde ve davada sadece senetlerin dışında asıl borç ilişkisini doğuran başka delillere dayanmak zorunda olduğunu, dolayısıyla asıl borç ilişkisinde müvekkilinin davacının muhatabı olmadığını, müvekkili ile diğer takip borçlusu...Ltd. Şti arasında ticari ilişki olduğunu, davacının davasını ...'ya yönlendirmek durumunda olduğunu, davaya konu evrakların bedelinin müvekkili tarafından ... Ltd. Şti'ye ödendiğini, takibe konu evraklar sebeiyle müvekkilinin diğer takip borçlusu ... Ltd. Şti tarafından ibra edildiğini belirterek, öncelikle yetki ve görev itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, işbu itirazlarının reddi halinde zamanaşımı itirazı ve diğer itarzları doğrultusunda davacının haksız ve kötüniyetli davasının reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. Davacı vekili 28.12.2017 havale tarihli dilekçesi ile davasının tamamen ıslah etmiş, eldeki davanın TTK'nın 732. Maddesindeki sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında değerlendirilmesini ve alacak davası olarak değerlendirilmesini talep etmiştir. Davalı vekili UYAP üzerinden gönderdiği 16.01.2018 tarihli ıslah talebine itirazlarımız konulu dilekçesinde; icra takibine konu senetlerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin bu senetler sebebiyle sebepsiz zenginleşmediğini, HMK'nın 6. Maddesi gereğince davalının ikameti olan Seferihisar/İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli mahkemeler olmadığını, sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen yasa hükümleri gereğince 2 yıllık dava zamanaşımı süresi dolduğunu belirterek önceki cevaplarını yinelemiştir. Deliller, delilerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Gelir İdaresi Başkanlığı Seferihisar Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü'nün 18/04/2018 tarihli yazısı, Seferihisar Esnaf Ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın 22.3.2018 tarihli yazısı, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 13.3.2018 tarihli yazısı dosyamız arasına gelmiştir. Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/285 Esas sayılı dosya aslı dosyamız arasına alınmıştır. Dava 6102 Sayılı TTK'nın 732. Maddesine göre sebepsiz zenginleşmeye dayalı açılmış alacak davasıdır. Davacının davasını tamamen ıslah etmiş olması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu keşidecisi davalı olan 25.4.2013 vade tarihli13.000-TL bedelli, keşidecisi davalı olan 11.4.2013 vade tarihli 13.000-TL bedelli, keşidecisi davalı olan 4.4.2013 vade tarihli 10.000-TL bedelli bonolar sebebiyle davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği noktasında toplanmıştır. Davalı vekili tarafından ıslah dilekçesine karşı UYAP üzerinden gönderdiği 16.01.2018 tarihli dilekçesinde davaya bakmakta Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını bildirerek görev itirazında bulunmuş ancak görevli mahkemelerin hangi mahkemeler olduğunu belirtmemiştir. Bu haliyle davalı vekilinin görev itirazı usulüne uygun olmayıp geçersizdir. Davacının davasını 6102 sayılı TTK'nın 732. Maddesine dayandırması karşısında somut davada TTK'nın 732. Maddesi hükmü tartışılacağından TTK'nın 4/1-a madde düzenlemesi karşısında Mahkememizin bu davaya bakmakta görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı vekili tarafından Mahkememizin yetkisine de itiraz edilmiş, davaya bakmakta Seferihisar/İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 116. Maddesinde ilk itirazlar düzenlenmiş olup kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ilk itirazlar arasında sayılmıştır. 117. Maddede ise ilk itirazların cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği, aksi halde dinlenmeyeceği, ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceği ve ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanacağı, HMK'nın 19/3 maddesinde de yetki itirazında bulunan tarafın itirazında yetkili mahkemeyi de bildirmesi gereği, aksi halde yetki itirazının dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir. Davalı vekili, davacının davasını tamamen ıslah ettiğine dair ıslah dilekçesinin tebliğinden sonra süresi içinde ıslah dilekçesine karşı itirazlarını sunduğu, ıslahtan sonraki cevap dilekçesi mahiyetindeki dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuş, itirazında yetkili mahkemeleri de bildirmiştir. Taraflar arasında akdi ilişki mevcut olmayıp, dava TTK'nun 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açıldığından somut davada 6098 Sayılı TBK'nın 89. Maddesinin uygulanabilirliği yoktur. Bu durumda davada HMK'nın 6. Maddesinde göre genel yetkili, davalının ikametinin bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir. Davalının ikametinin İzmir ilinde olması ve davalı vekilinin İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirmesi sebebiyle davalı vekilinin süresi içinde ve yasaya uygun yetki ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan sebeplerle; 1-Davanın mahkememizin yetkisiz olması sebebiyle usulden reddine, HMK'nın 20.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, 2-Yargılama gideri ve harçlar açısından HMK'nun 20 ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde bu hususun yetkili mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı. 29/05/2018 Katip... Hakim... Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/462, K. 2018/387, T. 29.05.2018, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-462-e-2018-387-k-5ab19c130c53