İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/645 E. 2025/710 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/645
Karar No
2025/710
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/645 Esas - 2025/710 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/645 Esas KARAR NO : 2025/710 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/09/2025 KARAR TARİHİ : 27/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar ....aleyhine, müvekkil ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasında mobilya alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen 02.05.2025 12:02 tarihli GIB2025000000001 fatura numaralı 50.000,00-TL bedelli faturaya ait borçlarının tahsili amacıyla Sakarya 3. İcra Dairesinin 2025/6442 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibinin başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibimizde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, müvekkilin, davalı ve babası tarafından kendisine verilen sipariş doğrultusunda davalının işletmesindeki ürünlerin yerleştirileceği ahşap raf ve tezgâhı, işletme içine montajını da yaparak davalılara eksiksiz olarak teslim ettiğini, ancak davalılar, müvekkil tarafından yapılan işin bedeli olan 50.000,00-TL'yi müvekkile ödemediğini, müvekkilin babası tarafından ve 0505 595 54 54 numaralı telefondan müvekkilin yaptığı işlerin resimleri kendisine gönderildiğini, buradan da anlaşılacağı üzere müvekkil üzerine düşen edimi tam ve eksiksiz yaptığını, davalıların itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacağın likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkilin mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, tüm bu nedenlerle; açılan haklı davanın kabulünü, davalıların Sakarya 3. İcra Dairesinin 2025/6442 esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devam etmesine, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 16/10/2025 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili hakkında faturaya dayalı olarak icra takibi yaptığını, Sakarya 3 İcra Müdürlüğü'nün 2025/6442 E. Sayılı ilamsız icra takibine müvekkil tarafından haksız şekilde itiraz edilmesinden dolayı itirazın iptalini istediğini iddia ederek işbu davayı açtığını, müvekkil işletme hesabı esasına göre defter tutmakta olup, ... Odaları Birliği'nde oda kaydı, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde de sicil kaydının bulunduğunu, iş bu davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi nisbi ticari dava da olmadığını, Bu haliyle görevli Mahkemenin Asliye Hukuk mahkemeleri olduğunu, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, İcra dosyasına konu yapılan faturanın, müvekkile tebliğ edilmediğini, dolayısıyla fatura içeriğinin kabul edilmediğini, TTK 21/2 maddesinde; " Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. " demektedir. Faturaların karşı tarafa tebliğ edilmiş olduğunun ispatı iddia edene ait olduğunu, müvekkile posta yoluyla, e-tebligatla, Noter vasıtasıyla gelen bir fatura olmadığını, işletme defterlerinin incelendiğinde de görüleceği üzere deftere işlenmiş bir faturanın da olmadığını, İşletme defterlerinin,.....adrdesinde kain Mali Müşavir .....'te olduğunu, davacı tarafından haksız ve gerçeğe aykırı şekilde düzenlenen faturaya dayanılarak açılmış bir icra takip dosyası olduğunu belirterek, icra dosyasından da görüleceği üzere icra takibinde faturada ismi olmayan kişinin dahi bulunduğunun, davacı tarafından tabiri caizse "itiraz edilmezse" düşüncesiyle yapılmış bir icra takibi olduğunun, likit ve tarafları tam olarak belirli olmadığının, inkar tazminatı şartlarının da oluşmadığını, haksız açılan işbu davanın reddi gerektiğini, Tüm bu nedenlerle; haksız ve gerçeğe aykırı faturaya dayanan, ödenmiş bitmiş olan borç için açılan işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğüne , Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasına Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. okundu, incelendi. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Açılan dava, itirazın iptali davasına yöneliktir. Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 05/09/2025 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Somut olayda; Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/09/2025 tarihli cevabi yazısından tarafların işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, bildirilen matrahın VUK 177. Maddesinde belirtilen limitlerin altında kaldığı, Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yazı cevabına göre, tarafların kaydının olmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğünde ve Ticaret ve Sanayi Odasında tarafların kaydının bulunmadığı, alınan tüm cevabi yazılara ve dosya kapsamına göre tarafların tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda eldeki davada, tarafların tacir sıfatına haiz olmadığı, davanın konusu dikkate alındığında davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi tarafların tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/10/2025 Katip e-imza Hakim e-imza

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/645, K. 2025/710, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-645-e-2025-710-k-354692c1f480