İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/396 E. 2024/329 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/396
- Karar No
- 2024/329
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/396 Esas - 2024/329 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/396 Esas KARAR NO : 2024/329 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2022 KARAR TARİHİ : 30/05/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 20.04.2021 Tarih GIB2021000000010 nolu 50.799,00 TL bedelli faturadan kaynaklı Akyazı İcra Dairesinin 2022/452 Esas sayılı icra dosyasında takip başlattığı, davalının başlatılan takibe itiraz ettiği, davacının Akyazı İcra Dairesinin 2022/452 Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptalini takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi vermemiş ve davacının ileri sürmüş olduğu bütün hususları inkar etmiş sayılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Akyazı İcra Dairesinin 2022/452 Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının 20.04.2021 Tarih GIB2021000000010 nolu 50.799,00 TL bedelli faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/872 Esas - 2023/189 Karar sayılı dosyası görevsizlik kararı verilerek mahkememizin 2023/396 Esas (YENİ ESAS) sırasına belirtilen kaydı yapılmıştır. Mahkememizce Bolu Vergi Dairesi'ne davaya konu 20.04.2021 Tarih GIB2021000000010 nolu 50.799,00-TL bedelli faturanın davalının BA formunda bulunup bulunmadığı hakkında mahkememize bilgi verilmesi için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce Sakarya Akyazı Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne davaya konu 20.04.2021 Tarih GIB2021000000010 nolu 50.799,00-TL bedelli faturanın davacının BS formunda bulunup bulunmadığı hakkında mahkememize bilgi verilmesi için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizin 18/01/2024 Celse Tarihli duruşma zaptı (8) Nolu ara kararı gereği; "8-Dosyanın bir muhasebeci bilirkişiye tevdii edilerek davacı ve davalının 2021 yıllarına ait ticari defterleri incelenerek Akyazı İcra Dairesinin 2022/452 Esas sayılı takip dosyasına dayanak 20.04.2021 Tarih GIB2021000000010 nolu 50.799,00 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağa ilişkin sınırlı inceleme yapılarak ticari defterlerin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, ticari defterlerin açılış kapanış tasdiklerin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, faturaların davalının ve davacının ticari defterlerine, BA-BS formlarına kayıtlı olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu hususlarını içerecek şekilde taraf iddiaları da göz önüne alınarak rapor tanzim edilmesinin istenilmesine," şeklinde karar verilmiş olup; bu hususta rapor düzenlenmek üzere Muhasebeci Bilirkişisi ...'na 20/03/2024 Tarihinde dosya aslı tevdi edilmiştir. ... 18/04/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ: Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler üzerinde ve verilen inceleme yetkisine dayanarak, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; Davacının, 2021, 2022, 2023 Yılı Ticari defterlerin H.M.K. 222. maddesinde belirtilen ticari defterlerin İbrazı ve Delil olma şartlarını taşıdığı, davalı ...'ın ticari defterlerinin sunulması için muhtıranın 13.02.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu, bulunduğu yere ilişkin de bildirimde bulunmadığından, davalının 2021 Yılı Ticari defterlerin H.M.K. 222. maddesinde belirtilen ticari defterlerin İbrazı ve Delil olma şartlarını taşımadığının görülmekte olduğunu, dökümü mevcut faturalara, ödemelere ve muhteviyatı mallara karşı, davacı ve davalı yanın bir itirazına ilişkin dosyada bir belgeye rastlanılamadığı ve bu durumun dava konusu fatura muhteviyatı malların tarafa teslim edildiğini 50.982,00-TL kalan bakiyenin ödemesinin yapılmamış olduğu, davacı ...'nin 2021 yılı ticari defter kayıtlarında 120 1 00033 ... cari hesabında 50.982,00-TL borç bakiyesi olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre 50.982,00-TL davacının Akyazı İcra Dairesi 2022/452 Esas sayılı dosya kapsamında anapara alacağı olarak 46.852,00-TL diğer faiz olarak 7.838,08-TL, toplam tutarın 54.690,08-TL talebiyle icra takibinin başlatmış olduğu, tarafların dosyada mevcut ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı ...'nin davalı ...'dan talep edilen ana para alacağının 50. 982,00-TL olarak kayıtlı olsa da davacının icra dosyasında işleme koymuş olduğu anapara tutarının 46.852,00-TL diğer faiz olarak 7.838,08-TL, toplam tutarın 54.690,08TL olduğu, görüş ve kanaatindeyim," şeklinde rapor düzelenmiştir. Bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, raporun taraflara tebliğ olduğu, rapora karşı davacı vekilinin ve davalının beyanda bulunmadıkları anlaşılmıştır. Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa; İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde) Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar) Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar ) İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturalar gösterilmiş, mahkemece davacının iddia ettiği alacak miktarının tespitinde teslim belgelerine dayalı faturalardaki alacağın sabit olduğu kabul edilmiştir. Ancak mahkemece icra takibine dayanak yapılan fatura konusu alacak miktarının ödenip ödenmediği noktasında, takip konusu edilmeyen faturalar da inceleme konusu yapılarak karar verilmesi yerinde değildir. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k.) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bazı belgelere senetle ispat kuralının aşılabilmesi ve hakimin delilleri değerlendirirken takdir yetkisini kullanabilmesi imkanını vermiştir. Ancak belgenin, kesin delille ispatlanması gereken bir vakıa karşısında bu kuralı aşıp değerlendirilmeye alınabilmesi için HMK m. 202'de belirtilen bütün unsurları karşılaması gerekmektedir. Hakimin bu konuda yani kurala istisna getiren "kanuni unsurlar" üzerinde ise herhangi bir takdir yetkisi yoktur; bu unsurların objektif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir belge ancak aleyhine kullanılacak kişiden kaynaklanmışsa ve hukuki işlemi muhtemel gösteriyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Bu bağlamda elektronik veriler de delil başlangıcı teşkil edebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5327 esas- 2021/5363 karar) Somut Olay Yukarıdaki Açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen fatura ile ilgili olarak Akyazı İcra Müdürlüğü’nün 2022/452 esas sayılı takip dosyası ile 46.852,00-TL asıl alacak ve 7.838,08-TL takip öncesi faiz alacağı olmak üzere toplam 54.690,00-TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 17.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödeme emrine 20.05.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, eldeki bu davanın 25.07.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı, davadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafın davalı ile aralarındaki faturaya dayanarak davaya konu takibi açtığı anlaşılmıştır. Az yukarıda detaylandırıldığı üzere; faturalar tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösteren bir delil olmayıp, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hizmet sağlayan tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Yine TTK’nın 21.maddesine göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bu bağlamda taraflar arasındaki akdi ilişkinin olup olmadığının tespiti amacıyla davacının delil olarak dayandığı ticari defterlerinin incelenmesi gerekmiş, bu hususta dosyamıza sunulan 18.04.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının 2021,2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, dava ve takip konusu yapılan 20.04.2021 tarihli GIB2021000000 nolu 50.386,00-TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ve davalının BA ve BS formlarının birbirleri ile örtüştüğü, tarafların BA ve BS formlarında herhangi bir farklılığın olmadığı, davalı tarafından ticari defterlerin süresinde ibraz edilmediği, davacı ... 'nin 2021 yılı ticari defter kayıtlarında 120 1 00033 ... cari hesabında 50.982,00TL borç bakiyesi olduğu, tarafların dosyada mevcut ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı ...'nin davalı ...'dan talep edilen ana para alacağının 50.982,00TL olarak kayıtlı olsa da davacının icra dosyasında işleme koymuş olduğu anapara tutarının 46.852,00-TL, diğer faiz olarak 7.838,08-TL olmak üzere toplam tutarın 54,690,08TL olduğu bildirilmiş, davaya konu fatura ile ilgili taraflar arasında ticari ilişki kurulduğu ve davacının davalıdan ticari defterlerine göre 50.982,00-TL alacaklı olduğu, ancak davacının icra takibinde talep ettiği asıl alacak miktarının 46.852,00-TL olduğu anlaşılmıştır. Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan 18.04.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının defterlerinin usulüne uygun tutulması ve davalıya tutulması zorunlu, uyuşmazlığın niteliğine göre 2022 yıllarına ait ticari defterleri sunması veya bulundukları yeri bildirmesi için iki haftalık kesin süre verilmesi, bu hususta davalıya 18.01.2024 tarihinde muhtıra çıkarılması, muhtıranın 13.02.2024 tarihinde davalıya tebliğ edilmesine rağmen verilen yasal sürede ticari defterlerin sunulmadığı gibi yerlerinin de bildirilmemesi nazara alındığında 6100 sayılı HMK’nın 222/3.maddesi gereği davacının usulüne uygun defter kayıtlarına itibar etmek gerekmiş, bu şekilde taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu anlaşılmış, faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının TTK’nın 21. maddesindeki 8 günlük itiraz süresinde fatura içeriklerine itiraz etmediği, dolayısıyla davalının fatura içeriklerini kabul ettiği anlaşılmıştır. Yukarıda detaylandırıldığı üzere; 6100 sayılı HMK’nın 222/2 ve 3 maddelerine göre davacının ticari defter kayıtları nedeniyle; taraflar arasında takibe konu 20.04.2021 tarihli GIB2021000000 nolu 50.386,00-TL tutarlı fatura nedeniyle ticari ilişki kurulduğu, davacının davalıdan ticari defterlerine göre 50.982,00-TL alacaklı olduğu, ancak davacının icra takibinde talep ettiği asıl alacak miktarının 46.852,00-TL olduğu, davacının talebi doğrultusunda talep ile bağlılık ilkesi gereği icra takibi kapsamında 46.852,00-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği, bu nedenle davalının takibe yaptığı itirazın asıl alacak yönünden haksız olduğu, defter kayıtlarına göre ve dosyaya sunulan kayıtlara göre anılan bedel yönünden faturaya ilişkin davalı tarafından bir ödeme de yapılmadığı anlaşılarak, anılan bedel yönünden davacının haklı olduğu, davalının likit olan bu bedel yönünden itirazında haksız olduğu, alacağın likit olduğu da nazara alındığında 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki şartları oluşan icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Davacı tarafın takipten önceki dönem için faiz talep ettiği, 6098 sayılı yasanın 117.maddesi gereği muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinin düzenlendiği, davadan önce davalının temerrüte düşürülmediği, dolayısıyla temerrütün icra takibi ile gerçekleştiği, takip öncesi işlemiş faizi davacının talep edemeyeceği anlaşılmış davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun Akyazı İcra Müdürlüğünün 2022/452 Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 46.852,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa icra takibinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davalı itirazında asıl alacak yönünden haksız çıktığından asıl alacak miktarı olan 46.852,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.200,46-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 693,80-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.506,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 693,80-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 774,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.051,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.551,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%85,67 kabul, 14,33 red) 3.042,14-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran davacı tarafa iadesine, 8-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan ve 2022 yılı tarifesine göre toplamda 1.560,00-TL ücretin kabul red oranına (%85,67 kabul, %14,33 red) dikkate alınarak 1.336,45-TL'sinin davalıdan, 223,55-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 30/05/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı