İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/333 E. 2024/634 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/333
- Karar No
- 2024/634
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında mevcut ticari ilişki uyarınca çok sayıda satış işlemi gerçekleşmiş olup 29.07.2021 tarihinde ödenmesi gereken 8.792.565,85TL vadesinde ödenmemiş, borç ancak 105 gün sonra 11.11.2021 tarihinde ifa edildiğini, bu borca ilişkin faiz ödemesi yapılmadığı, Türk Ticaret Kanunu Md. 8 yollaması ile 3095 Sayılı Kanun Md. 2 uyarınca ticari işler temerrüt faizine tabidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebileceğini, fatura vade tarihleri belirli olup davalıya tebliğ edilmekle ödeyeceği tarihin belirli olmadığının düşünülmesi imkanı da bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkide 71 adet fatura kesilmiş olup, işbu faturaların hemen tamamı vadesinden sonra ödendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan ödenmemiş faiz alacağının tespit edilerek şimdilik 2.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacının haksız ve hukuka aykırı işbu davasının öncelikle usulden reddine, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde itirazlarımız doğrultusunda esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dava; "Alacak" davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında mevcut ticari ilişki uyarınca çok sayıda satış işlemi gerçekleşmiş olup 29.07.2021 tarihinde ödenmesi gereken 8.792.565,85TL vadesinde ödenmemiş, borç ancak 105 gün sonra 11.11.2021 tarihinde ifa edildiğini, bu borca ilişkin faiz ödemesi yapılmadığı, Türk Ticaret Kanunu Md. 8 yollaması ile 3095 Sayılı Kanun Md. 2 uyarınca ticari işler temerrüt faizine tabidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebileceğini, fatura vade tarihleri belirli olup davalıya tebliğ edilmekle ödeyeceği tarihin belirli olmadığının düşünülmesi imkanı da bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkide 71 adet fatura kesilmiş olup, işbu faturaların hemen tamamı vadesinden sonra ödendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan ödenmemiş faiz alacağının tespit edilerek şimdilik 2.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava ettiği, Mahkememizin 24/04/2024 tarihli duruşmasında davacı vekilinin; "Masraf yatırmak için tarafımıza süre verilsin " şeklinde beyanda bulunduğu, Yine Mahkememizin 24/04/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince; "Davacı vekiline, 6100 sayılı HMK'nın 324.maddesi gereğince varsa eksik delil avansını Konya Mahkemeler Veznesine 5.000,00-TL depo etmek üzere takdiren 2 HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, kesin süre içerisinde yatırılmadığı takdirde bu delilden vazgeçilmiş sayılacağına, dosyanın mevcut hali ile değerlendirilip karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına (ihtar edildi.)" şeklinde ara karar kurulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin kesin süre içerisinde bildirilen gider avansını Mahkememiz dosyasına yatırmadığından, dosyanın masraf eksikliği nedeniyle bilirkişiye tevdiinin sağlanamadığı anlaşılmakla; HMK ( HMK 266 Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.) , HMK 90 (Süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. (2) Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.) , HMK 94 ( (1) Kanunun belirlediği süreler kesindir. (2) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.) , HMK 324 ((1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.), TMK 6. Maddesi uyarınca (- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. ) ile HMK 189. Maddesi uyarınca ( araflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. (2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. (3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. (4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.) ile HMK 190. Maddesi uyarınca ( İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.) hükmünün bulunduğu, TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde (Davacı yan kesin süre içerisinde gerekli delil avansını yatırmamıştır, davalı yan da muvafakat etmemiştir.) TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının reddine dair oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davasının REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan dava başında yatırılan 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA, 6-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı bağımsız ve tarafsız Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından KESİN olmak üzere karar verildi.02/10/2024 Katip Hakim