İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/961 E. 2023/772 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/961
- Karar No
- 2023/772
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/961 Esas KARAR NO : 2023/772 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 07/12/2022 KARAR TARİHİ : 09/10/2023 Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili adına kayıtlı olup, dava dışı ... isimli kişiye haricen satışı yapılmış olan ... plaka sayılı motosikletin, anılan kişi tarafından sevk ve idare edilmekte iken gerçekleşen bir trafik kazası sonucu ... isimli kişinin vefat ettiğini, kazanın gerçekleştiği esnada söz konusu aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmadığından bahisle vefat eden kişinin yakınları ...na başvuru yaptığını ve 25.11.2014 tarihinde bu kişinin destekten yoksun kalan yakınlarına ... tarafından bir kısım ödemeler yapıldığını, sonrasında ... tarafından dava dışı ... ve davacı müvekkili aleyhine Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, yine sadece müvekkili aleyhine de İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin "Karahayıt Mevkii" şeklindeki adresinden de anlaşılacağı üzere "Bahçe arası" tabir edilen tarla evinde oturduğu için adresine hiç postacı gelmemekte, gönderilen ödeme emirleri ve resmi yazışmaların hep muhtara tebliğ edildiğini ve müvekkilinin haberi olmadığını, müvekkilinin rücuan borçlu olduğu zannı ve borcu ödemez ise evinin satılacağı düşüncesiyle ve cebri icra baskısı altında davalı ... vekilinin banka hesabına 03.10.2022 tarihinde 20.000,00 TL, 03.11.2022 tarihinde ise 15.000,00 TL ödeme yaptığını, oysa müvekkilinin dava konusu olayda rücuan ödeme borçlusu ve yükümlüsü olmadığını, bu nedenle müvekkilinin haciz tehdidi altında bulunması, konutunun cebri icra satışı ile satılması ihtimali bulunduğundan, HMK 389 ve İİK ilgili maddeler uyarınca İhtiyati Tedbir kararı verilerek ; İzmir ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ve Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının Tedbiren durdurulmasına ve dosyadan herhangi bir haciz işlemi yapılmasının önlenmesine, bu nedenle davanın kabulü ile anılan icra dosyaları için davalıya ödenen 35.000,00 TL'nin İstirdadı ile davacıya geri ödenmesine, bakiye dosya borcu olan 33.091.58 TL ve İzmir ...İcra Müdürlüğü dosya borcu olan 3.701,60 TL olmak üzere toplam 71.793,18 TL 'nin başlatılan haksız ve kötü niyetli icra takibi ile müvekkilin uğradığı zarar nedeniyle, dava konusu alacak miktarının % 20’si oranındaki İcra İnkar Tazminatının davalıdan kurumdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesine, lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Mahkememizin 22/12/2022 tarihli ara kararı ile davacı tarafın takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin İİK'nun 72/3.maddesi gereğince kabulü ile İzmir ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ve Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında icra veznelerine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. İncelenen Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin UYAP evraklarında, takibin ... tarafından ... ve ... aleyhine asıl alacak ve ferileri toplamı 35.468,59 TL üzerinden 09/02/2015 tarihinde başlatıldığı belirlenmiştir. İncelenen İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin UYAP evraklarında, takibin ... tarafından ... aleyhine asıl alacak ve ferileri toplamı 1.500,38 TL üzerinden 14/12/2017 tarihinde başlatıldığı belirlenmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesiyle; 18/02/2013 tarihinde maliki davacı ... olan ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın vefat ettiğini, ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayacak ZMMS poliçesi bulunmaması ile kazanın meydana gelmesinde asli derecede kusurlu olduğunun tespit edilmesi nedeniyle müteveffa ...'ın annesi ...'a Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. ... K. Sayılı ilam ile müvekkili kurum aleyhine tazminata hükmedilmiş olup; iş bu kesin karar doğrultusunda açılan İzmir .... İcra Müdürlüğü ... esaslı icra dosyasına müvekkili kurum tarafından 34.849,89 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkili kurumun hak sahiplerine yapmış olduğu tazminat ödemelerini 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14/7. Maddesi ile ... Yönetmeliği madde 16 uyarınca kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilen araç maliki ve sürücüsüne rücu etme hakkı bulunduğunu, müvekkili kurum tarafından rücu hakkına dayanarak Ödemiş ... İcra Dairesi ... E. Dosyada araç maliki ve sürücüsü aleyhine icra takibi başlatılmış olup davacı ... borca süresinde itiraz etmemiş olması sebebi ile söz konusu icra takibi kendisi bakımından kesinleştiğini, bu nedenle öncelikle usul yönünden yapmış oldukları itirazların dikkate alınarak davanın usulden reddine, usul yönünden yapmış oldukları itirazların kabul görmemesi durumunda haksız ve mesnetsiz davanın yapmış oldukları itirazlar dikkate alınarak esastan reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilip incelenmelidir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Davalı ile dava dışı gerçek kişi arasında alacağın temliki esaslarının uygulanması kapsamında, alacağı temlik edilen dava dışı kişilerin gerçek kişi olması, bunların tacir olmaması nedenleri ile tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği (Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... E. - ... K., İzmir .... HD ... E. - ... K.) anlaşılmakla davanın TTK'nın 4. maddesi kapsamında ticari dava olmadığı, Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davalı ile dava dışı gerçek kişi arasında alacağın temliki esaslarının uygulanması kapsamında, alacağı temlik edilen dava dışı kişilerin gerçek kişi olması, bunların tacir olmaması nedenleri ile tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE(YARGITAY .... HUKUK DAİRESİNİN ... E. - ... K., İZMİR .... HD... E. - ... K.) 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davalı vekilinin yüzüne, diğer tarafların yokluğunda okunup usulden anlatıldı.09/10/2023 Katip... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır