İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/703 E. 2025/692 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/703
- Karar No
- 2025/692
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/703 Esas KARAR NO :2025/692 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ:30/09/2025 KARAR TARİHİ:30/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin; ... plakalı, ... aracının maliki ve sigorta ettireni olduğunu, aracın davalı nezdinde ... poliçe numarası ile 08.01.2025 - 08.01.2026 tarihleri arasında sigorta kapsamına alındığını, 11/04/2025 tarihi sabah 07:30 sıralarında müvekkilinin izni olmadan üçüncü şahıs... tarafından aracın izinsiz kullanıldığını, üçüncü kişinin aracı "... İli, ... İlçesi, ... ... İstasyonu önü hizalarında, ... Caddesi üzerinden ... Caddesi istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek maddi hasarlı bir trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde aynı yönde seyir halinde olan ... plakalı ... marka araçla çarpışma şeklinde gerçekleştiğini, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında üçüncü kişi sürücü...'nin 0.82 promil alkollü ve geçerli sürücü belgesine sahip olmadığında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu %100 kusurlu bulunduğunu, poliçede kapsamında izinsiz üçüncü şahıs kullanımı durumunda da teminatın devam ettiğini, hasar bedelinin 350.903,08-TL olarak tespit edildiğini, son olarak borcun muaccel halde geldiğinden davalının temerrüte düştüğünü iddia ederek; davalarının kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 350.903,08-TL maddi hasar bedeli, 1.000,00-TL değer kaybı tazminatı ile 1.000,00-TL ikame araç bedellerinin kaza tarihi olan 11.04.2025'ten itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uygulanmasında, tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; trafik kazasına dayalı zarar giderimi istemine ilişkin uyuşmazlığın sigortalı ve kasko sigortacısı arasında olduğu, dava dilekçesinin ekinde bulunan ... plakalı aracın ... Sigorta nezdinde sigortalı olduğuna ilişkin ... numaralı poliçe incelendiğinde aracın "hususi kullanım" amaçlı olduğu, yine dava dilekçesi ekinde sunulan 11/04/2025 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında ... plaka sayılı aracın kullanım amacının "özel" olarak nitelendirildiği, Uyap kayıtlarının da aynı yönde olduğu, aracın ticari olarak kullanıldığına dair emare bulunmadığı, davacının tacir sıfatını haiz olduğuna dair bir iddiasının da bulunmadığı, aksine davacının şahsi kullanıma yönelik aracı için kasko sigortası yaptırmasının tüketici işlemi niteliğinde olup tüketici sıfatını doğurduğu, bu haliyle davanın nısbi ticari dava olmadığı, sigorta işleri TTK'da düzenlenmiş ise de 6502 sayılı TKHK'nın uygulanma şartlarının doğduğu ve dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olacağı anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1. maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 30/09/2025 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza