İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1124 E. 2025/167 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1124
- Karar No
- 2025/167
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. DAVA : Adi Ortaklığın Tasfiyesi-Alacak DAVA TARİHİ : 23/11/2023 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :07/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan adi ortaklığın tasfiyesi-alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarında 01/02/2016 tarihli ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirket hissedarları arasında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ E. sayılı dosyasında görülen şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi istemli davanın kendisine ihbar edildiğini, ortaklık sözleşmesinin “Sözleşme ve Ortaklık Süresi” başlıklı 3. Maddesinde, “Taraflar arasında bu sözleşmeyle kurulan ortaklık, ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesinin imkansız duruma gelmesine, ortakların rızaen ortaklığı sona erdirdiklerine / ortaklığın fesih ve tasfiyesine dair yapacakları yazılı sözleşmeye, ortaklardan birinin yazılı şekilde fesih bildiriminde bulunmasına, ... Turizm Otomotiv Tekstif İnşaat Taahhüt Mobilya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin hissedarlarının ve hissedar yapısını değişmesine, ortaklardan birinin üçüncü kişilere karşı borçlarını ödemede aciz haline düşmesine/kadar geçerli olacaktır.” şeklinde düzenlemenin taraflarca kabul edildiğini, taraflarca ortaklık sözleşmesinin sürdürülmesinin imkansız hale geldiğinden davalı şirkete keşide edilen ... 23. Noterliğinin 10/10/2023 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davalı şirketin noterde keşide ettiği 02/11/2023 tarihli cevabı ihtarında, ortaklık sözleşmesinin feshedilmesinin ve ortaklığın sona erdirilmesinin sözleşmeye uygun olduğunun ve fakat şirketin hissedarları arasında devam eden davalardan dolayı şirketin ortaklığın tasfiyesine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesinin mümkün olmadığının belirtildiğini, ortaklık sözleşmesinin 4/f maddesinde tasfiye usulünün belirlendiğini, buna göre, arsa ve arsa üzerindeki tesisin satıldığı tarihteki değeri üzerinden veya mahkemece ortaklığın sona ermesi ve/veya tasfiyesi yoluna başvurulması halinde mahkemece verilecek karar tarihine en yakın değeri üzerinden ortakların ortaklıktaki bu sözleşmenin 4/c maddesindeki ortaklık oran ve ortaklık paylarına göre paylaşım yapılacağının düzenlendiğini, ortaklık sona erdiğine göre sözleşmenin 4/f maddesi uyarınca tasfiyenin ve paylaşımın yapılarak payına isabet eden bedelin tarafına ödenmesi gerektiğini davalı şirketin hissedarları arasındaki davaların sözleşmenin tasfiyeye ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel olmadığını ileri sürerek 01/02/2016 tarihli ortaklık sözleşmesinin ... 23. Noterliğinin 10/10/2023 tarih ve nolu fesih bildirimiyle sona erdiğinin kabulü ile ayrıca sözleşmesinin 4/f Maddesi gereğince ortaklıktaki payının ve bu payının bedelinin sözleşmenin 4/c maddesi uyarınca mahkemece verilecek nihai karar tarihine en yakın tarihteki değerinin keşif ve bilirkişilerce hesaplanacak değere ilişkin hak ve alacaklarım saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile ortaklığın tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacının ortaklığı feshi, sona erdirmesi ve talebi taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, ancak müvekkili şirket hissedarları arasında devam eden davalar ve şirketin içinde bulunduğu koşullar nedeniyle ortaklığının tasfiyesine ve paylaşıma dair yükümlülüklerinin yerine getirilemediğini, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile feshedilen ve sona eren sözleşmeye göre davacının alacağının hesaplanması gerektiğini belirterek davacının alacağının feshedilen ve sona eren sözleşmeye göre bilirkişi heyeti incelemesi ile hesaplanmasını, ortaklığın bu şekilde tasfiyesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Görev hususu dava şartlarından olup, mahkemece resen davanın her aşamasında incelenmesi gereken dava şartıdır. TTK nun 4. maddesinde ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumu düzenlenmiştir. TTK nun 4. maddesine göre; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Yine tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; TTK ndan, TMK nun 962–969. maddelerinden, TBK nun 202, 203, 444, 447, 487–501, 515–519, 532–545, 547–554, 555–560 ve 561–580. maddelerinden, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuattan, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. TTK nun 5. maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir. Bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olabilmesi için görülecek dava veya işin; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, yada TTK'nunda düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması, veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerekmektedir. Somut olaya gelince; davacı ile aralarında akdedilen adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsini istemiştir. Davalı sermaye şirketi tacir ise de, davacı gerçek kişi olup tacir sıfatını haiz olup olmadığını belirlenmesi gerekmiştir. Buna göre; ... Başkanlığınının yazısında; “... kimlik numaralı ...'nın İstanbul Defterdarlığı Erenköy Vergi Dairesi Müdürlüğünde 01/01/2011 tarihinden itibaren "kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi (kendine ait binalar, devre mülkler, araziler, müstakil evler, vb.)" faaliyeti nedeniyle ... ilişkin mükellefiyet kaydının devam ettiği, mükellefin vergi kaydının ticari mahiyette olmadığı ve defter tutma yükümlülüğü bulunmadığı hususları tespit edilmiştir. Ayrıca, mükellefin yazımız tarihi itibarıyla ortaklık/yöneticilik kaydının bulunduğu anlaşılmış olup, 2580086122 vergi kimlik numaralı ... OTOMOTİV-İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 4590715412 vergi kimlik numaralı ... TURİZM İŞLETMECİLİĞİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve ... vergi kimlik numaralı ... TARIM ANONİM ŞİRKETİ'nin hisseli ortağı ve şirket müdürü olduğu tespit edilmiştir. Adı geçen şirketlerin 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 177/4. Maddesi gereğince birinci sınıf tüccar olup defter tutma zorunluluğu bulunmaktadır.” denilmiştir.Hal böyle olunca, işbu davanın davacısı gerçek kişi olup, esnaf veya işletme kaydının bulunmadığı, sadece kira gelirlerini beyan ettiği, dava dışı ... Otomotiv-İnşaat Ltd Şti, ... Turizm İşletmeciliği Ltd Şti ve ... Tarım AŞ’nin ortağı ve aynı zamanda yetkilisi olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla; tek başına şirket ortağı ve/veya yetkilisi olmasının ilgili kişinin tacir olduğu anlamına gelmediği, tacir araştırmasına ilişkin diğer kayıtların incelenmesinde davacının tacir olduğunun tespit edilmediği dolayısı ile nisbi ticari dava yönünden aranan şartlar gerçekleşmediği anlaşılmaktadır (Emsal ... 19 HD, 30.09.2015 tarih ve 2015/ -2015/ E.K sayılı ilamı).Açıklanan nedenlerle, yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza