İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/938 E. 2019/589 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/938
Karar No
2019/589
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/938 Esas KARAR NO : 2019/589 DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2019 KARAR TARİHİ : 02/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile; müvekkili kooperatifin ... ili ... ilçesi ... Mevkiinde 178 konuttan oluşan site olduğunu, 30 yıldan beri konutlarda kaynak suyu kullanıldığını, kaçak yapılardan sızan kanalizasyon sularından kaynaklı kirlilik meydana gelmesi nedeniyle kaynak suyunun bozulduğunu, bu nedenle su ihtiyacını karşılamak için kuyu açıldığını, açılan kuyu suyunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca denetimden geçtiğini ve 15 yıldır biyolojik arıtmaya tabi tutulduğunu, davalı kurumun site için kanalizasyon şebekesi yapmaması nedeniyle müvekkili kooperatif tarafından arıtma tesisi yapıldığını, arıtma tesisinin ruhsat, elektrik ve işletme giderlerinin kooperatif için büyük külfet olduğunu, kanalizasyon şebekesi tesis edildiğinde bunun sona ereceğini, davalı kuruma defalarca şehir suyu bağlanması konusunda müracaat edildiğini, ancak yeterli su temin edilemediğinden talebin reddedildiğini, 10/09/2018 tarihinde tutulan tutunakla kooperatif bünyesinde açılan kuyu suyu için resen atık su aboneliği başlatıldığını, kooperatifçe bu işlemin hukuka aykırı olduğu yönündeki itirazlarının ilgili idarede dikkate alınmadığını, bugüne kadar 37.317,00 TL ödendiğini, kanalizasyon hizmeti olmayan yerlerde atık su bedeli alınamayacağına ilişkin Yargıtay kararlarını olduğunu, bunun yasal olmadığını, bu nedenle öncelikle müvekkili kooperatifin mağduriyetinin önlenmesi amacıyla ... tarafından gelecek aylara ait yansıtılacak olan atık su bedeli ve katı atık toplama bedellerinin dava neticesine kadar davalı kuruma ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... tarafından hukuka aykırı olarak müvekkil kooperatiften talep edilen atık su bedeli ve katı atık toplama bedellerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davacı tarafından ihtirazi kayıt ile ödenen atık su bedeli ve katı atık toplama bedeli 37.317,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin tedbir talebinin 31.05.2019 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davalı sitede yapılan kontrolde şebeke aboneliği olmayıp mevcut konutlarda artezyen suyu kullanıldığının tespit edildiğini, bununla ilgili olarak tutanak tutulduğunu ve atık su abonelik sözleşmesi imzalamak üzere idareye başvurmaları gerektiğinin bildirildiği, başvuru yapılmadığı takdirde örnekseme atık su aboneliği yapılarak tahakkuk çıkarılacağının bildirildiğini, süre bitiminde davacı site tarafından başvuru yapılmadığından, atık su örnekleme aboneliği yapılarak buna ilişkin yazının 13/12/2018 tarihinde gönderildiğini, davacı site yönetiminin sitede atık su tesisi bulunması nedeniyle atık su aboneliği yapılamayacağına ilişkin yazısı üzerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede sitenin vidanjör çekim hizmetlerinin ... şirketi tarafından yapıldığı ve bu şirketin çalışma izninin bulunduğu, atık su deşarj noktasından alınan numunelerin bahçe sulamasında kullanılabilmesi için sulama suyu kalite kriterlerine uyması gerektiğini, bu şekilde davacı site yönetimi ile Büyükşehir arasında çeşitli yazışmalar yapıldığını, davacı sitenin su şebesi aboneliği talebinin yeterli miktarda suyun bulunmasından sonra değerlendirilebileceğinin bildirildiği, davacı sitede atık su üretilmesi nedeniyle atık su kaynağı tanımına girdiğini ve atık su tesislerinden yararlanılması durumunda atık su bedeli ödenmesi gerektiğini, davalı kooperatif içerisinde bulunan arıtma tesisinin çamurunun ve kanal temizliğinin beledeye tarafından çalışma izni verilmiş özel bir vidanjör şirketine çektirmek suretiyle atık su hizmeti alındığını, atık su hizmeti alan her gerçek veya tüzel kişinin atık su abonesi olmak ve atık su bedeli ödemek zorunda olduğunu, davaya ait arıtma tesisinin tam kapasite ile çalışmadığının ve gerekli krediterleri sağlayamadığını, kanalizosyon hizmeti bulunmayan yerlerde de atık su bedeli alınabileceğine ilişkin Yargıtay kararlarığ bulunduğunu belirttiği ve idare aleyhine haksız ve yasal dayanaktan uzak olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep ettiği, İzmir Ticaret Sicil Memurluğundan davacı Kooperatif kayıtlarının celbedildiği, ... İçme Suyu ve Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı Yarımada Bölgesi Şube Müdürlüğünden davacı kooperatife şebeke suyu bağlanması ve atık su ile ilgili kayıtların celbedildiği anlaşılmıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı belediye tarafından kanalizasyon tesisi bulunmayan davacı kooperatiften atık su bedeli tahsil edilmesinin haklı olup olmadığı ve kooperatifçe ödenen bedellerin iadesinin gerekip gerekmediğinin tespiti hususlarında toplandığı, ticaret mahkemelerinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunundan doğan kooperatifle, kooperatif üyesi ve kooperatifin idari işleyişinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ticaret mahkemesinde çözümlenmesinin öngörüldüğü, somut olayda kooperatif ile ... arasında çıkan uyuşmazlığın çözümü için mahkememize dava açıldığı, bu bakımdan kooperatif ticari şirket olmadığından, bir taraf için ticari olmayan işin diğer taraf için de ticari sayılamayacağı, 1163 sayılı Kooperetifler Kanununun 99 maddesinin olayda uygulama yeri bulunmadığı, kooperatifin klasik anlamda tüketici olarak da nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla tacir niteliği taşımayan kooperatif ile belediye arasında abone sözleşmesi nedeni ile meydana gelen uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, 4-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine, 5-İş bu kararın taraflara tebliğine, İlişkin, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/10/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/938, K. 2019/589, T. 02.10.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-938-e-2019-589-k-1fe5846d92ed