İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1415 E. 2025/1274 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1415
Karar No
2025/1274
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ :Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2025 ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/09/2025 tarih 2024/ Esas 2025/ Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu Mahkememizin 2025/ Esas sayılı dosyasında görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında; davalı ... yönünden davanın tefrikine karar verilmiş olmakla; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.12.2023 günü saat ... sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı yarı römorku ile ... ili istikametinden ... ili istikametine seyir halindeyken km 52'ye geldiğinde ... plaka sayılı yarı römorkta yüklü bulunan odun parçalarının branda altından yola düşmesi neticesi aynı istikamette arkadan gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol ön alt kısımları ile yola dökülen odun parçasına çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yetkililer tarafından tutulan tutanaktan da anlaşılacağı üzere ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın odun parçalarının römorkundan düşürmesi sebebiyle 2918 sayılı KTK'nın 65/1-H(Yükü, karayoluna dökülecek şekilde yüklemek) kuralını ihlal etmiş olup 01.12.2023 tarihli kazanın meydana gelmesinde %100 olarak sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesi ile birlikte müvekkilinin aracını özel servise bırakmak zorunda kaldığını, bu sebeple aracını kullanmaktan yoksun kaldığını, meydana gelen trafik kazasında aracın hasar aldığını, özel serviste kalacağı süre zarfında müvekkilinin aracından yararlanamadığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilimnin olaydan oldukça etkilendiğini, davalılardan araç mahrumiyet bedelini talep ettiklerini, meydana gelen kaza sonucunda hasar alan müvekkilinin aracında yapılan onarım, parça değişimi gibi işlemler nedeniyle aracın 2. el piyasasındaki değerinin düşmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracının orijinalliğinin azalarak piyasadaki değerinin düştüğünü, kaza ile birlikte müvekkilinin aracında oluşan hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybı tazminatını davalılardan talep ettiklerini, sürücünün kusurlu bir şekilde sebebiyet verdiği bir kazada kendi kusur oranıyla sınırlı olmak üzere aracın sahibi ile birlikte müteselsil sorumlu olduğunun kanun ve içtihatlarda hükmolunduğunu, Borçlar Kanun'un 49. ve 51. maddelerinde kusurlu tarafın verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunun açıkça bahsedildiğini, müvekkilinin yaşadığı maddi zararın bir nebze olsun karşılanabilmesi için dava açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 50,00 TL değer kaybı alacağı, 50,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, konusu itibariyle ticari bir dava olması sebebiyle arabuluculuğun dava şartlarından birisi olduğunu, taraflarına karşı açılan davada ticari bir dava olması nedeniyle zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmış olduğundan davanın dava şartı yokluğuyla reddi gerektiğini, davacının değer kaybına ilişkin talebi müvekkilinin kaza tarihindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olan ... Poliçe No'lu ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığını, davacıya bu zararına ilişkin 102.461,00 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle davacı tarafın değer kaybına ilişkin herhangi bir alacağı ve tazmin edeceği bir zararı kalmadığından kalmadığından davanın reddi gerektiğini, ayrıca ... Sigorta A.Ş.'nin, kaza tarihi itibariyle müvekkilinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kurumu olması sebebiyle davaya dahili davalı olarak dahil edilmesini ve davanın kendisine ihbar edilmesini talep ettiklerini, bunun yanında her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkillerinin kazanın oluşumunda %100 sorumlu tutulsa da kazanın oluşumunda önünde giden aracı yeterli ve güvenli mesafede arkadan takip kuralını ihlal edip odunlara çarptığından Karayolları Trafik Kanunu 56/1-c maddesine göre takip mesafesi kuralını ihlal ettiği için kazada kusuru bulunduğunu, bu nedenle kazaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki kusura ilişkin değerledirmeyi kabul etmelerinin mümkün olmadığını, söz konusu kazada davacınında kusuru bulunmasına rağmen bu durumun görevli memurlar tarafından göz önüne alınmadığını ve sadece müvekkillerinin kusurlu addedildiğini, bu sebeple kusura ilişkin değerlendirme hukuka aykırı olduğundan ilgili kaza tespit tutanağına göre yapılacak kusur ve tazminat hesaplaması da hatalı olacağını, davacı tarafın müvekkillerinden araç mahrumiyet bedelini talep ettiğini, ancak davacı tarafın aracından mahrum kaldığı döneme ilişkin zararını ispat etmesi gerektiğini, Hukukumuzda bilindiği üzere tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığını, haksız fiil neticesinde zarar görenlere karşı failin kusuru oranında zarardan sorumluluğu bulunduğunu, bu zararın hesaplanması için de ispat yükünün HMK hükümlerine göre talep edene ait olduğunu, ancak dosyaya buna ilişkin bir delil sunulmadığını, davacının ilgili araç haricinde de başka bir aracı mevcut ise tamir sürecindeki ihtiyaçlarını bu aracı ile de giderebileceğini ve herhangi bir sıkıntı ve mağduriyet yaşamayacağını, davacının aracından tamir sürecinde mahrum kalmasının tek başına mahrumiyet tazminatı ödenmesi için yeterli olmayıp araçtan mahrum kaldığı dönemde zararı mevcut ise bu zararını ispat etmesi ve kazaya karışan aracının olmaması sebebiyle başka bir aracınında olmaması sebebiyle mağduriyet yaşaması gerektiğini, davacıya belirtilen şartların mevcut olması durumunda mahrumiyet tazminatının ödenmesi gerektiğini, aksi durumda davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkiline karşı açılan mesnetsiz ve haksız davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Dava; 0112.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kaynaklı araç değer kaybı ve araç mahrumiyetine yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümleri uyarınca,davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile iş bu dava hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 26.845,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 04/11/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1415, K. 2025/1274, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1415-e-2025-1274-k-7a36ff7743dd