İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1082 E. 2025/392 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1082
Karar No
2025/392
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1082 Esas KARAR NO : 2025/392 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 18/12/2024 KARAR TARİHİ : 07/05/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağından %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ederek açıklamalarında; davacının... Veteriner Hizmetleri Tarım Ve Hayvancılık Gıda İlaç Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkilisi ... İzmir Foça'da bulunan işleri nedeniyle bakmakta oldukları 100.000 adet tavuğa sondaj suyunun yetmemeye başlaması üzerine 04/08/2023 tarihinde su tankeri arayışına girdiğini, davacı şirket su ihtiyacını dışarından tankerle sağlamaya çalıştıysa da ekonomik olarak zarara uğraması nedeniyle İnternet ve sosyal medya hesapları üzerinden araştırma yaparken; ...simli kişinin Facebook hesap profilinde '' 2022 Model 3 Tonluk Galvanizli Su Tankeri 15.000 TL '' şeklinde ilana denk geldiğini, bunun üzerine facebook üzerinden iletişime geçmiş ve su tankerinin halen daha satılık olup olmadığını sorması üzerine ...isimli şahsın'' evet hala ilgileniyor musun? İletişim no : ... 7 '' şeklinde yanıt verdiğini, davacı şirket yetkilisi... ilan detaylarını şirketin bir diğer ortağı olan...a ilettiğini, ...ın kendisine ait ... numarası ile ilanda yer alan... numarayı aradığını ve su tankeri için 17.500 TL'ye anlaştığını, borçlu davalı bu görüşmelerde kendisine teslimatın yapılacağı yerin konum bilgisinin whatsap üzerinden iletilmesini istediğini, bunun üzerine tarafların whatsapp uygulaması üzerinden görüşmelere devam ettiğini...n konum bilgisi attığını karşılığında borçlu davalı ...'un banka bilgilerini ilettiğini ...n para transferini şirket hesabından davalı borçlu ...'a ilettiğini, davalı borçlunun satın alınan tankerin hazır olduğunu ve nakliyenin yola çıkacağını söyleyere...plakalı araç üzerinde davacının satın aldığını düşündüğünü su tankerinin bulunduğu görselleri davcıya ilettiğini, aracın Muğla ilinde olduğunu belirten davalı borçlunun yaklaşık 3-4 saate teslimatın gerçekleşeceğini belirtiğini, davacının teslimatının uzun süre beklediğini, davalıya ulaşmaya çalıştığını, Davalı borçlu akabinde davacıyı her yerden engellediğini, davacının engellenmesi ve teslimat olmaması üzerine dolandırıldığını anladığını bunun üzerine işbu olay nedeniyle müvekkilin şikayetçi olup İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası ile tahkikata devam ettiğini, davacı şirket yetkilisinin ticari işletmesiyle ilgili duyduğu ihtiyaç üzerine internet üzerinden su tankerini satın aldığını ve banka yoluyla ödemesini davalı borçluya gönderdiğini davacıya satın aldığı ürünü teslim edilmediği gibi parasını da iade edilmediğini, davacının dolandırıcılık eylemi sonucunda uğradığı maddi zararının tazmini amacıyla davalı borçlu aleyhine İzmir ...cra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olacak şekilde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davacının, davalı borçlu tarafından gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemi nedeniyle maddi zararı doğduğunu iş bu zararının tazmini gerektiğini davacının maddi zararını tazmin amacıyla açılan işbu davadan önce dava şartı kapsamında olan arabuluculuk görüşmelerinin... büro numarası... arabulucuk Numaralı dosyası ile gerçekleştirildiğini ve anlaşmama ile sonuçlandığını, tüm izah edilen sebeplerle davalı yan tarafından yapılan itirazın dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı yanın haksız itirazının iptali için huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, sonuç olarak ;Borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ...6 E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, Takip konusu alacağın belirlenebilir bir alacak olması ve borçlunun kötüniyetle itiraz etmesinden ötürü alacağın %20'sinden aşağı olmamak şartıyla tazminata hükmedilmesine, Yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava; itirazın iptali davasıdır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. TTK.'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK'.nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19/02/1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25/01/1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK.'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Dosya kapsamından, gerçek kişi olan davalının gelir getirici kazanç olmaksızın potansiyel mükellef olduğunun anlaşıldığı, davalının tacir sıfatını haiz olmadığı, davalının tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Yargıtay 20. HD:'nin 2015/10410 esas, 2015/1025 kara sayılı, 03/11/2015 tarihli, 2015/15241 esas, 2016/788 karar sayılı, 25/01/2016 tarihli yargı yeri belirleme kararlarının, Yargıtay 19. HD'nin 2015/15811 esas, 2016/5002 karar sayılı, 21/03/2016 tarihli kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın mahkememizin GÖREVSİZ olması nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-HMK.'nın 20. maddesi gereğince karar verildiği anda kesinse bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulduğunda dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK.'nın 331/2 maddesi gereğince davaya gönderme kararından sonra görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerini görevli mahkeme tarafından hükmedilmesine, davaya görevli mahkeme tarafından devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememiz tarafından yargılama giderleri hakkında karar verilmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. maddesi uyarınca 2 haftalık süresi içinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2025 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1082, K. 2025/392, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1082-e-2025-392-k-af9ce0b73ffd