İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1211 E. 2025/633 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1211
Karar No
2025/633
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1211 KARAR NO : 2025/633 DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesi Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 02/11/2017 KARAR TARİHİ: 04/07/2025 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda; İTİRAZ ; İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12654 sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular hakkında 3.029.500 TL’si spot krediden dolayı asıl alacak, 138.725,83 TL’si konut kredisinden dolayı asıl alacak, 45.686,20 TL’si kredi işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 9.667,15 TL’si kredi işlemiş faizi ve 1.467,70 TL’si BSMV olmak üzere toplam 3.225.046,88 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takipte 55.425,00 TL bedelli teminat mektubu/gayri nakdi alacak ile 8.915,00 TL çek bedeli/gayri nakdi alacağın bankaya depo edilmesi de istenmiştir. Ödeme emirleri davalı borçlulardan Soner Tanrıkulu’ya 18/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş diğer borçlulara tebligat çıkarılmamıştır. Davalı borçlular ayrı ayrı vekilleri aracılığıyla verdikleri 19/10/2017 havale tarihli dilekçeleri ile; takibe konu borcu kabul etmediklerini, böyle bir borçlarının bulunmadığını ileri sürerek, faiz ve fer’ileriyle birlikte tüm borca itiraz etmişlerdir. İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile dava dışı Tanrıkulu İnşaat-Mithat Tanrıkulu arasında 26/05/2016 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmede davalıların “müşterek borçlu-müteselsil kefil” olarak yer aldıklarını, genel kredi taahhütnamesine dayalı olarak dava dışı şirkete ticari kredi kullandırıldığını, geri ödemenin yapılmaması nedeniyle Gebze 3. Noterliği’nin 11/07/2017 tarihli ve 36018 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, davalıların borçlarını ödememeleri üzerine haklarında icra takibi başlatıldığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bilirkişi incelemesi yapıldığında müvekkili bankanın alacağının ortaya çıkacağını belirterek, davalıların itirazlarının iptaline, müvekkili yararına alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava değeri olarak 3.225.046,88 TL nakdi alacak ve 55.425,00 TL gayri nakdi alacak toplamı olan 3.280.471,88 TL gösterilmiştir. CEVAP ; Davalılar Soner İnş. ve San. Tic. Ltd. Şti. ile Soner Tanrıkulu vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı banka ticari şirket ise de, müvekkili Soner Tanrıkulu ile diğer davalı gerçek kişinin tacir olmadıklarını, asıl borçlu... İnşaat-... davalı olarak davada yer almadığı için bu davanın tarafları arasında kefalete yani hukuki işleme dayalı bir ilişkinin söz konusu olduğunu, dolayısıyla davanın Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde görülmesi gerektiğini, asıl borçlunun davalı olmadığı ya da itiraz etmediği bir davada borçlu yokken müvekkillerinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, itirazın haklı olduğunu, İzmir 12. İcra Müdürlüğü’nün 2017/10848 sayılı dosyasının aynı kredi sözleşmesine dayalı olarak derdest olduğunu, bu dosyada müvekkiline ve diğerlerine ait ipotekli taşınmazların kıymet takdirlerinin yapıldığını, 6 adet taşınmazın toplam değerinin 20/09/2017 tarihinde 5.480.000,00 TL olarak belirlendiğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacı alacağının takibe başlanırken muaccel bir alacak olmadığını, müvekkillerine hesap kat ihtarnamelerinin tebliğ edilmediğini, öğrendiklerinde müvekkilleri tarafından İzmir 21. Noterliği’nin 27/10/2017 tarihli ve 36194 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, faiz tutarlarının fahiş ve yasaya aykırı olduğunu, 6098 sayılı TBK’nın 88. ve 120. maddelerinin olaya etkisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, taraflar arasında temerrüt faiz oranının ne olacağı konusunda yapılmış herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı kanunun 2. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, takibe itirazın kötü niyetli olmadığını, likit bir alacağın söz konusu olmadığını, asıl kötü niyetli olanın mükerrer takip yapan davacı taraf olduğunu belirterek, davanın öncelikle görev, husumet ve derdestlik nedeniyle usulden, bunlar olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili ve diğer davalı ... davada kefil olarak yer aldıklarını asıl borçlu şirket davada yer almadığından taraflar arasında ticari bir iş olmayıp kefalete dayalı bir hukuki işlemin bulunduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zira; davada asıl borçlunun yer almadığını, olayda 6098 sayılı TBK’nın 88. ve 120. maddelerinin uygulanma olanağının olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, müvekkiline hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğini, buna rağmen müvekkilinin ihtarnameyle itiraz ettiğini, istenen faiz miktarının yüksek ve yasaya aykırı olduğunu, kötü niyet tazminatı istenemeyeceğini, kötü niyetli olan tarafın davacı taraf olduğunu belirterek, davanın öncelikle görev, husumet ve derdestlik nedeniyle usulden, bunlar olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER ; Genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2017/10848 sayılı dosyası, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/12654 sayılı dosyası, bilirkişi raporu. GEREKÇE ; Dava; haklarında genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredi alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılan davalıların borca itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu genel kredi sözleşmesinin ticari nitelikte olması, davalıların sözleşmenin müşterek borçlusu-müteselsil kefili olmaları nedeniyle 6102 sayılı TTK’nın 7. maddesi gereğince koşulları varsa asıl borçlunun borcundan sorumlulukları söz konusu olacağından, 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesi gereğince ticari nitelikteki bu tür uyuşmazlıkların çözümünde aynı kanunun 5. maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan, görev itirazının reddine karar verilmiştir. Davanın dayanağı olan genel kredi sözleşmesinin tarafı olan dava dışı borçlu ile müşterek borçlu-müteselsil kefilleri olan davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp, teselsül ilişkisi olduğundan, alacaklı davacının istediği borçludan alacağının tahsilini isteme hakkı bulunduğundan, pasif husumet yokluğu itirazının reddine karar verilmiştir. Aynı kredi nedeniyle İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2017/10848 sayılı dosyasında başlatılan takibin ipotek takibi olması, davamızın konusu takibin ise ilamsız icra takibi olması ve “tahsilde tekerrür olmamak üzere” kaydının düşülmesi nedeniyle, derdest bir takibin varlığından söz edilemeyeceğinden, derdestlik itirazının da reddine karar verilmiştir. Yapılan ön inceleme duruşmasında mahkememizce taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “davacı banka ile dava dışı Tanrıkulu İnşaat-Mithat Tanrıkulu arasında imzalanan 15/05/2016 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla yer alan davalıların bu sözleşme kapsamında davacı bankaya borçlarının bulunup bulunmadığı, davacı banka tarafından takip talebinde istenen faizin sözleşmeye ve yasaya uygun olup olmadığı, davalıların davacı bankaya İzmir 24. İcra Müdürlüğü’nün 2017/12654 sayılı takip dosyası çerçevesinde varsa icra takip tarihi itibariyle faiz ve fer'ileriyle birlikte borç miktarlarının ne olduğu” konularında olduğu belirlenmiştir. İİK'nın 67. maddesi gereğince davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Dava açıldıktan sonra yargılama sırasında davalılardan ... 20/04/2019 tarihinde vefat etmiştir. Davacı vekili dosyaya davalı muris ... ait İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 14/10/2019 tarihli, ...Esas ve ... Karar sayılı mirasçılık belgesi örneğini sunmuştur. İncelendiğinde; davalı muris ... vefatı ile geride mirasçıları olarak ... bıraktığı görülmüştür. İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin... Esas ve... Karar sayılı gerekçeli karar örneği incelendiğinde; davalı ... mirasın gerçek reddi isteklerinin kabulüne ilişkin olduğu, kararın 06/02/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davalı Mehmet Tanrıkulu mirasçılarından ... adına velisi ...mirasın gerçek reddi isteklerine ilişkin olarak açtıkları dava olduğu görülmüştür. Davanın kabulüne ilişkin...Esas ve... Karar sayılı kararın 17/07/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve ...Karar sayılı kararı incelendiğinde; davalı Mehmet Tanrıkulu mirasçılarından...“mirasın gerçek reddi” isteğine ilişkin olarak açtıkları dava olduğu, mahkemece kabulüne karar verildiği görülmüştür. İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 24/02/2022 tarihli,... Esas ve... Karar sayılı güncel mirasçılık belgesi incelendiğinde; davalı ... mirasçılarının... ve 30/06/1997 doğumlu ... olduğu görülmüştür. İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas ve ...Karar sayılı kararı incelendiğinde; “...ndan intikal eden mirasın tamamının; mirasçıları ... tarafından TMK’nın 605/1 maddesi uyarınca KAYITSIZ ŞARTSIZ REDDEDİLDİĞİNİN TESPİT VE TESCİLİNE” karar verildiği, bu kararın 01/11/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İzmir 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 27/09/2022 tarihli... Esas ve ... Karar sayılı kararı incelendiğinde; ... miras bırakan ... mirasının gerçek reddi isteminde bulundukları, mahkemece yapılan yargılama sonucunda mirasçılar... tarafından... kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiği, kararın 27/12/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; "01/01/1940 doğumlu, 20/04/2019 tarihinde vefat eden... T.C. kimlik numaralı Mehmet Tanrıkulun'dan intikal eden mirasın davacılar... tarafından KAYITSIZ ŞARTSIZ REDDEDİLDİĞİNİN TESPİT VE TESCİLİNE" ilişkin 17/11/2022 tarihli kararın verildiği, bu kararın 10/01/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 23/02/2024 tarihli ... Esas ve...Karar sayılı kararı incelendiğinde; "01/01/1940 doğumlu, ... TC kimlik numaralı, muris... 'nun 20/04/2019 tarihinde ölümü ile miras meselesinin 24 pay olarak kabul edilerek, bundan; 3 payın... olma 17/12/1960 doğumlu... T.C. nolu... 3 payın ... olma 22/01/1964 doğumlu ... T.C. nolu ... 'ya; 3 payın ... olma 23/02/1966 doğumlu ... T.C. nolu ...; 3 payın... olma 03/07/1968 doğumlu...T.C. nolu...; 3 payın ...olma 05/06/1975 doğumlu ... T.C. nolu ...ya; 3 payın...olma 01/08/1956 doğumlu ...T.C. nolu...; 3 payın... olma 05/07/1989 doğumlu ... T.C. nolu...; 1 payın ... olma 05/07/1996 doğumlu... T.C. nolu ...; 1 payın ...dan olma 14/10/2001 doğumlu ... T.C. nolu ...ya; 1 payın ... olma 07/02/2006 doğumlu... T.C. nolu ...ya aidiyetine" karar verildiği görülmüştür. İzmir 18.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04/03/2025 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı güncel mirasçılık belgesi incelendiğinde; "01/01/1940 doğumlu, ...TC kimlik numaralı, muris ... 'nun 20/04/2019 tarihinde ölümü ile miras meselesinin 3 pay olarak kabul edilerek, bundan; 1 payın ... olma 22/01/1964 doğumlu ...T.C. nolu ... 1 payın...olma 03/07/1968 doğumlu...T.C. nolu ... 1 payın ... ve...olma 05/06/1975 doğumlu ...T.C. nolu ...aidiyetine" karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce, son güncel mirasçılık belgesine göre usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır. Narlıdere şubesi ile asıl borçlu ... arasında 26/05/2016 tarihinde 5.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır, bu sözleşmede davalılar 5.000.000,00 TL kefalet limiti üzerinden müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla yer almışlardır. Davacı banka konut iş yeri taksitinin aksaması aksaması üzerine dava dışı asıl borçluya Gebze 3. Noterliğ'nin 19/04/2017 tarihli ve 21665 yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermiş ve 17/04/2017 tarihi itibariyle 8.385.27-TL borcun ihtarname tebliğinden itibaren faiz, fon, gider vergisi ile birlikte 30 gün içerisinde ödenmesini, aksi takdirde 148.630.96-TL borcun tamamının muaccel hale geleceğini ve yasal yollara başvurulacağını ihtar etmiştir. Davacı banka, bu kredi ile ilgili olarak davalı kefillere herhangi bir ihtarname göndermediğinden, davalıların bu kredi yönünden temerrütü 02/10/2017 takip tarihinde oluşmuştur. Davacı banka ayrıca ticari krediden doğan kredi hesabını 07/07/2017 tarıhinde kat ederek dava dışı asıl borçlu ve davalılara Gebze 3. Noterliği'nin 11/07/2017 tarihli ve 36018 yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermiş ve bu ihtarname ile toplam 3.043.814.36-TL borcun 7 gün içerisinde ödenmesini, aksi takdirde yasal takibe geçileceğini ihtar etmiştir. İhtarname dava dışı asıl borçluya 18/07/2017 tarihinde, davalılar...İnş. San Tic. Ltd. Şti ve... iş yerinde daimi çalışanına 14/07/2017 tarihinde ve davalı Mehmet Tanrıkulu'nun iş yerinde daimi çalışanına 13/07/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ödeme yapılmadığından dava dışı asıl borçlu 26/07/2017 tarihinde, davalılar Soner İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve... ihtarla verilen 7 günlük süre ve tatil günleri dikkate alındığında 25/07/2017 tarihinde, davalı Mehmet Tanrıkulu 21/07/2017 tarihinde temerrüde düşmüşlerdir. Davalı müteselsil kefillerin temerrütleri dava dışı asıl borçludan önce oluştuğundan, kefil, kefalet sözleşmesi ile asıl borçlunun borcunu ifa etmemesi karşısında alacaklıya karşı sorumlu olmayı üstlendiğinden, davalıların temerrüt tarihleri dava dışı asıl borçlu gibi 26/07/2017 olarak kabul edilmiştir. Mahkememizce dava ve icra dosyası ile davacı banka kayıtları üzerinde uyuşmazlık konularında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bankacı bilirkişi... hazırlayıp sunduğu 23/12/2018 tarihli raporunda özetle; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu... arasında 26/05/2016 düzenleme tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeyi davalıların TBK’daki kefalet hükümleri doğrultusunda kendi el yazıları ile kefalet limitini, türünü ve kefalet tarihini yazmak suretiyle müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalıların her birinin kefalet limitinin 5.000.000,00 TL olduğunu, sözleşmeye dayalı olarak dava dışı asıl borçluya ticari nakdi ve gayri nakdi kredilerin kullandırıldığını, kredilerin teminatına dava dışı asıl borçlunun borçlarını teminen taşınmaz ipoteği alındığını, ödemelerde aksamalar olunca kredi hesaplarının kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, davalıların 26/07/2017 tarihinde temerrüte düştüklerini; iş yeri kredisi ile ilgili olarak davalılara ihtarname gönderilmediğinden temerrütlerinin 02/10/2017 takip tarihi olarak belirlendiğini, ihtar sonrası ödeme yapılmaması üzerine dava dışı asıl borçlu ve ipotek borçluları aleyhine İzmir 12. İcra Müdürlüğü’nün 2017/10848 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, davalılar aleyhinde ise İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2017/12654 sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, hesaplamada ticari kredinin faiz ve gider vergisi yönünden istekle bağlı kalındığını, takip tarihi itibariyle 3.029.500,00 TL’si ticari kredi asıl alacağı, 138.725,83 TL’si iş yeri kredisi asıl alacağı, 45.686,20 TL’si işlemiş akdi- temerrüt faizi, 6.435,34 TL’si işlemiş akdi faiz ve 1.467,70 TL’si BSMV olmak üzere toplam 3.221.815,07 TL nakdi alacak ve 55.425,00 TL gayri nakdi meri teminat mektubu depo tutarı borcundan davalıların tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile ayrı ayrı sorumlu olduklarını, davacı bankanın takip tarihinden itibaren sözleşme hükümleri gereği 3.029.500,00 TL asıl alacağa yıllık % 40, 138.725,83 TL asıl alacağa % 20 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisini uygulama ve isteme yetkisinin bulunduğunu; hesabı üzerine çek karnesi verilmiş ve takipte çek yapraklarından dolayı 5941 sayılı yasa çevresinde bankanın ödemekle yükümlü olduğu 8.915,00 TL sorumluluk tutarının deposu istenmiş ise de; davacı bankaca çek depo tutarının bulunmadığı hususunun beyan edildiğini bildirmiştir. Bankacı bilirkişi itirazlar üzerine düzenlediği 20/12/2019 tarihli ek raporunda özetle; takip talebinde 8.915,00-TL çek depo tutarının istendiğini ancak deposu istenen çeklerin dökümünün davacı bankadan istendiğini, bankaca çek dökümünün sistemlerinde bulunmadığının beyan edildiğini ve bu hususun kök raporda “Kredilerin Kullandırılması” bölümünde açıklandığını; genel kredi sözleşmesinin bankacılık işi olduğunu ve TTK’nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde olması nedeniyle aynı kanunun 8. maddesine göre temerrüt faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini, TBK’nın 88 ve 120. maddelerindeki hükümlerin ticari işler bakımından uygulanabilirliğinin bulunmadığını, buna ilişkin örnek kararın bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 4.2.19 maddesinde bankanın teminat mektuplarının iadesini veya gayri nakdi risk tutarlarının depo edilmesini isteyebileceği hususunun kabul ve taahhüt edildiğini, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde değişiklik gerektirir bir durumun söz konusu olmadığını belirtmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için; kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır. Bu hususlar zorunlu şekil şartlarıdır. Somut olayda; davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalıların kendi el yazılarıyla kefalet türünü, limitini ve tarihini yazmış olmaları sebebiyle kefaletlerinin 6098 sayılı TBK’nın 583. maddesine uygun ve geçerli olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda müşterek borçlu-müteselsil kefil durumundaki davalılar kefalet limiti doğrultusunda kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu olacaklardır. Zira; 6098 sayılı TBK'nın 589. maddesi gereğince kefil, asıl borcun yanı sıra asıl borçlunun kusur veya temerrütünün yasal sonuçlarından ancak kefalet limiti ile sorumludur. TBK'nın 586/1. maddesi gereğince kefil, müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilecektir. Bunun için muaccel olmuş esas borcun ifa edilmemiş olması ve esas borçlunun ihtar edilmesi yeterli olacaktır. Davalılar genel kredi sözleşmesinde toplam 5.000.000,00 TL için kefil olmuşlardır. Davalıların temerrüt tarihi 26/07/2017 olup, hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar takip konusu kredi için sözleşmede öngörülen akdi faiz oranının ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizinin uygulanması gerekecektir. Genel kredi sözleşmeleri, nitelikleri itibariyle kredi işleminin temelini oluşturan ve kredi vereni öngörülen tutara kadar nakdi, ayni veya sorumluluk kredisi açmak, kullandırmak ve vadeye kadar geri ödeme isteğinde bulunmamak yükümlülüğü altına sokan sözleşmelerdir. Bu sözleşmeler nedeniyle doğacak olan uyuşmazlıklarda alacaklı bankanın, kredi alacağı için hesabın işlediği süreçte hesabın kat edilerek hesap kat ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tarihe kadar olan dönem için 6102 sayılı TTK'nın 8. maddesi ve sözleşme hükümleri gereğince belirlenecek faizin fer'ileri ile birlikte tahsilini istemesi mümkündür. Burada istenebilecek faiz "akdi faiz'' olarak nitelendirilen faizdir. Hesap kat edildikten ve bu durum usulüne uygun olarak borçluya bildirildikten sonra ise temerrüt faizi işlemeye başlayacaktır. Bu durumda yapılacak iş; hesap kat tarihi ile banka alacağının belirlenmesi, kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında bu alacağa akdi faiz uygulanması, bulunan akdi faizin ana paraya eklenmesiyle bulunan toplam alacağa da temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan dönemde temerrüt faizi işletilerek takip tarihi itibariyle bankanın toplam alacağının belirlenmesidir. Bilirkişinin, davacı banka alacağının belirlenmesi için yaptığı hesaplama yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olduğundan ve düzenlediği bilirkişi raporu açıklayıcı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan, ek rapor aldırılması yönündeki istek haklı bulunmamıştır. Toplanan ve sunulan deliller, genel kredi sözleşmeleri, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; davacı banka ile dava dışı Tanrıkulu İnşaat-Mithat Tanrıkulu arasında 26/05/2016 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereğince dava dışı borçluya ticari kredisinin ve iş yeri kredisinin kullandırıldığı, taşınmaz ipoteklerinin alındığı, başlatılan ipotek takibinde “tahsilde tekerrür olmamak üzere” kaydının düşüldüğü; genel kredi sözleşmesinde davalıların toplam 5.000.000,00 TL kefalet limiti ile müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak yer aldıkları, genel kredi sözleşmelerinde davalıların el yazıları ile kefaletin türünün, tarihinin ve limitinin yazılı olması nedeniyle kefaletlerinin 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesine uygun, geçerli bir kefalet olduğu ve davalıların sorumluluğunu doğurduğu, kefaletin sona erdiğine ilişkin bir savunma olmadığı gibi bir bildirimin de bulunmadığı; takibe konu kredilerin ticari kredi olması sebebiyle 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerine göre faiz oranlarının belirlenemeyeceği; tarafların özgür iradeleri ile düzenlenen sözleşmenin 2.7.1.maddesi ile müşterinin "kredi borcunu ödeme tarihinde/vadesinde ödememesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihte müşteriye yapılacak ihtarla belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye muacceliyet tarihindeki borç miktarına bankaca uygulanan cani en yüksek ticari işlek kredi faiz oranının uygulanmasını ve bulunacak bu faiz üzerinden BSMV, KKDF tahakkuk ettirileceğini; temerrüdün doğduğu tarihten itibaren borcun tamamen tasfiyesine kadar bankanın müşteriye kullandırdığı nakdi kredi türlerinin kredi kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasındaki süre içinde bankaca uygulanan TL krediler için en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt tarihi itibariyle temerrüt faizi uygulanmasını" kabul ve taahhüt ettiği; 3.5.1.maddesi ile de kefillerin; "müteselsil kefil sıfatı ile kefalet vermeyi, bankaya sözleşmeden doğan borçları için sözleşmede belirtilen kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduklarını, kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefaletin anapara ve akdi faizini, bilcümle işlemiş/işleyecek temerrüt faizlerini, fonları, komisyonları, her türlü masrafı vergi ve resimleri, dış işlemlerde kur artışı nedeniyle ortaya çıkacak ilave miktarları, kanuni takip giderlerini ve avukatlık ücretini kapsadığını" kabul ve taahhüt ettikleri, bu maddeye göre davacı bankanın ticari krediyi yıllık % 20,25 akdi faiz oranı ile kullandırdığı, temerrüt faiz oranı % 20,25 akdi faizin 2 katına tekabül eden yıllık % 40,50 olmasına rağmen davacı bankanın daha düşük yani yıllık % 40 temerrüt faiz oranını uyguladığı, yine iş yeri kredisini yıllık % 10,80 akdi faiz oranı ile kullandırdığı, temerrüt faiz oranı % 10,80 akdi faizin 2 katına tekabül eden yıllık % 21,60 olmasına rağmen davacı bankanın daha düşük oranda yani yıllık % 20 temerrüt faiz oranını uyguladığı, dolayısıyla davacı bankanın faiz isteğinin ve uyguladığı temerrüt faizinin genel kredi sözleşmesinin 2.7.1. maddesine ve akdi ve temerrüt faizi oranlarının TCMB tebliğlerine uygun olduğu, BSMV yönünden ise gider vergisi mükellefi olan davacı bankanın bu vergiyi vasıtalı bir vergi olması nedeniyle ve sözleşme hükmü gereği borçlulara yansıtma yetkisinin olduğu, dava konusu kredi hesabının davacı banka tarafından 07/07/2017 tarihinde tarihinde kat edildiği, ticari kredi yönünden davalıların temerrütünün 26/07/2017 tarihinde oluştuğu, iş yeri kredisi ile ilgili olarak ise davalılara ihtarname gönderilmemesi sebebiyle temerrütlerinin 02/10/2017 takip tarihinde oluştuğu, davalıların davacı bankaya İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12654 sayılı dosyası kapsamında ve davacı isteği ile bağlı kalındığında takip tarihi itibariyle 3.029.500,00 TL’si ticari kredi asıl alacağı, 138.725,83 TL’si iş yeri kredisi asıl alacağı, 45.686,20 TL’si işlemiş akdi- temerrüt faizi, 6.435,34 TL’si işlemiş akdi faiz ve 1.467,70 TL’si BSMV olmak üzere toplam 3.221.815,07 TL nakdi alacak ve 55.425,00 TL gayri nakdi meri teminat mektubu depo tutarı miktarında borçlarının bulunduğu, bu borçtan tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile sorumlu oldukları, bilirkişi raporuna göre çek depo tutarının bulunmadığı, davalıların belirtilen miktarda borca itirazlarında haksız oldukları anlaşıldığından, davanın bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne ve alacak likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir. Davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, reddedilen kısım yönünden davalılar vekilinin tazminat isteği reddedilmiştir. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacının davalılar ...İnş. San. Tic. Ltd. Şti.... mirasçıları ...hakkındaki davasının KISMEN KABULÜ ile; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/12654 sayılı dosyasında; bu davalıların (İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2017/10848 sayılı dosyası ile tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile) 3.029.500,00 TL’si spot kredi (ticari kredi) asıl alacağı, 138.725,83 TL’si (konut) iş yeri kredisi asıl alacağı, 45.686,20 TL’si işlemiş akdi-temerrüt faizi, 6.435,34 TL’si işlemiş akdi faiz ve 1.467,70 TL’si BSMV olmak üzere toplam 3.221.815,07 TL nakdi alacağa ve 55.425,00 TL gayri nakdi meri teminat mektubu depo tutarı borcuna yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden ve takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, 2-Fazlaya ilişkin isteğin reddine, 3-Davacı bankanın takip tarihinden itibaren sözleşme hükümleri gereği 3.029.500,00 TL asıl alacağa yıllık % 40, 138.725,83 TL asıl alacağa % 20 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisini uygulama ve isteme yetkisinin bulunduğuna, 4-İİK’nın 67/2 maddesi gereğince hükmolunan toplam 3.221.815,07 TL nakdi alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalılar ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.,... mirasçıları ... ve ...dan (miras payları oranında) alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, reddedilen kısım yönünden davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteğinin reddine, 6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 220.082,19 TL harçtan peşin olarak alınan 39.575,33 TL harcın düşülmesi ile kalan 180.506,86 TL harcın davalılar Soner İnş. San. Tic. Ltd. Şti., Soner Tanrıkulu ve Mehmet Tanrıkulu mirasçıları Mithat Tanrıkulu, Çetin Tanrıkulu ve Soner Tanrıkulu’dan (miras payları oranında) alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacının yatırmış olduğu 31,40 TL'si başvurma harcı ve 39.575,33 TL'si peşin harç olmak üzere toplam 39.606,73 TL'nin davalılar Soner İnş. San. Tic. Ltd. Şti., Soner Tanrıkulu ve Mehmet Tanrıkulu mirasçıları ...dan (miras payları oranında) alınarak, davacıya verilmesine, 8-Davacının yapmış olduğu 286,00 TL'si posta-tebligat gideri ve 700,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 986,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 985,03 TL'sinin davalılar...İnş. San. Tic. Ltd. Şti... mirasçıları ... (miras payları oranında) alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 401.745,21 TL vekalet ücretinin davalılar... İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ... mirasçıları ... (miras payları oranında) alınarak, davacıya verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 3.231,81 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılar ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ... mirasçıları... verilmesine, 11-Gayri nakit alacak isteği yönünden dava kabul edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar... İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ... mirasçıları ...ve (miras payları oranında) alınarak, davacıya verilmesine, 12-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı... İnş.Ltd.Şti vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2025 Başkan... ¸E-imza Üye ... ¸E-imza Üye ... ¸E-imza Katip ...¸E-imza

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1211, K. 2025/633, T. 04.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1211-e-2025-633-k-d525d7baa557