İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/69 E. 2025/126 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/69
- Karar No
- 2025/126
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/69 Esas KARAR NO : 2025/126 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2024 KARAR TARİHİ : 07/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 27.12.2022 tarihli 4 adet güneş panelli, tenteli ... imalat ve satış sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmeye göre davalının 4 adet karavan imal edip, 25.03.2023 tarihinde teslim edeceğini, buna karşılık müvekkiilinin ise 520.000 TL ödeyeceğini, bu bedelin 250.000 TL'sinin müvekkiline ait ... plakalı motokaravanın devri suretiyle ödenmiş sayılacağını, bu motokaravan 27.12.2022 tarihinde "yani karavan imalat sözleşmesiyle aynı gün" İzmir .... Noterliği'nin ... yevmiye no.lu satış sözleşmesi ile devredildiğini, davalının da bu devre karşılık 27.12.2022 tarihli ... karavan sözleşmesine söz konusu aracı devraldığını ekleyip, imzaladığını, yine kalan bedellere mahsuben toplam 203.000 TL nakit ödendiğini ve toplamda davalıya 453.000 TL ödendiğini, müvekkilinin 67.000 TL borcu kaldığını, sözleşmeye göre sözleşme bedelinin tamamı 25.03.2023 tarihli teslim tarihinde ödeneceğini, müvekkilinin ise davacıya teslimden önce dava konusu bedelin %83'ünü, yani 453.000 TL ödediğini, davalının bu ödemelere karşın sadece 1 tane karavanı ayıplı olarak teslim ettiğini, diğer 3 karavanı teslimden kaçındığını, davalının teslimden kaçınması üzerine müvekkilinin davalıya Dikili Noterliği'nin ... yevmiye ve 23.08.2023 tarihli ihtarıyla temerrüt ihtarında bulunmuşsa da davalının bu ihtara rağmen teslimden kaçındığını, bu nedenle davalıya teslim ihtarı yapıldığını ve Dikili Arabuluculuk Bürosunun... Dosya No. ... Büro No.lu dosyasıyla arabuluculuğa gidilmişse de davalı MK 2'ye aykırı olarak teslim ve anlaşmadan kaçındığını, bunun üzerine Dikili İcra Müd.nün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, davalının Denizli bölgesinde birçok kişi ve firmaya borçlandığını öğrendiklerini, ödeme aczi içerisinde olduğunu, bu nedenle mal kaçırmaya başladığını, 27.12.2022 tarihli sözleşme İİK 68/a anlamında kesin bir belge olduğunu, sözleşme kapsamında ödenen toplam 453.000 TL alacağın likit olduğunu, bu alacağın İİK 257 anlamında rehinle temin edilmediği, borçlunun mal kaçırdığı dikkate alınarak İİK 257 ve HMK 389 uyarınca ihtiyati hacze karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, davamızın kabulüne, yargılama giderleri ile karşı yan vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden birinin tek seferde 4 adet karavan satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı yanın bu karavanların imalatını yaptırarak satmayı ve bu şekilde gelir elde etmeyi amaçladığını, ayrıca davacının davadan önce "Ticari satıma konu mal teslimi mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesi" hususunda ticari uyuşmazlık arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, davanın tüketici uyuşmazlığından kaynaklanan değil, ticari satımdan kaynaklanan bir dava olduğunu, bu nedenle davanın ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, dolayısıyla davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, tensip zaptında açıkça belirtildiği üzere davalının yerleşim yeri Denizli olduğunu, HMK m.6 uyarınca davanın Dikili'de değil Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, bu nedenle mahkemeniz görevsiz olduğu gibi yetkisizde olduğundan davanın yetkisizlik nedeniyle de reddi gerektiğini, davacının Dikili İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasıyla müvekkili ve ... aleyhine ilamsız icra takibine geçmiş buna mukabil iş bu davayı sadece müvekkiline karşı açtığını, ayrıca anılan icra dosyasında belirgin bir alacak talep eden davacı iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, alacağın belirli ve belirlenebilir olduğu durumlarda belirsiz alacak davası açılamayacağını, dosya kapsamında bulunan 29.09.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında herhangi bir icra dosyasından bahsedilmediği gibi itirazın iptali ve fer'ilerine ilişkin bir ibare de olmadığını, kaldı ki dava dilekçesinin sonuç kısmında itirazın iptali ile takibin devamı talep edilmediğinden kötü niyet tazminatı talep edilemeyeceğini, ayrıca kötü niyet tazminatı alacaklının değil borçlunun talep edebileceği bir tazminat olduğunu, müvekkilinin davaya dayanak yapılan 22.12.2022 tarihli sözleşmeli sipariş formundan iş bu davayla haberdar olduğunu, anılan sipariş formundaki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığı gibi davacıyla müvekkili arasında karavan satışı ya da imalatı hususunda herhangi bir anlaşma da yapılmadığını, davacı adına ödeme yapan ... ve ... bu ödemeleri ...'in kızı ... ve oğlu ...'a yaptıklarını, ... ile olağan dışı ve danışıklı işlemler içerisine giren davacının muhattabı ... talepte bulunmak yerine müvekkilini soyut ve hayatın olağan akışına aykırı iddialarla dava etmesinin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek, davanın görevsizlik ve yetkisizlik nedenleriyle usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Dava, Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 27.03.2024 tarihinde Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla açılmış ve Dikili ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.10.2024 tarih, ...Esas ... Karar sayılı kararı ile "Davalı vekilinin göreve ilişkin itirazı kapsamında araştırma ve inceleme yapılmış olup buna göre Vergi Dairesinden gelen 27/09/2024 tarihli yazı cevabına göre davacının işletme hesap defteri tuttuğu 27/12/2023 tarihi itibariyle faaliyetlerini terk ettiği görülmüş, eldeki sözleşmenin 27/12/2022 tarihinde akdedilmiş olduğu anlaşılmış, 24/09/2024 tarihli celsede hazır bulunan davacı dava konusu karavanları sipariş amacı sorulduğunda kiralama amacı ile kullanacağını ifade ettiği, karavan kiralama işine girmek için bu karavanları sipariş ettiğini beyan ettiği görülmüş olup, ayrıca dava açılmadan evvel yapılan arabuluculuk başvurusu incelendiğinde uyuşmazlık konusunun "Ticari Satıma Konu Malın Teslimi" şeklinde belirtildiği görülmekle, işbu davanın ticari bir dava olduğu, davaya asliye ticaret mahkemesince bakılması gerektiği..." belirtilerek dosyanın usulden reddi ile Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair Görevsizlik kararı verildiği, Görevsizlik Kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen dosya Mahkememizin... Esasına kaydı yapılmıştır. Mahkemelerin görevi 6100 Sayılı HMK'da dava şartı olarak düzenlenmiştir ve dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerekir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan dava olduğu olduğu, bu nedenle mutlak ticari dava olmadığı, taraflar hakkında tacir araştırması yapıldığı, tarafların ticaret siciline kayıtlı olmadıkları, İlgili Vergi Daireleri kayıtlarına göre uyuşmazlık dönemlerine ilişkin bilanço esasına göre defter tutmadıkları, işletme defteri tuttukları, davalının 2022 ve 2023 dönemine ilişkin vermiş olduğu beyanlara ilişkin bu dönemlere ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesine göre yıllık alım satım ve gayri safi gelir durumuna göre ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca esnaf sınırını aşmadığı, sözleşmenin düzenlendiği 2023 yılına ilişkin verilen yıllık gelir vergisi beyannamesinde davalının yıllık alımının bulunmadığı, davacı tarafça satın alınan emtia bulunmadığı, 13.898,31 TL giderinin bulunduğu ve 4.576,27 TL gelir beyan etmiş olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede 2023 yılı ticari faaliyetine ilişkin davacının yıllık mal alımının 890.000,00 TL'nin yarısını ve mal satışının 1.270.000,00 TL'nin yarısını aşmadığı ve gayri safi iş hasılatının 440.000,00 TL'ye ulaşmadığı ve davalının 27.12.2023 tarihinde ticari faaliyetini terk ettiği, dava tarihi itibari ile ticari faaliyetin terk etmiş olduğu, bu durumlara göre uyuşmazlık dönemi olan 2023 yılında işletme defterine tabi davalının alım-satım ve gayri safi iş hasılatına göre tacir olmadığı, bu nedenlerle davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, açılan davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla, mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, daha evvel görevsizlik kararı verildiğinden ve olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan karar istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davayı görmeye Mahkememiz görevli olmayıp Dikili ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Görevsizlik kararını veren) görevli olduğundan davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi (olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi) için dosyanın re'sen İzmir BAM İlgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda görevli mahkemece nihai kararda değerlendirme yapılmasına Dair tarafların yokluğunda yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.