İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/311 E. 2025/625 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/311
Karar No
2025/625
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/311 Esas KARAR NO : 2025/625 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/04/2025 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin Ek-1’de fotokopisi sunulu cari hesap dökümleri sunulan alacak belgelerinden de anlaşılacağı üzere davalı şirketten cari hesap bakiyesi 34.125,00.TL. alacağı bulunduğunu, ancak davalı borçlu şirketin müvekkiline borcunu ödemediğini, tüm iyi niyetli girişimlere ve telefon görüşmelerine rağmen davalının borçlarını ödemediğini ve müvekkili şirket alacağını tahsil amacıyla davalı hakkında zaruri olarak icra takibi başlattığını, İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile müvekkil şirket alacağı icra takibine konulduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, Müvekkili adına zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu, ancak arabuluculuk toplantılarının olumsuz sonuç verdiğini, haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına; borçlunun %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Ticaret Sicil Gazetesi kaydı ile sabit olduğu üzere; müvekkili Şirket adresinin ... Sanayi Bölgesi Mah. ...Sok.... Kon. A.Ş. Apt No:... Çiğli/İZMİR' adresi olup; dolayısı ile mevcut durumda yetkili Mahkeme Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, öncelikle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddi kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf, müvekkili şirket aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile takip başlatmışsa da; davacı şirketin ileri sürdüğü alacak miktarının, ticari defter ve belgelerle ispatlanmamış olup; borcun varlığı ve miktarı tarafımızca kabul edilmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulu belgeler iddia ve takip konusu borcun doğduğunu ortaya koymaktan uzak nitelikte olup; müvekkilinin davacı yana böyle bir borcunun bulunmadığı hususu, ticari defter ve kayıtlar ile müvekkilce sunulacak delillerin tetkiki neticesinde açıklığa kavuşacağını, takip ve dava konusu talepleri asla kabul etmemekle birlikte; icra takibine konu talep zamanaşımına uğramış olup; davaya bu yönüyle de itiraz ettiklerini, davacının açtığı haksız davanın reddine, karşı yanın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir, DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyası ve şirket ticaret sicili kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; 1-Dava İİK 67.maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır. 2-Davalı tarafça icra takibine yetki ve esas yönünden itiraz edilmiş olup, yetkili icra dairesi olarak Karşıyaka İcra Dairesi gösterilmiştir. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibinin varlığı gerekmektedir. Bu nedenle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığının değerlendirilerek bu ön sorunun çözümlenmesi, icra dairesinin yetkili olduğunun anlaşılması halinde esasa geçilmesi, şayet takip yetkisiz icra dairesinde açılmış ise usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığından davanın esasına girilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. 3-6100 sayılı HMK'nın 10/1.maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin yetkili mahkemeler arasında olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf takipte fatura alacağına dayanmış olup fatura içeriklerinin incelenmesinde davacı tarafça davalıya bir kısım ürünlerin satışının gerçekleştirildiği anlaşıldığından uyuşmazlığın satış sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasında bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı, satış sözleşmesinde satıcının mal teslim borcu, alıcının ise mal bedelini satıcıya ödeme borcu altında olduğu, para borcunun Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiği, buna göre takip tarihinde alıcının ikamet yerinde takip başlatılabileceği değerlendirilmiştir. Buna göre, mahkememizce davacının yerleşim yeri icra dairelerinde davalı aleyhinde takip başlatabileceği kabul edilmiş ise de, davacı şirketin ticaret sicili kayıtlarındaki adresinin "... OSB MAHALLESİ TOSBİ YOL...SK. NO... TİRE/İZMİR" olduğu, davacının para borcu için yerleşim yerinde açabileceği icra takiplerinin Tire İcra Dairesi'nde açılması gerektiği ancak görülmekte olan davanın konusunu oluşturan takibin İzmir...cra Dairesi'nde açılmış olduğu, davalı şirketin yerleşim yerinin ise "...MAHALLESİ... SK.... KON. A.Ş. Apt. NO: ... ÇİĞLİ/İZMİR" olduğu, başlatılan icra takibinin her iki yetkili icra dairesinde değil yetkisiz icra dairesinde açılmış olduğu ve geçerli bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali davasının dinlenemeyeceği gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. Takipte yetkili icra daireleri Tire İcra Dairesi ve Karşıyaka İcra Dairesi olmak üzere iki farklı icra dairesi olmakla birlikte davacının bu icra dairelerinden birinde takip başlatabileceği ancak seçimlik hakkını yanlış kullanarak takibi İzmir İcra Dairesi'nde açtığı, davalının süresinde bildirdiği itirazda yetki icra dairesi olarak Karşıyaka İcra Dairesi'ni gösterdiği, bu aşamadan sonra seçim hakkı borçluya geçtiğinden takibin ancak Karşıyaka İcra Daireleri'nde sürdürülebileceği değerlendirilmiştir. 4-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; Davalı borçlu tarafından icra takibinde icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazda bulunulduğu ve yetkili icra dairesi olarak Karşıyaka İcra Dairesi'ni gösterdiği görülmüştür. Bu durumda itiraz süresi içerisinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulduğu ve davanın yetkisiz olan İzmir ...İcra Dairesi'nde takip başlatıldığı, yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibine yapılan itirazla ilgili olarak iptal davası görülemeyeceği gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. 5-Davanın usulden reddine karar verilmiş olup karar tarihinde yürürlükte bulunan Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası "(2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur...." Aynı Tarife'nin 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ise; "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." Şeklinde düzenlenmiş olup, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddi halinde tarifenin 3.kısmındaki oranlara göre nisbi tarife üzerinden vekalet ücreti takdir edileceği, bu şekilde tespit edilen miktarın ise tarifenin 3.kısmında yer alan maktu ücretleri geçemeyeceği düzenlenmiştir. Tarifenin 13.maddesinde ise 7/2.fıkra düzenlemeleri açıkça maktu ücret uygulanmasının istisnaları olarak belirtilmek suretiyle uygulanması gereken oranların 13.madde kapsamında değerlendirilmeyeceği şeklinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre mahkememizce dava, dava şartı noksanlığı nedeniyle reddedildiğinden, dava değeri üzerinden davalı lehine AAÜT'nin 3.kısmında belirtilen nispi oranda vekalet ücretine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı aleyhine başlatılan icra takibinde yetkili icra dairesinin Tire ve Karşıyaka İcra Daireleri olduğu ve HMK 115/2. maddesi gereğince davaya konu takip yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olmakla yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alındığından ayrıca alınmasına yer olmadığına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 5.460,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2025 Katip... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/311, K. 2025/625, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-311-e-2025-625-k-8b6b2a7407c3