İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1071 E. 2025/290 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1071
- Karar No
- 2025/290
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1071 Esas KARAR NO : 2025/290 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2024 BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/03/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Tire İcra Müdürlüğü nezdinde ikame etmiş olduğu... E. sayılı dosyada mübrez ilamsız icra takibinde; davalı-borçlunun kiracısı... Gıda Ltd Şti’nin ödenmemiş ve icraya konulduğu halde tahsil edilemeyen Tire Organize Sanayi Bölgesi nezdinde 22.150,93-TL elektrik, 20.371,3-TL su, 27.108,26-TL atıksu, 89.118,5-TL doğalgaz ve 837,80-TL su sayaç bağlantı faturası borçlarının toplamı olan 159.586,79-TL’nin ferileri ile birlikte tahsili talep edildiğini, davalı-borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi borcun tamamına itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı-borçlunun itirazı haksız ve yersiz olduğunu, Müvekkili şirketin muhasebe kayıtları incelendiğinde bir kez daha sübuta ereceği üzere müvekkilin 159.586,79-TL vadesi gelmiş alacağının olduğunun açık olduğunu, ancak karşı yan tarafından vade tarihlerine uygun ödeme yapılmadığı gibi gerek takip tarihi gerekse de işbu dava tarihi itibari ile de takibe konu alacağın ödenmediğini, Davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline; Takibin devamına, alacak likit ve muayyen olduğundan davalı/borçlunun, alacak miktarı üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili, dava dilekçesinde; Tire İcra Müdürlüğü nezdinde ikame etmiş olduğumuz... E. sayılı dosyada mübrez ilamsız icra takibinde; davalı-borçlunun kiracısı...Gıda Ltd Şti’nin ödenmemiş ve icraya konulduğu halde tahsil edilemeyen Tire Organize Sanayi Bölgesi nezdinde 21.005,73-TL elektrik, 17.501,83-TL su, 37.280,58-TL atıksu ve 91.464,58-TL doğalgaz borçlarının toplamı olan 167.252,73-TL’nin ferileri ile birlikte tahsili talep edildiğini, davalı-borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi borcun tamamına itiraz edilmiş ve takibin durduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likid ve muayyen olduğundan davalı/borçlunun, alacak miktarı üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Asıl ve birleşen davalar, organize sanayi bölgesinde yer alan davalıya ait taşınmazın elektrik, su, atık su ve doğalgaz tüketim bedellerinin taşınmaz maliki davalıdan tahsili talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Görev hususu kamu düzeninden olup mahkeme tarafından her aşamada resen gözetilir. Bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için davanın ticari dava niteliğinde olması gerekmektedir. Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 3-Somut uyuşmazlıkta davacı Tire Organize Sanayi Bölgesi 'nin tacir olup olmadığı hususunda bir kısım Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri arasında görüş uyuşmazlığı bulunması nedeniyle uygulama farklılıklarının giderilmesi Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nden talep edilmiş ve Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı, 15/06/2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair kararında; "4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklindeki kararı da esas alınarak davacı OSB'nin tacir olmadığı ve uyuşmazlık konusunun da davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesini gerektiren hukuki işlemlerden biri olmadığı, nitekim İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi'nin de "Somut olayda; 4562 Sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 Sayılı Kanunun 11. maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanunun 16.maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır."(İzmir BAM...H.D.... Karar sayılı ilamı) benzer yönde değerlendirme yapıldığı gözetilerek mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin takip mahkememiz yargı çevresinde yer alan Tire İcra Dairesi'nde başlatıldığı da gözetilerek Tire Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-ASIL DAVA VE BİRLEŞEN Mahkememizin...Esas sayılı DAVALARIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince AYRI AYRI USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, TİRE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-HMK'nun 20.maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Tire Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kesinleşmeden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılacağının İHTARINA, 3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır