İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1054 E. 2024/777 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1054
Karar No
2024/777
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1054 Esas KARAR NO : 2024/777 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2023 KARAR TARİHİ : 12/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.07.2023 tarihinde, sürücüsü... olan davacı şirkete ait... plakalı araç ile sürücüsü davalı... olan ve diğer davalı ...a ait... plakalı ticari (taksi) aracın çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, davalı tarafın %100 kusuruyla sebebiyet verdiği kaza neticesinde müvekkiline ait aracın hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, müvekkili şirketin aracında meydana gelen araç değer kaybının tazmin edilmesi amacıyla karşı tarafa ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş'ye başvuru yapılmış olunsa da sigorta şirketi tarafından tarafımıza herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, arabuluculukta "Anlaşmama" ile sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle, davalı tarafın %100 kusuruyla gerçekleşen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti teknik bir husus olduğundan, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının ve kusur oranının tespiti için bilirkişİ incelemesi yaptırılmasına, fazlaya dair talep ve ıslaha ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL araç değer kaybının kaza tarihinden itibaren uygulanacak olan faiz ile beraber müşterek ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi 12/01/2023 - 12/01/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, dava konusu miktarın davacı tarafça belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak, Yargıtay tarafından hükmün eksik inceleme ürünü olarak değerlendirilmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespit bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından araç onarımına ilişkin davacının kasko şirketi olan ... SİGORTA A.Ş'ye 30/09/2023 tarihinde 41.599,02 TL ödeme yapıldığını, Sayın mahkemenin aleyhe tazminata hükmetmesi durumunda yapılan tüm ödemelerin kaza tarihindeki poliçe teminat limiti olan 120.000 TL'den mahsup edilmesini, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanmasını, davacının talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, haksız fiil sonucu davacının maliki bulunudğu araçta meydana gelen değer kaybı tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Davacı 12/07/2023 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı .... ... plakalı aracın sürücüsü,... işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde davacı vekili dosyaya sunulan 09/01/2024 tarihli dilekçe ekinde yer alan 05/09/2023 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde; Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan ...plakalı araç 12.01.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 12.07.2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. Davalı ... 'ın sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ...plakalı aracın işleteni ve diğer davalı... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişilerden alınan 23/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dosyanın tetkiki neticesinde, 1- Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından; * ... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/a ve 52/b maddeleri lal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU, *... plaka sayılı dava taraf araç sürücüsü ... kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI. 2- Değer Kaybı Bakımından; A-Dosyada yapılan inceleme neticesinde, Davaya konu aracın 12.07.2023 tarihli kazasında Ön tampon ve sol ön far parçalarından hasar aldığı, davaya konu aracın değer kaybına esas olacak kaporta onarımının olmadığı, Piyasa koşullarına göre Ön Tampon plastik parça, far cam parça olduğu olduğundan, NORMAL ŞARTLARDA DEĞER KAYBI OLUŞMAYACAĞI, Bununla Birlikte; B- Aracın 2023 model çok yeni bir araç olması, yaklaşık 49.000 TL (ön tampon ve far) onarım bedelinin TRAMER kaydında görülecek olması nedeniyle DEĞER KAYBINA OLUŞACAĞI görüş kanaat ve tespite varıldığı, buna göre; * 2023 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 1.130.000 TL ile 1.140.000 TL olduğu, ortalama değerinin 1.135.000 TL olduğu, Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncezi rayici ile (3.150.000 TL) onarım sonrası rayici (3.135.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 15.000.00 TL olduğu " şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme hükme esas alınmıştır. Değer kaybı talebi yönünden dosya ele alındığında, mevcut otomotiv uzmanı bilirkişi davaya konu haksız fiil sonucu davacının maliki olduğu aracın hasar gören parçalarını tek tek yazarak ön tampon ve far parçalarının tramer kaydında gözükecek olmasından ötürü değer kaybının meydana geleceğini belirtmiştir. Plastik aksamın (tampon) ve mekanik aksamın (ön far) tamir ve değişimi nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı açıktır BURSA BAM. ... H.D.... K. ). Bu nedenle davacının maliki olduğu araçta zarar gören ön tampon ve far nedeniyle değer kaybının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili karar celsesinde bedel arttırım dilekçesi için mehil talep etmiş ise de; Emsal nitelikli Yargıtay 4. H.D 2023/3996 Esas, 2023/8750 Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda; davacı taraf, 19.12.2019 tarihinde aracın çalınmasına ilişkin olay nedeniyle doğan zararın tazmini için, 17.07.2020 tarihinde, belirsiz alacak ya da HMK'nın 107 nci maddesinden bahsetmeksizin, alınacak raporla tazminatın belirlenmesinden sonra artırım haklarını saklı tutarak eldeki davayı açmış olup, davanın HMK'nın 109 uncu maddesinde düzenlenen "kısmi dava" olduğunun kabulü gerektiği açıktır. Davalı vekilinin ıslahla artırılan kısım yönünden süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defini inceleyen İtiraz Hakem Heyeti'nin, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 41.000,00 TL tazminat talebinde bulunduğu, buna göre davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu, belirsiz alacak davası açılması ile zamanaşımının kesileceği, davacının 16.01.2023 tarihli dilekçesinin ıslah işlemi niteliğinde olmadığı, bu dilekçenin dava değerinin artırılması kapsamında olduğu, bu nedenle bilirkişi raporundan sonra artırılan miktar yönünden davalının zamanaşımına ilişkin definin reddi gerektiği gerekçesine dayanan zamanaşımı değerlendirmesi, açıklanan nedenlerle yerinde olmamıştır. " şeklinde karar vermiştir. Emsal alınan ilam ile birlikte davacı tarafın dava dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; dava dilekçesinde açıkça ıslaha ilişkin hakkın saklı tutulduğu, HMK' nun 107. Maddesine dayanılmadığı görüldüğünden davanın kısmi dava olarak açıldığı kanaatine varılmakla bedel arttırım için mehil verilmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ...tarafından yatırılan ve harcanan 30,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak ismi belirtilen davalıya verilmesine, 5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024 Katip ... E imza Hakim ... E imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1054, K. 2024/777, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1054-e-2024-777-k-b306c304b546