İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/118 E. 2024/153 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/118
- Karar No
- 2024/153
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/118 Esas KARAR NO : 2024/153 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2023 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...,02.09.2022 tarihinde doğum yapmak üzere ( öncesinde hamileliği esnasında da takibi altında bulunduğu doktor olması nedeni ile ) Dr.... tarafından doğumun gerçekleştirilmesi için ... Hastanesine yatış yapmış ve 02.09.2022 tarihinde sezaryenle doğum gerçekleştirilmiş olduğunu, doğum sonrasında müvekkilinin midesi çok bulanmış ,gaz sancısı yaşamış ve karnı patlayacak gibi olup şiddetli karın ağrıları yaşamış olduğunu, Doktoru gaz olmasının normal olduğunu, bu durumun narkozun etkileri olduğunu söylemiş olduğunu, Hastane görevlileri sonda da kan görünce Dr....’e haber vermişler doktor ise bu durumun da normal olduğunu hastanın su içmesi ile geçeceğini söylemiş olduğunu, Hatta bu süreçte müvekkillerine verilen antibiyotik çok ağır geldiği için bebek kan kusmuş ve bu nedenle bebeğin midesi yıkanmış olduğunu, Müvekkilimiz bu durumdan çok endişelenmiş ve korkmuştur. Halen dahi çocuğunu sürekli kontrol etmekte ,endişelenmekte olduğunu, Çocuğunun o durumunun yarattığı travmayı üstünden atamamış olduğunu, Davalılar tarafından gerçekleştirilen operasyon neticesinde, müvekkil sadece ekonomik anlamda değil psikolojik ve ailevi açıdan da bir daha onarılamayacak derecede yıpranmış olduğunu Müvekkilinin uğradığı zaralar ve bundan sonrasında yaşayacağı zararlar ve iş gücü kaybı nedeniyle şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi, Müvekkilinin bu durum nedeniyle yaşamış olduğu ve yaşayacağı elem ve ızdıraptan ötürü , bedensel ve ruhani zararları halen devam etmekte olduğundan henüz kesinleşmemiş durumdaki belirsiz alacak olan 500.000.TL manevi tazminatın arabuluculuk anlaşmama tutanağı tarihi olan 03.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Eksik olması halinde tamamlama imkânı verilmeyen, iddia edilen her bir vâkıanın hangi delillerle ispat edileceği hususu dava dilekçesinde yer almamakta olup tamamlama imkânı da verilmediğinden öncelikle usûl bakımından davanın açılmamış sayılmasına, TBK m. 50 gereğince zararın ve kusurun ispatı açısından ispat yükünün, zarar gördüğünü iddia eden karşı tarafta olduğunun tespiti ile davasını ispat edemeyen davacı tarafın davasının reddine, Dava, zamanaşımına uğramış olmakla davanın zamanaşımı nedeniyle de reddine; Hukukî açıdan hekimin sorumluluğundan söz edebilmek için, hukuka aykırı eylem, zarar, zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağı ve kusur unsurlarının birlikte bulunması gerektiği halde söz konusu şartların mevcut olmaması nedeniyle sorumluluğun bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı davanın reddine, Davanın açıkça hukuka aykırı olması nedeniyle usûl ve esas bakımından reddi gerekmekle ve kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, manevî tazmînat taleplerinin zenginleşme aracı olarak kullanılamaması nedeniyle davanın reddine, Neticede davanın usûl ve esas bakımından reddine; yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil hastane genel cerrahi hekiminin de önerisiyle kontrolü devam etmiştir. Ertesi gün olan 06.09.2022 tarihinde (postop 4.gün) davacı hastanın şikayetleri azalmış; kontrol filminde gaz görüntüsü azalmış, batın rahat; bağırsak sesleri hiperaktif olup, spontane idrar yapıyor, ayakta geziniyor durumdadır. Saat 16:30 sularında Bebek ....’ın meme başında oluşan çatlak nedeniyle anne sütü ile birlikte kan yutması neticesinde bebeğin kanlı kustuğu belirtilmiş ve Bebek ...., müvekkil hastane sağlık çalışanları tarafından bebek odasına alınmış ve mide lavajı yapılmış; 18:30’da ailesine teslim edilmiştir. Davacı, daha sonra müvekkil hastaneye başvurmamıştır. Davacıya, diğer başvurduğu sağlık kuruluşlarında nasıl ve hangi işlemlerin yapıldığı tarafımızca bilinmemektedir. Bu kapsamda, sayın mahkemeden davacının dava dışı başvurmuş olduğu tüm sağlık kuruluşlarından davacıya ait tıbbi kayıtların celbini istemesini, Haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz olarak açılmış olan davanın esastan reddine, usul ve yasaya aykırı talep edilen maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy ...Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan dava mahkemenin 29/09/2023 tarih, ...karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilerek mahkememiz iş bu esasına kayıt olmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018) 07/11/2013 tarihinde kabul edilen ve 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'nin 28835 Sayısında yayınlanarak yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinin d)bendinde "Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu", ı)bendinde "Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", k)bendinde "Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", l)bendinde "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73.maddesinin 1.bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun’un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; davanın davacının tedavisinden kaynaklı uğramış olduğu zararın tazmini için maddi manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, her ne kadar Bakırköy .... Tüketici Mahkemesince sigorta şirketinin davalı olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, sigorta şirketinin taraf olduğu her dava ticari nitelikte olmadığı gibi davacının tüketici olduğu, hekim ile birlikte sigorta şirketine açılacak davanın tüketici mahkemesinde açılması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünün Tüketici mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden mahkememizin karşı görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi Dosya No: 2021/246 Karar No: 2022/2838 emsal nitelikte kararı) HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- Görevli Mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA ; 3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararına karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren olumsuz görev uyuşmazlığının halli için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'ne re'sen gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/02/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır