İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/397 E. 2024/1067 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/397
- Karar No
- 2024/1067
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/397 Esas KARAR NO : 2024/1067 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/05/2022 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkili Şirket ile davalı şirket arasında 20.05.2021 tarihli devir senedi başlıklı sözleşme ile, “Ege Serbest Bölgesi’nde,... S.B. Yalçın Yolu, No:... Gaziemir, İzmir” adresinde bulunan ... Parsel nolu üst yapının devri sözleşmesinin akdedildiğini, işbu devir sözleşmesi öncesi, taraflar arasında 20.11.2020 tarihli “Üst yapı Hakkı Devir Sözleşmesi” başlıklı sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşmenin 1.maddesinin son fıkrasında “Alıcı tarafından Ege Serbest Bölgesi’nde şirket kurulmasının ardından bu sözleşme hükümleri yeni şirkete devir edileceği”nin kararlaştırıldığını, müvekkil şirket “... Electronics Elektronik Ekipman Sayaç Ve Akıllı Sistemler Eğitim Üretim Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi” adı ile “...Mahallesi, Ankara Asfaltı Cad., No:..., Konak, İzmir” adresinde kuruluş işlemlerini tamamladıktan sonra unvan ve adres değişikliği yapmak suretiyle “... Elektronik Anonim Şirketi” adı ile "... Mahallesi ... İç Kapı No:...Bornova İZMİR" adresinde faaliyetine devam ettiğini, müvekkil Şirket ile davalı şirket arasında 20.05.2021 tarihli devir senedi başlıklı sözleşmenin 3.maddesine göre; "3.1- Üst yapı hakkının devir bedeli 1.150.000,00 Euro olup, sözleşmenin imzalanmasına müteakip 50.000,00Euro kaparo bedeli devralan tarafından sözleşme hakemi olarak kararlaştırılan ...’nın banka hesabına gönderileceği, 3.3- Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü’nün sözleşme konusu devir ile ilgili başvuruyu uygun görmesi ve uygunluk vermesi halinde 4 haftalık süre içerisinde şirket kurularak üst yapı devir bedelinin ödeneceği, bu sürenin 30.04.2021 tarihini geçemeyeceği, sürenin geçmesi durumunda satıcı tarafa en fazla 30.06.2021 tarihine kadar süre verileceği, 3.4- satıcı satıştan vaz geçer ya da bu sözleşme hükümlerine aykırı davranırsa 50.000Euro kaparo bedelinin iade edileceği, 50.000Euro cezai şartın alıcının talebinden itibaren bir hafta içerisinde ödeneceği" hususlarının kararlaştırıldığını, Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’ne başvuru ve Türkiye’de şirket kurulması işlemleri için aynı zamanda sözleşmenin hakemi de olan ...’ya ait ...Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Limited Şirketi'nce anlaşma yapıldığını, müvekkil şirket adına Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’ne işbu danışmanlık firması tarafından başvuru yapıldığını, davalı şirket ile iletişimin de işbu danışmanlık firması tarafından yürütüldüğünü, ...Şirketinin yazışmalarında kurulacak şirketin ana sermaye ödemesinin 15.06.2021 tarihinde yapılacağının planlandığı ancak pandemi şartları sebebiyle 21 Haziran haftası bakanlık onayını takiben sermaye ödemesinin gerçekleştirileceğinin belirtildiğini, Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’ne yapılan başvuru Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’nün 28.06.2021 tarih ve ... sayılı yazıları ile 30 gün içinde talep edilen belgelerin gönderilmesinin istendiğini, 20.05.2021 tarihli devir senedi başlıklı sözleşmenin 3.4 maddesi uyarınca “Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü’nün sözleşme konusu devir ile ilgili başvuruyu uygun görmesi ve uygunluk vermesi halinde 4 haftalık süre içerisinde şirket kurularak üst yapı devir bedelinin ödeneceği” belirtilmişken, Covid19 pandemisi sebebiyle yurtdışı uçak seferlerinin iptal edilmesi vb kısıtlamalar sebebiyle müvekkil şirketin kuruluş işlemlerinin 03.08.2021 tarihinde yapıldığını, bu süreçte davalı şirket Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’ne başvuru yaparak üst yapı devrinden vaz geçtiğini bildirdiği için, devir işlemi yapılamadığını, bu hususun Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’nün 04.08.2021 tarih ve ...sayılı yazıları ile bildirildiğini, davalı şirketin işbu devir sözleşmesini tek taraflı ve haksız olarak fesh ettiğini, sözleşme hakemine verilen kaparo bedeli, devir gerçekleşinceye kadar hakemde kalacak bir meblağ olup, bu meblağın geç ödenmesinden mütevellit davalı şirketin herhangi bir zarar görmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar sözleşmede en geç devir bedelinin 30.06.2021 tarihine kadar yapılacağı öngörülmüş ise de bu bedelin Serbest Bölge onayından sonra şirketin kurulmasına müteakip dört hafta içerisinde yapılacağı kararlaştırıldığından, işbu 30.06.2021 tarihinde ödeme yapılmadığı gerekçesiyle sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, aynı şekilde, müvekkil şirketin devir alma işlemlerinde devredenin tespiti, şartları vs. hususlarda ...şirketi ile iletişim kurduğu aşikarken süreç hakkında bilgilendirme yapılmadığının da doğru olmadığını, satış bedeli 1.150.000,00 Euro olarak belirlendiği için, davalının belirsizlik nedeniyle satın alma yapamadığı, maliyet artışları, %100’e varan artış olduğu şeklindeki iddiaları da doğru olmadığını, 20.11.2020 tarihinde T.C. Merkez Bankası kayıtlarında döviz alış kuru 8.9950TL olup, 25.08.2021 tarihinde 9.8404TL olduğunu, arabuluculuk başvurularında aynı bedelle almak istediklerini belirttiklerinde ise 17.12.2021 tarihinde 1Euro =18.5044TL olduğunu, dolayısı ile davalı şirketin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshinde haksız olduğunu, müvekkil şirketin işbu devir sözleşmesi sebebiyle ...adlı danışmanlık şirketine devir ile ilgili, harç, masraf ve ücret ödemek zorunda kaldığını, ayrıca arabuluculuk başvurularının davalı şirket tarafından reddedilmesinden sonra fabrika satın almak zorunda kaldığını, İzmir İli, Çiğli İlçesi, ... Mahallesi... parsel sayılı taşınmazı 14.02.2022 tarihinde 30.400.000,00TL bedelle satın aldığını, 608.582,50TL döner sermaye ve tapu harcı ödemek durumunda kaldığını, Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın ...E. Sayılı Ticari Dava Şartı Arabuluculuk dosyasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığına dair tutanak tutulduğunu, tüm bu sebeplerle sözleşme gereği belirlenen 50.000,00Euro cezai şart ile sözleşmenin ifası için müvekkil şirket tarafından yapılan harcamaların yapılacak bilirkişi incelemesi neticesi hakkaniyete uygun olarak belirlenmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak niteliğinde 20.000,00-TL maddi tazminatın müvekkil şirkete ödenmesi için mahkemeye başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; taraflar arasında düzenlenen 20.05.2021 tarihli devir senedi başlıklı sözleşme ile 20.11.2020 tarihli “”Üst yapı Hakkı Devir Sözleşmesi” başlıklı sözleşme hükümleri uyarınca kararlaştırılan cezai şart 50.000,00-Euro ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek 20.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren belirlenecek T.C.Merkez bankası Kısa vadeli kredi reeskont faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin 14/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; 50.000,00-Euro cezai şart alacağı ile 1 Euro sözleşmenin haksız feshinden doğan maddi tazminat istemli belirsiz alacak davası talebinde bulunduğu görülmüştür. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; öncelikle usul ve yasaya aykırı davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafından yatırlan harç miktarı talep sonucu ile talep edilen miktar doğrultusunda eksik olup eksik harcın ikmali gerektiğini, davacı tarafından 20.000,00 TL üzerinden dava harcı ikmal edilmiş olup davacının talebi 20.000,00 TL'ye ilavaten 50.000,00 Euro olduğunu, TCMB'nın dava tarihi olan 11.05.2022 tarihli verileri dikkate alındığında davacı tarafından talep edilen 808.105,00 TL (50.000 X 16,1621) üzerinden eksik harcın ikmali gerektiğini, söz konusu harcın ikmali için karşı tarafa süre verilmesini harç eksikliğinin tamamlatılmasını talep ettiklerini, ayrıca davacı tarafından beyan edilen cezai şarta ilişkin sözleşme içeriklerinin yanlış beyan edildiğini, cezai şart talebine dayanak olarak 20.05.2021 tarihli devir senedi başlıklı sözleşmeyi dayanak göstermiş olup söz konusu 20.05.2021 tarihli devir senedi sözleşmesi taraflar arasında akdedilen 20.11.2020 tarihli Üst yapı Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında müvekkille yükletilen devir yükümlülüğüne ilişkin sözleşme olduğunu, 20.11.2020 tarihli Üst yapı Hakkı Devir Sözleşmesi "3.4- Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü’nün sözleşme konusu devir ile ilgili başvuruyu uygun görmesi ve uygunluk vermesi halinde 4 haftalık süre içerisinde şirket kurularak üst yapı devir bedelinin ödeneceği, bu sürenin 30.04.2021 tarihini geçemeyeceği, sürenin geçmesi durumunda satıcı tarafa en fazla 30.06.2021 tarihine kadar süre verileceği, "şeklinde ki madde hükmü açıkça alıcı tarafa en geç 30.04.2021 tarihinde kadar Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapmasını, başvurusunu eksiksiz olarak tamamlamasını ve uygunluk verilmesi halinde müvekkil tarafından gerekli işlemler yapılarak devirin gerçekleşeceğini açıkça hüküm ve sonuca bağladığını, davacı tarafından 20 Kasım 2020 tarihinden 30 Mayıs 2021 tarihinde kadar gerekli uygunluk yazısı ile müvekkille devir için hazır olduklarına dair bir bildirim yapılmadığını, müvekkilin davacının başvurusu ve sözleşmesinin ifasını süresi içerisinde talep edeceğine duyduğu güven ile daha geniş bir iş yeri için kira hazırlıkları yaptığını hatta kira sözleşmesi tanzim ettiğini, geniş iş yerine uygun yeni makineler sipariş ettiğini, ancak davacı tarafından belirtilen süreler içerisinde bir uygunluk belgesi ile talepte bulunulmadığını, davacı tarafından sunulan Ticaret Bakanlığı Ege Serbest Bölge Müdürlüğü'nün ... sayılı yazısı söz konusu talebin alıcı tarafından 03.06.2022 tarihinde yapıldığını alıcı tarafa eksik evrakları tamamlaması için 30 günlük süre verildiğini yani 30.04.2021 tarihinden en az dört hafta öncesine kadar müvekkil satıcı şirkete devire hazır olunduğuna dair bir başvuru sonucu ile başvuruda bulunulmadığını açıkça ortaya koyduğunu, alıcı tarafından en geç 30.06.2021 tarihine kadar sözleşme bedelinin ödenmesini de şart koşulmuş olup 30.06.2021 tarihine kadar hiç bir bedel ödemesi de yapılmadığı gibi alıcı davacı tarafından başvurular dahi tamamlanamadığını, bu hususlara rağmen eksik evrakları tamamlama sürelerinin davacı tarafından 23.07.2021 tarihinde sona erdiğini, davacı tarafından bu süre zarfında da söz konusu başvuruların tamamlandığı ve ödemelerin yapıldığına dair bir belge ve bilgi sunulmadığını, müvekkil alıcı tarafından haklı olarak sözleşme 24.08.2021 tarihinde fesih edildiğini, 20 Kasım 2020 tarihli sözleşme içeriği covid-19 pandemesinin ortaya çıkması yani 2020 yılı mart ayından sonra imzalanmış olup davacı tarafından devir için gerekli olan şirket kuruluşunun bu nedenle gerçekleştiği iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, sözleşmenin imza anında covid-19 pandemisi mevcut olup sözleşme tarihinde taraflarca öngörülen ve mevcut olan pandeminin özgürlemez olduğu iddialarının kabul edilemeyeceğini, bu hususla birlikte davacı tarafından 20 Kasım 2020 tarihinden 15 Haziran 2021 tarihine kadar şirket kurulmasına ilişkin hiç bir girişimde bulunulmadığının açıkça dava dilekçesinde beyan edildiğini, 30 Haziran 2021 tarihi sözleşme ile belirtilen 30 Nisan 2021 tarihine ek söz konusu pandemi riski gibi tarafların elinde olmayan nedenler ile ortaya çıkan gecikmeler nedeniyle konulmuş ikinci bir kesin süre olup 30 Nisan 2021 tarihli ilk kesin süreye kadar davacı tarafından şirket kurulmasına ilişkin hiç bir girişimde bulunulmadığını, davacı ilk kesin süreden sonra ikinci kesin olduğu belirtilen sürenin sonlarına doğru işlemlere başladığını beyan etmiş olup açıkça 30 Haziran 2021 tarihine kadar şirket kuruluşunu yapamadığını bedeli ödemediğini ve müvekkil satıcı'ya devire hazır olduğunu bildirmediğini ikrar ettiğini, bu hususlar ile birlikte açıkça davacının beyanlarından görüleceği üzere 15 Haziran 2021 tarihinde şirket kurulma işlemlerine başlandığını 3 Ağustos 2021 tarihinde işlemlerin tamamlandığını beyan etmiş olup söz konusu sürecin yaklaşık 1,5 ay sürdüğünün görüldüğünü, 20 Kasım 2020 tarihinden 30 Nisan 2021 tarihine kadar yaklaşık 5 aylık süreç içerisinde hiç bir girişimde bulunulmamış olduğunun görüldüğünü, pandemi döneminde akdedilen sözleşmenin kendilerine düşen edimlerinin pandemi nedeniyle gerçekleşmediği iddialarının açıkça iyi niyetten uzak iddialar olduğunu, davacı tarafından ilk kesin süre içerisinde hiç bir girişimde bulunulmadığı açık olup açıkça görüleceği üzere 5 aylık süre içerisinde pandemi sürecinde 1,5-2 aylık süre içerisinde kendi üzerilerine düşen edimler yerine getirebilecekken aksinin iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, 30 Haziran 2021 tarihli ikinci süre sözleşme içeriğinde kesin süre olarak ön görüldüğünü, bu durumun varlığı ikili bir değerlendirme yapılmasını zorunlu kılmakta olup 30 Nisan 2021 tarihinden önce başlanmış ancak davacının elinde olmayan nedenler ile yapılamamış işlemler olmayıp 20 Kasım 2020 tarihinden 15 Haziran 2021 tarihine kadar hiç bir işlem yapmayan basiretli bir tacirin söz konusu durumu öngörmesinin kendisinden beklenebileceğini, davacı şirketin yeni almış olduğu yere ilişkin ve şirket kurulmasına ilişkin yapmış olduğu maddi zararların bulunduğu talebinin kabulünün mümkün olmadığını, şöyle ki; davacının beyanlarının haklı olduğunu kabul etmemekle birlikte söz konusu şirket kurma işlemlerinden davacı tarafın hiç bir zararı bulunmamakta olup davacı tarafından yeni alındığı söylenen işletmenin de ticari faaliyet yapılması için söz konusu danışmanlık işlemleri ile şirket kurulması gerekeceğini, mevcut ticari faaliyeti için kurulan şirketin atıl duruma düşmediğini, halen davacı tarafça ticari faaliyetinde kullanıldığını, diğer zarar iddialarının da kabulü mümkün olmayıp davacı taraf kendi edimlerini yerine getirmeyerek müvekkil şirketi zarara uğrattığını, müvekkil şirket davacı şirketin edimlerini ifa edeceği ve iş yerini devredeceğine duyduğu güven ile iş yeri kiralamış yeni iş yerinin daha geniş olması nedeniyle yeni makineler satın aldığını, ancak davacının eylemleri nedeniyle kullanmadığı fabrikaya kira ödemiş sözleşmeden dönmesi nedeniyle zarar ödemesi yapmış mevcut dava konusu yerin kiralanan yere göre küçük olması nedeniyle aldığı makineleri kullanmamış atıl vaziyette durduğunu, davacının haksız eylemleri ve süresi içerisinde edimlerini ifa etmemesi nedeniyle gerekli arabuluculuk işlemlerinin yapılması akabinde davacı şirketten cezai şart ve müvekkil şirketin iş bu sözleşmeden doğan zararlarına ilişkin davacı şirketten talep hakları saklı olup gerekli taleplerde bulunulacağını, davacı şirket ile yapılacak arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması halinde cezai şart ve zarar tazminine ilişkin açılacak olan davanın birleştirilmesinin talep edileceğini, açıklanan nedenlerle; davacı tarafından açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER :Davacı vekili iddiasını ispata yönelik olarak; Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın ...E. Sayılı taraflar arasında anlaşma olmadığına dair 10.01.2022 tarihli Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı, 20.05.2021 tarihli “Devir Senedi” başlıklı sözleşme, 20.11.2020 tarihli “Üst yapı Hakkı Devir Sözleşmesi” başlıklı sözleşme, Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’nün 28.06.2021 tarih ve ... sayılı yazısı, Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’nün 04.08.2021 tarih ve ... sayılı yazısı, davalı şirketin 25.08.2021 tarihli e-posta ile gönderdiği feshi ihbar bildirimi, Üst Yapı Devrine İlişkin Ege Serbest Bölge Müdürlüğü kayıtları, ücret makbuzları, devir izin-ruhsat dosyası, ...Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Limited Şirketi ile yapılan Ege Serbest Bölgede üretim yapabilmek için satın alma ve ruhsat işlemleri, muhasebe ve danışmanlık hizmetleri için yapılan sözleşme, ...Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Limited Şirketi ile müvekkil şirket arasındaki e-posta yazışmaları, ...Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Limited Şirketi’ne işbu üst yapı devri ile ilgili yapılan ödemelere ilişkin makbuzlar, davalı şirket ile e-posta yazışmaları, İzmir İli, ... İlçesi, Sasalı Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın satın alınmasına ilişkin tapu kaydı, döner sermaye ve tapu harcı makbuzları, uzman bilirkişi incelemesi, tanık ve sair yasal delillere dayandığı görülmüştür. Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nı... E. Sayılı taraflar arasında anlaşma olmadığına dair 10.01.2022 tarihli Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı, 20.05.2021 tarihli “Devir Senedi” başlıklı sözleşme, 20.11.2020 tarihli “”Üst yapı Hakkı Devir Sözleşmesi” başlıklı sözleşme, Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’nün 28.06.2021 tarih ve ... sayılı yazısı, Ticaret Bakanlığı Ege Serbest Bölge Müdürlüğü belge ve bilgileri, Banka Hesap Hareketleri, Bilirkişi, Yazılı Her Türlü Belge, Tanık, İsticvap ve Yemin dahil her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür. Tarafların dosyaya celbini talep ettikleri bilgi ve belgeleri dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının konusunda uzman SMMM... ile nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi Doç. Dr....dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 27/11/2023 tarihli raporda özetle; Tarafların yasal defterlerinde yapılan mali inceleme sonucunda her iki tarafın defterinde karşı tarafa ait kayıt ve cari hesap bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda, davacı şirketin kurucuları tarafından 21.12.2020 tarihinde ödenen 50.000,00-Euro avansın sözleşme hakemi olarak tayin edilen davadışı ...’nın banka hesabına gönderildiği, davacı şirketin kuruluş işlemlerinin ve taraflar arasındaki sözleşme işlemlerinin dava dışımali müşavirlik firması ...Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ltd.Şti tarafından gerçekleştirildiği ve verilen hizmet/masraf tutarı toplamının 51.251,46-TL tutarında olduğu, davacı ile davalı arasındaki 20 Kasım 2020 tarihli sözleşmenin 3.4 maddesinde, Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü’nün sözleşme konusu devir ile ilgili başvuruyu uygun görmesi ve uygunluk vermesi halinde 4 haftalık süre içerisinde şirket kurularak üst yapı devir bedeli ödeneceğinin belirtildiğini, sözleşmenin devamında bu sürenin 30.04. 2021 tarihini geçmeyeceği, bununla birlikte satıcıya 30.06.2021 tarihine kadar süre verileceği belirtilmiş olup, bu tarihin son tarih olup kesin süre olduğu, bu açıdan satıcının TBK m. 124/b.3 gereğince, söz konusu tarihin geçmesinden sonra süre vermeden sözleşmeden dönebileceği, bununla birlikte, davalı şirketin TBK m. 125 gereğince, dönmeye ilişkin bildirimi derhal yapması gerekirken, bu esasa uygun hareket etmediği sonucuna varılabileceği, 20 Kasım 2020 tarihli sözleşmenin 3. Maddesinde satıcının herhangi bir keyfiyete bağlı olarak satıştan vazgeçmesi veya sözleşme hükümlerine aykırı davranması durumunda, 50.000,00 Euro kapora bedelini iade edeceği, bunun yanı sıra 50.000 Euro tutarında cezai şartı ödeyeceğinin öngörüldüğü, söz konusu sözleşme hükmü çerçevesinde, üst yapıyı devir borçlusu olan davalının aldığı kaporayı iade etmek ve cezai şartı ödemek suretiyle sözleşmesel ilişkiden kurtulma imkanın varlığı karşısında, 20 Kasım 2020 tarihli sözleşmede öngörülen cezai şartın dönme cezası olduğu, davalı şirketin süresi içinde dönme bildiriminde bulunmadığı ve bununla bağlı olarak üst yapının devrinden keyfi olarak vazgeçtiği sonucuna varıldığı takdirde, 50.000 Euro kapora parasıyla dönme cezası olarak öngörülen 50.000 Euroyu ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varılabileceği, buna karşılık, davacının sözleşmesel edimlerini zamanında yerine getirmediği ve sözleşmesel ilişkinin davalı tarafından feshinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılması durumunda, davalı şirket cezai şart ödemekle yükümlü olmayacağı gibi, kaparo bedelinin de iadesi de gündeme gelmeyeceği, davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiği sonucuna varıldığında, dönme cezasının niteliği gereği, davacının daha fazla zararı ortaya çıksa dahi, dönme cezasının aşan zararını talep edemeyeceğini, nihai takdirin sayın mahkemeye ait olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür. Taraf vekillerinin itirazlarına binaen, dava dosyasının bilirkişi heyetine tevdi ile, taraflar arasındaki sözleşmeden dönme bildiriminin mail yolu ile yapıldığı, 25/08/2021 tarih ve sözleşmenin eylemli olarak sona erdirildiği kabul edilen 04/08/2021 tarihi itibarı ile tarafların sözleşmede üstlendikleri edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmedikleri, iş bu tarih itibarı ile hangi edimlerin kimler tarafından yerine getirilmediği, bu kapsamda davacının sözleşmeden dönme hakkının doğup doğmadığı, feshin haksız olduğunun kabulü halinde, davalının davacıya ödemesi gereken cezai şart miktarı ile davalıdan talep edilebilecek zarar kalemleri ve miktarlarını gösterir, dosya kapsamına uygun, itirazları karşılar ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 15/07/2024 tarihli ek raporda özetle; Taraflar arasındaki sözleşmeden dönme bildiriminin mail yolu ile yapıldığı, 25/08/2021 tarih ve sözleşmenin eylemli olarak sona erdirildiği kabul edilen 04/08/2021 tarihi itibari ile tarafların sözleşmede üstlendikleri edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmedikleri, iş bu tarih itibarı ile hangi edimlerin kimler tarafından yerine getirilmediği, konularında yapılan incelemelerde; a) Davalı (Satıcı) Wongbrella'nın sözleşmenin 4.1- ve 4.2. md deki düzenlemeleri 30.04.2021 tarihine kadar yerine getirdiğine dair bir belge görülememiş olup, davalının 4. Maddede düzenlenen edimini tam olarak yerine getirmediği sonucuna varılması mümkün olup nihai takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğunu, ayrıca davacı taraf TBK m.97 anlamında ödemezlik definden söz etmişse de, ödemezlik definin dava konusu olay bakımından uygulama alanı bulmasının olanaklı olmadığını, ödemezlik definden söz edilebilmesi için tarafların edimlerini aynı anda en azından davacı şirketten önce ifa etme ile yükümlü olması gerektiğini, halbuki, dosyada yer alan tarafların edimlerini gösteren zaman çizelgesi incelendiğinde, tarafların edimlerinin aynı anda ifa ile yükümlü olmadıklarının görüldüğünü, davacı şirketin (... şirketi) kurulma aşaması tamamlandıktan sonra davalının fabrika binasını boşaltması gerektiğinin belirtildiğini, b) Sözleşmenin 3.4. maddesinde düzenlemeye göre, Davacı tarafça yapılması gereken başvuru yönünden, sözleşmede Bakanlığa uygunluk için en geç başvuru süresi olarak belirtilen 30.04.2021 den sonra ve satıcı tarafından en fazla verilebilecek süre olarak açıklanan 30.06.2021 tarihinden önce 03.06.2021 tarihinde devrin uygunluğu için başvuru yapıldığının belirlendiğini, bu durumda davacı tarafın başvuruyu gecikmeli olarak yaptığı sonucuna varılmasının mümkün olduğunu, diğer taraftan Bakanlığın devrin uygun olduğunu ve 30 gün içinde ruhsat başvurusunun yapılması gerektiğini davacıya bildirdiği 28.06.2021 tarihli cevap yazısına göre, davacıya ruhsat başvurusu için 30 gün süre verildiği ve sürenin 24.07.2021 tarihinde dolduğu, bu süre içinde davacı...Elektronik tarafından ruhsat başvurusu yapılmadığı ancak 28.06.2021 tarihinde süre uzatımı talep edildiğinin tespit edildiği, bu tespitlere göre Davacı tarafça fesih tarihinden önce ruhsat başvurusu yapılmadığı, yine davacı tarafça kurulacak şirketin 03.08.2021 tarihinde sözleşmeye göre gecikmeli olarak kurulduğu, devir bedelinin de sözleşmede düzenlenen son süre olan 30.06.2021 tarihine kadar ödenmediğinin belirlendiği, Bu kapsamda davalının sözleşmeden dönme hakkının doğup doğmadığı, konusunda yapılan incelemede; Kök raporda da davacının sözleşme gereğince edimini yerine getirmesi için belirlenen süre en geç 30.06.2021 tarihi olarak tespit edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme hükmü dikkate alındığında bunun kesin vade olarak belirlendiğinin görüldüğü, Davalı tarafın sözleşmeden dönüldüğüne ilişkin davacıya TBK m. 125/2 gereğince hemen bildirimde bulunması gerektiğini, kanunun alacaklı için hangi yolu seçtiğini derhal beyan etmesini aramasının sebebi, borçlu aleyhine spekülasyon yapılmasını önlemek olduğunu, eğer alacaklı dilediği zaman dilediği yolu seçme imkanına sahip olursa kendisini riske sokmadan spekülasyon yapma imkanına sahip olurdu. Halbuki sürenin sonunda alacaklı hangi yolu seçtiğini beyan ederse borçlu için kararsızlık söz konusu olmayacağı gibi alacaklının spekülasyon yapma imkanının da gündeme gelmeyeceğini, kök raporda da belirtildiği üzere sözleşme 03.08. 2021 tarihinde eylemli olarak feshedildiği ve 25.08. 2021 tarihindeyse mail yoluyla fesih bildiriminde bulunulduğu, davalı şirketin 30.06.2021 tarihinden hemen sonra fesih bildiriminde bulunmadığını belli bir süre daha beklediğini, bu süre içindeyse davacı şirketin kurulma sürecinin devam ettiğinin görüldüğünü, sayın mahkemece davalı tarafın derhal bildirimde bulunduğu sonucuna varırsa, davalı tarafından sözleşmenin feshinin hukuka uygun olduğu, aksi sonuca ulaşması halinde davalının haksız olduğu sonucuna varılabileceğini, Feshin haksız olduğunun kabulü halinde, davalının davacıya ödemesi gereken cezai şart miktarı ile davalıdan talep edilebilecek zarar kalemleri ve miktarları yönünden yapılan incelemede; Davalı şirketin feshinin haksız olduğu sonucuna varılması durumunda, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan 50.000 Euroluk dönme cezasını davacıya ödemesi gerektiğini, tarafların dönme cezası öngörmelerinin altında yatan temel sebebin, borçlunun dönme cezası ödeyerek ve başka bir tutardan sorumlu olmayarak sözleşmesel ilişkiden kurtulmasına olanak sağlamak olduğunu, bunun sonucu olarak, dönme cezası borçlusu, herhangi bir haklı gerekçe olmadan sözleşmesel ilişkiyi sonlandırdığında, sözleşmenin diğer tarafının uğradığı zarar daha fazla olsa bile haksız feshi yapan kişiden talep edilebilecek tutar sözleşmede öngörülen dönme cezasıyla sınırlı olduğunu, her ne kadar davacı taraf cezai şartı aşan zararların talep edilebileceği bu noktada sadece ispat yükünün davacı tarafa geçtiğini belirtmişse de, taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen tutar niteliği itibariyle dönme cezası olduğunu, cezai şartı zararların talebi ifa eklenen cezai şart ile seçimlik cezai şartta gündeme gelebileceğini, dönme cezasında niteliği gereği talep edilecek tutarın dönme cezasıyla sınırlı olduğunu, davacı yan bakımından oluşan zarar dönme cezasından daha fazla olsa bile, öngörülen dönme cezasından daha fazla bir tutarın zarar adı altında istenmesinin olanaklı olmadığını, nihai olarak davalı şirketin sorumluluğunun 50.000 Euro’luk dönme cezası ve 50.000 Euroluk kaporanın iadesinden ibaret olacağını rapor ve beyan ettiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME :Dava; üst yapı devir sözleşmesinden doğan, cezai şart alacağı ve sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında akdedilen 20/11/2020 ve 20/05/2021 tarihli üst yapı hakkı devir sözleşmesi kapsamında, tarafların üstlendikleri edimleri öngörülen tarihlerde ve şekilde yerine getirip getirmedikleri, edimlerin yerine getirilmemesinde mücbir sebep bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davalı tarafın sözleşmenin feshinde haklı olup olmadığı, sözleşmenin feshinde davalı tarafın haksız olduğunun kabulü halinde, sözleşme kapsamında, davalı tarafın davacıya cezai şart alacağı ödemesi gerekip gerekmediği, gerekiyorsa ne miktarda cezai şart ödemesi gerektiği ile sözleşmenin feshinden dolayı davacının zararının oluşup oluşmadığı, ne suretle oluştuğu ve oluşan zarar miktarı ile bu zararın davalıdan talep edilip edilemeyeceği, davanın açılmasından önce davacı tarafça, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin zorunlu arabuluculuk talebinde bulunup bulunmadığı, bu kapsamda dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmıştır. Tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, dosyaya temin edilen belge ve kayıtlar ile, dosya kapsamına uygun benimsenen bilirkişi heyeti raporu içeriğine göre; Taraflar arasında akdedilen ve taraflarca inkar edilmeyen 20/11/2020 ve 20/05/2021 tarihli üst yapı hakkı devir sözleşmesi kapsamında, davacının devri öngörülen üst yapının kullanım hakkına ilişkin işletme ruhsatını alıp, sözleşme bedelini en geç 30/06/2021 tarihinde ödemesi gerektiği düzenlenmiş ise de, davacının sözleşmede kararlaştırılan iş bu sürede işletme ruhsatını alıp sözleşme bedelini davalıya ödemediği hususu sabit olmakla birlikte, davacının sözleşmenin ifasına yönelik faaliyetlerini sürdürdüğü, davalının ise sözleşmede kararlaştırılan sürenin sona erdiği tarih itibarı ile Türk Borçlar Kanunu'nun 125. Maddesine göre, sözleşmeyi feshettiğini davacı tarafa derhal bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği, sözleşmeyi feshettiğine dair ihtarın 25/08/2021 tarihinde e-mail yolu ile davacıya iletildiği ancak iş bu tarihten önce 03/08/2021 tarihinde sözleşmeden vazgeçtiği, dava dışı ...'a bildirerek sözleşmeyi eylemli olarak sona erdirdiği kanaatine varılmıştır. TBK nun 125. Maddesine göre, sözleşmeyi feshettiğini, verilen kesin sürenin sonunda davacıya bildirmeyen davalının yine TBK nun 125/1. Maddesine göre, hakkını sözleşmenin aynen ifası ve gecikme sebebi ile tazminat yönünde kullandığının kabulü gerektiği, iş bu nedenle taraflar arasında sözleşmede kararlaştırılan kesin ifa süresinin dolmasına müteakiben, davacının sözleşmenin ifa edileceği inancı ile sözleşmede kararlaştırılan edimleri yerine getirmek için faaliyetlerine devam ettiği, davacı şirket tarafından 03/06/2021 tarihinde Ticaret Bakanlığı'na sözleşme konusu üst yapının devri için uygunluk belgesi yönünde başvuru yaptığı ve bakanlığın 28/06/2021 tarihli cevabi yazısı ile 25/06/2021 tarihli başvurunun uygun bulunduğu ve ruhsatın düzenlenebilmesi için 30 gün içerisinde başvuru yapılmasına dair davacı tarafa süre verildiği, davacı tarafın iş bu sürenin uzatılmasına ilişkin 28/06/2021 tarihinde talepte bulunduğu, davacı tarafın edimlerini yerine getirme kapsamında, iş bu süre içerisinde 03/08/2021 tarihinde üst yapının devredileceği şirketin kuruluşunun tamamlanarak sicile tescilinin gerçekleştirildiği, ancak davacı tarafın ek süre talebinin 04/08/2021 tarihli cevabı yazı ile davalının üst yapı devrinden vazgeçtiğini bildirmesi nedeni ile dosyanın işlemden kaldırıldığının bildirildiği, kesin süreye rağmen fesih hakkını kullanmayan davalının fesih hakkını ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 123. Maddesi gereği karşı tarafa süre vererek kullanması gerektiği halde, iş bu hususta davacı tarafa sözleşmenin ifası hususunda herhangi bir süre verilmeden ve bildirimde bulunmadan sözleşmenin eylemli olarak fesih edildiği, iş bu nedenle davalı tarafın sözleşmenin bu suretle feshinde haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin üçüncü maddesinde satıcı herhangi bir keyfiyete bağlı olarak satıştan vazgeçmesi veya sözleşme hükümlerine aykırı davranması durumunda 50.000,00-Euro kapora bedelinin iade edileceği, bunun yanı sıra 50.000,00-Euro tutarında cezai şartın ödeneceğinin düzenlendiği, iş burdaki cezai şartın dönme cezası niteliğinde olduğu, taraflar arasında akdedilen iş bu dönme cezasının davalı tarafça davacıya ödenmesi gerektiği, davacının iş bu miktarı aşan zararını ispat edemediği gibi, dönme cezasının niteliği gereği davacının daha fazla zararı ortaya çıksa dahi, dönme cezasını aşan zararı talep edemeyeceği kanaatine varılmakla, davacının davasının kısmen kabulü ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile 50.000,00-Euro alacağa dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca, devlet bankalarınca euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranını uygulamak sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davacı tarafça peşin yatırılan 16.992,12-TL'nin mahsubu ile 35.060,10-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 16.992,12-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık asgari ücret tarifesine göre kabul edilen 50.000,00-Euro alacağın dava tarihindeki Türk Lirası efektif satış kuru karşılığı 762.000,00-TL miktar üzerinden hesap edilen 118.300,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık asgari ücret tarifesine göre reddedilen 20.000,00-TL miktar üzerinden hesap edilen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 267,00-TL tebligat ve posta gideri, 7.000,00 TL Bilirkişi ücreti dahil olmak üzere toplam 7.347,70-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 7.159,77-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davcı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davalı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, Ticari hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri kapsamında, arabulucuya ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin 1.520,10-TL nin davalıdan, bakiye 39,90-TLnin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.27/11/2024 Başkan... E imza Üye ... eimza Üye ... eimza Katip ... eimza