Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/78 E. 2024/4866 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/78
Karar No
2024/4866
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/850 E., 2023/1725 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2014/413 E., 2021/35 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen dosyada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl dosyada davalı-birleşen dosyada davacı vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... ... ile asıl dosyada davacı-birleşen dosyada davalı vekili Avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 21.01.2014 tarihli sözleşme ile ana nakliye galeri yapım işinin kararlaştırıldığını, 03.02.2014 tarihli ek protokol ile betonlama işinin de müvekkiline verildiğini, işin devamı sırasında davalı tarafça kötüniyetle hareket edilerek hiçbir gerekçe gösterilmeden sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.12.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 877.666,07 TL’ye arttırmıştır. Davalı vekili, davacının sözleşmede kararlaştırılan işin yapımı için yeterli sayıda işçi istihdam edemediğini, işçilerin sigorta prim ödemelerinin ve maaş ödemelerinin yapılmadığını, aylık en az 155 metre ilerleme taahhüdüne rağmen davacının ancak 24,70 metre ilerlediğini, iş güvenliği hükümlerinin yerine getirilmediğini, feshin haklı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile davalı taşeron arasında 21.01.2014 tarihli sözleşme ve 03.02.2014 tarihli ek sözleşme düzenlendiğini, 6. maddenin yerine getirilmediğini, bu nedenle ana sözleşme ile ek sözleşmenin feshedildiğini, davalının sözleşme şartlarına uymaması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 113.410,58 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, sözleşmenin haksız feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacının gerekli makine ve ekipman kurulumunu yaptığı, işin zamanında bitirilemeyeceğine dair bir tespitin bulunmadığı, ana sözleşmenin 6. maddesinde davalı iş sahibi şirketin işin yürütülmesine dair denetim ve talimat verme yetkisinin bulunduğu, işin sürüncemede bırakılması, iş programına uyulmaması ve yapılması gerekli süre içerisinde yapılmaması halinde gerekli tedbirlerin alınmasına yönelik bildirimde bulunabilme imkanının da bulunduğu, kaldı ki ilerleme kaydedilememesi durumunda sözleşmenin 8. maddesinde öngörülen hak edişlerin bloke edileceği ve işin zamanında bitirilememesi halinde sürenin uzatılmayacağı yönünde belirlemeler yapıldığı, sözleşmenin 17. maddesinde öngörülen fesih şartlarının gerçekleşmesi halinde bile ihtar aranmaksızın tek taraflı beyan ile feshin dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağı, sözleşmenin feshinin haksız olduğu, davacının maddi tazminata hak kazandığı, manevi tazminatın ise koşullarının oluşmadığı, fesih haksız olduğundan birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 877.666,17 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminatın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı-birleşen dosyada davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından iş sahibi tarafından yükleniciye TBK’nın 117. maddesi uyarınca ihtar gönderilerek temerrüde düşürülmediği ve TBK'nın 123. maddesine uygun biçimde yükleniciye ifa için süre verilmediği; somut olayda TBK'nın 124. maddesindeki süre verilmesini gerektirmeyen haller mevcut olmadığı, bu durumda temerrüt olgusunun gerçekleşmediği ve ifa için süre verilmediğinden feshin haksız olduğu, hükme esas alınan 20.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda dosya kapsamında alınan diğer raporların gerekçeli ve karşılaştırmalı olarak irdelendiği, kâr kaybı hesabı yönünden de kesinti yöntemine göre hesaplama yapıldığı, belirsiz alacak davası olarak açılan davada, dava açılmakla alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı kesildiği için artırılan kısma yönelik zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı-birleşen davada davacı vekilince süresinde duruşmalı olarak temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2- Taraflar arasında düzenlenen 21.01.2014 tarihli ve kömür madeninde galeri sürülmesi konulu sözleşme dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Yine taraflar arasında düzenlenen 03.02.2014 tarihli ek protokol ile betonlama işçiliğinin de davacı taşeron tarafından yapılması kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 5. maddesine göre başlangıç tarihi 28.01.2014, bitiş tarihi ise 28.11.2014 olarak kararlaştırılmış, 6.6. maddesinde "Alt İşveren işbu sözleşme gereği yapılacak işin yapımı esnasında asıl işverenin her türlü talimatına uyacak, işin yapımı ve işçilik ile ilgili isteklerini geciktirmeden yerine getirecektir. İşin sürüncemede bırakılması, iş programına uyulmaması ve yapılması gerekli süre içinde yapılamaması sonucunda doğacak aksaklıklara sebebiyet vermesi halinde, derhal tedbir alması hususunu asıl işveren bir yazı ile alt işverene bildirecek ve makul bir sürede gerekli tüm tedbirlerin alınmasını isteyecektir. Sözkonusu ihtarda bildirilecek süre içinde de alt işveren gerekli tedbirleri almaz ise durum bir tutanakla tespit edilecek ve alt işveren derhal işten alıkonulacaktır. Bu aşamadan sonra sözleşme konusu iş, asıl işveren tarafından alt işveren nam ve hesabına yürütülüp tamamlatılacak ve bedeli alt işverenden tahsil edilecektir" düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşmenin 8.1. maddesinde ise "Alt işveren, bu sözleşme kapsamında çalışacağı ve sözleşmenin 4. maddesinde tanımlanan galerilerde mücbir sebepler dışında, aylık toplamı en az 155 metre ilerleme yapmayı kabul ve taahhüt eder. Ancak bu taahhütüne ilişkin aylık ilerleme miktarının sözkonusu galerilere göre dağılımında; ana desandre ve başyukarı galerilerde aylık toplam 110 metreden az olmaması (ana desandrede 80 metre, başyukarıda 30 metre) başaşağı galeride ise 45 metreden az olmaması esas alınacaktır." düzenlemesi ile davacı taşeroronun aylık yapması gereken iş miktarı gösterilmiştir. Davacı taşeron işin yapımı için kiralanan makinenin 22 günde monte edilip çalışmaya başlandığını, davalının buna izin verdiğini ileri sürmüş ise de bu hususu ispat edememiş, ayrıca sözleşmenin 8.1. maddesinde kararlaştırılan aylık ilerleme taahhüdünü yerine getirmediği, iş güvenliği önlemlerini yeteri ölçüde almadığı dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları ile anlaşılmıştır. Davalı yüklenici ise sözleşmenin 6.6. maddesi gereğince işin sürüncemede bırakılması, iş programına uyulmaması ve yapılması gerekli süre içinde yapılamaması sonucunda doğacak aksaklıklara sebebiyet vermesi halinde, derhal tedbir alması hususunu bir yazı ile davacı taşerona bildirmemiş, işe başlama tarihinden kısa bir süre sonra Soma 2. Noterliği’nin 17.03.2014 tarih ve 01937 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 6. maddesindeki mükellefiyetlerin yerine getirilmemesi sebebiyle 17. madde hükümleri kapsamında sözleşme ve ek protokolü feshettiğini davacıya bildirmiştir. Yukarıda anlatılanlar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu olduğu, ortak kusur durumunda davacı taşeronun müspet zarar kapsamında kâr kaybı isteyemeyeceği dikkate alınarak, sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu olduğu kabulüne göre asıl ve birleşen davada tarafların istemlerinin incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILARAK; Soma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.01.2021 tarihli, 2014/413 Esas, 2021/35 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı-birleşen davada davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-birleşen davada davalıdan alınarak davalı-birleşen davada davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-birleşen dosyada davacıya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.12.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/78, K. 2024/4866, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-78-e-2024-4866-k-4efaa247d80d