İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/766 E. 2024/1149 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/766
Karar No
2024/1149
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/766 Esas KARAR NO : 2024/1149 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2018 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...Gıda San. Tic. A.Ş. domates salçası, biber salçası, dilimlenmiş biber konservesi üretimi yapan, dava dilekçesine ekli kapasite raporunda belirli, yılda 1.307 ton domates salçası, 653 ton biber salçası, 5 kg'lik tenekelerde 358.400 teneke dilimlenmiş biber konservesi üretim kapasiteli fabrikaya sahip bir şirket olduğunu, davalı tarafın sözleşmeye aykırılık teşkil edecek şekilde kötü niyetli hareket ederek müvekkili şirketi iş yapamaz hale getirdirdiğini, fabrikada bulunan, mütemmim cüz niteliği taşıyan ekipmanlar da dahil olmak üzere birçok makineyi uygunsuz bir şekilde sökerek, kesip parçalayarak uygun olmayan koşullarda muhafaza altına aldığını, müvekkili şirketi bu açıdan maddi zarara uğrattığını, davalının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilin yoksun kaldığı kar, uğranılan zararın tazmini ile ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle iş bu maddi manevi tazminat talepli davayı açtığını, Müvekkili ile davalı arasında 28/06/2011 tarihinde biber üretim sözleşmesi imzalandığını, Müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak edimlerini ifa ederek, sözleşmeden kaynaklanan edimini büyük oranda tamamlamış iken davalı taraf 2011 yılı kurban bayramı tatili sonrası sözleşmenin teminatı olarak verilen senetleri kullanarak (İlgili Senetlerin Sözleşmenin Teminatı Olduğu Mahkeme Kararıyla Sabittir) müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak ihtiyati haciz kararıyla haciz işlemi yaptırmış neticesinde müvekkili şirketin fabrikası işlemez hale gediğini ve üretimin durduğunu, haciz tutanaklarından yarı mamul malların haczedildiği sabit olup, fabrikanın işler vaziyetteyken bu işlemlerin yapıldığının ortada olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edim yükümlülüklerini yerine getirmesi için temerrüde düşmemiş olmasına rağmen, davalı taraf kasten ve kötü niyetli olarak bu işlemleri yaparak müvekkilin bu edimlerini yerine getirmesini bilinçli olarak engellediğini, davalı taraf bu sözleşme yürürlükteyken, sözleşmeyi feshi ihbar etmeden, hiçbir uyarı ve ihtar yapmaksızın, sözleşmenin teminatı niteliğindeki senetleri kullanarak ihtiyati haciz kararı alındığını ve müvekkili aleyhine Uşak... İcra Müdürlüğü...Esas sayılı dosyası ile 89.284,28 TL üzerinden, Uşak ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası ile 184.421,71 TL üzerinden ihtiyati hacizli takip başlatıldığını, takip açılır açılmaz, ödeme emri dahi tebliğ edilmeden ihtiyati haciz kararını uygulatarak müvekkili şirketin mal varlığını haczettirildiğini ve muhafaza altına aldırıldığını, müvekkilinin bir anda çalışamaz hale geldiğini, üretim yapacak donanımını kaybettiğini, ekonomik olarak kuşatıldığını, takip işlemleri sırasında takip tutarının çok üzerinde bir değere sahip malın haczedildiğini, bu malların icra müdürlüğü tarafından yapılan ihalede alacağa mahsuben alacaklı tarafa satıldığını, ihale mahkeme kararıyla kesinleşmesine rağmen, üç yıl geçtikten sonra alacaklı taraf talepte bulunarak ihaleyi feshettiğini, sadece bu husus bile davalı tarafın kötüniyetini gösterdiğini, bu malların uzun bir süre yedieminde bekleyip uygun koşullarda muhafaza edilmediğinden, çok büyük oranda değer kaybına uğradığının tespit edildiğini, borcun miktarından çok fazla olması önemsenmeksizin haczedilen malların aynı şekilde borcu karşılayacak şekilde belirlenerek satışa çıkarılmadığını, sanki iflas takibi yürütülüyormuş gibi küllen satışı cihetine gidildiğini, 20/03/2013 tarihinde daha malların satışı yapılmamışken alacaklı tarafın, borcun kat ve kat üzerinde mal haczi olduğu halde ek haciz talebinde bulunduğunu, 25/03/2013 tarihinde malları alacağa mahsuben alan alacaklı tarafın iddia ettiği alacak bittiği halde yeniden haciz talep etmesi üzerine icra müdürlüğünce yeniden haciz yapılmasına ilişkin talimat yazıldığını, talimat üzerine talimat icra müdürlüğüne giden alacaklı taraf burada yedieminin öldüğünü (Şirket Sahib...) bu nedenle malların muhafaza altına alınmasını talep ettiğini, (Bu Talebin talimat icra müdürlüğüne yapılması mümkün olmamasına rağmen) bu haciz talimatı ve talimat dosyasına sunulan talep üzerine, 26/03/2013 tarihinde 2006,85 TL masraf ta yapılarak haciz işlemi adı altında, satışı yapılan fakat ihalesi kesinleşmeyen malların depoya kaldırılması işlemi yapıldığını, Bu işlem sırasında daha önce satışı yapılan fakat ihalesi kesinleşmeyen yani icra iflas kanunu 131. Maddesine göre (kıyasla) icra müdürlüğünün idaresinde olan mallar adeta parçalanarak muhafaza altına alındığını, talimat evrakının bir kere daha amacı dışında kullanıldığını, hukuken müdahale hakkı olmadığı halde alacaklı tarafın, hacizli ve satışı kendisine yapılan malların ihalenin kesinleşmesini beklemeksizin kesilip biçilerek muhafazasını sağladığını, 21/03/2013 tarihinde yapılan alacaklı tarafın alacağa mahsuben satın aldıkları menkullere ilişkin tarafımızca ihalenin feshi davası açılmış yapılan yargılama neticesinde ihalenin feshine ilişkin taleplerinin Çan İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararıyla reddedildiğini, temyiz taleplerinin Yargıtay .... Hukuk Dairesi...Esas v... Esas sayılı kararıyla reddedildiğini, ihalenin 27/06/2014 tarihinde kesinleştiğini, görülen menfi tespit davasının sonunda 03/07/2014 tarihinde haklılıklarının tasdiklendiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosya ile görülen davalarının tam olarak kabulüyle, en başında kabul ettikleri fakat müeccel tutar dışında borçlu olmadıklarına karar verildiğini, Mahkeme kararına rağmen, borcun on katından fazla bir tutarda mal haczedilip satın alınmış olmasına rağmen alacaklı taraf yeni haciz taleplerini ileri sürmekten geri durmadığını, çeşitli banka ve diğer mal varlıklarına haciz işlemleri tatbik edilmeye çalışıldığını, neticede 26/04/2017 tarihinde alacaklı taraf talimat icra müdürlüğü olan Çan İcra Dairesi ... Talimat sayılı dosyasına UYAP üzerinden talep göndererek alacaklarının 62.895 TL'ye indirilmesine karar verildiğini, ihale bedelinin alacağın çok üstünde kaldığını, müvekkilinin aşan ihale bedelin ile diğer giderleri yatırma imkanı olmadığnıdan ihalenin düşürülmesini istediğini, 26/04/2017 tarihinde alacaklı tarafın bu talebi üzerine talimat icra müdürlüğünce ihalenin feshine karar verildiğini, yani yapılan tüm işlemler boşa çıkmış müvekkilinin boş yere iflas ettiğini, alacaklı tarafın kasten ve kötü niyetli olarak gerçekleştirdiği haciz işlemleri neticesinde müvekkilinin fabrikasının onarılamaz hale geldiğini, işletme tesisatının tamamen dağıtıldığını, makina ve diğer ekipmanlar uygunsuz koşullarda çürümeye terk edildiğini, bazı parçaları yediemin tarafından kullanıldığını, alacaklı tarafın dürüstlük kurallarını görmezden gelerek sözleşmeyi kötü niyetli olarak kullandığını, bu kötü niyetin takip sürecinde devam ettiğini bugüne kadar adalet duygusunu sarsan şekilde müvekkiline karşı sürekli bir saldırı söz konusu olduğunu, müvekkiline yapılan haksız haciz ve diğer işlemler nedeniyle zararın devam ettiğini, zira ilgili malların hala taraflarına teslim edilmediğini depoda malların değeri süratle düşmeye devam ettiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin ticari itibarının da hala zedelenmeye devam ettiğini, tüm bu süreçte ne yazık ki icra organlarınca, alacaklı ile borçlu arasındaki dengenin hiç dikkate alınmadığını, alacaklı tarafa sınırsız saldırı imkanı verildiğini, davalı tarafın muccel Olmayan Bir Alacak İçin, Üretim Sezonunu Bitmeden, Sözleşmenin Vadesi Gelmeden ve Cari Hesap Kapatılmadan, Herhangi Bir İhtar veya Muacceliyete Sebep Olacak İşlem Yapılmadan, Sözleşmeye Aykırı Olarak Giriştiği, teminat senetleri olduğu mahkeme kararıyla sabit olan bedelsiz senetlere dayanarak yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli icra takipleri neticesinde uğranılan tüm zararların tazmini için şimdilik 50.000,00 TL Maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, davalıya ve dava dışı 3. şahıslara karşı her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; haksız haciz yapılmak suretiyle yukarıda açıklaması yapılan, 10/11/2011 tarihli hacizden kaynaklı 207.000,00-TL maddi zararın haksız haciz, sözleşmeye aykırı eylem tarihi olan 10/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari yasal faizi ile birlikte, haksız haciz yapılmak suretiyle yukarıda açıklaması yapılan, 20/11/2011 tarihli hacizden kaynaklı 87.000,00-TL makine haczinden kaynaklı ve 40.800,00-TL bozulan gıda maddeleri ve salçadan kaynaklı olmak üzere toplam; 127.800,00-TL maddi zararın haksız haciz, sözleşmeye aykırı eylem tarihi olan 20/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari yasal faizi ile birlikte, 20/12/2022 tarihinde tespiti yapılan; 134.377,20 TL tutarlı kazanç kaybına ilişkin maddi zararın dava tarihi itibaren ticari yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesi, ıslah talebimizin kabulü ile ıslah edilen tutarlar toplamı, 469.177,20-TL maddi tazminat ile 50.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davayı kabul etmediklerini, reddine karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Müvekkili firma, davacı firma ile sözleşme yaptığını, sözleşme gereğince de davacıya ve onun bildirdiği yerlere çok miktarda finansman sağladığını ve ödeme yaptığını, ancak davacı tarafın bu paraların birçoğunu geçmişten gelen borçlarına kullanması nedeniyle üretim için gerekli ve yeterli çalışmaları yapamadığını, dolayısıyla da taahhüt ettiği ürünün çok altında ürün teslim ettiğini, tarafların bir araya gelerek hesap yaptıklarını ve bakiye senet miktarları kadar borcu kaldığını ve bunlara karşılık senet verdiğini, teslim ettiği malların karşılığı olarak yapılmış bir icrai işlem bulunmadığını, teslim edilen malların haricinde kalan bakiye alacak için Uşak... İcra Müdürlüğünün... (Çan İcra Müdürlüğünün... Tal) ve Uşak... İcra Müdürlüğünün... (Çan İcra Müdürlüğünün ...Tal) dosyaları ile icrai işlem yapıldığını, Müvekkili firmanın icrai işlemlere başladığını fakat borçlu tarafın ödeme konusunda hiçbir faaliyet göstermediği gibi sürekli dava yoluna gittiğini, akabinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Karar sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını ve davanın sonuçlandığını, öncelikle her ne kadar kesinleşmiş ise de bu kararın hatalı olduğunu, Müvekkili firmaca davacı firmaya çeşitli defalar havale yapıldığını, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasına bu evrakların geldiğini, havale miktarları ile davacı firmaya 10,780.TL ve 34,650,TL’lik 2 adet toplam 45.430.TL miktarında çek verildiğini, ayrıca üretilecek biberin temini maksadıyla sözleşmenin 1. ve 2. maddesi gereğince üreticilere davacı firmanın talimatı ve yönlendirmesi gereğince 197,900.TL ödemeler yapıldığını, buna ilişkin belgelerde bu dosyada mevcut olduğunu, davacı firmaya... Bankası aracılığıyla gönderilen Havaleler, davacı firmaya verilen...Bankası çekleri (davacı tarafta menfi tespit davası dilekçesinde bu çeklerden bahsetmektedir), sözleşme gereğince üreticilere avans mahiyetinde davacı tarafın direktifleriyle ödenen bedeller toplandığında müvekkili firmaca sözleşme gereğince 405,830.TL ödeme yapıldığını, davacı firmanın verdiği mal bedeli olan 145.035,04.tl ve diğer işlemler düşüldüğünde müvekkili firmanın 260.794.96.TL bakiye alacağının bulunduğunu, davacı tarafın müvekkillerden gelen bölümler hanesine sözleşme gereğince kendi direktifleri ve bilgileri dahilinde üreticilere ödenen paralardan hiç bahsetmediğini, keza taraflar arasında alacak konusunda ortaya çıkan asıl problemin davacı tarafın direktifleri ile üreticilere ödenen paralardan çıktığını, sözleşmenin 2. Maddesinde şirketin elden ödeme yapabileceğini belirttiğini, müvekkili firmada üreticilere ve fide yetiştiren çiftçiye elden ödeme yaptığını ve bunların karşılığında da ödemeye ilişkin belgeleri aldığını, belgelerden de anlaşılacağı üzere ödemelerin hepsi ...Gıda A.Ş. adına yapıldığını, sözleşmede ödemelerin mutlaka üretici şirkete yapılacağına dair bir hüküm olmadığı gibi elden ödeme yapılabilir dendiğini, müstahsillere ödenen bedellerin Banka kanalıyla ödenmemesi onların ödenmediği anlamına gelmeyeceğini, bu bedellerin çiftçiye ödendiğini, fide temini ve biber temini için yapılan ödemeler olduğunu, makbuzların hepsi doğru olup ilgilisi tarafından imzalandığını, kesinlikle makbuzların gerçek makbuzlar olduğunu, bu bedellerin çiftçiye ödendiğini, davacı tarafın müvekkili firmayı sahte belge düzenlemekle suçladığını, bunun iftira olduğunu, kaldı ki davacı tarafın sahte belge tanzimi konusunda Savcılığa şikayette bulunduğunu, ancak şikayet hakkında takipsizlik kararı verildiğini, bunun da müvekkili firmanın üreticilere ödeme yaptığının göstergesi olduğunu, Davacı firmanın tacir olduğunu, senetlerin teminat senedi olmadığını, bu konuda yazılı herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacı taraf basiretli bir tüccar gibi davranmadığını, borcuna karşılık Uşak’ta davacı şirket yetkilisinin oğlu ve müvekkil i şirket yetkilisince hesap yapıldığını ve buna mukabil bakiye borca karşılık senet verdiğini, senetlerin sonradan doldurulduğunu ve teminat senedi olduğu iddiasının doğru olmadığını, ayrıca senetlere ilişkin imza inkarı da bulunmadığını, hukukta ana kuralın senede karşı ancak senet deliline dayanılır kuralı bulunduğunu, davacı taraf iddialarını aynı mahiyette bir yazılı belge ile ispat edemediğini, sözleşmenin 1. maddesinin de açık olduğunu, davacı firma aldığı her nakite karşı senet vereceğini, senetlerin sonradan doldurulduğu ve teminat senedi olduğu iddiasının ispatlanmadığını, ayrıca senetlere ilişkin İmza inkarı da bulunmadığını, müvekkili firma da alacağını tahsili için ilgili icrai işlemleri yapıldığını, icrai işlemleri de kendisi değil bizzat devletin icra daireleri vasıtasıyla yapıldığını, davacı taraf sanki devletin icra dairelerinin müvekkili firmanın emrindeymiş gibi işlem yaptığı iddialarını kabul etmediklerini, yapılan tüm işlemler yasal işlemler olup her hangi bir hata bulunmadığını, kaldı ki hatalı İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas... Karar sayılı dosyasına göre müvekkil hala alacaklı olup bu alacakta ödenmediğini, hatalı işlem olduğu iddiasının doğru olmadığını, kaldı ki bir an için aksi bile düşünülse (kabul etmemekle birlikte) bir işyerinin kapasitesinin ne olduğunun önem arz etmediğini, aksine işyerinin çalışıp çalışmadığı önem arz etiğini, davacı tarafın makine parkını elinden alınmak istendiğinin, kendisinin çalışamayarak zarara uğradığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacı firmanın müvekkiline gönderdiği paraları önceden kaynaklanan borçlarına karşılık ödediği için gerekli imalatları yapamadığını yada yaptığı imalatı bu borçlarına karşılık ödediğini, ekte, 04.10.2011 tarihli ...A.Ş'nin imza ve kaşesi olan Tutanak'ta da görüldüğü üzere, 25.000,00-TL gaz borcunun müvekkili şirket tarafından ödendiğine ilişkin belge dosyaya sunulduğunu, davacı firma işlerinin bozulması neticesinde doğalgazı ve elektriği kesik olduğu için uzun süre çalışamadığını, müvekkilinin gönderdiği paralar ile elektrik ve doğalgazı açtırdığını, bir müddet bu şekilde çalışıldığını, ancak daha sonra elektrik ve doğalgazın tekrar kesildiğini, haciz ve muhafaza esnasında da davacı firmanın elektrik ve doğalgazı kesik durumda olduğunu, yine müvekkili şirketin borca dayanak davacı şirkete yaptığı nakit ödemelerde, biber alması amacıyla gönderilen ödemelerde, tesise biber gelmemesi üzerine, bu paranın nereye harcandığı davacı şirkete sorulduğunda, bu paraların, davacı şirket sahibi Salih Kuş'un taahhüdü ihlal sebebiyle hakkında tutuklama çıkması üzerine borçlu olduğu icra dosyalarına yatırdığını beyan etmesi üzerine bu ticari ilişki sonlandırılmak zorunda bırakıldığını, haczedilen salçaların, borçlu davacı şirkete yeddiemin olarak bırakıldığını, ayrıca, İİK Md. 113 e göre, alacaklı talep etmeden, borçlunun da satış isteme yetkisi olduğu gibi, İcra Müdürü de, vaktinden evvel satış işleminin yapılabilineceğini, burada müvekkili şirkete yüklenebilecek bir kusurunun bulunmadığını, diğer haczedilen taşınır mallara ilişkin taşkın haciz yapıldığına ilişkin her hangi bir yargı kararı da bulunmadığını, 2017 yılında borcun kesinleşmesi sebebiyle iki tarafta süreçte beklemek zorunda kaldığını, bu süreçte müvekkili davalı şirketin, yeddimenine toplam da 40.000,00-TL yi geçkin yeddiemin ücreti ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Davacı tarafında dava dilekçesinde belirtmiş olduğu, usulsüz yahut kötü niyetli olarak tanımladığı işlemlere karşı, her zaman İcra Hukuk Mahkemesine, "icra işlemini şikayet" hakkı da mevcut olup, zamanında bu hakkını kullanmayrak sonra dan tazminata konu etmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının manevi tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını ve reddi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Uşak ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak, ...D. İş sayılı dosyası, Uşak ... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası, Uşak... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak... Esas sayılı dosyası, Çan İcra Müdürlüğünün ...Talimat ve ... Talimat sayılı dosyaları, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin... Karar sayılı dosyası, Çan İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Uşak İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Çan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Değişik İş sayılı doyası, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Çan ... Asliye Hukuk Mahkemesinine yazılan talimat uyarınca mahallinde yapılan keşif sonucunda 2022/184 Talimat sayılı dosyasından alınan 20/12/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Yukarıdaki inceleme ve tespitlerimden de anlaşılacağı üzere, ... ihtiyati haciz uygulaması önceki dönemlerde (2008-12.453,83 TL, 2009-22.924,49 TL, 2010-23.141,55 TL) kar ekle etmiştir. Tablo I (Ayrıntılı Gelir tablosu) , tablo ME (Ayrıntılı bilanço) dökümlerindeki sonuç; ihtiyati haciz uygulaması olmasaydı mevcut durum ile faaliyetlerine (üretime) devam edebilirdi. Tablo VII, VIII, VIIII, X, XI, teknik ve tablolardan da anlaşılacağı üzere ...'nin 2008-2009-2010-2011 yıllarında, ihtiyati haciz uygulaması öncesinde borca batıklık durumu yoktur. Davacı, ... ihtiyati haciz nedeniyle dava tarihi olan 25.06.2018 tarihine kadar 134.377,20 TL, Yi-Üfe , alım gücü değerlemesi sonucunda da 201.121,60 TL zarara uğramıştır.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Çan ... Asliye Hukuk Mahkemesinine yazılan talimat uyarınca bilirkişi heyetinden alınan 18/05/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre: "..Yukarıdaki inceleme ve tespitlerimizden de anlaşılacağı üzere, davacı firma "..." ek rapordaki tespitlere istinaden - 6762 sayılı TTK'nın 69. maddesine göre ticari defterler kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesine riayet edilmiştir. -V.U.K 220 maddeye istinaden, davacı firmanın ticari defterleri yasal süreler içerisinde tasdik ettirilmiştir. - Ticari defterlerden "Yevmiye Defterleri" nin "Görülmüştür tasdiki", kapanış tasdikleri Çan Noteri tarafından süresi içerisinde yapılmıştır. Kök bilirkişi raporunda tespit edilen Tablo I....XII Gib' teki beyan edilen tablolar ticari defterler ile uyumludur. Kök ropordaki Tablo VII, VII, VIKLI, X, XI, teknik ve tablolardan da anlaşılacağı üzere ...'nin 2008-2009-2010-2011 yıllarında, ihtiyati haciz uygulaması öncesinde borca batıklık durumu yoktur. Kök rapor, Tablo 1 (Ayrıntılı Gelir tablosu) , table Ili (Ayrıntılı bilanço) dökümlerindeki sonuç; ihtiyati haciz uygulaması olmasaydı mevcut durum ile faaliyetlerine (üretime) devam edebilirdi. Davacı, ... ihtiyati haciz nedeniyle dava tarihi olan 25.06.2018 tarihine kadar 134.377,20 TL, Yi-Üfe , alım gücü değerlemesi sonucunda da 201.121,60 TL zarara uğramıştır. Davalı firma olan... Soğuk Hava Depoları Org. Yar. Ür, San. Tic. A.Ş nin ödemesi gerekmektedir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan.... Tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenin 11.7.2023 tarihli işbu görevlendirmesi çerçevesinde davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin 2008-2009-2010-2011 yılı yasal defterlerinin ve muhasebe kayıtlarının dava dosyasında mevcut olmadığı görülmüştür. Ancak dava dosyasında mevcut 20.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının 2011-2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021 yılı yasal defterlerinin mali müşavir... tarafından incelendiği tespit edilmiştir. 2008-2009-2010 yılı ile yasal defterleri ile ilgili herhangi bir bilgiye ise rastlanmamıştır. Bunun yanında söz konusu bilirkişi raporu ekinde davacının 2008-2009-2010-2011 yılları ile ilgili olarak yasal defter incelemelerini içerir herhangi bir defter görüntüsü, ayrıntılı mizan, ayrıntılı bilanço, açılış kapanış fişleri v.b bir bilgi ve belgeye de rastlanmamıştır. Bu sebeple heyetimizce mali yönden yapılan incelemelerde davacının Çan Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 04.05.2021 tarih ... sayılı müzekkere cevap yazısı ekinde gönderilen 2008, 2009, 2010, 2011 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi eki bilanço ve gelir tabloları esas alınmıştır. Kurumlar Vergisi Beyannameleri üzerinden esas alınan işbu bilanço, gelir tablosu ve mali verilerin doğruluğu hususu heyetimizce davacı yasal defterleri üzerinden tespit edilememiş olup nihai yorumun takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Buna göre davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2008, 2009, 2010, 2011 dönemi bilanço ve gelir tablolarının aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiş olup aktif ve pasif hesaplar ana hesap bazında çıkarılmıştır. Davacı yanca 25.04.2009 tarihinde elektronik ortamda verilen 2008 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde 12.453,83-TL tutarında ticari bilanço karı beyan edildiği, kaydi bilanço tablosuna göre öz kaynaklarının 68.792,21-TL olduğu, Davacı yanca 21.04.2010 tarihinde elektronik ortamda verilen 2009 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde 22.924,49-TL tutarında ticari bilanço karı beyan edildiği, kaydi bilançosuna göre öz kaynaklarının 91.716,70- TL olduğu, Davacı yanca 22.04.2011 tarihinde elektronik ortamda verilen 2010 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde 23.141,55-TL tutarında ticari bilanço karı beyan edildiği, kaydi bilançosuna göre öz kaynaklarının 110.089,25-TL olduğu, Davacı yanca 26.04.2012 tarihinde elektronik ortamda verilen 2011 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde 1.097,25-TL tutarında ticari bilanço karı beyan edildiği, kaydi bilançosuna göre öz kaynaklarının 110.967,05- TL olduğu görülmüştür. Davacı Şirketin Borca Batık Olup Olmaması Yönünden Yapılan İncelemeler; Davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ihtiyati haciz öncesinde borca batık olup olmadığı ile ilgili olarak dava dosyası kapsamında yapılan incelemelerde davacının 2008-2009-2010-2011 yılları bilanço tablolarına göre aktiflerinde değerlenmesi gereken Stok ve Duran Varlık kalemlerinin olduğu görülmüştür. Ancak davacının yasal defterlerinin heyetimizce incelenememiş olması ve dava dosyasında mizan, muavin vb başkaca bir ayrıntı bulunmaması sebebi ile 2008-2009-2010-2011 yıllarında bilanço tablosunda kayıtlı bulunan stok ve maddi duran varlık kalemlerinin nelerden ibaret olduğu hususunda tarafımca herhangi bir tespit yapılması mümkün olmamıştır. Dava dosyası üzerinde yapılan incelemelerde işbu davaya esas İcra Müdürlüğü tarafından yapılan haciz ve muhafaza işlemlerinde haczi yapılan makine ve teçhizatların yasal defterlerde kayıtlı olup olmadığı yönünden de herhangi bir tespit yapılması mümkün olmamıştır. Dava dosyasında mevcut bilirkişi raporlarında da bu yönden bir inceleme yapılmamış olması sebebi ile davacının borca batık olup olmadığı yönünden yapılan tespit ve değerlendirmelerde tarafımca rayiç değerleme çalışması yapılamadığından 2008-2009-2010-2011 yılları kaydi bilanço tabloları esas alınmıştır. Buna göre, Davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2008 yılı kaydi bilanço tablosuna göre öz kaynaklarının 68.792,21-TL müspet olduğu bu durumda kaydi bilançosuna göre 31.12.2008 tarihi itibari ile borca batık olmadığı tespit edilmiştir. Davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2009 yılı kaydi bilanço tablosuna göre öz kaynaklarının 91.716,70-TL müspet olduğu, bu durumda kaydi bilançosuna göre 31.12.2009 tarihi itibari ile borca batık olmadığı tespit edilmiştir. Davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2010 yılı kaydi bilanço tablosuna göre öz kaynaklarının 110.089,25-TL müspet olduğu, bu durumda kaydi bilançosuna göre 31.12.2010 tarihi itibari ile borca batık olmadığı tespit edilmiştir. Davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2011 yılı kaydi bilanço tablosuna göre öz kaynaklarının 110.967,05-TL müspet olduğu, bu durumda kaydi bilançosuna göre 31.12.2011 tarihi itibari ile borca batık olmadığı tespit edilmiştir. (Heyetimizce dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden 2011 yılı ile ilgili olarak ihtiyati öncesi ve ihtiyati haciz sonrası dönem olarak iki ayrılamadığından tek bir dönem olarak ele alınmıştır.) Davacı Şirketin Kar Elde Edip Etmediği Yönünden Yapılan İncelemeler; Buna göre davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2008, 2009, 2010, 2011 dönemi gelir tablolarının aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir. -Davacı şirket tarafından 2008 yılında 79.123,81-TL, 2009 yılında 165.859,90-TL, 2010 yılında 40.426,04-TL ve 2011 yılında 186.754,66-TL tutarında brüt satış beyan edildiği, -Davacı şirket tarafından dönemler itibari ile işbu satışlarına istinaden 2008 yılında 59.500-TL, 2009 yılında 124.400-TL, 2010 yılında 15.645,24-TL ve 2011 yılında 173.500-TL tutarında satılan mamul maliyeti beyan edildiği, -Davacı şirketin Gelir Tabloları üzerinde yapılan incelemelerde 2008 yılında 12.453,83-TL, 2009 yılında 22.924,49-TL, 2010 yılında 21.941,55-TL ve 2011 yılında 1.097,25-TL tutarında faaliyet karı beyan edildiği, -Davacı şirketin Gelir Tabloları üzerinde yapılan incelemelerde 2008 yılında 12.453,83-TL, 2009 yılında 22.924,49-TL, 2010 yılında 23.141,55-TL ve 2011 yılında 1.097,25-TL tutarında ticari bilanço karı beyan edildiği, -Buna göre uzmanlık alanım dışında olması sebebi ile davacı şirket tarafından beyan edilen mamul maliyetinin sektöre göre uygun olup olmadığı, dönemler itibari ile faaliyet karının uygun olup olmadığı, işletme kapasitesi ve satışları ile sektör ortalaması dikkate alındığında dönemler itibari ile beyan edilen karın uygun olup olmadığı hususunda tarafımca bir tespit ve değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Mali Tespit ve Değerlendirmeler; Sayın Mahkemenin 11.7.2023 tarihli görevlendirmesinde davacıya ait işletmede uygulanan haciz öncesinde davacının yürüttüğü faaliyet nedeniyle kar elde edip etmediği, 2009, 2010, 2011 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtlar, vergi kayıtları ve işletmenin kapasitesi dikkate alınarak davacı şirketin ihtiyati haciz öncesi borca batık olup olmadığı, faaliyetlerini haciz tarihi ve mevcut durum itibariyle sürdürebilecek durumda olup olmadığı, uygulanan ihtiyati haciz nedeni ile zararının oluşup oluşmadığı ve miktarı hususunda rapor istendiği görülmektedir. Davacının 2008-2009-2010-2011 yılları yasal defterleri ve muhasebe kayıtları ile mizan, açılış ve kapanış fişleri v.b bilgilerinin dava dosyasında mevcut olmaması sebebi ile tarafımca yapılan incelemeler dava dosyasında mevcut 2008-2009-2010-2011 yılı Kurumlar Vergisi Beyannameleri ile eki bilanço ve gelir tabloları ile sınırlı kalmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda, -Davalı... Soğuk Hava Depoları Organik Tarım Ürünleri San Ve Tic A.Ş. tarafından davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına 25.10.2011 tanzim tarihli, 30.10.2011 vadeli 54.000-TL tutarındaki senedin tahsili için 16.11.2011 tarihinde Uşak ...İcra Müdürlüğü’nü... Esas sayılı dosyasına istinaden 184.421,71-TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, -İşbu dosyaya istinaden Çan İcra Müdürlüğü tarafından 10.11.2011-21.11.2011 tarihlerinde iki ayrı haciz ve muhafaza işlemi yapıldığı, -İşbu raporun Mali Yönden Yapılan İnceleme, Değerlendirme ve Tespitler bölümünde ayrı ile belirtilen tüm hususlar ışığında, -Davacı şirket tarafından 2008 yılında 79.123,81-TL, 2009 yılında 165.859,90-TL, 2010 yılında 40.426,04-TL ve 2011 yılında 186.754,66-TL tutarında brüt satış beyan edildiği, -Davacı şirket tarafından dönemler itibari ile işbu satışlarına istinaden 2008 yılında 59.500-TL, 2009 yılında 124.400-TL, 2010 yılında 15.645,24-TL ve 2011 yılında 173.500-TL tutarında satılan mamul maliyeti beyan edildiği, -Davacı şirketin Gelir Tabloları üzerinde yapılan incelemelerde 2008 yılında 12.453,83-TL, 2009 yılında 22.924,49-TL, 2010 yılında 21.941,55-TL ve 2011 yılında 1.097,25-TL tutarında faaliyet karı beyan edildiği, -Davacı şirketin Gelir Tabloları üzerinde yapılan incelemelerde 2008 yılında 12.453,83-TL, 2009 yılında 22.924,49-TL, 2010 yılında 23.141,55-TL ve 2011 yılında 1.097,25-TL tutarında ticari bilanço karı beyan edildiği, -Davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kaydi gelir tablolarına göre, 2008 yılında 12.453,83-TL, 2009 yılında 22.924,49-TL, 2010 yılında 23.141,55-TL ve 2011 yılında 1.097,25-TL tutarında ticari bilanço karı beyan edildiği, -Davacı ...Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kaydi bilanço tablolarına göre, 2008-2009-2010-2011 yıllarında kaydi olarak borca batık olmadığı tespit edilmiş olup, -Uzmanlık alanım dışında olması sebebi ile davacı yanca haciz öncesi dönem ile ilgili olarak beyan edilen satışlara ve maliyetlere göre karlılık oranlarının sektör ortalamasının altında yada üstünde olup olmadığı, işletmenin kapasitesi dikkate alınarak davacı şirketin ihtiyati haciz öncesi fiili olarak borca batık olup olmadığı, faaliyetlerini haciz tarihi ve mevcut durum itibariyle sürdürebilecek durumda olup olmadığı, uygulanan ihtiyati haciz nedeni ile zararının oluşup oluşmadığı ve miktarının ne olduğu hususunda tarafımca bir tespit ve değerlendirme yapılması mümkün değildir. 5) GIDA MÜHENDİSLİĞİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME VE TESPİTLER; Çan Asliye Hukuk Mahkemesinin... D.İş. ve Çan İcra Dairesinin... Talimat dosyası ile ilgili olarak, yapılan tespit sonucu; bir Gıda Teknoloğu(Ziraat Müh) tarafından gerekli önlemlerin alınmaması ve ürünün yarı mamul olması nedeni ile bozulduğuna dair tespit yapılarak raporlandığı belirtilmektedir. 12.04.2012 tarihli Gıda Bilirkişisinini raporunda; 5.04.2012 günü gerçekleştirilen Çanakkale ili, Çan ilçesi, ... çiftliği köyünde bulunan tesiste üretilen ve işlemi tamamlanmadan, mamul madde haline gelmemiş salçanın mevcut durumu ile piyasa değerinin belirlenmesi için yaptığı incelemede; salçaların işletmenin değişik yerlerinde yer alan plastik bidon ve kovalar ile paslanmaz celik tanklar içerisinde depolandığı; bu salçaların pastörize edilmediği (bu islemler için kullanılan makinelerin yerlerinden sökülmüş olması nedeniyle ) bozulduğu (küflenme, ekşime, bakteri üremesi vb) ürünün bu haliyle tekrar işlenip tüketime sunulmasının ilgili Gıda Kanununa göre insan, sağlığına, zararlı olduğunun tespit edildiği , 16 ton olarak belirtilen salçanın en kısa zamanda imha edilmesinin gerektiği belirtilmektedir. Bozulmamış haliyle bu salçanın tüketime sunulması durumunda; üretim maliyetleri ile satış fiyatları dikate alınarak serbest piyasa koşullarındaki ve keşif tarihi itibariyle ortalama değeri şöyle hesaplanmış; Kullanıma hazır salçanın piyasa satış fiyatı: 3,00 TL / kg Tespite konu salça ürün tam mamul madde haline getirilmediğinden (pastörize işlemi ve ambalajlara yapılmadığı için) ortalama satış değerinin % 15 düşürülerek elde edilen satış fiyatı 3,00 TL. / kg X %85 = 2,55 TL / kg olup; Zarar gören salça ürünün değeri; 16.000,00 kg X 2,55 TL. / kg = 40.800,00 TL olarak hesaplanmıştır 6) MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME VE TESPİTLERİ; 10.11.2011 tarihinde Çan İcra Müdürlüğünce 621.000,00 TL. değer biçilerek haciz ve muhafaza edilen makine teçhizatın 422.000,00 TL. tutarındaki bölümünün yukarıda yer alan tabloda görüldüğü üzere 21.03.2013 tarihinde 215.000,00 TL.ye açık arttırmada alacaklı tarafa satışının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. 20.11.2011 tarihinde Çan İcra Müdürlüğünce 189.000,00 TL. değer biçilerek haciz ve muhafaza edilen makine teçhizatın tamamının yukarıda yer alan tabloda görüldüğü üzere 21.03.2013 tarihinde 102.000,00 TL.ye açık arttırmada alacaklı tarafa satışının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. 7) ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME VE TESPİTLERİ; 05/06/2023 tarihinde dosya tarafımıza tevdii edilen dosyada Sayın Mahkeme tarafından bilirkişi heyeti olarak tarafımızdan istenen hususlardan birisi dosyaya sunulan bilirkişi raporunda yer alan tespitler ve rapora karşı itirazlar irdelenmek suretiyle, faaliyetlerini haciz tarihi ve mevcut durum itibariyle sürdürebilecek durumda bulunup bulunmadığı diğer bir deyişle davalı firmaya taahhüt ettiği üretimi yapacak makine, teçhizat, donanım, alt yapı, bilgi birikimi, işgücü , maddi kaynaklara sahip olup olmadığı hususlarının incelenmesidir. Davacı firmanın sözleşmeden sonra davalı firmadan finans desteği alıp karşılığında teminat senedi verdiği görülmektedir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin 16.07.2008 tarihinde düzenlenen ve geçerlilik süresi 21/07/2011 tarihinde sona eren davacı firma ...GIDA SANAYİ VE TİCARET ANAONİM ŞİRKETİ’ ne ait kapasite raporunda üretim konusu ; domates salçası,biber salçası, dilimlenmiş biber konservesi olan firmanın 200.000.00 Tl lik arazi ve binaya, 357,000,00 Tl lik makine ve teçhizata,50.000 Tl lik döner sermayeye sahip olduğu ,1 mühendis, 2 işçi,2 idari personel olmak üzere toplam 5 kişinin görev yaptığı,cihaz laboratuvarı ve arıtma tesisisinin mevcut olduğu,25,500 m2 lik arazide 560m2 kapalı alanda faaliyetini sürdürdüğü belirtilmektedir. Ayrıca kapasite hesabında tesiste 2/3 oranında domates salçası 1/3 oranında biber salçası üretildiği varsayılarak senede 65 iş günü 24 saat ve 50 iş günü 8 saat çalışılacağı ve yukarda belirtilen oranlar göz önünde bulundurularak senede 1397 ton /yıl domates salçası, 653 ton/yıl biber salçası ve 358400 adet /yıl dilimlenmiş biber konservesi (sezon 140 gün kabul edilerek) üretilebileceği görülmektedir. Davacı vekilinin 05/07/2012 tarihli dilekçesinde taraflar arasında 28/06/2011 tarihli “Biber Üretim Sözleşmesi” imzalandığını, iş bu sözleşme ile davalının sağladığı finansman ile sözleşme adımlarının tarafların yerine getirmeye başladığını, sözleşme uyarınca davalı tarafından davacıya 207.930.000 Tl ödendiğini, davacının çiftçilerden mal alımları ile birlikte üretime başladığını, sözleşme kapsamında üretilen biberlerin teslim edildiğini, 28/11/2011 tarihli 145.035.04 Tl olarak fatura edildiğini, cari hesap bakımından davacının davalıya 62.894.96 Tl borcu bulunduğunu, davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak teminat olarak verilen senetler üzerinden icra takibi başlattığını beyan ettiği görülmektedir. Davalı tarafın cevap dilekçesinde davacıya sözleşme gereğince gerekli finansmanın sağlandığını, davacının taahhüt edilen miktarın altında ürün teslim ettiğini, davacını bakiye senet miktarı kadar borcu kaldığını, davalı firma tarafından toplam 405.830.00 Tl ödeme yapıldığını,davacı firmanın verdiği mal bedeli olan 145.035.04 Tl ve diğer işlemler düşüldüğünde davalı firmanın bakiye 260.794.06 Tl alacağı olduğunu beyan ettiği görülmektedir. 28/06/2011 tarihli Davacı ve davalı arasında imzalanan “Biber Üretim Sözleşmesi” de ve dosyada davacı tarafından davalı firmaya hangi tarihe kadar hangi üründen ne kadar teslimat yapılacağı ile ilgili bilgi mevcut değildir. Dolayısıyla davacı firmanın icra takibi başlatıldığı tarihte davalı firmaya olan teslimat taahhütlerine uyup uyamadığı, yani davacının teslimat performansı hakkında bir bilgi mevcut değildir. Davacı firmanın kapasitesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından onaylı belgeyle sabittir. Dolayısıyla taraflar arasında sözleşme imzalandığında davacının teslimat taahhütlerine uyabilecek kapasite olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Davacının üretimi yapabilmesi için gerekli finansman desteğinin sağladığı da her iki tarafın beyanlarından anlaşılmaktadır. Söz konusu haciz işlemlerinden önce davacının elinde üretimi yürütecek kapasitede makina, teçhizat ve donanımın bulunduğu düşünülebilir. Çünkü haciz esnasında davacı firmaya ait herhangi bir nedenden ötürü kullanılamaz durumda olan herhangi bir makina, teçhizat donanım olduğuna dair bir bilgi dosyada mevcut değildir.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, haksız ihtiyati haciz nedeni dayalı açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesine, davacı ile davalı arasında 28/06/2011 tarihli biber üretim sözleşmesi imzalandığı, davacı şirketin sözleşmeye uygun olarak üretimini büyük ölçüde tamamladığı sırada sözleşmenin teminatı olarak davalıya verilen senetlerin kötü niyetli olarak ihtiyati hacze konu edildiği ve davacı şirkete ait fabrikanın işlemez hale getirildiği, davacının temerrüde düşmemesine rağmen kasıtlı olarak ihtiyati haciz uygulanmak suretiyle edimlerini yerine getirmesinin engellendiği, takip sırasında alacak miktarının çok üzerinde değerde malın haczedildiği ve alacağa mahsuben satılan mallarla ilgili olarak davalı şirketin ihaleyi feshettirmek suretiyle zarara sebebiyet verdiği, davalı şirketin ihtiyati hacze konu icra takiplerine karşı menfi tespit davası açıldığı, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ...Karar sayılı ilamı ile Uşak...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına konu borç yönünden davacının hiç borcunun bulunmadığı, Uşak ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası yönünden ise 62.895,00-TL dışında borcun bulunmadığının tespit edildiği, davalının haksız eylemi neticesinde davacıya ait fabrikanın tamamen kullanılamaz hale geldiği, davalının haksız eylemleriyle davacının üretimini sonlandırıp sektörde tekel haline gelmeyi amaçladığı, davalının sözleşmeye aykırı davranarak davanın açılmasına sebebiyet verdiği, takip sırasında bir kısım mahcuz malların zarara uğradığını ve sair hususları ileri sürerek 50.000,00-TL maddi(kısmi dava) ve 50.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 3-Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin davacı şirkete karşı husumet veya kötü niyetle hareket etmesinin mümkün olmadığını, sözleşme kapsamında davacı şirkete ve davacı şirketin bildirdiği yerlere davalı şirket tarafından finansman sağlandığı ancak davacı şirketin bu desteği üretimde değil daha önceden gelen borçların ödenmesinde kullandığı, sözleşme kapsamında üretimle ilgili taahhüt edilenin çok azı teslim yapıldığı, bu nedenle davacı şirketin bakiye borcu miktarınca senet düzenlendiği, bu senetlerle ilgili takibe geçildiği, davalı şirketin sözleşme gereğince davacı şirkete toplam 405.830,00-TL ödeme yaptığı, davalı şirketin bu ödemelerden alınan malların bedeli düşüldüğünde 260.794,96-TL bakiye alacağı kaldığını, davalı şirketin davacıya yaptığı ödemeler dışında davacının talimatıyla 3.kişilere de ödemelerde bulunduğunu, bu ödemelerin İzmir..Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen yargılama sırasında dikkate alınmaması nedeniyle hatalı karar verildiğini, senetlerin teminat senedi olmadığını, davacı şirkete ödenen paralara istinaden senetlerin düzenlendiğini, davacı şirkete ait işletmenin haciz ve muhafaza sırasında çalışır halde olmayıp atıl durumda olduğunu, davacı şirketin haciz tarihinde zaten kar eden değil zarar etmekte olan bir işletmeye sahip olduğunu ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir. 4-Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık Uşak...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyası ve Uşak ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyalarında icraya konulan ihtiyati haciz kararlarının haksız olup olmadığı, davacı şirketin uygulanan ihtiyati hacizler nedeniyle maddi zararının olup olmadığı ve haksız hacizden dolayı manevi tazminat talep edilip talep edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Öncelikle uyuşmazlık konusu taleplerde hangi zamanaşımı süresinin uygulanacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflar arasında bir eser sözleşmesi ilişkisi de bulunmakla birlikte uyuşmazlık sözleşmede taraflara yüklenen edimlerden değil haksız fiil niteliğindeki haksız ihtiyati haciz uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Haksız ihtiyati haciz eylemi, haksız fiil niteliğinde olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. Maddesinde düzenlenen 2 yıllık ve 10 yıllık sürelerin uygulanması gerekmektedir. Zamanaşımı süresinin başlangıcı ise ihtiyati haczin kaldırılması veya hükümsüz kalması ile başlamaktadır.(Bkz: Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2012/10127 Esas 2014/2495 Karar sayılı 13/02/2014 tarihli ilamı) Ayrıca 10 yıllık süre bakımından öğrenme veya hükümsüz kalma süresinden bağımsız olarak haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıllık sürenin geçmiş olmasıyla tazminat isteminin zamanaşımına uğrayacağı açıktır. Somut uyuşmazlıkta davacının ihtiyati hacizlere dayalı bonolardan dolayı borçlu olmadığına ilişki açtığı menfi tespit davası İzmir..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyasında görülmüş ve mahkeme kararı Yargıtay (Kapatılan)...Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı 23/02/2017 tarihli karar düzeltme isteminin reddine dair kararı ile 23/02/2017 tarihinde kesinleşmiş olup, kesinleşme tarihi ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin başlayacağı, görülmekte olan davanın ise 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 25/06/2018 tarihinde açıldığı görüldüğünden davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tazminat talepleri yönünden zamanaşımı koşullarının oluşmadığı görülmüştür. Davacı tarafça dava dilekçesi kısmi dava olarak açılmış olup maddi tazminat taleplerinin 50.000,00-TL'lik kısmı yönünden zamanaşımı süresinin durduğu, kalan zararlar yönünden ise dava sırasında işlemeye devam ettiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 29/01/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemi ıslah edilerek 469.177,20-TL'ye yükseltilmiş, davalı vekili tarafından ıslaha karşı tanınan 2 haftalık cevap süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Uyuşmazlık konusu zararın dayanalı haksız ihtiyati haciz olup yerleşik yargısal uygulamada taraflar arasında sözleşme ilişkisi olsun veya olmasın haksız fiil hükümlerine tabi olarak değerlendirme yapılmaktadır.(Bkz: Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2012/10127 Esas 2014/2495 Karar sayılı 13/02/2014 tarihli ilamı) Kaldı ki, taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturan sözleşme ilişkisi eser sözleşmesi niteliğinde olup eser sözleşmesinden kaynaklanan taleplerde 5 yıllık daha kısa bir zamanaşımı süresinin öngörüldüğü(TBK 147/6.md) dikkate alındığında ıslah tarihi 29/01/2024 ile haksız fiil olarak kabul edilen ihtiyati haczin uygulandığı 21/11/2011 tarihi arasında 10 yıllık genel sürenin sona erdiği, aksi bir kanaatle eser sözleşmesinden dolayı 5 yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiği düşünülse dahi haczin haksız olduğunun tespit edildiği 23/02/2017 tarihi ile ıslah tarihi arasında da yine 5 yıllık sürenin sona ermiş olacağı, bu yönüyle uyuşmazlıkta ister haksız fiiller için öngörülen zamanaşımı süresi uygulanmış olsun isterse eser sözleşmeleri için öngörülen zamanaşımı süresi uygulanmış olsun her iki halde de ıslah tarihi itibariyle dava dilekçesinde talep edilmeyen kısım yönünden tazminat taleplerinin zamanaşımına uğrayacağı kabul edildiğinden ıslahla artırılan kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. 5-Dosya kapsamında iddia, savunma ve toplanan delillerin incelenmesinde, A-Uşak ...İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasında, -Keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan 25/10/2021 düzenleme 30/10/2011 ödeme tarihli 54.000,00-TL bedelli bono, -Keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan 25/10/2021 düzenleme 30/10/2011 ödeme tarihli 128.500,00-TL bedelli bono, Alacağına istinaden Uşak...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş sayılı ihtiyati haciz kararının infaz edildiği, -Asıl takipte düzenlenen ödeme emrinde ihtiyati haciz yargılama giderleriyle birlikte 184.421,71-TL tutar üzerinden takibe devam edildiği, B-Uşak (Kapatılan) ...İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasında, -Keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan 15/08/2021 düzenleme 15/09/2011 ödeme tarihli 11.190,00-TL-TL bedelli bono, -Keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan 15/08/2021 düzenleme 15/09/2011 ödeme tarihli 34.950,00-TL-TL bedelli bono, -Keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan 15/08/2021 düzenleme 15/09/2011 ödeme tarihli 9.370,00-TL-TL bedelli bono, -Keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan 15/08/2021 düzenleme 15/09/2011 ödeme tarihli 31.000,00-TL-TL bedelli bono, Alacağına istinaden Uşak ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...D.İş sayılı ihtiyati haciz kararının infaz edildiği, -Asıl takipte düzenlenen 24/11/2011 tarihli ödeme emrinde 86.510,00-TL asıl alacak ve takip ferileriyle ilgili davacı borçluya ödeme emri gönderildiği, C-Her iki takibe ve ihtiyati hacze konu bonolarla ilgili olarak davacı borçlu tarafından davalı alacaklı aleyhinde İzmir (Kapatılan)...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasıyla menfi tespit davası açıldığı, Menfi tespit davası yargılaması sonucu verilen 03/07/2014 tarihli hükümde; a-Davacının Uşak ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası yönünden 119.605,00-TL borçlu olmadığının ve 62.895,00-TL borçlu olduğunun tespitine, b-Davacının Uşak ...İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyası yönünden tümüyle borçlu olmadığının tespitine, Karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür. 6-Davacı hakkında yürütülen 2 farklı takip bulunmakta olup Uşak...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında talep edilen alacak ve ihtiyati haciz isteminin haksız olduğu ancak Uşak...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya 62.895,00-TL tutarda borçlu olduğu tespiti ile takip ve ihtiyati haczin kısmen de olsa haklı olduğu görülmüştür. Hacizlerin uygulanmasına ilişkin kayıtların incelenmesinde, -10/11/2011 tarihinde Uşak...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından Çan İcra Dairesi'nin... Talimat sayılı dosyasına gönderilen talimat kapsamında fiili haciz uygulandığı, bu dosya üzerinden; -Biber yükleme elavatörü, -Biber patlatma makinesi, -Biber Ayıklama Tanburu, -Biber ayolşaöa Bandı, -Biber ayıklanmış ürün elavatörü, -Biber Haşlama kazanı, -Haşlanmış ürün elavatörü, -Biber şerit kesin makinesi, -Biber krom masası, -Kutu kapama makinesi, -Osmanlı maine yatık oklov, -Közleşmiş biber yükleme elavatörü, -Biber közleme tamburu, -Gökçe marka doğalgaz brölörü, -Közlenmiş biber yükleme elavatörü, -Közlenmiş biber temizleme tanburu, -Krom biber temizleme masası, -Dik otoklov, -120 Kg varillerde işlenmemiş 100 varil salça, -80 Kg varillerde ham işlenmemiş 50 varil salça, -Dik otoklov sepet, -Domates yıkama havuzu, -Domates yıkama havuzu, -Turbo kırıcı, -Ön ısıtıcı -Domates ayıklama makinesi, Olarak belirtilen eşyaların haczedilerek muhafaza altına alındığı, Hacizli malların toplam değerinin 621.000,00-TL olarak belirlendiği görülmüştür. -21/11/2011 tarihinde ise Uşak ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasından yazılan talimat uyarınca Çan İcra Dairesi'nin...Talimat sayılı dosyası üzerinden davacı borçluya ait adreste fiili haciz uygulandığı, haciz ile; -1 adet pastorize makinesi, -1 adet biber kırıcı, -1 adet krom tank, Eşyaların haczedildiği ve muhafaza altına alındığı, kıymet takdirinde ve satış ilanında 3 adet mahcuz için 86.000,00-TL bedel belirlendiği, kıymet takdirine karşı davacı ve davalı tarafça itiraz edilmediği görülmüştür. Uşak... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davalı alacaklı... Soğuk Hava Depoları Organik Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. Tarafından davacı borçlu ...Gıda San. ve Tic. A.Ş aleyhine 86.510,00 TL asıl alacak yönünden Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibi yapıldığı, örnek 10 ödeme emrinin borçluya 28/11/2011 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleşmesi üzerine alacaklının talebiyle borçluya ait bir kısım menkullerin haczedilerek satılmasına karar verildiği, 18.07.2012 tarihinde yapılan 1. açık artırmada alıcı çıkmadığı, Çan İcra Hukuk Mahkemesi'nin 20.07.2012 tarihinde durma kararı vermesi üzerine 2.açık artırmanın yapılamadığı, sonraki süreçte Çan İcra Hukuk Mahkemesi'nce 18.12.2012 tarihinde tedbirin kaldırılması üzerine yeniden satış kararı alındığı, ihalenin 21.03.2013 tarihinde yapıldığı, satışa sunulan menkulleri alacaklının alacağa mahsuben 47.500,00 TL bedelle satın aldığı, borçlu şirket tarafından ihalenin feshi davası açıldığı ve Çan İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyasında yürütülen yargılama sonunda davanın reddine kararı verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin...arar sayılı ilamı ile onama kararı verildiği, onama kararına karşı karar düzeltme başvurusunun süre aşımı bakımından Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin ...Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve ihalenin kesinleştiği, takip borçlusu davacı tarafından açılan menfi tespit davasının İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...da gerçekleştirilen yargılama sonunda Uşak... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden borçlu şirketin borcu bulunmadığının tespitine karar verildiği, ihale alıcısın menkulleri teslim almaya yanaşmaması üzerine borçlu vekilinin 19.04.2017 tarihinde icra dairesinden ihalenin tamamlanması için ihale alıcısına muhtıra gönderilmesini, alıcının yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ihalenin İİK'nın 118'inci maddesi uyarınca fesih edilerek yeniden satışa çıkarılıp iki ihale arasındaki tutarlar arasında fark oluşması halinde bunun ilk ihale alıcısından tahsil edilmesini talep ettiği, icra memurunun 27.04.2017 tarihli tensip kararıyla ihalenin ihale bedelinin yatırılmaması nedeniyle düşürülmesine ve menkullerin borçluya iadesine karar verdiği, borçlu vekilinin menkullerin gereği gibi muhafaza edilmemiş olması nedeniyle zarar gördüklerini belirterek satılmasını talep ettiği, icra memurun ret kararı üzerine Uşak İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda söz konusu menkuller yönünden İİK'nin 86/6'ıncı maddesinin uygulanmasına karar verildiği, alınan satış kararı üzerine 16.07.2018 tarihinde yapılan 1'inci açık artırmada alıcı çıkmadığı, 31.07.2018 tarihinde yapılan 2'inci açık artırmada menkullerin 18.000,00 TL bedelle ...'e satılmış olduğu, borçlu vekilinin 17.12.2018 tarihli dilekçe ile iki ihale bedeli arasındaki 29.500,00 TL'lik farkın İİK'nin 118/2'nci maddesi uyarınca ilk ihale alıcısından tahsil edilmesi yönündeki talebinin icra memurunun 22.05.2019 tarihli kararıyla ret edilmiş olduğu, ret kararına karşı davacı borçlu tarafından Uşak İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyasında icra memur işlemini şikayet davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği, bu suretle iki ihale arasındaki fark olan 29.500,00-TL'nin davacı borçluya ödenmesine karar verildiği, ancak karara karşı davalı alacaklının kanun yolu başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamıyla "Somut olayda, her ne kadar menfi tespit davası sonucunda alacaklının alacağının mevcut olmadığının tespit edilmesi sebebiyle alacağa mahsuben gerçekleştirilen ihale ihale bedelinin yatırılmaması sebebiyle düşürülmüşse de, 31/07/2018 tarihinde gerçekleştirilen ikinci ihale bu ihalenin devamı niteliğinde tamamlayıcı bir ihale olmayıp, İİK'nun 88/6.maddesi uyarınca yeniden satış günü verilmek suretiyle gerçekleştirilen bir ihaledir. Bu sebeple taşınır malları alacağa mahsuben ilk ihalede satın alan alacaklının iki ihale bedeli arasındaki farktan sorumluluğuna gidilemez (Yargıtay 12.HD'nin 03/05/2018 tarihli, 2018/8493 Esas, 2018/4125 Karar sayılı içtihadı). " ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Hacze konu malların kıymet takdiri toplamları 86.000,00-TL olup, gerçekleştirilen ihale sonucu malların 18.000,00-TL bedel ile ihale edildiği, ihale bedelinin davacı borçluya satış masraflarının mahsubu sonrası 08/03/2019 tarihinde 13.020,53-TL olarak ödenmiş olduğu, dolayısıyla davacının zararının hacze konu 3 adet maldan dolayı kesinleşen kıymet takdiri 86.000,00-TL'den satış sonucu davacı borçluya ödenen bedel olan 13.020,53-TL'nin mahsubu ile 72.979,47-TL olarak belirlenmiştir. 7-2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 259. maddesinin 1. fıkrasında; ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Haksız ihtiyati hacizden dolayı alacaklının maddi tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için; borçlunun malları için ihtiyati haciz kararı alınmış ve bu karar yerine getirilmiş olmalı, ihtiyati haciz koydurmuş olan alacaklı haksız çıkmış olmalı, borçlu (veya üçüncü kişi) malları üzerine ihtiyati haciz konulmuş olmasından bir zarar görmüş olmalı ve zarar ile haksız ihtiyati haciz arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Davacı tarafça, davalı alacaklının haksız ihtiyati haczi nedeniyle davacıya ait fabrikanın işletilemez hale getirildiği ve zarar sebebiyet verildiği ileri sürülmüş ise de, 10/11/2011 tarihinde Uşak..İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından Çan İcra Dairesi'nin... Talimat sayılı dosyasına gönderilen talimat kapsamında gerçekleştirilen hacizlerin, fabrikada yer alan makine ekipmanların ağırlıklı ve çok büyük bir kısmını oluşturduğu, yukarıda açıklanan Uşak..İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasından takibi yapılan borçla ilgili 3 adet malın haczedildiği ve bunlar nedeniyle fabrikanın işlemez hale geldiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle davacının bu yöndeki iddialarının ...Esas sayılı takip dosyası yönünden irdelenmesi gerektiği, davacının menfi tespit davası neticesinde Davacının Uşak ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası yönünden 119.605,00-TL borçlu olmadığının ve 62.895,00-TL borçlu olduğunun tespitine karar verildiği, her ne kadar davacının takipte kısmen borçlu olmadığı anlaşılmış ise de haciz tarihinde davalının 62.895,00-TL miktarda alacaklı olduğu ve ihtiyati haciz uygulanmasını istemesinin haksız olarak nitelendirilemeyeceği, alacak miktarının üzerinde mal haczedilmiş olmasının taşkın haciz niteliğinde olduğu ve bu hususta takip hukukuna özgü giderim yollarının tüketilmesi gerektiği, sonuç itibariyle davalı alacaklının Uşak...İcra Dairesi'ni... Esas sayılı takibe konu alacağı yönünden uygulanan hacizler nedeniyle haksız ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı değerlendirildiğinden bu takip dosyasına konu iddialar yönünden , haksız ihtiyati haciz koşulları oluşmadığından işletmenin çalışmaması, kar kaybı ve bu dosyada gerçekleştirilen hacizlerden dolayı malların uğradığı zararlar nedeniyle talepte bulunulamayacağı, takipten dolayı bir zarar meydana gelmiş ise bunun ancak takip hukukuna özgü zarar giderim yollarıyla talep edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 8-Davalı tarafından davalının takip konusu bonolar nedeniyle alacaklı olduğu savunulmuş ise de kesinleşmiş mahkeme kararı ile davacı borçlunun kısmen borçlu olmadığının tespit edildiği, yine davalı tarafça haciz uygulandığı tarihte fabrikanın zaten işlemediği ileri sürülmüş ise de bir üst paragrafta açıklandığı üzere mahkememizce kısmen alacaklı olan davalı alacaklının alacaklı olduğu dosya üzerinden gerçekleştirdiği hacizlerin haksız ihtiyati haciz olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle fabrikanın işler olup olmadığının değerlendirilmesine gerek bulunmadığı, davalının diğer itiraz ve savunmalarının da yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. 9-Yukarıda açıklandığı üzere, davacının tam olarak borçlu olmadığı kabul edilen Uşak ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında uygulanan hacizler nedeniyle davacının toplam 72.979,47-TL maddi zararının oluştuğu tespit edilmiş ise de, gerekçenin 4 nolu paragrafında açıklandığı üzere 29/01/2024 ıslah tarihi itibariyle borçlu olunmadığına ilişkin kararın kesinleştiği tarihten (23/02/2017) itibaren işleyen 2 yıllık ve 5 yıllık ile haksız fiilin meydana gerçekleştiği (21/11/2011) tarihten itibaren uygulanacak azami 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin tamamının sona erdiği ve davalının usulüne uygun ve süresinde zamanaşımı defi ileri sürdüğü gözetilerek 50.000,00-TL'lik kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, fazlasına dair istemin ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. 10-Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirme sonucunda ise, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Davacının iddiaları ve dosya kapsamında toplanan deliller dikkate alınarak, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili davalı şirket tarafından alacaklı olunmadığı halde davacı aleyhinde haciz ve satış işlemleri uygulanarak davacıya ait malların satıldığı, tacir olan davacı aleyhinde bir borç nedeniyle satılması nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünün sabit olduğu, haczedilen malın değeri ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile takip sırasındaki ısrarlı takip işlemleri dikkate alınarak takdiren 30.000,00-TL tazminata hükmedilmiş, fazlasına dair istemlerin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın maddi tazminat davası yönünden KISMEN KABULÜ İLE, 50.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 30.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.464,8‬0-TL harcın peşin olarak alınan 1.707,75-TL harç ile ıslah harcı olarak olarak alınan 8.013,00-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 4.255,95‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat üzerinden davalı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat üzerinden davalı yararına takdir edilen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 8.013,00-TL harç toplamı 9.720,75‬-TL harçtan iadesine karar verilen 4.255,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.464,8‬0-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafça sarf edilen 35,90-TL başvuru harcı, 571,90-TL keşif harcı, 250,00-TL keşif araç ücreti, 1.080,2‬0-TL posta ve tebligat ücreti, 7.200‬,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 9.138‬,00-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 1.408.23-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yargılama gideri olarak sarf edilen 6.000,00-TL bilirkişi ücretinin davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 5.075,45-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/766, K. 2024/1149, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-766-e-2024-1149-k-6f913272e7a2