İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/677 E. 2023/940 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/677
- Karar No
- 2023/940
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/677 Esas KARAR NO : 2023/940 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/08/2023 KARAR TARİHİ : 23/11/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiye özetle : 24.11.2022 tarihinde ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta hasar ve değer kaybı oluştuğunu, iş bu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, kaza sonrasında müvekkiline ait araçta onarım süresinden kaynaklı kazanç kaybı oluştuğunu, davalı tarafa yapılan tüm ihtarlara rağmen borçlarını ödemediklerini, bu nedenle davalılar hakkında İzmir ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğundan bahisle davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesiyle; karşı tarafın herhangi bir ihtarda bulunmadığı gibi keyfi şekilde fahiş bir miktar belirleyerek ve faiz ekleyerek dayanak belge ibraz etmeden müvekkiller aleyhinde icra takibi başlattığını, karşı tarafın iddiasının aksine ortada likit bir alacağında bulunmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybına ilişkin davacı tarafça davalılar hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2016/10789 Esas, 2016/8226 Karar ve 18.10.2016 tarihli kararında belirtildiği üzere ; Mülga 6762 Sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre ; Bakanlar Kurulu'nca 18.06.2007 tarihinde karalaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurul'u Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiş olup, 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10.maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 Sayılı TTK'nun 11.maddesinin 2.fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurulu Kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi sureti ile yapılması gerecektir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının ticaret sicil kaydı var ise gönderilmesi istenilmiş olup, Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazıda davacının şahsi ticaret sicil kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Yine mahkememizde yapılan yargılama sırasında davacının tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmış olup, davacı ile ilgili olarak Şirinyer Vergi Dairesi'nden gelen 28.09.2023 tarihli cevabi yazıda 20.08.2022 tarihinden itibaren minibüs ve dolmuş ile yapılan şehir içi ve banliyö yolcu taşımacılığı faaliyetine başladığı, 20.08.2022 tarihinden itibaren basit usulde ticari kazanç mükellefiyeti olması sebebiyle defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığı ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 46.maddesinin 2.fıkrası kapsamında basit usul mükelleflere ait kayıtların ilgili meslek odalarında tutulduğu, verilen gelir beyanının bulunmadığı hususu bildirilmiş olup, davacının tacir olmadığı sonucuna varılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre; dava konusu somut olayda, davacının ticaret sicilden ve vergi dairesinden gelen yazı cevapları gereğince tacir olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde münhasıran sayılan uyuşmazlıklar arasında da yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmekle, mahkememizin iş davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, HMK 20.maddesi gereğince, iş bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talepte bulunulması halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 23/11/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı