İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/390 E. 2024/23 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/390
Karar No
2024/23
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/390 Esas KARAR NO : 2024/23 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/06/2023 KARAR TARİHİ : 17/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 08/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle : "... Müvekkil ''...'' adresinde bulunan yazlık konutu için 12/03/2022 başlangıç tarihli ... Poliçe numaralı Konutlar için ... Sigorta Poliçesi yaptırmıştır. Müvekkile ait yukarıda adresini bildirmiş olduğumuz ve dava konusu sigorta yapılan konutta 30.12.2022 tarihinde yangın çıkmış ve müvekkilin bahse konu konutu ile konut içerisinde bulunan tüm eşyaları kullanılmaz hale gelmiştir. Yangının çıkış sebebi ve ilgili konutun ne derece zarar gördüğü İtfaiye Olay Raporunda ayrıntılı olarak bildirilmiştir. Olay sonrasında müvekkil tarafından Davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış Davalı sigorta şirketince eksper ataması yapılmıştır. İlgili eksper ilk raporunda hakkaniyete uygun bir hasar bedeli ortaya çıkardığı halde ikinci kez düzenlemiş oldukları eksper raporu ile Binada oluşan hasar ve eşyalar için toplamda 316.587,81-TL zarar miktarı tespit ettiklerini bildirerek bu kapsamda başkaca ödeme yapmayacaklarını bildirmişlerdir. Müvekkile ait konutta oluşan hasar dahi tek başına bu miktarın çok çok üstünde olduğu ve müvekkilin neredeyse bütün eşyaları kullanılamaz durumda olduğu halde müvekkile bu ödemeden fazla yapılmayacağı bildirilmiş ve müvekkil fazlaya ilişkin halarını saklı tutarak ilgili ödemeyi o tarih için kabul etmiştir. Müvekkil tarafından ekte sunmuş olduğumuz faturadan da görüleceği üzere; ilgili yangın sonrasında sigorta şirketi tarafından yapılmadığından müvekkil enkaz kaldırma ve temizleme işlemleri için 17.700-TL ödeme yapmak zorunda kalmış sigorta şirketi poliçede bu hususta teminat altına alındığı halde bu ödemeyi dahi yapmamıştır. Bu kapsamda Davalı Sigorta şirketince gerekçe olarka gösterilen Eksper raporunda ilgili ödenen miktarın ne şekilde belirlendiği tespit dahi olunamadığından mesnetsiz ve afaki eksper raporu ile yapılan ödeme eksik olup; Müvekkilin zararına karşılamaya yetmemektedir. Tüm bu nedenlerle iş bu davayı açma zaruriyetimiz hasıl olmuştur. arz ve izah ettiğimiz ve Sayın Mahkemece re'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle; Davamızın kabulüne; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Binaya ilişkin bakiye hasar bedeli için şimdilik 100-TL(HMK 107 gereğince belirsiz), eşyalara ilişkin bakiye zarar bedeli için şimdilik 100-TL(HMK 107 gereğince belirsiz), müvekkilin ödemek zorunda kaldığı Enkaz Kaldırma Masrafı olan 17.700-TL olmak üzere toplamda 17.900-TL'nin Hasar tarihi olan 30.12.2022 tarihinden itibaren işletilecek Reoskont Avans Faizi ile birlikte Davalı Sigorta şirketinden alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini ...." talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 13/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "....Davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmamaktadır. Konu taşınmaz müvekkil şirket nezdinde ... nolu Konutlar için çağdaş güvence sigorta poliçesi ile 12-03-2022 - 12-03-2023 tarihleri arasında sigortalıdır. Başvuru sahibi sigortalı tarafından 30.12.2022 tarihinde çıkan yangın neticesinde meydana geldiği iddia edilen 17.900-TL hasar bedelinin karşılanması talebiyle işbu başvuru yapılmış ise de; haksız ve mesnetsiz talebin reddi gerekmektedir. Gerçek zararı ispat etmek zarara uğradığını iddia eden kişiye aittir. kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı sigortalının kendi aracında oluşan zarara ilişkin müvekkil şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinin reddedilmesi gerekmektedir. davanın belirsiz alacak şeklinde açılması sebebiyle usulden reddine, aksi halde müvekkil şirket tarafından ödeme yapılması ve sorumluluğun yerine getirilmesi sebebiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline, arar verilmesini...." talep etmiştir. Dava, özel sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir Davanın açıldığı mahkemenin uyuşmazlığın çözümü bakımından görevli olması HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olup bu husus aynı kanunun 115/1. maddesi uyarınca resen gözetilir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle; davaya konu yangının meydana geldiği konutun mesken niteliğinde olduğu, davacının da poliçe ve yasal düzenlemeler doğrultusunda iş bu davada tüketici konumunda olduğu ve davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olduğu, tüketici işleminden kaynaklanan eldeki uyuşmazlığa bakmaya görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın, görev dava şartı eksikliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya görevli mahkemenin İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 3-6100 sayılı HMK nın 20. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davacılar tarafından yapılacak müracat halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 4-Tarafların yukarıda belirtilen süre içerisinde başvarmamaları halinde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına, 5-6100 sayılı HMK nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve gider avansı gibi hususların görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/01/2024 Katip E-imza Hakim E-imza

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/390, K. 2024/23, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-390-e-2024-23-k-574e6816f83f