İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/623 E. 2020/565 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/623
- Karar No
- 2020/565
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/623 Esas KARAR NO : 2020/565 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/04/2016 KARAR TARİHİ : 22/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; Müvekkili şirketin taşımacılık ve nakliye işi yaptığını, müvekkili şirkete kesilen 26.11.2015 tarihli ve 3.363,00 TL tutarındaki bir faturanın ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 7 örnek ilamsız takip yoluyla icra takibi yapıldığını, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğundan itirazın iptali ile takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.363,00 TL asıl alacak ile İİK 67 maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle % 20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen davalı tarafından esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. İSTİNAF BOZMA İLAMINDAN ÖNCEKİ MAHKEMEMİZ KARARININ GEREKÇESİ : "Uyuşmazlığın tespiti; icra takibine konu faturanın içeriğindeki nakliyenin yerine getirilip getirilmediği, yerine getirilmiş ise bedelinin tamamının davalı tarafça ödenip ödenmediği, ayrıca icra takibinin yetkili icra dairesine yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK.67.maddesi gereği iptali istemine ilişkindir. İzmir...İcra Dairesinin 2015/15027 takip sayılı dosyasının incelenmesinde ; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 3.363.00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 3.476,00 TL üzerinden (örnek no:1 ve 7) ilamsız icra takibi yapıldığı ,ödeme emrinin borçlu’ya 23.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 24.03.2016 tarihindeki ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, eldeki davanın 28.04.2016 tarihinde yasal bir yıl içinde açıldığı anlaşılmıştır. Borçlu - davalının Balıkesir İcra Dairesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticaret merkezinin Balıkesir İli olduğu sunulan imza sirkülerinden anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 89. ve HMK.'nun 10. Maddelerinin uygulanabilmesi için akdi ilişkinin kanıtlanması ve sözleşmenin ifa yerininde icra takibinin yer olması gerekir. Somut olayda, taşıma irsaliyesine dayalı olarak malların taşındığı iddia edilmiş ise de, taşımanın yapıldığına dair davalı tarafından imzalı yazılı belge sunulmadığı, kaldı ki yazılı belge sunulsa dahi taşıma işinin Aliağa'dan Balıkesir'e yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı taraf akdi ilişkiyi kanıtlayamadığı gibi sözleşmenin ifa yeri de Aliağa İlçesidir. O halde, Türk Borçlar Kanunu'nun 89. ve HMK.'nun 10. Maddelerinin davaya uygulanması mümkün değildir. İtirazın iptali davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli bir takip yoksa, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen imkan yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. O halde mahkeme, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğinde, eldeki davada, öncelikle bu itirazı inceleyerek sonuçlandırmalıdır. Diğer taraftan ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun ikametgahındaki icra dairesidir. Somut olayda, davalı - borçlunun ikametgahı Balıkesir ili olduğu, Balıkesir ilinde müstakil icra dairesinin bulunduğu sabittir. Bu durumda, yetkili icra dairesi davalının ikametgahının bulunduğu yer olan Balıkesir İcra Müdürlüğü'dür. Bu sebeple İzmir İcra Müdürlüğü'nün yetkili olmaması ve ortada geçerli bir icra takibi bulunmaması davanın usulden reddine" dair yapılan yargılama sonucunda ... Karar ve 20.12.2016 tarihli karar ile karar verilmiştir. İSTİNAF BOZMA İLAMI : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin... Karar ve 08.03.2018 tarihli karar ile; "Dava, taraflar arasında varlığı ileri sürülen taşıma sözleşmesinden dolayı düzenlenen faturadan doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde icra dairesinin yetkisi ile borca vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra takip dosyasında davacı tarafından davalı hakkında bir adet nakliye bedeli faturasına dayanılarak 3.363,00-TL asıl alacak ile 113,43-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.476,43-TL'lik alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emri tebliğine göre davalı tarafça süresi içerisinde yetkili icra dairesi doğru gösterilerek icra dairesinin yetkisi ile birlikte borcun esasına karşı itirazda bulunulduğu, faturada ise teslim alan taraf imzasının olmadığı görülmüştür. Davacı taraf delil olarak takip dosyası, cari hesap dökümü, takibe konu fatura, irsaliye ve şirket defter kayıtları ile bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Davacı tarafça yazılı bir nakliye sözleşmesi sunulmamıştır. İtirazın iptali davalarında, hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda, İİK'nın 50.maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca ön sorun olarak incelenmesi gerekir. İcra Müdürlüğünün bu konuda re’sen inceleme yetkisi bulunmamaktadır. Somut olayda, davalı-şirket vekili tarafından takipte usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğinden, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisi incelenip, istinafa konu karar verilmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 50.maddesi para veya teminat borcu için başlatılan takiplerde HUMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağını düzenlemiştir. Davacı taraf, davalıya taşıma hizmeti verildiğini, buna ilişkin fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını iddia ederek dava dilekçesi ekinde fatura ve irsaliye belgesi sunmuştur. Davanın dayandığı temel ilişki, taşıma sözleşmesidir. Taşıma sözleşmesi, icap ve kabul iradelerinin birleşmesiyle meydana gelen sözleşmelerdendir. Geçerliliği için yazılı yapılması zorunlu değildir. Ancak, yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta icra dairesinin yetkisi, İİK'nın 50.maddesi gereğince yapılan atıfla HMK'nın 10. ve TBK'nın 89/1.maddesi hükümleri dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu hükümler çerçevesinde yetkili icra dairesini tayin etmek için, taraflar arasında dava ve takip konusu faturaya bağlı nakliye sözleşmesinin varlığını tespit etmek için davacının ve davalının bildirdiği deliller toplanıp değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekmektedir. Eldeki davada mahkemece anılan bu hususlarda herhangi bir inceleme yapılmaksızın ön inceleme aşamasında davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, öncelikle davacının dava dilekçesinde bildirilen ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak takibe konu edilen faturanın tarafların ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığının tespit ettirilerek daha sonra tarafların icra dairesinin yetkisine yönelik belirttikleri diğer delilleri de değerlendirdikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının bildirilen delilleri toplanmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak" mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DELİLLER: 1-Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 21.03.2016 tarihinde 3.363,00 TL asıl alacak, 113,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.476,43 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi ile öncelikli olarak davalının ikametgahı itibariyle yetkili icra dairelerinin Balıkesir İcra Daireleri olduğu yönünde yetki itirazında bulunulduğu, ayrıca sunulan itiraz dilekçesinde borcun tamamına itiraz edildiği görülmüştür. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İzmir BAM 17. Hukuk Dairesi'nin kararı doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davalı şirket için Balıkesir Nöbetçi ATM'ye talimat yazılmış olmasına rağmen davalı tarafa ait ticari defterlere ulaşılamaması ve yine davalı tarafça ticari defter ve kayıtların kendisine tebligat çıkartılmasına rağmen ibraz edilmediği, bu nedenle davalı şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı görülmüştür. 3-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 16.07.2019 tarihli raporda ise; davacı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre takibe konu 26.11.2015 tarihli ve 3.363,00 TL'lik faturanın davacı şirket defterlerinde aynen yer aldığı ve bu fatura tutarı kadar davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu bildirilmiştir. 4-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden 2015 yılına ait Ba/Bs formları getirtilerek dosyaya eklenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL : Dava, İİK 67.maddesi gereğince taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan taşıma ücretinin tahsili için açılmış olan itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle, taşımacılık ve nakliye işi yapan davacı şirketin bu yönde davalıya vermiş olduğu hizmet karşılığında takip ve davaya konu 26.11.2015 tarih ve 3.363,00 TL bedelli faturayı düzenlediği, ancak faturanın davalı tarafça ödenmediğinden bahisle tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen esasa cevap süresi içerisinde davalı tarafça davaya karşı cevap verilmemiş olmakla birlikte icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde öncelikli olarak davalı şirketin ikametgahı itibariyle İzmir İcra Dairelerinin yetkili olmayıp Balıkesir İcra Daireleri yetkili olduğundan yetkisiz icra dairesinde takip başlatıldığı yönünde yetki itirazında bulunulduğu ve ayrıca yine sunulan itiraz dilekçesinde davacı ile takibe konu edilen bir şekilde alışverişinin bulunmadığı, bu nedenle takibe konu borcunun da olmadığı, ödeme emri ekinde gönderilen faturayı da ilk defa gördüğünü belirterek davalı şirket yetkilisi tarafından itiraz dilekçesinin icra takip dosyasına sunulduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtilaf davacı tarafça davalı adına düzenlenen takip ve davaya konu faturaya konu taşıma hizmetinin davacı tarafça davalıya verilip verilmediği, bu kapsamda yetkili icra dairesinde takibin başlatılıp başlatılmadığı, davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olup olmadığı ve yine takibe konu faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, iş bu faturanın her iki tarafa ait ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığının tespiti açısından her iki taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davacı şirket defterleri üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde alınan rapora göre takip ve davaya konu faturanın davacı şirket defterlerinde aynen kayıtlı olduğu ve fatura tutarı kadar davacının davalıdan alacaklı olduğunun ticari defterlerde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirket kayıtlarıyla ilgili olarak ise Balıkesir Nöbetçi ATM'ye talimat yazılmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından ticari defterlerin ibraz edilmemesi ve belirtilen adreste ticari defterlere ulaşılamaması nedeniyle davalı şirket defterleri üzerinde bilirkişi incelemesinin yapılamadığı ve yine davalının bağlı olduğu vergi dairesine yazılan yazıya verilen 30.10.2019 tarihli cevabi yazı ekinde de davalı şirketin 2015 yılına ait olarak gönderilen form Ba'larının incelenmesinden davaya konu faturanın vergi dairesine bildirildiğine dair bir kayda rastlanmadığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davalı tarafça icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde taraflar arasındaki fatura ve akdi ilişki inkar edilmiş olup, davalı tarafça inkar edilen akdi ilişkinin yaptırılan bilirkişi incelemesi ve dosyadaki tüm belgeler kapsamında davacı tarafça ispatlanamadığı, davacının ayrıca dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, bu nedenle mahkememizce taraflar arasındaki akdi ilişkinin davacı tarafça kanıtlanamadığı kabul edilmiştir. BAM... Hukuk Dairesi'nin ... Esas sayılı kararında da belirtildiği üzere; itirazın iptali davalarında, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi durumunda, İİK'nın 50.maddesi gereğince öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca ön sorun olarak incelenmesi gerekmekte olup, 2004 sayılı İİK'nın 50.maddesi para veya teminat borcu için başlatılan icra takiplerinde HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK'nun 890/1.maddesine göre taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda malın teslim alındığı veya teslim için ön görülen yer mahkemesinin de yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine HMK'nın 6.maddesi gereğince de genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim mahkemesi olduğunun ve yine HMK'nın 10.maddesi ile de sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabileceği yönünde yasal düzenleme mevcuttur. Dava konusu somat olayda, davacı tarafça takip ve davaya konu faturaya dayanak taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunduğunun ispatlanamadığı kabul edilmiş olmakla, HMK 10 ve TBK 89 ve 6102 Sayılı TTK'nun 890/1.maddesinin dava konusu olayda uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı tarafça icra takip dosyasına sunulan yetki itirazının İİK 50.maddesi yollamasıyla HMK'nın genel yetki kurallarına göre belirlenmesi gerekmekte olup, genel yetkili mahkemede takip ve davanın açıldığı tarihte HMK 6.maddesi gereğince davalının yerleşim yeri mahkemeleri ve icra daireleridir. Dosyanın incelenmesinden davalının icra takip talepnamesinde bildirilen ve kendisine tebligat yapılan adresinin Karesi/Balıkesir olduğu, bu nedenle yetkili icra dairesinin davalının yerleşim yeri icra dairesi olan Balıkesir İcra Daireleri olduğu, buna rağmen yetkisiz İzmir İcra Dairesinde icra takibinin başlatıldığı, bu nedenle davaya konu icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı, itirazın iptali davalarında yetkili yerde icra takibinin yapılmasının dava şartı niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmakla, davaya konu icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM / Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davaya konu icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 54,40 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 40,06 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14,34 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda dava değeri itibariyle kesin olarak karar verildi. 22/10/2020 Katip ... E imza Hakim ... E imza