İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/356 E. 2018/269 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/356
Karar No
2018/269
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/356 Esas KARAR NO : 2018/269 DAVA : Ticari Şirket ( Fesih İstemli ) DAVA TARİHİ : 20/03/2018 KARAR TARİHİ : 21/03/2018 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ticari Şirket ( Fesih İstemli ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 20/03/2018 tarihli dilekçesinde: Davalı şirketin 2002 yılında kurulduğunu, müvekkilinin davalı şirkette kuruluş gününden itibaren % 25 hissedar olduğunu, şirketin diğer ortaklarının ...,... olduğunu, davacının 2016 yılına kadar şirketin yönetim kurulu başkanlığını üstlendiğini, şirketin şu anda yönetimini oluşturan... ve ...murisleri ...un bazı sebeplerle onları şirkete hissedar yaptığını ancak bu kişiler kuruluştan itibaren hissedar olmalarına rağmen murisleri ... un onların hiçbir şekilde işe ve yönetime karışmasını istemediğini, ...un 2015 yılında vefatından sonra mirasçı hissedarların müvekkiline karşı bilinmez ve anlaşılmaz bir husumet içine girerek yönetimi değiştirmek istediklerini ve hisse çoğunluklarına dayanarak 17/10/2016 tarihinde olağanüstü genel kurul yapma kararı aldıklarını, toplantıda müvekkili hakkında bazı iftiralarda bulunulduğunu, toplantının ses kaydını alma talebine divan başkanı tarafından olumsuz yanıt verildiğini ve tartışmalı olarak yapılan 17/10/2016 tarihli genel kurulda müvekkilinin yetkilerini aldıklarını, kendilerinin yönetime geldiklerini, hatta kendilerinin dahi içinde bulunduğu eski yönetimi ibra etmediklerini, şirket yönetiminin çoğunluk hisselerine istinaden... ailesine geçtiğini, bu genel kurula ilişkin muhalefet şerhinin toplantı divan başkanı Av. ... ın talepleri ve muhalefet şerhini tutanağa geçmeyeceğini beyan etmesi üzerine yazılı olarak ve ayrıca divan başkanına teslim edildiğini, 2016 yılındaki genel kuruldan sonra davalı şirkete Beyoğlu... Noterliği' nin 21/10/2016 tarihli ihtarnamesi'nin keşide edilerek genel kurulda cereyan eden olay ve konuşmaların müvekkiline iftira, kişilik haklarına saldırı, haksızlık ve hukuka aykırılığının belirtildiğini, davalı tarafça verilen İzmir... Noterliği' nin 28/10/2016 tarih ... yevmiye no'lu ihtarname ile inkar yoluna gidildiğini, davalı şirkete Beyoğlu ... Noterliği' nin 14/09/2017 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek ve ekinde vekaletname sunularak müvekkilinin yurt dışında yaşamaya başlaması nedeniyle şirket hissedarı olarak yapılacak tebligatların vekil olarak kendilerine yapılmasının talep edildiğini ancak verilen cevapta vekaletin yetersiz olduğunun beyan edildiğini, daha sonra Beyoğlu ... Noterliği' nin 03/11/2017 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin keşide edilerek yapılacak toplantılardan bilgi verilmesi, 2016 ve 2017 yılına ait bilançolar, alınmış bulunan YK kararlarının suretinin istendiğini, bu hususlara cevap verilmediğini, ailenin şirketin Anonim şirket olduğunu görmezden gelerek ve şirket yapısını çoğunluk hissesine dayanarak diledikleri gibi tasarruf edecekleri bir varlık haline dönüştürdükleri, tamamı ile şirketi ve şirketin gayeleri dışında aile üyelerine şirket kasasını transfer edici faaliyetlere geçtiklerini, bu faaliyetlerin TTK' nin 531 şartlarının oluşturduğunu ve haklı nedenle fesih davasına sebebiyet verdiğini, 2016 yılından sonra yeni yönetim kurulunun göreve gelir gelmez talimat vererek müvekkiline hiçbir bilgi ve belgenin verilmemesi yönünde tüm çalışanlara telkinde bulunduğunu ve bunun olduğunun tespiti halinde işten çıkartılacaklarına ilişkin ihtarlar yapıldığını, bu tarihten sonra alınmış birçok YK kararı ile ortaklara haksız menfaatler sağlandığını, 2016 tarihli genel kurulda YK üyesi olarak huzur hakkı tayin eden aile fertlerinin aynı genel kurulda iş akti ile çalışmaya izin adı altında karar aldığını ve yolla hem huzur hakkı hemde yüksek maaşlar aldıklarını, bu yolla şirketin karlılığının azaldığını ve müvekkilinin kar payının da azalacağını, davalı şirket yönetiminin kasıtlı olarak ve adet haline gelmiş bulunan kar dağıtımı kararını almamaya ve müvekkilini mağdur etmeye özen gösterdiğini, davalı şirketin 25 yıldır düzenli kar dağıtan bir şirket olduğunu, ancak 2016 yılında yeni yönetim kurulu üyelerinin tabiri ile aile şirketi anlayışı ile yönetilmeye başlandıktan sonra 2 yıldır kar payı ödemelerinin durdurulduğunu, kar payı olarak şirket içinde biriken ve sermayedarların hakkı olan paranın değişik isimler adı altında aile üyelerine aktarılmaya, şirketin içinin boşaltılmaya başlandığını, bununla yetinmeyen aile üyelerinin şirket ana sözleşmesinde değişikliğe giderek 17/10/2016 tarihli olağanüstü genel kurul ile ortakların TTK' nin 395. ve 396. kapsamında şirketle rekabet edecek şartlarda çalışmalarına izin verildiğini, bu yolla diğer şirket ortaklarını zarara uğratacak şekilde şirketin know how ve 25 yılı aşkın sürede elde ettiği varlıkların sermaye ortaklarından kaçırılarak aile üyelerine transfer sürecinin başlattığını, genel kurullarda ve karşılıklı ihtarlarla ticari teamüle aykırı uygulamaların taraflar arasında çekişme konusu olduğunu, ancak aile şirketi haline dönüştürülmesi istenen davalı şirkette bulunan müvekkiline ait sermaye payının şirketin içinin boşaltılması ve değerinin düşmesi gerekse kar paylarının teamül dışında ödenmemesi nedeniyle davacı için mevcut durumun çekilmez bir hal aldığını, bu hususun yaklaşık iki yıldır devam etmekte olduğunu öncelikle şirketin yasal defterlerinin mahkemece celbine karar verilerek incelemelerine sunulmasının sağlanması, alınmış bulunan asılsız ve şirketin mal varlığını azaltıcı işlemlerin tespiti halinde de şirkete onay kayyumu tayinini, ayrıca tasfiye davası açıldığının İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesini talep ettiklerini belirtmiş davanın kabulü ile davalı şirketin tüm ticari defterleri ile YK karar defterlerinin, ticaret sicil dosyasının celbine, TTK 531 doğrultusunda davalı... Tekstil Konfeksiyon Turizm San ve Tic. AŞ' nin feshine, fesh edilmediği takdirde 2015 yılından bu yana birikmiş kar payı hakkının müvekkiline ödenmesine ve gerçek değer üzerinden müvekkilinin hisse bedelinin tespit edilerek ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davacı tarafça davalı...ekstil Konfeksiyon Turizm San. ve Tic. A.Ş' ye kayyım atanması ve şirketin feshine karar verilmesine yönelik olarak mahkememize dava açılmış ise de: Davacı tarafın talebi göz önüne alındığında uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin 6102 sayılı TTK nun 531. maddesindeki "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." ve HMK' nin 14/2. maddesindeki " Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. " düzenlemeleri doğrultusunda tüzel kişi şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu, davalı... Tekstil Konfeksiyon Turizm San. ve Tic. A.Ş' nin merkez adresinin ... Sok. No:...Çiğli/İZMİR olup, adres itibariyle yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, HMK' nin 14/2. maddesindeki yetki kuralının kesin yetki kuralı niteliğinde olduğu, HMK' nin 19. maddesi gereğince yetkinin kesin olduğu davalarda mahkemenin yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu, HMK' nin 114/ç madddesi gereğince yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili bulunması hususunun dava şartı niteliğinde olduğu, HMK' nin 115/1. madddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmasının ve HMK' nin 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin HMK' nin 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, 3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 4-Taraflardan birinin 2 hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına," Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 21/03/2018 Başkan ... E imza Üye ... eimza Üye ... eimza Katip ... eimza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/356, K. 2018/269, T. 21.03.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-356-e-2018-269-k-a57e72fe0e61