İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/293 E. 2025/262 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/293
- Karar No
- 2025/262
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/293 Esas (Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından tefrik edilen) KARAR NO :2025/262 DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/12/2024 KARAR TARİHİ:30/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... Anonim Şirketi arasında ... ... Yalıtım İşleri Sözleşmesi akdedildiğini, ... İnşaat'ın bu Eser Sözleşmesi'nde müteahhit, müvekkili firma Alt Yüklenici ve ... - Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi'nin işveren olarak yer aldığını, müvekkilinin Eser Sözleşmesi ile yapım işini tamamladığını, yapım işinin tamamlanması karşısında davalılarca müvekkilinin hakedişlerinin bugüne değin ödenmediğini, müvekkili tarafından yapım işinin eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, yapım işinin, ...'ın sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından yapım işinin tamamlanarak ...'a tesliminin gerçekleştirildiğini, yapım işinin, işverene teslim edildiğini, davalılarca bugüne kadar herhangi bir ayıp ya da eksiklik bulunduğuna ilişkin müvekkili şirkete ihbarda bulunulmadığını, Eser Sözleşmesi uyarınca yapım işinin tamamlanmasından sonra müvekkili tarafından tüm faturaların ... İnşaat'a fatura edildiğini, ... İnşaat'ın faturalara itiraz etmediğini, yapım işinin kesin hakedişleri tamamlandığını, müvekkili tarafından yapım işi karşılığında ödenmeyen bedellerinin tahsili amacıyla .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalılarca haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edildiğini, ... tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, Eser Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacak davalarında kesin yetki kuralı bulunmadığını, davalılardan ... İnşaat'ın, icra takibinin yetkisine itiraz etmediğini, icra takiplerinde İİK'nın 50. maddesi uyarınca genel yetki kuralları uyarınca sayın mahkeme yetkili olacağından davalı ...'ın icra takibine yapmış olduğu itirazın hukuken bir değeri bulunmadığını, davalı ...'ın, hem yetkiye hem de borca itiraz ettiğini, davalılardan ... İnşaat ile yapılan Eser Sözleşmesi'nde yetkili mahkemelerin İstanbul Adliyeleri olduğu hüküm altına alındığını, davalılar aleyhine başlatılan icra takibi, yetkili icra dairesinde yapıldığını, davalı ...'ın yetki iddiasının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, tüm bu sebeplerle; haklı davanın kabulüne, davalılardan ...'ın yetki itirazın reddine, iptaline karar verilmesini, davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazların iptaline karar verilmesini, dava konusu alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve yetki yönünden itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin merkezinin ... olduğunu, davacı ile diğer davalı ... firması arasında akdedilen eser sözleşmesinde yetkili mahkemenın belirlendiğini, müvekkili şirketin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, bu nedenle yetkili mahkemenin Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın esasına girmeden dosyanın yetki itirazı neticesinde Kahramankazan Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasından gönderilen Örnek No:7 ilamsız takiplerde ödeme emrine karşı yasal süresi içerisinde müvekkili şirket tarafından takibe, ödeme emrine, asıl alacağa, borcun tamamına, borcun ferilerine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve yetkiye itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, takibe dayanak belge suretlerinin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirkete usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmediğini, davacının talebinin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle de davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ile diğer davalı ... İnşaat firması arasında imzalanan ... ... Yalıtım İşleri Sözleşmesi, müvekkili şirket ile ... İnşaat firması ile imzalanan sözleşmeden tamamen bağımsız olduğunu, yine, davacının da kabulünde olduğu üzere ... ... Yalıtım İşleri Sözleşmesi davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilmediğini, davacı ile müvekkili şirket arasında eser sözleşmesi mevcut olmadığı için bu sözleşmeden doğan herhangi bir borç ilişkisi de mevcut olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında akdi ilişki bulunmadığı için müvekkili şirketin davacıya herhangi bir ücret ödeme borcu olmadığını, müvekkili şirketin davacıya karşı müteselsil borçlu veya kefil olarak da ücret ödeme borcu altına girmediğini, müvekkili şirketin işveren değil iş sahibi olduğunu, davacı tarafından gerçekleştirilen yapım işinin müvekkili şirket sorumluluğunda da gerçekleştirilmediğini, diğer davalı ... İnşaat firması ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin niteliği ve taraflarca belirlenen usul uyarınca müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, tüm bu sebeplerle; öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirket hakkında açılmış bulunan haksız itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... ... Yalıtım İşleri Sözleşmesi, ... – ... İnşaat firması arasında 17.02.2022 tarihinde imzalanan Test ve Laboratuvar Binaları Yapım İşi Sözleşmesi faturalar, cari hesaplar, ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında, mahkemenin yetkisiyle birlikte, İcra Dairesi'nin yetkisine de itiraz edilmiş olması halinde öncelikle İcra Dairesi'nin yetkisine ilişkin itirazın incelenip değerlendirilmesi Yargıtay içtihatları gereğidir. İcra Dairesi'nin yetkisiz olması halinde de usulüne uygun bir icra takibinden bahsedilemeyeceğinden bahisle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir. HMK'nun 17. maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünü içermektedir. Buna göre taraflar, yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile aksine bir düzenleme yapmamışlarsa yetki sözleşmesinde gösterilen mahkeme, münhasır yetkili mahkeme olarak kabul edilir. HMK'nun 19. maddesine göre, yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir ve yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usûlüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. "...Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin 2 inci bendine göre yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacaktır. Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. 6100 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir..." (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/11444 Esas 2024/2170 Karar sayılı ilamı). Somut olayda; davacı ile davalı arasında doğrudan bir eser sözleşmesinin olmadığı, davaya konu işin yapılacağı adresin ... olduğu, davalı ile tefrik edilen mahkememiz dosyası olan ... Esas numaralı dosyada diğer davalı ... A.Ş arasında imzalanan 17.02.2022 tarihli Test ve Laboratuvar Binaları Yapım İşi Sözleşmesinde yetkili mahkeme olarak Ankara Kahramankazan Mahkemelerinin belirlendiği, davacı tarafın bu sözleşmeye göre yapılan işten kaynaklı alacak talebinin bulunduğu, davacı tarafın davaya konu ettiği sözleşmede davalının taraf olarak yer almadığı, yine davalı vekili tarafından icra dosyasında icra müdürlüğünün yetkiye itirazı nedeniyle icra dairesi tarafından borçlular tarafından yapılan yetki itirazının usule uygun olduğu, yetkili olduğu düşünülen yerin gösterildiği de görüldüğünden borçlular yönünden takibin İİK'nun 50.maddesi gereğince yetki itirazının kabulü ile takibin YETKİ YÖNÜNDEN DURDURULMASINA, başvuru halinde dosyanın yetkili İcra dairesine gönderilmesine karar verildiği, kararın davacı alacaklıya tebliğ edildiği ancak davacı alacaklı tarafından süresi içinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edilmediği, davalı tarafça süresinde ve usulünce yapmış olduğu yetkiye itirazının kabulü ile yetkisiz icra dairesinde takibin yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre usulüne uygun bir takipten de bahsedilemeyeceğinden davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve usulüne uygun bir takip bulunmadığından ve şartlar oluşmadığından icra inkar ve kötüniyet tazminatları taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İcra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı ve usulüne uygun bir takipte bulunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Usulüne uygun bir takip bulunmadığından ve şartlar oluşmadığından icra inkar ve kötüniyet tazminatları taleplerinin REDDİNE, 3-Dosya hakkında tefrik edilerek karar verildiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40-TL başvuru harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.900,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır