İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/158 E. 2019/98 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/158
Karar No
2019/98
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/158 Esas KARAR NO : 2019/98 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/02/2018 KARAR TARİHİ : 13/02/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun müvekkilinden 30.000,00 TL borç aldığını, borcuna karşılık olarak 28/06/2012 tanzim tarihli 15/07/2012 ödeme tarihli bonoyu müvekkiline verdiğini, davalı borçlunun borcunu ödemeyince bononun protesto olduğunu, bu tarihten sonra borçlunun ödemek için herhangi bir girişimde bulunmadığını, borcunu ödeyemeyince davalı borçlu aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasıyla 7 örnek icra takibine girişildiğini, gönderilen ödeme emrinin 06/11/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, bononun zamanaşımına uğradığı için yazılı delil başlangıcına dayanan bir alacak olduğunu belirterek davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiştir. İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...8 esas sayılı dosyasında 20/12/2017 tarihli ... sayılı kararında mahkemenin görevsizliğine karar verildiği ve dosyanın görevsizlik kararı neticesi mahkememize tevzi edildiği belirlenmiştir. CEVAP: Davalıya tebligat yapılmış, davalı süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olduğundan davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını HMK'nun 128. madde doğrultusunda inkar etmiş sayılmıştır. DELİL DEĞERLERDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden tarafların tacir sıfatıyla kayıtlı olup olmadığı, İzmir Vergi Dairesinden tarafların ne tür bir deftere tabi olduğu, bilanço ve vergi matrahı olup olmadığı ile İzmir Esnaf ve Sanatkarlar odasından tarafların tacir sıfatıyla ile kayıtlı olup olmadığı sorulmuştur. İzmir Ticaret Odasının yazısında, davalının oda ve sicil kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasının yazısında tarafların sicil müdürlüğünde kayıtlarının olmadığını bildirmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenleme ile artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, görevin 6100 sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi, mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır. 6102 sayılı TTK'nun 12.maddesinde "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret sicile tescil ettirilerek durumu ilan etmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Kanunun 15.maddesinde "ister gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan sanat veya ticaret ile uğraşan esnaftır." Mülga 6762 sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre Bakanlar Kurulunca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesinin arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir. (TTK m.11/1-2) Tacir-esnaf ayırımı ise Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve yıllık gayri safi hasılatının 90.000,00 TL'yi aşan esnafların tacir sayılacağı belirlenmiştir. Dava dilekçesi, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu senette davacının lehtar, davalının ise keşideci sıfatı taşıdığı, senedin zamanaşımına uğramış olmakla kambiyo vasfını yitirdiği ve taraflar arasındaki temel ilişki yönünde yazılı delil başlangıcı vasfına dönüştüğü, bu durumda TTK. 732. maddesinin uygulama yeri bulmadığından mahkemenin görev durumu temel ilişkinin ticari iş kapsamında bulunup bulunmadığı sonucuna göre belirlenmesi gerektiği, somut olayda tarafların Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlarının bulunmadığı, davacı tarafın tacir olmadığı, sadece davalı tarafın Ticaret Sicil kaydının olmasının, uyuşmazlığı ticari bir dava niteliğine getirmeyeceği, uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken ve genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu kanaatine varılarak (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2016/17318 Esas ve 2018/1926 Karar) davalı aleyhine açılan davada; İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın "görev" dava şartı yokluğundan HMK.1,2 114/(c)- 115, 6102 sy. TTK'nın 5. maddeleri gereğince davanın usulden reddine, mahkememiz kararı İstinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde mahkememiz kararı ile İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin...Karar sayılı kararı sonucu her iki mahkeme arasında aynı dava hakkında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan öncelikle yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davalı aleyhine açılan davada; İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın "görev" dava şartı yokluğundan HMK.1,2 114/(c)- 115, 6102 sy. TTK'nın 5. maddeleri gereğince davanın Usulden Reddine, Mahkememiz kararı İstinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde mahkememiz kararı ile İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Karar sayılı kararı sonucu her iki mahkeme arasında aynı dava hakkında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan öncelikle yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nın 323. ve 331/2. maddeleri gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine, Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2019 Katip ... eimza Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/158, K. 2019/98, T. 13.02.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-158-e-2019-98-k-eb0d0db99912