İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1047 E. 2020/666 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1047
Karar No
2020/666
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1047 Esas KARAR NO : 2020/666 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2014 KARAR TARİHİ : 01/12/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali ( Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Selçuk Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne verdiği 17/02/2014 tarihli dilekçesinde; borçlu davalı hakkında öncelikle Seferihisar İcra Müdürlüğü' nün...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yetki ve esas yönünden itiraz ettiğini, yetki itirazının kabul edildiğini, dosyanın, davalının yetkili olduğunu kabul ettiği Selçuk İcra Müdürlüğü' ne gönderildiğini, borçlunun yetkili Selçuk İcra Müdürlüğü' nün...Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine bu sefer esas bakımından itiraz ettiğini ancak bu itirazın hukuki mesnedi olmadığını, açıkca kötü niyetli ve haksız olduğunu, davalının ... Entegre Tesisleri kayıtlarına göre ve bu firmada kestirilen... Maden ve Tarım Sanayi Üretim Pazarlama Ticaret A.Ş.' ye ait 16 adet kesimlik hayvanı bu firmaya teslim ettiği ve firmada kestirdiği ve kesim sonucu elde edilen toplam 4.385 kg. karkas etleri teslim aldığının sabit olduğu, takip tarihi itibariyle karkas etin kilosunun 14,50-TL olarak alındığını, bu bedele % 1 KDV eklendiğini, ayrıca hayvan başı 100,00-TL destek yardımı olmak üzere toplam 65.817,50-TL davalının müvekkil şirkete ödemesi gereken rakamın elde edildiğini ancak teslim alınan karkas et miktarı kg olarak ... entegre tesisleri kayıtlarına göre belli olsa da etin teslim tarihindeki kg fiyatı ile hayvan başına devletten alınacak destekleme miktarı bilirkişilerce araştırılıp net hesaplanması gerektiğinden belirsiz alacak davası açmak zorunda kaldıklarını, davalının müvekkili şirkete bir ödeme yapmadığını, davalının itirazının somut bir gerekçeye dayanmadığını, davalının davaya karşı itiraz ileri sürmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takip miktarının % 20' den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi' ne verdiği 26/03/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili hakkında açılan davada İİY 68. maddesinde belirtilen 6 aylık süre içinde alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafından itirazın kaldırılması istendiğinden davada zaman aşımı olduğunu, davanın HMK' nun 6. maddesi gereğince davalı müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olan Torbalı' da açılması gerektiğini, taraflar arasında bir akdi ilişki olmadığını, müvekkili tarafından davacı şirket ile herhangi bir alışveriş ilişkisinin varlığının kabul edilmediğini, akdi ilişkinin çekişmeli olduğunu, davanın HMK 109 maddesine aykırı olarak açıldığını, davacı tarafın icra takibi çıkışının 68.105,79-TL olduğunu, ancak alacak yargılamayı gerektirdiğinden niteliği gereği belirsiz alacak davası olduğunu beyan ederek 20.000-TL üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, oysa davacı tarafın müvekkili hakkında yaptığı icra takibi açıklamalar ve hesaplamalar da yapılmak suretiyle 68.105,79-TL olarak yapıldığını, dolayısıyla alacaklı davacının takip talebinde gösterdiği bu miktar kadar alacak belirli hale geldiğinden bu takibe borçlu müvekkili tarafından itiraz edildiğini, alacak belirli hale geldiğinden alacaklı itiraz edilen alacağın bir kısmı için itirazın iptali davası açamayacağını, bu nedenle açılan bu davanın HMK 114 maddesinde dava şartı olarak düzenlenen hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden rededilmesi gerektiğini, müvekkilinin bu şirkette çalıştığını ve çiftlikte işletme yetkilisi ve sorumlusu olduğunu beyan eden veteriner hekim ...'dan hayvanların kimlik kartlarını Belevi Belediyesine tasdik ettirip müvekkiline verdiği, müvekkilinin de hayvanların bedellerini ödeyip hayvanlarını teslim aldığını, hayvan alım satımına ilişkin mahalli örf adet ve teamül gereği ödeme herhangi bir belgeye bağlanmadığını, ayrıca tanıklar huzurunda alışveriş ve ödeme yapıldığını, müvekkilinin ... dışında hiç kimse ile alım satım konusunda muhatap olmadığını, bu nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın zaman aşımı nedeniyle ve davaya bakmakla Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili ve görevli olduğundan yetki yönünden ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden ve esastan reddine % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı taraftan tahsiline, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ...Karar sayılı dosyasından davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleştirilerek dosya mahkememize tevzi edilmiş, yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. Mahkememizce davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen karar Yargıtay.... Hukuk Dairesi Başkanlığının ... Karar sayılı ilamıyla " 6100 sayılı HMK'nun 107/1 maddesi uyarınca; “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." Anılan Yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere belirsiz alacak davası açılabilmesi için talep edilebilecek miktar veya değerin tam veya kesin olarak saptanmasının objektif olarak olanaksız olması gerekir. Talep edilebilecek miktar veya değer biliniyorsa veya tespit edilebiliyorsa ya da tespitine yarar kriterler mevcut ise, o takdirde belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekir. Ne var ki, 6100 sayılı HMK'nun 115/2 maddesine göre, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için mahkeme kesin süre verir, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmezse, davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddeder. Somut olayda, sözü edilen dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün olduğundan ve itirazın iptali davasında takip miktarı belli olduğundan davacının davasını tam dava olarak sürdürmesi ve eksik peşin harcı tamamlaması yönünden HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca kendisine kesin süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. " gerekçesiyle bozularak gelmiş usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Torbalı Ticaret Sicil Müdürlüğüne davalının dava tarihi olan 17/02/2014 tarihinde tacir olup olmadığı sorulmuş alınan yazı cevabında ... şeklinde bir tacir kaydına rastlanmadığının tespit edildiği belirtiltilmiştir. Torbalı Vergi Dairesine 17/02/2014 tarihi itibariyle davalının gelir durumları sorulmuş, alınan yazı cevabında ... ' ün gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına haiz mükellef olduğu belirtilmiştir. İzmir ve Torbalı Esnaf ve Sanatkarlar odasına davalının kayıtlı olup olmadığı sorulmuş ,alınan yazı cevaplarında ... ' ün her iki oda da da kaydının bulunmadığı belirtilmiştir . Davalı vekili Mahkememize verdiği 31/12/2018 tarihli dilekçesinde davalı ... ' ün deftere tabi vergi mükellefi olmadığından ticari defterlerinin bulunmadığını belirtmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, davalı tarafa satılıp teslim edilen mal bedelinin bir bölümünün ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlatılmış ve itiraz üzerine duran takibin devamına karar verilmesi için eldeki dava açılmış ise de; davanın yasal dayanağının 6098 sayılı TBK' da düzenlenen Satış Sözleşmesi hükümleri olduğu dolayısıyla mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı ,dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapıldığı, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, davalı ... ' ün dolayısı ile davanın taraflarından birinin tacir sıfatına haiz olmadığı bu hususlar göz önüne alındığında davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine , Mahkememiz kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinle....Karar sayılı görevsizlik kararı doğrultusunda iki mahkeme kararı arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluşacağından HMK 21-1-c maddesi gereğince Yargı Yerinin Belirlenmesi için dosyanın Yargıtay 20.Hukuk Dairesine gönderilmesine, karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2- Mahkememiz kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde mahkememiz kararı ile Selçuk Asliye Hukuk mahkemesinin... Karar sayılı görevsizlik kararı doğrultusunda iki mahkeme kararı arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluşacağından HMK 21-1-c maddesi gereğince Yargı Yerinin Belirlenmesi için dosyanın Yargıtay 20.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yokluklarında açıkca okunup anlatıldı 01/12/2020 Katip ... E imza Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1047, K. 2020/666, T. 01.12.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1047-e-2020-666-k-f0aeed9ea1c4