İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/512 E. 2025/21 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/512
Karar No
2025/21
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/512 Esas KARAR NO: 2025/21 DAVA: Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/10/2021 KARAR TARİHİ: 09/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile Davalı ---- tarihinde ---- akdedildiğini, bu Sözleşme ile---------- arasında yapılacak işlerin mekanik proje kapsamında davacı bağlantı sağlayacak ve Sözleşme'nin 3. Maddesinde belirtilen komisyona hak kazanacağını, aynı şekil ve şartlar altında Sözleşme'nin 4/d maddesinde Davalı ------- ortakları, hissedarları, bu şirketin alt ve yavru şirketleri, yan kuruluşları, bu şirketin ortak veya hissedarlarının ortak olduğu veya bu tarihten sonra ortak olacağı tüm şirketler davacı aracılığı olmaksızın dava dışı ----------- ticaret yapmamayı taahhüt ettiğini, sözleşme'nin 4/d maddesine uyulmaksızın gerçekleştirilecek her türlü hizmet veya iş ilişkisinde işbu Sözleşme'de belirlenen komisyon bedelinin iki katı kadar tutar cezai şart olarak derhal davacıya ödeneceği yine Sözleşme'nin 4/e maddesinde kararlaştırıldığını, sözleşme'nin akdedilmiş olduğu günden bugüne kadar davalı Bgm ve davacı tarafça tespit edilmiş olan iştiraklerinden biri olan, aynı adreste ikamet eden, aynı iştigal konusuna sahip ve ortakları aynı olan ------ tarafından dava dışı -------- birçok ticari faaliyet yapılmış ancak bugüne kadar Sözleşme gereği ne 3. Maddeden kaynaklanan komisyon bedeli ne de yine Sözleşme'nin 4/e maddesinden kaynaklanan cezai şart ödemesi yapılmadığını beyanla davanın kabulü ile; mahkeme tarafından yapılacak ticaret sicil araştırmasına istinaden tarafların ticari defterlerinin ve faturasız işlem olması ihtimaline istinaden banka kayıtlarının incelenerek davacının almaya hak kazanmış olduğu komisyon tutarı ve cezai şart alacak tutarının tespiti ile davacı tarafa ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yönünden görevsiz olduğunu beyanla, söz konusu alacak ticari işlerle ilgili komisyon alacağı olduğundan, ticari nitelikte itirazın iptali davası niteliğinde olup esasa girilmeksizin, görevsizlik nedeniyle de davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, simsarlık ücret alacağı ile cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre davalının dava dışı --------yapacağı sözleşmelerde komisyona hak kazanacağının kararlaştırıldığını, sözleşmede davacının ortaklarının veya bağlantılı şirketlerinin yapacağı sözleşmeler içinde davacıya komisyon ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye aykırılık halinde sözleşmenin 4/e bendinde ceza koşulunun kararlaştırıldığını, davalının bağlantılı şirketlerinden olan dava dışı ----arasında sözleşme akdedilmiş olduğunu, bu sözleşme nedeniyle ceza koşulu ödemesi yapılması gerektiğini beyanla komisyon alacağı ve ceza koşulu alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; ilk olarak açıldığı ----karar sayılı görevsizlik kararı verildiği, usulüne uygun gönderme talebine istinaden dosyanın mahkememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, 05.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış, 01.07.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen --------- tarihli raporunda özetle, "...Davacı ---- ile davalı-----tarihinde Komisyon Sözleşmesi isimli imzalandığı,sözleşmenin davanın konusu ile ilgili maddelerinde; Taşeron firma ile işveren arasında yapılan sözleşme uyarınca, adı geçen firmalar arasındaki bağlantının kurulması, iki firma arasındaki koordinasyonun devamlılığı ------- tarafından sağlanacaktır. Bu sözleşmeye göre, komisyoncu -----, Taşeron firma ve İşveren firma arasındaki mekanik proje kapsamında, aralarındaki bağlantıyı sağlayarak 3. maddede belirtilen komisyona hak kazanacaktır. Taşeron firma; komisyoncu --------, onaylanan tekliflerin (vergiler ve masraflar dahil olan net tutar üzerinden) KDV hariç %10’i oranında komisyon ödeyecektir. a) Ücretin hakkediş şeklinde taşeron firmaya ödenmesi durumunda, komisyon ücreti komisyoncu ------- 3 iş günü içerisinde elden nakit olarak veya banka hesabına havale ile ödenecektir. İlk ödeme günü olarak belirlenen tarihten itibaren komisyon ödenecektir. Hükümlerinin yer aldığı, İbraz edilen davacı, davalı ve dava dışı--------ait ticari defter kayıtları ile dosya muhteviyatı belgeler içerisinde yer alan davalı ve davadışı şirketlere ait ------ formlarının incelenmesinde ; Davalı ---- tarafından davadışı -------yılında toplam olarak Kdv hariç 1.552.983,00TL. lık fatura tanzim edildiği, buna göre davacının komisyon tutarının Kdv hariç 155.298,30TL olduğu, Davadışı ----- tarafından davadışı ------------ adına tanzim edilmiş fatura kaydının bulunmadığı, Taraflar arasındaki sözleşmenin simsarlık ve vekalet sözleşmesi unsurlarını taşığıdığı, davacının sözleşmenin ücret başlıklı hükmü uyarınca ücret talep etmesinin mümkün olduğu, davacının sözleşmeye göre ceza koşulu talep etmesinin mümkün olmadığı, davalı taraf ödemesi gereken ücreti ödemiş olduğunu iddia ediyor olsa da bu iddianın ispata muhtaç olduğu, Ücretin hakkediş şeklinde taşeron firmaya ödenmesi durumunda, komisyon ücreti komisyoncu -------- 3 iş günü içerisinde elden nakit olarak veya banka hesabına havale ile ödenecektir. İlk ödeme günü olarak belirlenen tarihten itibaren komisyon ödenecektir. Hükümlerinin yer aldığı, İbraz edilen davacı, davalı ve dava dışı ----- ait ticari defter kayıtları ile dosya muhteviyatı belgeler içerisinde yer alan davalı ve davadışı şirketlere ait ---- formlarının incelenmesinde ; Davalı------- tarafından davadışı şirket ---------- adına 2020 yılında toplam olarak Kdv hariç 1.552.983,00TL. lık fatura tanzim edildiği, buna göre davacının komisyon tutarının Kdv hariç 155.298,30TL olduğu, Davadışı --/------- tarafından davadışı ---------- adına tanzim edilmiş fatura kaydının bulunmadığı, Taraflar arasındaki sözleşmenin simsarlık ve vekalet sözleşmesi unsurlarını taşığıdığı, davacının sözleşmenin ücret başlıklı hükmü uyarınca ücret talep etmesinin mümkün olduğu, davacının sözleşmeye göre ceza koşulu talep etmesinin mümkün olmadığı, davalı taraf ödemesi gereken ücreti ödemiş olduğunu iddia ediyor olsa da bu iddianın ispata muhtaç olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01.07.2024 tarihli ek raporunda özetle, "...Kök raporda yer alan değerlendirmelerin aynen geçerli olduğu, davanın arabuluculuk kapsamında olup olmadığı, eksik harç, derdestlik, zamanaşımı hususlarının münhasıran Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Öncelikle belirtmek gerekir ki, olayları anlatmak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir. ---- Somut olay ele alındığında,Sözleşmenin taraflara yüklediği edimler nazara alındığında sözleşmede davacının, davalının dava dışı -------sözleşme yapması için bağlantı kuracağı, iki taraf arasındaki koordinasyonun devamlılığını sağlayacağının kararlaştırılmış olduğu görülmektedir. Taraflarca sözleşme “komisyon” sözleşmesi olarak adlandırılmış olsa da taraflar arasındaki sözleşme TBK m. 532 anlamında (Alım veya satım komisyonculuğu, komisyoncunun ücret karşılığında, kendi adına ve vekâlet verenin hesabına kıymetli evrak ve taşınırların alım veya satımını üstlendiği sözleşmedir”) komisyon sözleşmesi niteliğinde olmadığı, sözleşme kapsamı ve tarafların edimleri dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin TBK m. 520 vd. anlamında simsarlık sözleşmesi niteliğinde olduğuna kanaat getirilmiş, uyuşmazlık bu tespit nazara alınarak sonuçlandırılmıştır. Simsarlık sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 520-525 maddelerinde düzenlenmiştir. TBK m. 520 hükmüne göre; “Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir.Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır.Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.” denilmektedir.TBK m. 521 uyarınca, “Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.” Dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporunda davalı ---------- tarafından davadışı şirket ------- adına (2020 yılı dönemine ait) KDV hariç toplam 1.552.983,00 TL tutarlı 2 adet fatura tanzim edildiği, faturanın davalı ve dava dışı -------- kayıtlarında yer aldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin “3.Ücret” başlıklı hükmü gereğince davacının davalıdan %10'a karşılık 155.298,30-TL simsarlık ücreti talep edebileceği değerlendirilmiş,Davacının simsarlık ücreti alacağına ilişkin talebinin kabulü ile 155.298,30-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı taraf aynı zamanda sözleşmenin de maddesi gereği cezai şart alacaklısı olduğunu, davalı iştiraki ile -------- arasında sözleşme yapılmış olduğunu, bunu sözleşmeden kendisinin aradan çıkarıldığını iddia etmekte olup sözleşme gereği cezai şart miktarının tarafına ödenmesini talep etmiştir. TBK m. 179/1 anlamında ifa yerine ceza koşulu düzenlenmiş olup buna göre “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir” denilmektedir. Her ne kadar davacı taraf cezai şart talebinde bulunuş ise de; dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporu gereğince dava dışı ---- tarafından davadışı ------ adına tanzim edilmiş fatura kaydının bulunmadığı, davacı iddialarına ilişkin elverişli ve yeterli delilin bulunmadığı anlaşılmış, davacının cezai şart talebinin reddine karar verimiştir.Davalı taraf ise zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta sözleşme tarihi 31/10/2018 olup icra ve dava tarihi itibariyle 6098 sy TBK ve 6102 sy TTK yürürlükte olup, 6762 sayılı TTK yürürlükte değildir. Davalı tarafın zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi için dosyaya konu işlemin ticari simsarlık ya da adi simsarlık olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 100. maddesi gereğince; bir işin ticari simsarlık olarak değerlendirilmesi için bir tacirin ürettiği mal veya hizmetlere ilişkin sözleşmelere sürekli olarak aracılık edilmesi amacıyla kurulan bir sözleşme ilişkisini ifade etmekteydi. Nitekim anılan 100. maddenin üçüncü fıkrasında, ticari bir aracılık işini arızi olarak yapanlar hakkında Borçlar Kanunu'nun tellallığa ilişkin genel hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştı. Ticaret işleri tellallığından söz edebilmek için her iki tarafın tacir olması yeterli olmayıp aracılık yapılan sözleşmenin de ticari olması ve tacirler arasında devamlılık arz etmesi gerekmekteydi. Somut olay dikkate alındığında; taraflara arsındaki sözleşme gereği davalı tarafından piyasaya sunulan ticari mallara veya hizmetlere ilişkin sözleşmelere aracılık edilmesine dair sürekli bir ilişkinin kararlaştırıldığı, celp edilen sicil kayıtları dikkate alındığında davacının ve davalının tacir olduğu ve yapılan işlemlerinde ticari nitelikte olduğu anlaşılmış, taraflar arasındaki sözleşmenin mülga 6762 sayılı TTK 100. Maddesinde belirtilen ticaret işleri simsarlığı sözleşmesi niteliğinde anlaşılmıtır.-------6762 sayılı TTK'nın 100 vd. maddelerinde "Ticaret İşler Tellallığı" düzenlenmiş idi. Aynı Kanun'un 16/2. maddesinde ise ticaret işleri tellallığı sözleşmelerinden doğan alacak hakları için bir yılık zamanaşımı süresi öngörülmüştü. 7672 sayılı TTK'daki bu düzenleme, özel hüküm niteliğinde olduğundan, Borçlar Kanunu'ndaki genel hükümlerden önce uygulanması gerekiyordu. ------------ 6102 sayılı TTK'da ise ticaret işleri telalığına (simsarlığına) ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, böylece simsarlık konusunda özel hüküm- genel hüküm ayrımına son verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı ve feshedildiği tarihlerde yürürlükte olan yeni TTK'da simsarlıkla ilgili özel hüküm getirilmediğinden, ticari işler simsarlığına da TBK'nın simsarlığa ilişkin hükümleri uygulanacaktır.Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 147/5. maddesinde, ticaret işleri simsarlığı ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacakların beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenleme yapılırken, 6102 sayılı TTK'da ticaret işleri simsarlığının düzenlenmediği hususunun dikkatten kaçırıldığı anlaşılmaktadır. Yeni TTK'da ticaret işleri simsarlığının düzenlenmediği ve özel bir zamanaşımı düzenlemesiin de artık mevcut olmadığı dikkate alındığında, ticaret işleri simsarlığına hangi zamanaşımının uygulanacağının ortaya konulması gerekir. Öncelikle, 6762 sayılı eski TTK artık yürürlükte olmadığından, oradaki bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması artık söz konusu değildir. Yani, yürürlükten kalkmış (mülga) bir kanundaki zamanaşımının halen geçerli olduğunu söylemek hukuken mümkün görülmemektedir.TBK'nın 147/5. maddesinde ticaret işleri simsarlığı hariç tutulduğu halde, bu tür sözleşmeler için özel bir kanuni düzenleme de getirilmediğinden, genel zamanaşımını düzenleyen TBK'nın 146. maddesindeki on yıllık zamanaşımının burada da uygulanması gerektiği savunulabilir. Çünkü, anılan 146. madde uyarınca, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. TBK veya başka bir kanun, ticaret işleri simsarlığı için özel bir zamanaşımı süresi getirmediğine göre, bu sözleşmelere de on yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanacağının söylenmesi, hukuken tutarlı bir söylem olabilir ise de aşağıda yapılan açıklama ışığında bu yorum ve görüş Mahkememizce benimsenmemiştir.Kanunun amaca uygun bir yorumuyla farklı bir sonuca ulaşmak mümkündür. Şöyle ki; kanun koyucu simsarlık sözleşmelerini beş yıllık zamanaşımı süresine tabi tuttuğuna göre ve yeni pozitif hukukumuzda ticaret işleri simsarlığı adı altında özel bir sözleşme türü bulunmadığına göre; diğer bir deyişle simsarlık konusundaki özel hüküm- genel hüküm ayrımı kaldırılmış olup ticaret işleri simsarlığı da sonuçta bir simsarlık sözleşmesi olduğuna göre, bu tür sözleşmelere de 147/5. maddedeki beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının doğru ve kanun koyucunun amacına uygun bir yorum olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu hukuki gerekçeyle, simsarlığın türü ne olursa olsun, her türlü simsarlık sözleşmelerinden doğan alacaklar, beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir -----Bu açıklamalar nazara alınarak somut olay ele alındığında, taraflar arasındaki sözleşme tarihi 2018 olup dava tarihi 2021 yılı olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı anlaşılmış, davalının zamanaşımı itirazlarına itibar edilmemiştir.Davalı, tarafça icra takip dosyası ile iş bu dosyanın derdest olduğu ileri sürülmüş ise de, derdestlik mevcut dava dosyası ve tarafları bakımından geçerli olup icra dosyasının iş bu davamız yönünden derdestlik dava şartı ihtiva etmesi mümkün olmadığından davalının bu yöndeki itirazlarına da itibar edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının simsarlık ücreti alacağına ilişkin talebinin kabulü ile 155.298,30-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Davacının cezai şart talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli karar harcı 10.608,43-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.861,39-TL olmak üzere toplam 2.920,69-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.687,74-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.861,39-TL olmak üzere toplam 2.920,69-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 331,35-TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.399,15‬-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 9.442,88-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.198,62-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 121,38-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 15.726,90-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/01/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/512, K. 2025/21, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-512-e-2025-21-k-7e7154cd4bc2