İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/623 E. 2024/723 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/623
Karar No
2024/723
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/623 KARAR NO:2024/723 DAVA:Sermaye Piyasası Kanunu Uyarınca Örtülü Kazanç Aktarımına Dayalı İstirdat DAVA TARİHİ:05/10/2023 KARAR TARİHİ:10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan sermaye piyasası kanunu uyarınca örtülü kazanç aktarımına dayalı istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... ... Şirketinin 04/11/1996 yılında İstanbul'da kurulmuş oluğunu, ana faaliyet konusunun hızlı tüketim ürünlerinin pazarlama ve dağıtımı olduğunu, şirketin ana ve nihai ana ortaklarının ... ve ... ... olduğunu, şirket hisselerinin yaklaşıl %36'sının, 2013 yılında ... Şirketine kote edildiğini, 31/12/2014-31/12/2017 tarihleri itibariyle şirket paylarının %35,8'lik kısmının halka açık olduğunu ve küçük yatırımcıların tasarrufunda olduğunu, şirketin 32.586.740,49-TL olan çıkarılmış sermayesinin, mevcut ortakların rüçhan haklarının tamamen kısıtlanması suretiyle 46.086.740,49-TL'ye çıkarılması nedeniyle arttırılan 13.500.000,00-TL nominal sermaye miktarını temsil eden paylar ile mevcut ortaklara ait 3.000.000,00-TL nominal sermaye miktarını temsil eden payların halka arz edilmiş olduğunu, şirketin 16.500.000,00-TL nominal değere sahip hisselerinin halka açılmak suretiyle 06/06/2013 tarihinde ulusal pazarda işlem görmeye başladığını, öte yandan şirketin borçlarını ödemekte güçlük içerisine girmesi veya finansman sıkıntısına düşmesi nedeniyle ... tarafından, şirket paylarının 20/10/2015 tarihinden itibaren gözaltı pazarında işlem görmesine karar verildiğini, ayrıca şirket tarafından çıkarılan tahvillerin de ... tarafından 31/01/2018 tarihinden itibaren gözaltı pazarına aktarılmasına karar verildiğini, ... ... Şirketi tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformuna yapılan 08/10/2015 ve 13/10/2015 tarihli özel durum açıklamalarında, ... ... Şirketi aleyhine ... Anonim Şirketi tarafından 17.346.132,75-TL ve 3.499.998,00-USD, ... Şirketi tarafından 17.557.913,50-TL, ... Şirketi tarafından 13.994.690,08-TL ve ... Anonim Şirketi tarafından 107.031,38-TL talepli icra takiplerinin başlatıldığının ifade edildiğini, aynı şekilde şirketin mali açıdan zora düştüğü konusundaki basında yer alan haberler çerçevesinde SPK ve ilgili mevzuat çerçevesinde müvekkili kurul tarafından 09/01/2020 tarihli denetleme raporunun düzenlendiğini, özel durum açıklamasını müteakip şirketin borsa kotundan çıkarılmasına karar verildiğini, denetleme raporu kapsamında finansal borçlar için takibe geçilmesi sürecinde KAP'a yapılan mali duruma ilişkin dikkat çekici özel durum açıklamaları; şirketin mali tablo kalemleri ve ilişkili taraflarından olan alacakları; şirketin finansal borçları; ilişkili tarafların mali durumları; ilişkili tarafların banka hesaplarından nakit çekilen paralar, paraların yatırıldığı firmalar ve bu firmalara ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumundan temin edilen bilgiler; ilişkili şirket hesaplarından firmalar tarafından keşide edilen hatır çeklerinin tahsili; mali tablo düzenlenen dönem sonlarında ... ... Şirketi hesaplarına yapılan para transferleri vb. tespitlerin yapıldığını, bu kapsamda halka açık ortaklık statüsündeki ... ... Şirketinin, şirketin yönetim kurulu başkanı ...'in bilgisi ve iradesi doğrultusunda, ilişkili tarafları ve yine yönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisi olduğu ... Şirketi ve ... Şirketi ile gerçekleştirdiği işlemler neticesinde SPK'nın 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlal edilerek, örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığı/kârının azaltıldığı, 31/12/2017 tarihi itibariyle işletilmeyen faizler hariç yaklaşık toplam 217.000.000,00-TL zarara uğratmış bulunduğunu, tüm bu nedenlerle 217.000.000,00-TL kayıp ve aktarım tutarının, aktarım tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizinin, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 217.000,00-TL'sinin mal varlığı azaltılan ... ... Şirketine iadesi talebiyle açılan ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/07/2023 tarihli, ... esas ve 2023/502 karar sayılı kararına konu olan davada saklı tuttukları 216.783.000,00-TL'nin kanuni faiziyle birlikte ... ... Şirketi'ne iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile: Davacı tarafça arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafça .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı kısmi davasını ikame ettiğini ve akabinde eldeki davayı ek dava olarak ikame ettiğini, ancak ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığını, bu nedenle .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili ...'e husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün bulunmadığını, zira müvekkili şahıs lehine bir kazandırma olmadığı gibi, SPK'nın da bu yönde bir tespit ve iddiasının bulunmadığını, SPK’nın 92. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca işlemlerin hukuka aykırılığını tespit ettiği tarihi izleyen 3 ay içinde iptal davası açma yetkisi buldunduğunu, yine aynı fıkraya göre, SPK'nın, her halde işlemin veya durumun meydana geldiği tarihten itibaren 3 yıl içinde iptal davası ve 5 yıl içinde de butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya yetkili olduğunu, 94. maddede yer alan; “92 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları bu madde bakımından da uygulanır.” hükmü uyarınca 92 madde de yer verilen sürelerin örtülü kazancın iadesi talebiyle açılacak davalar için de geçerli hale gelmekte olduğunu, dava dışı ... ... Şirketinin, ... Şirketler Topluluğunun bir şirketi olarak 2013 yılında halka açıldığını ve ...’da paylarının işlem görmeye başladığını, şirketin halka arzı sırasında da ... Pazarlama'nın, grup şirketlerinin banka borçlarına 394.000.000,00-TL’lik kefil iken halka arz edilmiş olduğunu, o dönem SPK tarafından bir sorun olarak görülmeyen durumun bugün kötü niyetle dava konusu edilmesinin kabul edilemeyeceğini, ... Pazalama'nın, grup şirketlerinden olan alacaklarının uzun yıllardır mevcut olduğunu ve her yıl ara dönemler de dahil olmak üzere kamuoyuyla paylaşıldığını, ... Pazarlama’nın alacaklarının korunabilmesi için müvekkili ...'in çok ciddi çaba sarf ettiğini, hatır çeklerinin varlığının da ... Pazarlama'dan mal veya para kaçırılması değil; aksine şirketin finansmanının sağlanması için başvurulan bir yöntem olduğunu, örtülü kazanç aktarımı yasağına ilişkin Sermaye Piyasası Mevzuatı incelendiğinde, SPK denetleme raporunda bahsi geçen ve ... Pazarlama tarafından gerçekleştirilen işlemlerin örtülü kazanç aktarımı kapsamında değerlendirilemeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddini, davanın dava konusu taleplerin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle reddini, müvekkili ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle esastan reddini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını ve davanın her halükarda reddini talep etmiştir. (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Şirketi iflas idare memuru cevap dilekçesi ile: .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile ... Şirketinin iflasına karar verilmiş olduğunu, tasfiye işlemlerinin .... İcra ve İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası ile sürdürülmekte olduğunu, müflisin tüm hak ve alacaklarının, iflasın açıldığı zamanda oluşturulan masanın kanuni temsilciliğini yapmakla yükümlü olan kurum iflas idaresinde olduğunu, müflis şirketin 15.05.2019 tarihinde iflas ettiğini ve bu durumun iflas müdürlüğünce usulüne uygun olarak ilan edildiğini, ancak dava konusu örtülü kazanç aktarımından kaynaklı alacak iddiası için iflas masasına herhangi bir alacak kaydı talebinde bulunulmadığını, ayrıca yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı kurumun örtülü ödenek aktarımı iddialarının soyut iddia niteliğinde olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın müflis şirket açısından reddini talep etmiştir. Dava, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 21. maddesi ihlal edilerek halka açık ortaklık statüsünde bulunan ... ... Şirketinin örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığı/kârı azaltıldığından bahisle, aktarılan meblağın şirkete istirdatı istemine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce, taraflarca sunulan ve hasredilen deliller toplanarak hep birlikte incelenmiştir. Davalılar ... ve ... Şirketi vekili tarafından her ne kadar arabuluculuk şartının yerine getirilmediği itirazında bulunulmuş ise de davanın, SPK'nın 94. maddesine dayalı olarak açılmış olması da dikkate alınarak, bu talep ile açılan davanın zorunlu arabuluculuğa tabii olmaması nedeniyle bu yöndeki itiraza itibar edilmemiştir. Davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Şirketi iflas idare memuru tarafından her ne kadar yetkili mahkemelerin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu öne sürülerek yetki itirazında bulunulmuş ise de, dava dışı ... ... Şirketinin merkezinin Fatih adresinde bulunması, eldeki davanın örtülü sermaye aktarımı yapılması istenilen şirketin bulunduğu yer mahkemesinde açılmasının gerekmesi, bu anlamda mahkememizin açılan davaya bakmaya yetkili olması dikkate alınarak bu yöndeki itiraza itibar edilmemiştir. Davalılar ... ve ... Şirketi vekili tarafından ayrıca hak düşürücü süre ve pasif husumet itirazında bulunulmuştur. Örtülü kazanç aktarımı yasağı 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 21. maddesinde düzenlenmiş olup, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun Örtülü kazanç aktarımı yasağı başlıklı 21. maddesi; "(1) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaktır. (2) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, esas sözleşmeleri veya iç tüzükleri çerçevesinde basiretli ve dürüst bir tacir olarak veya piyasa teamülleri uyarınca kârlarını ya da malvarlıklarını korumak veya artırmak için yapmaları beklenen faaliyetleri yapmamaları yoluyla ilişkili oldukları gerçek veya tüzel kişilerin kârlarının ya da malvarlıklarının artmasını sağlamaları da örtülü kazanç aktarımı sayılır. (3) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları, ilişkili taraf işlemlerinin emsallerine, piyasa teamüllerine, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine uygun şartlarda gerçekleştirilmiş olduğunu belgelemek ve bu durumu tevsik edici bilgi ve belgeleri en az sekiz yıl süre ile saklamak zorundadırlar. Birinci fıkrada belirtilen ilkelere aykırılığın tespitinde izlenmesi gereken usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. (4) Kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesini talep eder. Kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorundadır. Örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali ile ilgili 94 üncü ve 110 uncu maddeler ile ilgili mevzuatta öngörülen hukuki, cezai ve idari yaptırımlar saklıdır." hükmünü içermektedir. Söz konusu madde kapsamında SPK'ya verilen iade talebi yetkisiyle bir tür düzeltme/denkleştirme işleminin yapılması amaçlanmakta, zarara uğrayan tarafların zararlarının telafisi için idari bir önlem öngörülmektedir. Aynı kanunun İhraççıların hukuka aykırı işlemleri ile sermayeyi veya mal varlığını azaltıcı işlemlerinde uygulanacak tedbirler başlıklı 92. maddesi; "(1) Bu Kanuna tabi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde, Kurul; a) 6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye, b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya, c) Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerini atamaya, yetkilidir. (2) Halka açık bankalar hakkında bu maddeye göre işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır. (3) (Ek: 2/1/2017-KHK-684/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/6 md.) Bu madde kapsamında Kurul tarafından açılan dava ve takipler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde Kurul her türlü harç ve teminattan muaftır." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun Örtülü kazanç aktarımında uygulanacak tedbirler başlıklı 94. maddesi de; "(1) Kurul, 21 inci maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkilidir. (2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-684/7 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/7 md.) 92 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları bu madde bakımından da uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu yasal düzenlemeler dikkate alındığında SPK'nın, 6362 Sayılı Kanunun 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlal edildiğini tespit etmesi halinde gerekli tedbirleri almaya ve kurulca belirlenecek tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili olduğu açıktır. 6362 Sayılı Kanun, açılacak iade davası için ise 6098 Sayılı TBK ve 6102 Sayılı TTK hükümlerinden ayrı olarak düzenlemeler getirmiş ve Kanunun 94/2. fıkrası ile, iade davaları için aynı Kanun'un 92. maddesi birinci ve üçüncü fıkralarına atıf yaparak, iade davasının 6362 Sayılı Kanunun 92/1-b maddesinde düzenlenen süre içinde açılacağını belirtmiştir. Buna göre, 6362 Sayılı Kanunun 92. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca SPK, işlemlerin hukuka aykırılığını tespit ettiği tarihi izleyen 3 ay içinde, her halde işlemin veya durumun meydana geldiği tarihten itibaren 3 yıl içinde iade davası açmaya yetkili bulunmaktadır. 6362 Sayılı Kanunun 94/2. maddesi yollamasıyla 92/1-b maddesinde, SPK'nın iade davası açma süresi düzenlenmişse de, söz konusu maddede düzenlenen sürenin zamanaşımı süresi mi, yoksa hak düşürücü süre mi olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, söz konusu madde ile öngörülen dava açma süresinin zamanaşımı süresi mi, yoksa hak düşürücü süre mi olduğu hususu, yasal mevzuatlarımızdaki düzenlemelere göre değerlendirilecektir. 6098 Sayılı TBK'nun "Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri"ne ilişkin tazminat istemindeki süreye ilişkin 72. maddesinde, öngörülen sürenin bir "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiş bulunmaktadır. Aynı Kanunun "Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri"ne ilişkin istem hakkındaki süreye ilişkin 82. Maddesinde, öngörülen sürenin bir "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. Yine aynı Kanunun "Borçların ve Borç İlişkilerinin Sona Ermesi, Zamanaşımı" başlıklı 131 ve devamı maddeleri sonunda 146 ve 147. maddelerinde, çeşitli alacak çeşitleri için talep etme süreleri öngörülmüş ve sürelerin birer "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 56. maddesi gereğince haksız rekabete ilişkin olarak açılacak davalar için süreleri düzenleyen 60. maddesi, bu maddede düzenlenen sürelerin "zamanaşımı" süresi olduğunu açıkça belirtmiştir. Yine TTK'nun 264. maddesi, 285. maddesi, 396. maddesi, 560. maddesi bu maddeler ile öngörülen sürelerin birer zamanaşımı süresi olduğunu açıkça belirtmiştir. Aynı şekilde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 maddesinde, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler bakımından süreler öngörülmüş, bu sürelerin zamanaşımı süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. Buna karşılık 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 67/1. maddesinde, 6102 Sayılı TTK'nun 34, 437/5, 438, 445, 640/2 maddelerinde, bu maddeler gereğince açılacak davalar için sürelere ilişkin düzenlemeler getirilmiş, ancak bu sürelerin hak düşürücü süre mi, zamanaşımı süresi mi olduğuna ilişkin bir açıklama yapılmamasına rağmen, gerek Yargıtay uygulamalarında, gerekse doktrinde, bu maddelerdeki sürelerin birer hak düşürücü süre oldukları kabul edilerek, buna göre değerlendirme yapılmaktadır. Görüldüğü üzere, kanun koyucu, bir hak talebi için öngörülen sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu kabul ettiğinde, ilgili maddede bu sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu açıkça belirtmektedir. Ancak hak düşürücü süre söz konusu olduğunda, böyle bir belirtmede bulunmamaktadır. Bu bakımdan gerek SPK'nın yapısı ve işleyişi, görev ve yetkileri, gerek 6362 Sayılı Kanun 92 ve 94. maddesindeki düzenlemelerin içeriği gerekse, kanun koyucu tarafından, bir hak talebi için öngörülen sürenin zamanaşımı süresi olması halinde, bu sürenin zamanaşımı süresi oluğuna ilişkin açık belirtmede bulunması dikkate alındığına, örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali halinde açılacak iade davası için 6362 Sayılı Kanunun 94/2. maddesi yoluyla uygulanacak 92/1-b maddesinde öngörülen sürenin bir hak düşürücü süre olduğu Mahkememizce değerlendirilmiştir. 6362 Sayılı Kanunun 92/1-b maddesi uyarınca, süre, bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren başlayacaktır. Dosya kapsamı dikkate alındığında, SPK yetkilileri tarafından düzenlenen denetleme raporu sonrasında, SPK Kurul Karar Organı tarafından, 13/08/2020 tarih ve 51/1001 sayılı toplantıda, örtülü kazanç aktarımı yapıldığının tespitine karar verildiği ve ilgililer hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunma kararı alındığı anlaşılmakla, kurul için dava açma süresinin bu tarih itibariyle başlayacağı anlaşılmaktadır. Eldeki iade davası, 05/10/2023 tarihide açılmış bulunmaktadır. Bu durumda eldeki davanın, 6362 Sayılı Kanunun 94/2. maddesi yollamasıyla 92/1-b maddesinde öngörülen 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğu anlaşılmakla, açılan davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalılar hakkında açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı kurum, 6362 sayılı yasanın 92. maddesinin 3. fıkrası(Ek: 2/1/2017-KHK-684/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/6 md.) gereğince harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar ... ve ... Şirketi kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Şirketine verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/623, K. 2024/723, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-623-e-2024-723-k-2c3b28757ab6