İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/622 E. 2024/858 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/622
Karar No
2024/858
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLLERİ : Av. DAVALI : 3- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 26 Ekim 2022 tarihinde, ...’ın sahibi olduğu ve ...’ın kullandığı ... plakalı aracın ... Sokak'tan geçerken yaya ... ve oğlu ...'a çarparak kaza meydana geldiğini, kazada ...'ın trafik işaretlerine uymayarak asli kusurlu olduğunu, araç sürücüsünün kavşağı kullanmadan tehlikeli bir şekilde hareket ettiğini ve yaya geçişine dikkat etmediğini, kaza sonrası ...'ın yaralanarak Konya Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğünü, burada muayene edildiğini, düzenlenen raporlara göre müvekkilinin dizlerinde, kafasında ve vücudunun çeşitli yerlerinde yaralanmalar tespit edildiğini, müvekkilinin kazadan sonra baş dönmesi ve çeşitli sağlık sorunları yaşadığını ve tedavi sürecinde birçok farklı müdahale gerektiren yaralar aldığını, kaza anında yanında bulunan oğlunun da olaydan etkilendiğini ve psikolojik travma geçirdiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle sürekli veya geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri gibi haklarını talep ettiğini, ayrıca, pek çok tedavi giderinin belgeye dayanmadan da olduğu için bilirkişi raporunun gerekli olduğunu, kazanın ardından, ...’ın durumunun başta psikolojik olmak üzere zorlayıcı hale geldiğini, oğlu için de destek sağlamak zorunda kaldığını, ...'ın kazadan sonra 29/05/2023 tarihinde sigorta şirketine başvurarak maddi tazminat talep ettiğini ve dosyanın açıldığını, tüm bu izah olunan nedenlerle müvekkili ...'ın malüliyet oranının belirlenerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla sürekli ve geçici iş göremezlik gelirinin tespiti ile 50 TL sürekli iş göremezlik, 50 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi 26.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 29.05.2023 temerrüt tarihinden itibaren poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müvekkiline verilmesini, 100 TL kaza tarihi olan 26.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte faturalandırılmış ve faturalandırılamamış (cerrahi müdahalesi gerekli tüm tedavi giderleri) tedavi giderinin davalılardan tahsilini, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 29.05.2023 temerrüt tarihinden itibaren poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 100 TL kaza tarihi olan 26.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bakıcı giderlerinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 29.05.2023 temerrüt tarihinden itibaren poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müvekkiline verilmesini, ayrıca kaza tarihi 26.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketleri hariç) müştereken ve müteselsilen 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Müvekkilinin kullandığı ... plakalı aracın resmi sahibi ... olsa da, gerçek sahibi müvekkilin babası ... olduğu ve aracın sahibi olarak kaydedilmesini, kaza sırasında müvekkilinin, annesini almak için aracı babasından aldığını, Kazanın 26 Ekim 2022'de davacının aniden aracın önüne atlaması sonucu hafif bir çarpma ile gerçekleştiğini, davacı taraf müvekkilinin trafik kurallarına uymadığını öne sürse de, olay yerinde geçiş yasağı ya da yaya geçidi bulunmadığını, kazaya ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesi ve uzman bilirkişi ile keşif yapılmasının talep edildiğini, davacının sunduğu belgelerin çoğunun yalnızca kendi beyanları ile oluşturulduğunu, bu nedenle davacı tarafın talep ettiği tazminatların kanıtlanamadığını, öncelikle keşif yapılmasını, ardından Adli Tıp raporu alınması gerektiğini, davacının sağlık raporlarının Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden talep edilmesi gerektiğini, zira ilk muayenenin burada yapıldığını, davacının, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunurken bu taleplerinin dayanağının olmayacağını, davacının asıl kusurlu olduğunu kabul etmediğini, bu durumda davanın esasının değerlendirilmesi için gereken belgelerin dosyaya eklenmesi gerektiğini, davacının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini ve dolayısıyla tazminat talep etmesinin haksız olduğunu, ayrıca davacının geçmişte benzer durumlarda da tazminat talebinde bulunduğunu ve kazadan sonra müvekkilinin davacı ile iyi niyetli ilişkiler kurmaya çalıştığını, davacının 7 kere farklı arabuluculuğa başvurduğunu, müvekkilinin tüm arabuluculuk görüşmelerine katıldığını, sadece son toplantıya katılmadığını, müvekkilinin suçsuzluğuna rağmen, davacının taleplerinin haksız ve fahiş miktarda olduğunu, manevi tazminat taleplerinin geçerliliğinin olmadığını ve müvekkilin ekonomik durumunun göz önünde bulundurularak bu taleplerin reddedilmesi gerektiğini, davacının haksız ve mesnetsiz tüm iddia ve talepleri ile davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi görüşte ise 6098 Sayılı BK’nın 52. maddesi uyarınca davacının müterafik kusurunun kabul edilmesini ve bu sebeple de belirlenecek kusur oranında bir indirim yapılarak hüküm kurulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Davanın, ... plakalı bir araçla ilgili bir trafik kazasına ilişkin olduğu, aracın resmi sahibinin müvekkili olsa da, gerçek sahibinin müvekkilinin kardeşi ... olduğu, müvekkilinin aracı sadece 4 yıl önce kayda geçirdiğini, aracın tüm vergi ve muayene işlemlerinin, gerçek sahibi olan kardeşi tarafından yapıldığını, müvekkilinin bu aracın kullanımıyla veya kazayla herhangi bir bağlantısının olmadığını, tüm masrafların ... tarafından karşılandığını, müvekkilinin başka bir araca sahip olduğunu ve aktif olarak onu kullandığını, Hukuk Genel Kurulu kararına göre sadece araç kaydına bakılarak bir kişinin işleten olduğunun varsayılamayacağını, fiili kullanımının önem taşıdığını, müvekkilinin pasif taraf olduğunu, ayrıca, davacı tarafın 60.300 TL'lik bir ihtiyati haciz talep ettiğini ancak bu talebin yeterli delil olmaksızın kabul edildiğini, ihtiyati haciz kararının, müvekkilinin malvarlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve haksız yere uygulandığını, ihtiyati haciz yerine ihtiyati tedbir uygulanması gerektiğini, taşınmazlarının değerinin davadan daha fazla olduğunu, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın sadece resmiyette görünen sahibi olması fiili ve gerçek sahibi olmaması nedeniyle husumet yokluğu olması sebebiyle öncelikle usulden; esas mahiyeti doğrultusunda da davacının haksız ve mesnetsiz tüm iddia ve talepleri ile davanın reddine karar verilmesini, 11.10.2023 tarihli İhtiyati Haciz kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil adına kayıtlı taşınmazlardan "Konya İli Meram İlçesi Uluırmak Mahallesi 41284 ada 3 parsel sayılı taşınmaz" üzerine ihtiyati haciz değil ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Davacı tarafından yapılan başvurunun usulsüz olduğu, davacının sürekli iş göremezlik talebi, kalıcı sekel halinde talep edilecek bir tazminat kalemi olduğu ve kalıcı sekelin belirlenmesi için yönetmelikte bir yıllık stabilizasyon süresi beklenmesi gerektiğini, yönetmelik uyarınca iyileşme süresi beklenmelidir şeklinde yazdığı ve kaza üzerinden 12 ay tamamlalanmadan alınan raporun hükme esas alınmasının hatalı olacağı, davaya konu kazada suistimal şüphesi bulunduğu ve kaza ile illiyet bağının kurulamadığı, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında olduğu ve kusur oranlarının belirlenmesini gerektiğini, sayın hakem heyeti tarafından davacının kazadan kaynaklı daimi maluliyetinin tespiti halinde maluliyet tazminatının “aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi tarafından yapılmasını, tazminat hesaplanmasına karar verilmesi halinde, tazminat hesabının genel şartlar uyarınca TRH 2010 tablosuna göre %1,8 teknik faiz oranı kullanılarak yapılmasını, davacının devlet memuru olup olmadığı ve işçi konumunda ise SGK tarafından kendisine geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, geçici iş göremezlik ödeneği almış olması halinde bu yönde hüküm kurulmasını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı talepleri teminat dışında olduğundan kabulü mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere ve iddiamızın reddi halinde, geçici bakıcı gideri yönünden hakkaniyet indirimi yapılmasını, rapor bedeli adı altında talep edilen tutarın müvekkil şirketçe karşılanmasının mümkün olmadığını, arabuluculuk tutanağı ve sağlık kurul raporu ile sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğinden dava şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesini, 12 aylık iyileşme süresi beklenmediğinden başvurunun usulden reddini, kusur raporu alınmasını, 12 aylık iyileşme süresine ilişkin itirazlarının reddi halinde, Adli Tıp Kuruluna sevk ile davacıdan sağlık kurul raporu aldırılmasını, TRH 1.8 hesaplama yönteminin aktüer bilirkişi tarafından uygulanmasını, geçici iş göremezlik ödeneği talebinin reddini, ödenek alınıp almadığına ilişkin araştırma yapılmasını, bakıcı gideri talebinin reddini, kabulü halinde hakkaniyet indirimi uygulanmasını, rapor bedeli talebinin reddini, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Konya İl Sağlık Müdürlüğünden davacıya ilişkin tedavi evrakları, Savcılık Soruşturma dosyası, Noterler Birliğinin araç tesciline ilişkin cevabı yazısı, Konya Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabı yazısı ve İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabı yazıları dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 17/01/2024 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'' hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranın %7, geçici iş göremezlik zararının 6 ay olduğu, bu sürenin 2. ayında bakıcıya muhtaç olacağı , tedavi giderinin ise 12.000 TL olacağı belirtilmiştir. 03/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47. maddesinin c bendinde belirtilen “Karayollarından faydalananlar; trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği % 100 (YÜZDE YÜZ) oranında asli kusurlu olduğu, yaya ...'ın ve yaya ... ...'ın ise meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 08/08/2024 tarihli maluliyet raporu ile; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete Yayımlanan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'' hükümlerine göre: Sol uylukta atrofi arızası için tablo 3.5'e göre alt ekstremite engel oranı 613 olduğu ve tablo 3.2'ye göre kişinin engel oranı 967 olduğu, şahsın dava konusu 26/10/2022 tarihli kazadan önce 29/08/2019 tarihinde araç dışı trafik kazası öyküsü olduğu, kazada her iki dizde hiperemi ve sıyrık, sol omuzda hassasiyet frontalde hassasiyet meydana geldiği, grafilerinde herhangi bir kemik kırığı tespit edilmediği anlaşılmakla mevcut tıbbi belgelerde yer alan bulgular göz önünde alındığında 2019 tarihli kazadaki yaralanmasının kalıcı sakatlık oluşturabilecek düzeyde olmadığı, kalıcı sakatlık oranı olarak tespit edilen %7 maluliyet oranının 26/10/2022 tarihli trafik kazasıyla illiyetinin bulunduğunun kabulü gerekeceği, 15/03/2023 tarihli maluliyet raporu, 24/01/2024 tarihli maluliyet raporu arasındaki farkın yapılan son durum muayene bulgularının farklı olmasından kaynaklı olduğu, çelişki olarak değerlendirilemeyeceği, artan maluliyet olarak kabul edilebileceği tespit edilmiştir. 26/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 44.516,80 TL, davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 521.974,78 TL, davacı için geçici bakıcı gideri olarak 12.942,00 TL, davacı için tedavi gideri olarak 6.000,00 TL, olmak üzere toplamda 585.433,58 TL tazminat hesap edilmiş olup, hesap tarihi olan 26.09.2024 tarihi itibari ile hesaplanan tazminat tutarları Trh2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak Yargıtay kararlarında belirlediği çerçeveye uygun olan yaklaşımla düzenlenmiştir. Davacı vekilinin 11/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile: 50,00 TL olan geçici iş göremezlik talebini 44.466,80 TL artırarak 44.516,80 TL, 50,00 TL olan kalıcı (sürekli) iş göremezlik talebini 521.924,78 TL artırarak 521.974,78 TL, 100,00 TL olan tedavi gideri talebini 5.900,00 TL artırarak 6.000,00 TL, 100,00 TL olan bakıcı gideri talebini 12.842,00 TL artırarak 12.942,00 TL olmak üzere toplam 585.433,58 TL geçici iş göremezlik, kalıcı (sürekli) iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderleri olan maddi tazminatı talepleri yönünden davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı davaya konu trafik kazası neticesinde yaralanması nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatı ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Davaya konu 26/10/2022 tarihli trafik kazasının, ...’ın kullandığı ... plakalı araç ile yaya olan davacıya çarpması sonucu gerçekleştiği anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağı ile kazanın oluşmasında sürücü ...'ın KTK 47/1-C maddesi uyarınca kusurlu, davacının kusuru olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce alınan 03/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağı birbiri ile uyumlu olduğundan mahkememizce alınan kusur raporu hükme esas alınmıştır. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen 08/08/2024 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının 30692 sayılı Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranın % 7 olduğu, Necmettin Erbakan Üniversitesinden alınan rapora göre ; geçici iş göremezlik zararının 6 ay olduğu, bu sürenin 2 ayında bakıcıya muhtaç olacağı , tedavi giderinin ise 6.000,00 TL olacağı(bu tutarın 2.000 TL si ulaşım gideri, 4.000 TL si refakatçi , özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği ) belirtilmiştir. Davaya konu trafik kazası 26/10/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının kalıcı sakatlığının bulunup bulunmadığının yerleşmiş yargıtay kararları doğrultusunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamına ve yerleşmiş yargıtay kararlarına uygun olduğundan hükme esas alınan 26/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının sürekli iş göremezlik zararının 521.974,78 TL, geçici iş göremezlik zararının 44.516,80 TL, bakıcı gideri zararının 12.942,00 TL ve tedavi gideri zararının 6.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davacının kaza esnasında yaya olduğu anlaşıldığından hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Yukarıda ayrıntıları izah edildiği üzere Mahkememizce hükme esas alınan maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları dikkate alınarak, davacının sürekli iş göremezliği, geçici iş göremezliği, iyileşme süresinde bakıcı gideri, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararları yönünden, talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Davacının manevi tazminat talebine yönelik yapılan incelemede; "6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56.maddesi gereğince ; cismani zarara uğrayana, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hakkaniyete uygun bir miktar paraya hükmetmesi gerekir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde, takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir." .HD.kararları Somut olayımızda dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davacının kusursuz olduğu, olay nedeni ile davacının sürekli maluliyetinin %7 oranında olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacının yaralanması nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde değerlendirme yapılmış, davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. Kısa kararda kaza tarihi sehven yanlış yazıldığından bu husus maddi hata olduğundan gerekçeli kararda bu husus düzeltilmiştir. 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 13/06/2023 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; -44.516,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 521.974,78 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 12.942,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 6.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 585.433,58 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden (Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 09/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ve ... yönünden ise 26.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile; -60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 44.089,56 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 2.268,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 41.821,19 TL eksik harcın ( davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 37.933,46 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.268,37 TL harç giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 2.057,50 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 714,45 TL harç gideri ve 4.617,00 TL yargılama gideri, 3.508 TL N.Ü. Maluliyet rapor masrafı ve 4.346,08 TL Selçuk Üniversitesi Maluliyet rapor masrafı olmak üzere toplam 13.185,53 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş. 'nin sorumluluğunun 11.959,79 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Maddi Tazminat davasında; -Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 91.815,04 TL vekalet ücretinin ( davalı ... Sigorta A.Ş. 'nin sorumluluğunun 83.279,82 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat davasında; -Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı ... vekili ile davalı Hikmet vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2024 Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/622, K. 2024/858, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-622-e-2024-858-k-ed232ecd0b29