İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/785 E. 2025/331 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/785
Karar No
2025/331
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/785 Esas KARAR NO : 2025/331 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2024 KARAR TARİHİ : 15/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin ... Marka,... Tip, ... model, ... Şasi/Seri No'lu ve ... motor no'lu iş makinasını (FORKLİFT)... tarih ve ... seri nolu fatura ile davalıdan satın alındığını, söz konusu iş makinasının anahtarlarının ve iş makinesinin müvekkili nezdinde olduğunu ve makinenin müvekkiline ait olduğunu, zira dava konusu iş makinesinin tescilli bir araç olmadığını, bu sebeple mülkiyetin zilyetliğin devri ve anahtar teslimi ile geçtiğini, anahtar teslimi ile zilyetliği ve mülkiyetini kazanan müvekkilinin makine üzerinde istediği gibi hakimiyet sahibi ve fiili hakimiyetini dilediği gibi kullanabildiğini, ne varki işbu iş makinesinin halen Ticaret Odasına kayıtlı olmadığı (Plakasız olduğu) için trafik polisi tarafından trafikten men edilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğundan ihtiyaç duyulan yerlere nakledilememekte, bu sebeple müvekkilinin oldukça büyük mağduriyetler yaşadığını, iş makinelerin halihazırda "..." adresinde bulunduğunu, işbu iş makinasının KTK'nın 36.maddesi uyarınca müvekkilinin kayıtlı bulunduğu ...'ya tescili yapılarak plakasının çıkarılması gerektiğini, işbu iş makinesinin ...'ya kaydı için ...'ya başvurulduğunda da, iş makinesi daha önce hiç kaydedilmediği için ...'un çıkardığı "İş Makinelerinin Tescili İle İlgili Esaslar" Genelgesi'nin 9/4 md. gereğince mahkemeden sahipliğe dair karar getirilmesinin istenildiğini, işbu sebeplerle ... Marka, ... Tip, 2016 model, ... Şasi/Seri No'lu ve ... motor no'lu iş makinasını müvekkiline ait olduğunun tespitini isteme gereği hasıl olduğunu beyanla ... Marka, ... Tip, 2016 model, ... Şasi/Seri No'lu ve ... motor no'lu iş makinasının müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı asıl cevap dilekçesinde ve özetle; davacının dava dilekçesinde teknik özelliklerini belirttiği iş makinasının gerçekten mezkur fatura ile taraflarınca davacıya satıldığını ve teslim edildiğini, mülkiyeti ve zilyetliyetinin davacıya geçtiğini, bu çerçevede davacının dava dilekçesinde, dava konusu iş makinası ile ilgili beyan ettiği hususların doğru olduğunu, bu sebeple davayı kabul ettiklerini ancak davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davacının davasını kabul ettiklerini, bu sebeple yokluklarında karar verilerek davanın kabulüne, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, tarafların nüfus kayıt örnekleri UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, taraflar hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında ... ve ...'ın kayıtlarında tacir kaydının bulunmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. ... Deftardarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında ...'ın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve Vergi Usul Kanunu'nun 177. Maddesinin belirtilen tutarları aşmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı cevabi yazısında ...'ın işletme esasına göre defter tuttuğu ve Vergi Usul Kanunu' nun 177. Maddesinin belirtilen tutarları aşmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, tespit davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1.bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Uyuşmazlığın çözümü bakımından somut olayda, davacı taraf, davaya konu ... Marka, ... Tip, 2016 model,.... Şasi/Seri No'lu ve ... motor no'lu iş makinasını davalıdan satın aldığını, söz konusu iş makinasının anahtarlarının ve iş makinesinin kendisinde olduğunu ve makinenin kendisine ait olduğunu, zira dava konusu iş makinesinin tescilli bir araç olmadığını, bu sebeple mülkiyetin zilyetliğin devri ve anahtar teslimi ile geçtiğini, ne varki işbu iş makinesinin halen Ticaret Odasına kayıtlı olmadığı (Plakasız olduğu) için trafik polisi tarafından trafikten men edilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğundan ihtiyaç duyulan yerlere nakledilememekte, bu sebeple kendisinin oldukça büyük mağduriyetler yaşadığını, işbu iş makinasının KTK'nın 36.maddesi uyarınca kendisinin kayıtlı bulunduğu ...'ya tescili yapılarak plakasının çıkarılması gerektiğini, bu nedenle dava konusu iş makinasının kendisine ait olduğunun tespiti istemli eldeki davayı açtığı, işbu davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, bununla birlikte bir davanın nisbi ticari dava olabilmesi için her iki tarafın tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiğinden; tarafların her ikisinin de gelen cevabi yazılardan tacir olmadığı anlaşıldığından nispi ticari davalardan da olmadığı, yine eldeki davanın yukarıda belirtilen üçüncü grup ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla Mahkememizce Mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK'nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-(c) maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınırlar. İzah edilen nedenlerle, davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md. 114/1-(c) ve HMK'nun 115/2.maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/785, K. 2025/331, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-785-e-2025-331-k-3fe627e31cd5