İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/309 E. 2025/227 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/309
- Karar No
- 2025/227
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/309 Esas KARAR NO : 2025/227 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/05/2015 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile müvekkilinde içinde yolcu olarak bulunduğu ... sevk ve idaresindeki aracın 25/11/2013 tarihinde çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin ... sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğundan herhangi bir kusurununu olmadığını, iş bu kaza sonucunda müvekkilin ciddi şekilde yaralandığını ve %24 vücut fonksiyonunu kaybettiğini beyan ederek, müvekkilin adli müzaheretten yararlandırılarak yargılama harç ve giderlerinden muaf tutulmasını, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.500 TL zararımızın hüküm altına alınmasını, dava harç ve masrafları ile yasal ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil kurumun ödeme yapmak zoruna kalması halinde kazaya karışan motosikletin kaza anındaki sürücüsü ve işleteni ...'e ihbar edilmesini, kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik poliçesinin bulunup bulunmadığını, motor ve şase numarası da belirtilmek suretiyle Sigorta Bilgi Merkezinden sorularak araştırılmasını, motosikletin kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik poliçesi yok ise müvekkil kurumun sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limitinin 250.000-TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafa 07/04/2015 tarihinde kusuru sebebiyle kazaya sebebiyet veren ... Plakalı motosiklet için 15.433,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkili ... Hesabı 07/04/2015 tarihinde aktüer rarporu tarafından hesaplanan 14.881,00-TL'nı ödeyerek tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, kusur durumunu bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesini, maluliyet raporunun adli tıp kurumundan alınmasını, davacı araçta yolcu olduğundan hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim yapılmasını, davacının kask, dizlik ve gerekli koruyucu ekipmanları takmaması nedeniyle kazada müterafik kusurlu bulunmasını, kazada motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu ve bu nedenle tazminat müterafik kusur indirimi yapılmasını, avans faizi talebinin reddini ve itirazların kabulü ile davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, haksız fiilden kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereğince maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin 17/02/2022 tarih ...Esas ... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili kararı istinaf etmiş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar 05/04/2023 tarihli ilamı ile "... Dosya kapsamından, 25/11/2013 tarihinde saat 20.30 sıralarında ... üzerinde seyir halinde iken ... Sokak kavşağında gidiş istikametine göre sol tarafına, ... istikametine dönüş için manevra yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ arka yan kısmının... üzerinde karşı istikamette seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletle çarpışması sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'un yaralanmasıyla neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmesi nedeniyle bakiye tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin... E. ve... K., ... E. ve ... K., ... E. ve ... K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince ATK... İhtisas Dairesinden alınan 05/06/2020 tarihli maluliyet raporunda davacının engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 15 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Oysa dava dilekçesi ekinde bulunan...Hastanesince düzenlenen 25/12/2014 tarihli sağlık kurulu raporunda ise davacının %24 oranında maluliyeti bulunduğu belirlenmiştir. Bu halde maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğu halde dava dilekçe ekindeki sağlık kurul rapor ve ekleri getirtilerek çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, öncelikle dava dilekçe ekindeki sağlık kurulu rapor ve tüm eklerinin getirtilerek dosyaya eklenmesi, sonrasında başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan " Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik " hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, maluliyet raporları arasında çelişkiyi giderecek şekilde dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve bu raporun sonucuna göre aktüerya bilirkişisinden hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle yeniden rapor alınmalı sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesiyle kaldırılmıştır. ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığı'na elden takipli müzekkere tanzim edildiği, müzekkere ile eklerinin teslim alınmadığı ancak UYAP üzerinden yazılan müzekkereye konu hakkında İstanbul ATK tarafından rapor tanziminin mümkün olabileceği yönünde cevap verildiği anlaşıldı. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Mahkememizin 17/02/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kaldırma ilamı, .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığı'nın cevabi yazısı, tarafların bildirdiği belgeler, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın trafik kazası sonucunda meydana gelen bedensel zarar sebebiyle maddi tazminat isteğine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. HMK'nın 24. Maddesinde düzenlenen "tasarruf ilkesi" ile HMK'nın 25. Maddesinde tanımlanan "taraflarca getirilme ilkesi" uyarınca mahkemece yalnızca taraflarca celbi talep olunan ve dosyaya taraflarca sunulan delillerin değerlendirilebileceği, 12/10/2023 tarihli celsede davacının... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığı'na sevkinin sağlanması hususunda ara karar tanzim edildiği ancak elden takipli müzekkere ile eklerinin davacı vekilince teslim alınmaması ve takip edilmemesi üzerine 22/02/2024 tarihli celsede tekrar aynı hususta ara karar tanzim edildiği ancak ara kararın yine davacı vekilince icra edilmediği, bu kez davacı vekilinin 22/02/2024 tarihli celsedeki beyanı nazara alınarak 04/07/2024 tarihli celsede davacının ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığı'na sevkinin sağlanması hususunda ara karar tanzim edildiği ve davacı vekiline elden takip yetkisi verildiği, yine aynı celsenin (2) numaralı ara kararı ile "(1) numaralı ara kararın icrası için davacı taraf için düzenlenen elden takipli müzekkerenin ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığı'na teslim edildiğine dair beyanda bulunmak ve teslim tesellüm evrakını mahkememize sunmak üzere davacılar vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaz ve teslim tesellüm evrakı sunulmaz ise sübut bulmayan davanın reddine karar verileceğinin ihtarına," karar verildiği ve duruşma zaptının davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edilerek davacı vekiline usulüne uygun şekilde ihtarat yapıldığı, her ne kadar elden takipli müzekkere davacı vekilince teslim alınmamış ve sonrasında takip edilmemiş olsa da ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığı'na UYAP ortamından gönderilen müzekkereye cevap verildiği, cevabi yazıda konu hakkında İstanbul ATK tarafından rapor tanziminin mümkün olabileceği yönünde cevap verildiği, 12/12/2024 tarihli celsede ise; davacı vekilinin: "Eksik hususların giderilmesini bu alanda biz müvekkil ile iletişime geçtiğimizde ve kendisine maluliyete ilişkin rapor alınması için ilgili birimleri müracaat etmesi hususunda kendisini bilgilendirdiğimizde müvekkil bize maddi durumunun bulunmadığından bahisle adli tıp birimlerine gidemeyeceğini bildirmiştir. Bu nedenle adli tıpa müvekkilin sevki ile ilgile tebligatın beyanımız nazara alınarak hem bize hem de sorumluluğun müvekkil nezdinde olduğunun bilinmesini sağlamak açısından müvekkile doğrudan tebliği yapılmasını talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduğu, 12/12/2024 tarihli celse 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekilinin beyan ve talepleri dikkate alınarak İstanbul ATK'dan alınan randevu gününü bildirir meşruhatlı davetiyenin hem davacı vekiline hem de davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, İstanbul ATK'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazıda ise belirlenen muayene gününde davacının hazır olmadığının belirtildiği, davacı vekiline iki kez davacı asıla ise bir kez maluliyet oranının ve süresinin tespiti hususunda rapor tanzim olunabilmesi için İstanbul ATK'da hazır olunması gerektiğine dair usulüne uygun tebliğ yapılarak "verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaz ve teslim tesellüm evrakı sunulmaz ise sübut bulmayan davanın reddine karar verileceğinin ihtarına," şeklindeki meşruhatın davacıya ve vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve bu hususun taraflara ayrıntılarıyla ihtar edildiği, usulüne uygun yapılan ihtara rağmen davacının muayene için hazır olmadığı ve edilemediği, 04/07/2024 tarihli ve 12/12/2024 tarihli ara kararların tebliği suretiyle davacıya ve vekiline kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, verilen kesin süre içerisinde İstanbul ATK nezdinde maluliyet raporunun tanzimine ilişkin eksikliğin giderilmediği, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla dosyanın rapor tanzimi için ATK'ya gönderilemeyeceği ve dosyada mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verileceği değerlendirilmekle davacı tarafça İstanbul ATK nezdinde maluliyet raporunun tanzimine ilişkin eksikliğin süresi içerisinde giderilmemesi ve muayene günlerinde hazır olunmaması sebepleriyle davacının maluliyetinin tespiti imkanı kalmadığı zira izah edildiği üzere verilen kesin süreye rağmen taraflarca getirilme ilkesine aykırı şekilde davacının muayene gününde hazır olmadığı ve hazır edilemediği ve kesin süre ile birlikte taraflara izhar olunan ihtar gereği dosyanın ATK'ya tevdi edilmeden mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verileceği, TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu ancak süresi içerisinde davacının muayene gününde hazır olmadığı ve hazır edilemediği dolayısıyla İstanbul ATK nezdinde maluliyet raporunun tanzimine ilişkin eksikliğin süresi içerisinde giderilmemesi sebebiyle davacı tarafça sübuta etkili delil ve emarelerle davanın ispat edilemediği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 27,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 587,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*