İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/10 E. 2024/748 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/10
- Karar No
- 2024/748
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/10 Esas KARAR NO : 2024/748 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 27/03/2018 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile ilgili olarak akdedilmiş bulunan İntifa Sözleşmesi ve varsa İntifa Hakkı Tesisi ve Yatırım Hakkında Protokol ve ekleri uyarınca söz konusu akaryakıt istasyonunun kullanma yararlanma ve tasarruf haklarının 10/06/2028 tarihine kadar müvekkili şirkete bırakıldığını, Kurul Kararı ve duyurudaki süreyi aşan kısımla ilgili olarak rekabet etmeme yasağı ve sözleşmeyi ifa zorunluluğu ortadan kalkmış olduğunu bu nedenle İntifa Hakkının 14/05/2008 tarihli Protokol ve dikey ilişkiye konu tüm sözleşmelerin 14/05/2013 tarihinde sona erdiğini, bu konuda daha önce ... 9. Asliye Ticaret Mah. ...E. Sayılı dosyası ile açılan alacak davalarının grup muafiyeti içerisinde bulunan 5 yıllık sürenin henüz dolmadığını, devam ettiğinden bahisle erken açıldığından reddedildiğini, münakit 14/05/2008 tarihli protokolde de kararlaştırıldığı üzere tesis edilen İntifa Hakkının ilerleyen zamanlarda ifasının hukuken ya da fiilen imkansız hale gelmesi halinde kullanılmayan döneme isabet eden süreye kıstelyevm usulü ile hesaplanacak tutarın müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğinin de ortada olduğunu, iade edilmesi gereken bedelin güncellenerek güncellenmiş bedelin iadesi gerektiğinin de yüksek Yargıtay'ın emsal kararlarıyla da sabit olduğunu beyan ederek davalarının kabulünü, İntifa Hakkının ve dikey ilişkiye konu sair tüm sözleşme ve protokollerin rekabet mevzuatı ve kararları çerçevesinde süresinden evvel sona ermesi nedeniyle, sözleşmelerin hukuken ve fiilen imkansız hale gelen kısmı için ödenen ve kıstelyevm usulü ile hesap edilmiş olan 48.859,00 TL'nin denkleştirici adelet prensibi uyarınca ödeme tarihinden sözleşmelerin sona erdiği 14.05.2013 tarihine kadar ki dönem için uyarlanarak bulunacak güncellenmiş bedelinin sözleşmelerin sona erdiği 14/05/2013 tarihinden bu yana hesap edilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket vekilinin iddia ettiği üzere, dava konusu olayında 125. Madde de yer alan zamanaşımı süresinin değil, aslında davacı vekilinin de beyan dilekçesinde ikrar ettiği üzere işbu dava Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 56. Maddesi kapsamında açılan ve BK. ‘nun 63 ve 64. Maddelerine tabi olmasından dolayı BK. 66. Madde de yer alan zamanaşımı süresinin uygulanacağının amir bir hüküm olduğunu, Sebepsiz zenginleşme davasında biri kısa ve sübjektif, diğeri de uzun ve objektif iki türlü zamanaşımı süresi olduğunu, kısa süre 1 yıl, uzun süre 10 yıl olduğunu, bu durum karşısında davacı şirketin daha önce yerine getirmiş olduğu edinimlerinin geçersizliği nedeniyle müvekkillerinden geri istemek için açacağı sebepsiz zenginleşme davasının 1 yıllık kısa zamanaşımı süresine mi, yoksa 10 yıllık zamanaşımı süresine mi tabi olduğunu, davacı yanın iddia ettiği üzere müvekkillerinin iadesi gereken bir tutar mevcut olmadığını, müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu, iade ile yükümlü olduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin sözleşmeyi fes etmediğini, davacı tarafın iddiaların net olmayıp taleplerinin son derece fahiş olduğunu beyan ederek öncelikli olarak zamanaşımı itirazlarının kabulünü ile davanın zamanaşımı yönünden reddini, davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshi sonucu intifa hakkının süresinden önce sona ermiş olması nedeniyle, davacı tarafından davalıya ödenmiş olan yatırım bedelinin, intifa hakkının bakiye süreye isabet eden kısımlarının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkememizin 25/04/2019 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı kararı ile davanın zaman aşımı definin yerinde bulunması nedeniyle esastan reddine karar verilmiş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2021 tarih, .. Esas ve... Karar sayılı ilamı ile "... Rekabet Kurulunun 5.3.2009 tarihli kararı 12.3.2009 tarihinde kamuya duyurulmuş olup; bayilik sözleşmelerinin beş yıl süre ile sınırlı bulunduğuna, taraflar arasındaki (intifa kira, kredi ve ariyet ve benzeri) hukuksal ilişkilerinde rekabet hukuku kapsamında değerlendirileceğine karar vermiştir. Buna göre akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleriyle bağlantılı olarak 18.9.2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin süresi ne olursa olsun, yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle ... sayılı Tebliğ ile getirilen muafiyetten yararlanacakları, bu sürenin sonunda tebliğle tanınan grup muafiyeti dışında kalarak 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırı hale geleceği kamuoyu ile paylaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen intifa hakkı tesisi vaadi hakkında protokolün incelenmesinde; tapu bilgileri belirlenen taşınmazın davacı tarafından dilediği şekil ve şartlarda kullanılmak ve dilediği kişiye kiralanmak veya kullanım hakkı verilmek üzere 30.05.2008 tarihinden başlamak üzere 20 yıl süreyle intifa hakkı tesisi konusunda tarafların mutabakata vardıkları, intifa bedelinin 50.000,00 USD olarak kararlaştırıldığı, kesintilerin yapılmasından sonra kalan kısmın davalıların hesabına yatırılacağı, sözleşmenin davalılarca feshi veya davalıların sözlemeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin dava tarafından feshi halinde davalıların zararları karşılayacakları kabul edilmiştir. Davalıların intifa hakkı tesis ettikleri taşınmaz üzerinde, akaryakıt istasyonu işletilmek üzere davacı ile dava dışı ...Ltd.Şti. arasında 14.05.2008 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyasında, intifa bedelinin kullanılmayan süresine ilişkin açılan davanın, süresinden önce açılması nedeniyle reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Aynı taleplerle ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esasında açılan davada ise takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu ve davacının sözleşme kapsamında, sözleşmenin ifa edilmeyen süresi için ödediği intifa bedelini istediği açıktır. Bu nedenle davacının talebi, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı bir talep olarak değerlendirilemez. Talep, taraflar arasındaki sözleşmeye göre değerlendirilmelidir. TBK'nın 146. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bayilik ve intifa sözleşmesinden kaynaklanan alacak yönünden TBK'nın 147 ve devamı maddeleri ile başka özel kanunlarda daha kısa bir zamanaşımı süresinin düzenlenmediği anlaşılmıştır. Nitekim zamanaşımı hususun tartışıldığı Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarihli ve ... K sayılı ilamında da sözleşme ilişkisinde genel zamanaşımı olan on yılın uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta zamanaşımının sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBK'nın 66. maddesi ve geri verme anındaki malik ve intifa hakkı sahibinin sahip olduğu istemlere ilişkin TMK'nın 802. maddesinin uygulanamayacağı, sözleşme ilişkisi kapsamındaki iade yükümlülüğünde TBK'nın genel zamanışımını düzenleyen 146. maddesinin uygulanması gerektiği, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18.03.2015 tarih ve... E- ... K sayılı ilamında da belirlenmiştir. Bu hukuki açıklamalar ışığında, somut olayda davanın zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı gözetilerek işin esasına ilişkin delillerin toplanarak karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, tarafların delilleri toplanarak, iddia ve savunma nedenleri tartışılarak yeniden karar verilmeküzere, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, üzere, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına," şeklinde karar verilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir nitelikli hesaplama uzmanı, bir mali müşavir ve bir akaryakıt sektör uzmanı bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle akaryakıt bayilik sözleşmesi ve intifa hakkı dikkate alınarak davacının ödediği yatırım bedellinden bakiye süre tespit edilerek isteyebileceği bir bedel olup olmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu hususunda hazırlanan 28/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Bahse konu davada sözleşme süresinde Rekabet Kurumu'nun almış olduğu kararlar neticesinde değişiklik ve sürede bir kısalma olduğunun tespit edildiği, davalıya sözleşme süresi başında yapılan yatırımların fizibilite hesaplamalarının sonucu olarak yani 20 yıl süreyi kapsayan yatınımlar olduklarını değerlendirmenin sektörel açıdan uygun olacağı, davacı tarafından ödenen intifa bedellerini, geriye kalan ve kullanılamayan süreye tekabül eden kısmının, kıstelyevm usulüyle, talep edilebileceğinin sektörel olarak değerlendirildiği, intifa bedelinden işlememiş süreye ilişkin kıstelyevm esasıyla hesaplanmış bakiyesinin belirlenebilmesi için davacı tarafından yapılan intifa hakkı ödemesinin tespitinin gerektiği, bunun yarında intifa hakkının terkin edildiği anlaşılmakla birlikte, ne zaman terkin edildiği belirlenemediğinden, gerek intifa bedeline oranlama, gerek dava tarihindeki değerinin belirlenmesi mümkün olmadığı, bu eksikliklerin giderilmesi üzerine istenen hesaplamanın yapılabileceği bildirilmiştir. ... Tapu Müdürlüğü ve ... Bankası AŞ cevabi yazıları sonrasında dosyanın tekrar rapor veren bilirkişi heyetine tevdii ile temin edilen belgeler ile davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle, akaryakıt bayilik sözleşmesi ve intifa hakkı dikkate alınarak davacının ödediği yatırım bedellinden bakiye süre tespit edilerek isteyebileceği bir bedel olup olmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu hususunda hazırlanan 24/04/2024 tarihli ek raporda, bahse konu davada sözleşme süresinde Rekabet Kurumu'nun almış olduğu kararlar neticesinde değişiklik ve sürede bir kısalma olduğunun tespit edildiği, davalı'ya sözleşme süresi başında yapılan yatırımların fizibilite hesaplamalarının sonucu olarak yani 20 yıl süreyi kapsayan yatırımlar olduklarını değerlendirmenin sektörel açıdan uygun olacağı, davacı tarafından ödenen intifa bedellerini, geriye kalan ve kullanılamayan süreye tekabül eden kısmının, kıstelyevm usulüyle, talep edilebileceğinin sektörel olarak değerlendirildiği, intifa bedelinden işlememiş süreye ilişkin kıstelyevm esasıyla hesaplanmış bakiyesinin hesaplanabilmesi için davacı tarafından yapılan intifa hakkı ödemesinin belirlenmesi gerektiği, dosyada yer alan bilgiler ışığında intifa hakkının 10.08.2008 tarihinde kurulduğu ve en geç 24.03.2011 tarihinde terkin edilmesi gerektiğini kabul edilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, ödenen miktara yönelik davacı tarafından sunulan imzasız makbuzların delil olarak kabul edilmesi halinde davalının davalıya 51.240,76-TL ödemesi gerektiği, delil olarak kabul edilmemesi halinde resmi senette yer alan miktar üzerinden değerlendirildiğinde davalının davalıya 31.763,87-TL ödemesi gerektiği bildirilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Mahkememizin 25/04/2019 tarih, ... Esas ve ..Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2021 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı kaldırma ilamı, tarafların bildirdiği belgeler, taraflar arasında düzenlenen intifa hakkı tesisi vaadi hakkında protokolü, akaryakıt bayilik sözleşmesi, 28/12/2022 tarihli bilirkişi raporu, 24/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshi sonucu intifa hakkının süresinden önce sona ermiş olması nedeniyle, davacı tarafından davalıya ödenmiş olan yatırım bedelinin, intifa hakkının bakiye süreye isabet eden kısımlarının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebine dayalı alacak istemine ilişkin olduğu tespit edilerek dosya kapsamında taraflarca dayanılan tüm delillerin toplanması akabinde dosya, nitelikli hesaplama uzmanı, mali müşavir ve bir akaryakıt sektör uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosya kapsamı hakkında 28/12/2022 tarihli bilirkişi raporu, 24/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Dosyada mübrez belgelerden; taraflar arasında düzenlenen intifa hakkı tesisi vaadi hakkında protokolün incelenmesinde; tapu bilgileri belirlenen taşınmazın davacı tarafından dilediği şekil ve şartlarda kullanılmak ve dilediği kişiye kiralanmak veya kullanım hakkı verilmek üzere 30.05.2008 tarihinden başlamak üzere 20 yıl süreyle intifa hakkı tesisi konusunda tarafların mutabakata vardıkları, intifa bedelinin 50.000,00 USD olarak kararlaştırıldığı, kesintilerin yapılmasından sonra kalan kısmın davalıların hesabına yatırılacağı, sözleşmenin davalılarca feshi veya davalıların sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin dava tarafından feshi halinde davalıların zararları karşılayacakları hususlarının tespit edildiği, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. Maddesi ile rekabet kurumu kanununa dayanarak 2002 yılında ...sayılı Dikey Anlaşmalar Grup Muafiyeti Tebliğinin yürürlüğe girmesiyle tebliğde belirtilen anlaşmaların 5 yıl süreyle grup olarak kanunun 4. maddesindeki yasaklamadan muaf tutulmasına karar verildiği, daha sonra 18.09.2003 tarihinde yayınlanan ...sayılı tebliğ ile değiştirilen Dikey Anlaşmalar Grup Muafiyeti tebliğine göre, belirli bir mal ve hizmet piyasasında uygulanan ve rekabet etmeme yükümlülüğü içeren belirsiz süreli veya uzun süreli anlaşmaların 5 yıl süreyle grup muafiyetinden yararlanacakları, bu süreyi aşan rekabet yasaklarının ise hukuka aykırı ve yasak olacakları belirtilmiş ve tüm sözleşmelerin yayınlanan tebliğ ile uyumlu hale getirilmesi için 2 yıllık bir geçiş süresi tanındığı ancak bayilik sözleşmelerinin 5 yılı aşmayacak şekilde imzalandığı lakin intifa ve kira sözleşmelerinin eskiden olduğu gibi uzun süreleri kapsayacak şekilde akdedilmesi uygulamasının devam ettirildiği, bu durumun bayiler üzerinde baskı oluşturarak 5 yıllık sözleşme süresi sona erdikten sonra bayileri yeniden sözleşme yapmaya zorlamak amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle Rekabet Kurumu 12.03.2009 tarihinde yayınladığı duyuru ile sadece bayilik sözleşmelerinin değil, tüm intifa, kira, ariyet, kredi vb. sözleşmelerden oluşan dikey ilişkilerin tümünün 5 yıl süreyle grup muafiyetinden yararlanacağına karar verildiği, Rekabet Kurumu’ nun 12.03.2009 tarihli duyurusunda belirtildiği üzere, 18.09.2005 tarihinden önce yapılan sözleşmelerin beş yıllık süresinin 18.09.2010 tarihinde sona erdiği, sonraki tarihli sözleşmeler ise imza tarihinden itibaren 5 yılın eklenmesiyle bulunacak tarihte sona ereceği, somut olayda da taraflar arasındaki sözleşmelerin Rekabet Kurumu’nun aldığı karar neticesinde taraflar arasındaki dikey ilişkinin başlangıç tarihi olan 15.05.2008 tarihine 5 sene ilave edilmesi ile 15.05.2013 tarihinde son bulduğunun değerlendirildiği, dava konusu sözleşme süresinde Rekabet Kurumu’nun almış olduğu kararlar neticesinde değişiklik ve sürede bir kısalma olduğu, sektörel açıdan yapılan değerlendirmede ise davalıya sözleşme süresi başında yapılan yatırımların fizibilite hesaplamalarının sonucu olarak yani 20 yıl süreyi kapsayan yatırımlar olduklarını değerlendirilmesiyle davacının geriye kalan ve kullanılamayan süreye tekabül eden kısmı, kıstelyevm usulüyle, Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiş denkleştiricilik ilkesine göre güncelleştirilmiş olarak talep etme hakkına sahip olduğu bu bağlamda imzasız olarak dosya arasında bulunan makbuzların delil niteliği taşımadığı kanaatiyle resmi senette öngörülen bedelin intifa bedeli olarak kabulü edilerek resmi senette yer alan 31.250 TL üzerinden değerlendirme yapıldığında; intifa sözleşmesinin 10.08.2008 tarihinde kurulduğu ve 24.03.2011 tarihinde terkin edildiği dolayısıyla sözleşmenin 957 gün ayakta kaldığı tespitiyle, denkleştirici adalet ilkesine göre değerlendirme yapıldığında; davacının davalıdan 31.763,87 TL alacağı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce aldırılan 28/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ile 24/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporu denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması gerekçeleriyle anılan bilirkişi raporlarına itibar edilmiştir. 24/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporuna taraf vekillerinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının dosya kapsamı ile örtüşmemesi de dikkate alınarak taraf vekillerinin dosya kapsamındaki itirazlarına itibar edilmemiştir. TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, davacının davalı bankadan alacağı bulunduğu vakıasını ispat ettiği kanaatine varılarak; davacının davalıdan 31.763,87 TL talep edilebileceği, anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile, 31.763,87 TL'nin sözleşmenin sona erdiği tarih olan 15/05/2013 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 31.763,87 TL'nin sözleşmenin sona erdiği tarih olan 15/05/2013 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.169,79-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 829,73-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.340,06-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 829,73-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 865,63-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 237,50-TL posta giderleri olmak üzere toplam 4.237,50-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %65'ini davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, %35'inin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 16.822,13-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.21/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*