İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/310 E. 2025/193 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/310
Karar No
2025/193
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/310 Esas KARAR NO : 2025/193 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2024 KARAR TARİHİ : 24/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... markasıyla ve ... alan adlı internet sitesi üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren davacı şirketin, akdedilen sözleşmelere istinaden ülke genelindeki birçok gerçek ve/veya tüzel kişi tacirin ürünlerin satışına da aracılık ettiğini, Davalı tarafla da Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi (kısaca “Sözleşme”) akdedilmiş bulunduğunu, satıcıların platform üzerinden işlem yapabilmelerini öncelikli koşulu bu sözleşmeyi elektronik ortamda onaylamış olması gerektiğini, Sözleşme uyarınca davalıya ait ürünlerin ... alan adlı internet sitesi üzerinden tüketicilere satışa sunulmakta olup, her bir satış işlemiyle ilgili olarak da Davacının kararlaştırılan oranlardaki komisyonlar başta olmak üzere cezai şart, hediye çeki, kargo ve iade bedellerinden kaynaklı sair hak ediş bakiyeleri doğduğunu, Davacıya ait platform (... alan adlı internet sitesi) üzerinden yapılan işlemler neticesinde her bir taraf nezdinde doğan hak edişlerin faturalandırılarak cari hesaba kaydedildiğini, Davacı şirketin, sözleşmenin diğer tarafı olan satıcıların cari hesabında alacak bakiyeleri doğduğunda ödeme işlemlerini gecikme olmaksızın yerine getirdiklerini, buna karşın davalı gibi bazı satıcılar tarafından borç bakiyelerinin ödenmediğini, ödeme konusunda yapılan sözlü görüşmeler ile iadeli taahhütlü olarak gönderilen ihtar mahiyetindeki ödeme mektuplarına da olumlu yanıt alınamadığını, dolayısıyla da borçlu konumundaki satıcılar aleyhine alacağın tahsili bakımından icra müdürlükleri nezdinde yasal işlemler başlatıldığını, Davalı tarafın cari hesabının 35.337,54 TL tutarında borç bakiyesi vermesine rağmen ilgili tutarın kararlaştırılan vade tarihinde ödenmemiş olduğunu, yapılan işmelerden de olumlu bir netice elde edilemediğini, bu bakımdan borçlu konumundaki davalı aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, ödeme emrinin davalıya 04.04.2022 tarihinde tebliği akabinde yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğu için icra müdürlüğü tarafından takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, takip borçlusu - davalının borca yönelik itirazının mevcuttaki ticari kayıt ve belgeler göz önünde bulundurulduğunda açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın tahsilini geciktirmeye matuf bu amacın, ticari kayıt ve belgelerin bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde ortaya çıkartılabileceğini, yargılama neticesinde itirazın iptalinin yanında davalı tarafin likit bir alacağı kötü niyetli olarak inkar etmesi nedeniyle alacak tutarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata da hükmedilmesi gerektiğini, ihtilafın türü bakımından dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa müracaat edilmiş ancak yapılan görüşmelerin anlaşmayla neticelendirilememiş olduğunu, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü hakkın da saklı tutulması kaydıyla takip borçlusu - davalının itirazının haksız, kötü niyetli ve alacağın tahsilini geciktirme amaçlı olduğundan; Davanın kabulü ile, itirazın iptali ve takibin devamına, Kötü niyetli itiraz nedeniyle dosya borçlusu - davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara katılmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, İİK 67 vd maddeleri uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce Ordu ve Sarıyer vergi dairelerine yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar incelenerek dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce celp edilen ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 35.337,54-TL'nin tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalı 07/04/2022 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizin 24/09/2024 tarihli celse ara kararı gereği, taraf defter ve belgeleri, üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu fatura içeriğindeki hizmetin davalıya verilip verilmediği, verildi ise faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesi konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Mali Müşavir Bilirkişi ...'in sunmuş olduğu tarihli raporunda, SONUÇ: dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; Somut olayda, Davacı ... Satış Tic. A.Ş.'nin ... markasıyla ve ... alan adlı internet sitesi üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren davacı şirketin, akdedilen sözleşmelere istinaden ülke genelindeki birçok gerçek ve/veya tüzel kişi tacirin ürünlerin satışına da aracılık ettiğini, işbu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, Davalı tarafla da Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi |kısaca “Sözleşme”| akde bulunduğunu, Mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış -gerçekleştirildiğini, satıcıların platform üzerinden işlem yapabilmelerinin öncelikli koşulu bu sözleşmeyi elektronik ortamda onaylamış olması gerektiğini, Sözleşme uyarınca davalıya ait ürünlerin ... alan adlı internet sitesi üzerinden tüketicilere satışa sunulmakta olup, her bir satış işlemiyle ilgili olarak da Davacının kararlaştırılan oranlardaki komisyonlar başta olmak üzere cezai şart, hediye çeki, kargo ve iade bedellerinden kaynaklı sair hak ediş bakiyeleri doğduğunu, Davacıya ait platform (... alan adlı internet sitesi) üzerinden yapılan işlemler neticesinde her bir taraf nezdinde doğan hak edişlerin faturalandırılarak cari hesaba kaydedildiğini, Davacı şirketin, sözleşmenin diğer tarafı olan satıcıların cari hesabında alacak bakiyeleri doğduğunda ödeme işlemlerini gecikme olmaksızın yerine getirdiklerini, buna karşın davalı gibi bazı satıcılar tarafından borç bakiyelerinin ödenmediğini, ödeme konusunda yapılan sözlü görüşmeler ile iadeli taahhütlü olarak gönderilen ihtar mahiyetindeki ödeme mektuplarına da olumlu yanıt alınamadığını, dolayısıyla da borçlu konumundaki satıcılar aleyhine alacağın tahsili bakımından icra müdürlükleri nezdinde yasal işlemler başlatıldığını, Davacı kayıtlarına göre davalının 30.06.2021-31.12.2023 tarihleri arasındaki cari hesap ekstresini göre Davacının Davalıya Kargo Destek Bedeli ve Davalının Davalıya satış faturaları düzenlemiş olduğu, Davalının 30.06.2021 tarihi itibari ile geçmiş dönem ticari ilişkilerinden kaynaklı 191.643,49TL alacaklı olup, bu bakiyenin 30.11.2021 tarihinde kapatılmış olup, Davacının 100TL alacaklı duruma geçmiş olduğu, 30.11.2021-09.03.2022 tarihleri arasında bu ticari ilişkinin devam ettiği de davacının 35.337,54 TL alacaklı olduğu ve bu alacak bakiyesi için icra takibi yaparak işbu davayı ikame etmiş olduğu, 09.03.2022 tarihinden sonrasında da ticari ilişkinin devam etmiş olup, icra konusu alacak haricinde Davacının 60.202,97 TL daha alacak bakiyesi oluşacak şekilde ticari ilişkinin devam etmiş olduğu, Davacının 25.09.2023 taril Davalıdan 95.540,49 TL cari hesaba istinaden Davalıdan alacaklı olduğu, Davacı Şirketin söz konusu alacak için Davalı Firmaya 14.03.2022 tarihinde ...3. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğu, Davalı tarafından işbu takibe 07.04.2022 tarihinde; “Yetkili icra müdürlüğü Ordu İcra Müdürlüğü olmalıydı gerekçesi ile Yetkili icra dairesine, Takibe, Ödeme emrine, Borcun tamamına, Faiz türüne, işlemiş faize ve tüm fer'ilerine ” itiraz etmiş oldukları tespit edilmiştir. Sayın Mahkemenin verdiği yetki ve görev kapsamında Davacı ..Tic. A.Ş.'nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2021-2022-2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu olduğu görülmüştür. Davalı ... ve... Ltd. Şti.'ne ulaşılamamış olduğu için defterler talep edilememiş olduğundan, Davalı resmi defter ve belgelerini ibraz etmemiştir, Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Davacının, davalı borçlu ile aralarında akdi bir ilişki olduğunu, bir başka anlatımla takibe konu faturadaki fatura konusu hizmet ifası ile ilgili ticari ilişkiyi ispat etmeden iddia ettiği alacağın tahsilini sağlaması mümkün değildir. Akdi ilişki ise, taraflar arasında düzenlenen imzası davalı tarafından kabul edilmiş bir sözleşme, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir irsaliye ve teslim fişi ile vb. somut yazılı belgelerle ispat edilebilir. Akdi ilişki ispat edilemediği sürece davacının davalı adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı gözükmesinin davalıyı bağlayıcı bir yanı yoktur. Huzurdaki davanın somut olayında, Dava dosyasında dava konusu alacağa ilişkin taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme olduğu, Davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiş olduğu için, sadece Davalı defter ve dayanak belgeleri incelendiğinde, taraflar arasında 2027, 2022 ve 2023 yıllarında sözleşmeye dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, Tarafların aralarında imzalamış oldukları “Sözleşme”'nin Finansal Şartlar Ek'inde yer aldığı şekilde “..., düzenleyeceği faturaların Satıcının cari hesabına işleme ve mevcut borç bakiyesini netleştirme hakkına haizdir. ... tarafından ödeme yapılmasına rağmen ürün/hizmetin Alıcı tarafından iade edilmesi halinde Satıcıya tahsil edilen tutan derhal iade edecektir, aksi takdirde cari hesabındaki herhangi bir alacağından mahsup edebilecektir. Satıcının cari hesapta ...'ye herhangi bir sebeple borçlu olması halinde ...'nin, Satıcının işbu Sözleşme'den doğan alacaklarını öncelikle diğer borçlarına mahsup etme yetkisi bulunmaktadır.” Maddesi gereğince Davacıya ait platform (... alan adlı internet sitesi) üzerinden yapılan işlemlere dayalı olarak Davacının ve Davalının birbirlerine faturalar düzenleyerek cari hesap hareketleri üzerinden mahsuplaştıkları tespit edilmiştir. Tarafıma “taraf defter ve belgeleri, üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu fatura içeriğindeki hizmetin davalıya verilip verilmediği, verildi ise faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesine dair rapor düzenlemelerinin istenilmesine” denilecek tevdi edilen ince hesapları incelediğimde, ibraz edilen belgelerden söz konusu alacak tutarına dayanak olacak satışı yapılan ürünlerin miktar ve nitelikleri ve tutarlarını tek tek tespit etmek mümkün olmamakla birlikte süregelen ticari ilişkinin niteliğine uygun olarak faturaların düzenlenmiş olduğu, daha önceki dönemden 100TL borç bakiyesi ile birlikte 30.11.2021-09.03.2022 tarihleri arasındaki bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak, 09.03.2022 tarihinde dava konusu icra takibinde talep edilmiş olan 35.337,54 TL alacağın Davalı defter kayıtlarında yer aldığı, 09.03.2022 tarihinden sonrasında da ticari ilişkinin devam etmiş olup, icra konusu alacak haricinde Davacının 60.202,97 TL daha alacak bakiyesi oluşacak şekilde ticari ilişkinin devam etmiş olduğu, Davacının 25.09.2023 tarihi itibari ile Davalıdan 95.540,49 TL cari hesaba istinaden Davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında Satıcı iş Ortaklığı ve ilan Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin konusunun davacı tarafından yönetilmekte olan açık pazar modeli elektronik ticaret platformuna davalının, davacıya ödeyeceği komisyon bedeli karşılığında üye olması ve bu platformda satış yapması olduğu, sözleşmenin 9. Maddesinde tarafların her zaman 1(bir)ay önceden yazılı fesih ihbarında bulunmak kaydıyla işbu sözleşmeyi gerekçesiz ve tazminatsız feshetme hakkına sahip olduğunun düzenlendiği, davacı tarafça sözleşmeden kaynaklı komisyon başta olmak üzere cezai şart, hediye çeki, kargo ve iade bedellerinden kaynaklı sair hak ediş bakiyeleri doğduğundan bahisle cari hesap alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine icra takibine girişildiği, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine davacı tarafça bu defa İİK 67 maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme kapsamındaki alacak kalemleri yönünden davacının davalıdan cari hesap alacağının mevcut olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Fatura konusu alacağını varlığını ispat külfeti davacıya aittir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin ... Esas - ... Karar sayılı içtihadı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, fatura içeriği malın teslim edildiğinin ispat külfeti davacıya aittir. Davacının, yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın ticari ilişki içindeki cari hesap ilişkisinden kaynaklandığı, 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişiklik yapılan 6100 sayılı HMK m. 222/3 “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir” hükmünü havi olduğu, hükmünü havi olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilerek bilirkişi incelemesi için gün tayin edilerek taraflara meşruhatlı bir şekilde ihtarda bulunulduğu, mahkememizce belirlenen günde davacı tarafın ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesi için sunduğu ancak davalı tarafça defterlerin ibraz edilmediği, davacı ticari defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda ibraz edilen raporda davacının ticari defterlerinde icra takibinde talep edilmiş olan 35.337,54 TL alacağın davacı defter kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, 6100 sayılı HMK m. 222/3 maddesi gereğince, yapılan ihtara rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelemeye sunulmamış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtlarının, sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre incelenen davacı defterleri uyarınca davacı tarafça ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakla icra takibine davalının itirazının iptaline, takibin faturaya dayalı olması ve ispat yükünün yerine getirilmesi karşısında alacak likit kabul edilerek asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, 2-Davalının ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.413,90-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye ‬‬1.986,30-TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 5.052,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600-TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 24/03/2025 Katip e-imzalı Hakim e-imzalı "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/310, K. 2025/193, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-310-e-2025-193-k-8a6bfe54bc78