İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/317 E. 2025/379 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/317
- Karar No
- 2025/379
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/317 Esas KARAR NO :2025/379 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/05/2023 KARAR TARİHİ:28/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 05.09.2020 tarihinde vereceği davet yemeğine istinaden davalı şirket ile anlaşmış olup davalı şirkete 8.100TL peşinat ödediğini, dekont açıklamasına bakıldığında da ödemenin sebebinin açıkça anlaşıldığını, taraflar arasındaki sözleşme ... A.Ş. ile yapılmış olup İTO bilgilerine bakıldığında şirketin 13.12.2019'da ... A.Ş. olarak ünvan değiştirdiğinin görüldüğünü, davalı şirket tarafından Covid-19 tedbirleri sebebiyle söz konusu program iptal edilmiş olup davacının davalıya ödediği 8.100-TL'yi talep etmesine rağmen davacıya iadesi yapılmadığını, bunun üzerine davacı şirketin alacağın tahsilini teminen .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış, yetki itirazı üzerine dosya İstanbul adliyesine gönderilerek .... İcra Müdürlüğü 2021/... E. sayılı dosyası ile devam ettiğini, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş ve borçlu ödeme emrine itiraz etmiş olup takip durduğunu, dava konusu icra takibi başlatıldıktan sonra borçlu tarafından davacıya asıl alacak tutarı kadar, toplam 8.100 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın, icra takibi açıldıktan sonra ana para tutarı kadar ödeme yapması borcu kabul ettiğinin göstergesi olduğunu, borçlunun itirazında; ödeme emrinin tebliğ alındığı tarih itibariyle borcun bulunmadığının yazdığını, oysa ki icra takibinin açılması ile birlikte borcun yalnızca asıl alacak değil, vekalet ücreti, faiz ve borcun fer'ileri ile birlikte ödemesi gerektiğini, borçlu şirket ile görüştüklerinde borcu kabul etmekle birlikte vekillerinin kendilerini bu şekilde yönlendirdiğini ilettiklerini, davalıların kötü niyetli olduklarının açık olduğunu, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu icra takibi açıldıktan sonra tam olarak ödeme emrindeki ana para tutarı kadar (8.100-TL) ödeme yapan ve kalan kısmı ödemeyen borçlunun kötü niyetli olduğunu, amacının yalnızca zaman kazanmak olduğunun aşikar olduğunu, Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, TBK m. 100 gereğince icra takibi sonrasında yapılan kısmi ödemeler öncelikle masraf, faiz ve vekalet ücretine sayıldığını, kalan kısmın anaparadan mahsup edildiğini, icra dosyasında mevcut takip taleplerinde de "icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar Kanununun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsili istemidir." şeklinde belirtildiğini, nitekim bu hususta; YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ, E. 2018/7611, K. 2018/12418, T. 28.11.2018 ilamında;"Bu durumda, borçlunun ödemesi takipten sonraki ödeme olup, kısmi ödeme olduğundan, TBK'nun 100. maddesi gereğince, öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarından düşülerek icra müdürlüğünce bakiye borç hesabında dikkate alınacaktır.’ bu itibarla; dava değeri belirlenirken; yapılan ödemeden öncelikle vekalet ücreti, masraflar ve harçlar düşülerek kalan ana para tutarının dava değeri olarak yazıldığını ancak bu değeri tam olarak hesaplayabilmelirin mümkün olmadığından bilirkişi incelemesi yapılarak hesaplanmasını talep ettiklerini, fazlaya dair dava ve talep haklarının saklı kaldığını, borçlunun yalnızca takibin tahsilini geciktirmek, ertelemek amacıyla itirazda bulunduğunu belirterek öncelikle davalının itirazında hiçbir haklı sebep belirtmediği, haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiği açık olduğundan, dava sürecinde mal kaçırma ihtimali dikkate alınarak davalının mal varlığına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konmasını, tahkikat aşamasına geçilmeden evvel .... İcra Müdürlüğünün 2021/6350E. sayılı dosyasının ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının celbine, itirazın iptaline , takibin devamına, davalı aleyhinde %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin Mahkememizin 18/05/2023 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile birleşen davalı şirket arasında 03.12.2019 tarihinde Ziyafet Kontratı düzenlendiği, yine 03.12.2019 tarihinde bedelin %20 si olan 8.100,00 TLnin müvekkil şirkete ödendiği, daha sonra 05 Eylül 2020 tarihinde gerçekleşmesi gereken ziyafetin Covid 19 salgın hastalığı nedeni ile davacı tarafından iptal edildiği, sözleşmenin 4. Maddesinde organizasyonun 09 Mayıs 2020 tarihinden sonra iptali durumunda bakiyenin %100 ünün davet sahibine fatura edileceği kararlaştırıldığı halde müvekkil şirketin iyi niyeti ile peşin olarak alınan 8.100,00 TL dahi davacı şirkete 22.01.2021 tarihinde iade edildiğini, davacı şirket 22.01.2021 tarihinde 8.100,00 TL. Hesaplarına geçtiği halde .... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı dosyasından 10.03.2021 tarihinde takip başlatarak müvekkil şirkete ödeme emrinin gönderildiğini, huzurda görülmekte olan davada ödeme emrinin tebliğinden önce iade edilen paranın faize ve icra takibinden kaynaklanan avukatlık ücretine sayıldığını iddia edildiğini, itirazın iptaline konu edilen .... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı dosyasında yapılan takipte ödeme emri 10.03.2021 tarihinde düzenlenmiş olup, davacı şirkete ödeme 22.01.2021 tarihinde, yani ödeme emrinin düzenlenmesinden önce yapıldığını, davacı taraf her ne kadar işlemiş faiz yönünden talepte bulunmuş ise de taraflar arasındaki hukuki ilişkiden borçlunun ne zaman temerrüde düşeceğinin anlaşılmadığını, bu durumda kural olarak kendini alacaklı görenin borçluyu ihtar ile temerrüde düşürmesi gerektiğini, dava dilekçesinde ve eklerinde davacının davalı müvekkil şirketi temerrüde düşürdüğüne dair bir delilin bulunmadığını, ayrıca dava konusu olayda, davalı müvekkil yönünden öngörülmüş herhangi bir iade süresi bulunmadığından TTKnun 1530. Maddesinin temerrüt açısından uygulanma imkanı da bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz açılan, subuta ermeyen itirazin iptali davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı şirket firma sicil kayıtları, .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasından dosya kapak hesabı dosyamız içerisine alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 9.517,34 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 15/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın icra takip tarihi itibariyle ve dava tarihi itibariyle davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, dosya münderecatı incelendiğinde davacı tarafından davalıya gönderilen ödeme emrinin 23.01.2021 tarihli olduğu. 23.01.2021 tarihinde icra takibi yapıldığı 11.05.2023 tarihinde ise işbu davanın açıldığı, davalının dosyaya sunduğu dekonttan 22.01.2021 tarihinde 8.100,00 TL tutarında ödeme yaptığı, dolayısıyla takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olmadığı, alacaklının ise ne miktarda alacaklı olduğu: davalı tarafın davacıya takip tarihi olan 23.01.2021 tarihinden önce 22.01.2021 tarihinde ödeme yaparak tüm borcu kapattığı görülmüş olup bu sebeple davacının alacaklı olmadığı, davalı tarafından takipten sonra kısmi ödeme yapılmış ise BK 100 maddesi uyarınca öncelikle faiz ve ferilerinden düşüm yapılmak sureti ile bakiye kalacak olur ise asıl alacaktan düşülmek sureti ile dava tarihi itibariyle alacak miktarının tespiti: davalı tarafından takip tarihi olan 23.01.2021 önce davacıya işbu dava konusu sözleşmeye istinaden alacak miktarı olan 8.100,00 TL 22.01.2021 tarihinde ödendiği, davalı tarafından tüm ödemenin yapılmış olması sebebiyle takip tarihinden sonra herhansi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. Dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 17/07/2024 tarihli ek raporda; .... İcra Müdürlüğünün 2021/... İcra Dosya Sayman Mutemedi Alındı tarihinin 18.01.2021 olduğu, ödeme emri 22.01.2021 tarihinde davalıya tebliğ olduğu, davalı yanca 28.01.2021 tarihinde itiraz edildiği, davalı tarafça davacı yandan 03.12.2019 tarihinde taraflar arasındaki sözleşme gereği alınmış olan 8.100,00 TL tutarındaki ödemenin 22.01.2021 tarihinde EFT yoluyla iadesi yapıldığı, icra takip tarihi olan 18.01.2021 itibariyle davacının davalıdan, 8.100,00 TL ana para + 1.128,51 TL işlemiş faiz alacağı olduğunun tespit edildiği, dava tarihi olan 11.05.2023 itibariyle davacı davalıdan, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden yapılan 03.12.2019 ödeme tarihi ile icra takip tarihi olan 18.01.2021 arasında 1.128,51 TL işlemiş faiz alacağı olduğu belirtilmiştir. Dosya temerrüt ihtarı tebliğ tarihi ile ödeme tarihi(22.01.2021) arası işlemiş faiz hesabının yapılarak, ihtarın tebliğ şerhi olmaması halinde ise takip tarihi (18.01.2021) ile ödeme tarihi(22.01.2021) arası işlemiş faiz hesabının yapılarak yine davalı tarafından takipten sonra 8.100,00-TL tutar ödeme yapılmış olmakla BK 100 maddesi uyarınca (harç, masraf, vekalet ücreti vs.fer'ileri yönünden kapak hesabı dikkate alınarak ) yapılan ödemenin öncelikle faiz ve ferilerinden düşüm yapılmak sureti ile bakiye kalacak olur ise asıl alacaktan düşülmek sureti ile dava tarihi itibariyle alacak miktarının tespiti için yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş olup, 24/02/2025 tarihli 2.ek raporda; davacının alacağının kabulü halinde, dava tarihi olan 11.05.2023 itibaren, davacı davalıdan 6.808,46 TL Asıl Alacaklı olduğu, asıl alacağa 18.01.2021 takip tarihinden itibaren yıllık % 16,75 temerrüt faizi talep ettiği, 3095 sayılı Kan. Tacirler arasında faiz oranı olması nedeniyle uygun olduğu, değişen oranlarda uygulanması gerektiği şeklinde belirtilmiştir. Dava, itirazın iptali davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun; davacı ve davalı arasında yapılan Ziyafet Kontratı sözleşmesine dayalı ticari ilişkinden kaynaklanan sözleşme bedelinin iadesine ilişkin .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan ve yetkisizlik üzerine .... İcra Dairesince 2021/... Esas Sayılı İcra dosya ile devam eden icra takibine yapılan itirazın iptali talebidir. TBK'nın 100. maddesinde; "Borçlu faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz," hükmü düzenlenmiştir. Davaya konu takip talebinde de kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesine göre öncelikle varsa işlemiş faiz ve masraf ve fer'ilere mahsup edileceği belirtilmiştir. Bir başka anlatımla TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır (Hukuk Genel Kurulu'nun 09/10/2002 tarih ve 2002/12-709 Esas - 2002/781 Karar sayılı kararı). Şu halde, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.(Yargıtay 12 HD.nin 2018/7452 Esas,2019/9523 Karar sayılı içtihadı) Tarafların tacir olduğu delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 maddeleri uyarınca ticari defter ve belgeler, toplanan deliller nezdinde Mali Müşavir bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiştir. Bilirkişi ek raporu ile dava tarihi (11.05.2023) itibaren, davacı davalıdan 6.808,46 TL Asıl Alacaklı olduğu, asıl alacağa 18.01.2021 takip tarihinden itibaren yıllık % 16,75 temerrüt faizi talep edebileceği tespit edilmiş olup, dosya münderecatı incelendiğinde, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında 18.01.2021 tarihinde takip başlatılmış olup, ödeme emrinin davalıya 23.01.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davalının 28.01.2021 tarihli dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu ayrıca asıl alacak tutarının ödeme emrinin tebliğ tarihinden önce ödendiğini belirterek asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden borca itiraz ettiği, davacı tarafça yetki itirazının kabul edilerek takibe ....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... sayılı dosyasıyla takibe devam edildiği, davalının dosyaya sunduğu dekonttan 22.01.2021 tarihinde 8.100,00 TL asıl alacak tutarında ödeme yapıldığı anlaşılmış olup, davalı tarafından takipten sonra kısmi ödeme yapılmış olup, BK 100 maddesi uyarınca öncelikle faiz ve ferilerinden düşüm yapılmak sureti ile bakiye kalacak olur ise asıl alacaktan düşülmek sureti ile dava tarihi itibariyle alacak miktarının tespiti yönünde re'sen yapılan inceleme neticesinde .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında; 8.100,00-TL asıl alacak, dosyada temerrüt ihtarı bulunmadığından davalının takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile takip tarihi ile ödeme tarihi (18.01.2021-22.01.2021) arasında işlemiş faiz 13,98-TL olduğu, 1800,00-TL vekalet ücreti, 433,04-TL tahsil harcı 61,00-TL masraf olmak üzere ödeme tarihi itibari ile toplam 10.408,02-TL alacak bulunduğu, davalı tarafça 22.01.2021 tarihinden yapılan 8.100,00-TL 'nin mahsubu ile bakiye 2.308,02-TL alacağın ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının 815,85-TL olarak hesaplandığı davacının dava tarihi itibariyle toplam 3.126,87-TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, davacının talebiyle bağlı kalınarak davanın kabulü ile, davalının ....İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 1.800,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 16,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, cari hesap - fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/5503 E. 2017/3917 K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının ....İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 1.800,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 16,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (360,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 435,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 1.800,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 116,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.295,90TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 28/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır