İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/167 E. 2024/714 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/167
Karar No
2024/714
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/167 Esas KARAR NO : 2024/714 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket ile davalı arasında 19.07.2017 tarihinde imzalanan araç satış sözleşmesinde bakiye 1000 dolar kalmış ve bu bakiyenin ödemesi gerçekleştirilmemiştir. işbu sebeple taraflar arasındaki satış işlemi gereği fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tuttuğumuz 4.479,90 tl değerindeki alacağı talep etme zaruriyetimiz hasıl olmuştur. dava şartı olan zorunlu arabuluculuk görüşmelerine taraflarca katılım sağlanmış fakat herhangi bir anlaşma sağlanamamıştır.tarafımızca, istanbul arabuluculuk bürosu ... başvuru numarası ile belirtilen ve zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş ve arabuluculuk süreci başlamıştır. arabulucu daveti üzerine müvekkil şirket adına arabuluculuk görüşmelerine katılım sağlanmıştır. son tutanağın düzenlendiği tarih olan 04.03.2022 tarihinde borçluların vekili arabuluculuk görüşmesine katılarak borcu kabul etmediklerini beyan etmiştirdir. bu sebeple müzakereler sonucu taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştır. davalının borcunun varlığı sabit olmakla davalı haksız olarak borca itiraz etmiş olduğundan borca ilişkin itiraz hükümden düşürülmelidir.... 7. noterliği'nin ...tarihli ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinden kaynaklı 82.500 dolarlık araç satış bedelinden bakiye kalan 1000 dolarlık bakiye 2017 yılından beri ödenmemiştir. (ek 3: araç satış sözleşmesi davalı ile iletişime geçildikten sonra davalı ile yapılan görüşmeler ve yazışmalar uyarınca çok kere müvekkilimiz şirkete ödeme yapılacağı söylenmişse de hiçbir ödeme yapılmamıştır. bunun üzerine 18.05.2018 tarihinde ... 27. icra müdürlüğünde ... e. sayılı dosyasından 4.479,90 tl alacağın takip tarihinden itibaren işletilecek yıllık dövize uygulanan faiz ile tahsili amacıyla icra takibi başlatılmıştır. davalı tarafından 07.06.2018 tarihli dilekçe ile borca itiraz edilmiş olup haklı takibimiz durdurulmuştur. davalı şirkete karşı başlatılan takip için itiraz yoluna gidilmesi üzerine tarafımızca borcun ödenmeyeceği ve davalı şirketin kötü niyetli olduğundan emin olunması ile işbu itirazın iptali davasının açılması zarureti hâsıl olmuştur. haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz eden davalı aleyhinde %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebimiz de mevcuttur.davalıların haksız, dayanaksız ve somut gerçeklerden uzak itirazlarının iptali ile birlikte kötüniyetli davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalının dosya içerisinde cevap dilekçesine rastlanılmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali davasıdır. Mahkememizce 2022/648 Esas sayılı dosya üzerinden genel yetki kuralları çerçevesinde yetkisizlik kararı verilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce karşı yetkisizlik kararı verilmesi üzerine dosya Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nce incelenmiş ve ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartıdır. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. 2. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16 ncı maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. 3. Yetki itirazının incelemesi neticesi mahkeme yetkili olduğuna karar verirse borçlunun icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazının reddine karar verilerek uyuşmazlığın esastan incelenmesine geçilecektir. Mahkeme yapmış olduğu inceleme neticesi takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verecektir. 4. Dosya kapsamından, alacağının tahsili için ... 27. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalının yetkiye, borca ve faiz talebine itiraz ettiği, takibin durduğu, itirazın iptali davasının takibin başlatıldığı yer olan ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerektiğinden uyuşmazlığın ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiştir. Mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesinin akabinde 2024/167 Esas numarası verilerek yargılamaya devam edilmiştir. İcra dairesinin yetkisine itirazın değerlendirilmesi; Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile; "İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16 ncı maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. 2. Dosya kapsamından, davacı tarafın kendisine ait aracın satışı ve satış bedelinin davacı tarafa ödenmesi konusunda davalıyla anlaştıklarını ve bu kapsamda davalıya vekalet verildiğini, söz konusu aracın satış işleminin gerçekleştirilmesine rağmen davalı tarafından bedelinin kendisine ödenmediğini beyanla başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafça ise söz konusu araç satışının davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davacı tarafından davalıya öncesinde ödenmemiş borçlarına karşılık verildiğinin iddia edildiği, bu hali ile taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğunun itilafsız olduğu anlaşılmaktadır. 3. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. 4. Somut olayda, davacının alacağının tahsili için Osmaniye İcra Müdürlüğünde takip başlatıldığı, davalının sadece borca itiraz ettiği, böylelikle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmezse de yerleşim yeri Merkez/Osmaniye olan davacının davayı Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkili olup davacı tercih hakkını bu yönde kullandığından, uyuşmazlığın Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir." şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda taraflar arasında araç satış sözleşmesi gerçekleşmiş ve davacı tarafından bakiye borcun kendisine ödenmediğinden bahisle ... 27. İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatılmıştır. Davalı tarafından söz konusu icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin emsal mahiyetteki ...Esas sayılı kararında da izah edildiği üzere HMK 89 uyarınca para alacağına ilişkin davalarda para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. İcra dairesinin yetkisi de aynı madde doğrultusunda belirlenecek olup alacaklı davacının yerleşim yeri Bayrampaşa/İstanbul olduğundan davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazın reddine karar verilerek işin esasının değerlendirilmesi gerektiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Davanın esası bakımından yapılan değerlendirmede; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... E ...K sayılı ilamında özetle; "Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin araç satış sözleşmesi ile 2011 model ...otobüsü davalı şirkete sattığını, satış bedelinin 523.311,00 TL olmasına karşın satış masrafının düşük olması amacı ile noterde düzenlenen satış sözleşmesinde 250.000,00 TL gösterildiğini, araç satış bedelinin ödenmediğini, davalının ödemeye yanaşmadığını belirterek müvekkilin noter satışı ile devrettiği aracın bedelinin davalıdan ticari faizi ile tahsilini, müvekkilin aracının satışının ve yeni bir araç satın alamaması nedeniyle oluşan munzam zararın tespiti ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, noterlik huzurunda yapılan ve bedelinin tamamen ödendiği yazılı olan aracın satımından kaynaklı bedelin ödenmediği iddiası ile tahsili istenmiş ise de davacının noter huzurunda yapılan sözleşmede bedeli aldığını beyan ettiği, bunun aksini ispatlar nitelikte yazılı delil dosyaya sunulamadığı, aksi ve sahteliği ispatlanana kadar geçerli kabul edilen bu senedin içeriğinin aksini iddia eden davacının iddiasını ispatlayamadığı, imzanın iradeyi etkileyen başkaca herhangi bir nedenle geçersiz olduğu yönünde bir iddia ve delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, somut olayda para borcunu ifa etmesi gereken karşı tarafın müvekkilin iradesini hile yolu ile sakata uğrattığını, davalı tarafın en başından beri müvekkilin iradesini hile yolu ile sakata uğratıp ... ilinin geleneklerine göre konulan ticaretteki güven ilkesini kötüye kullanarak noterde zoraki olarak yazılan bu ibareye dayanarak yapılan araç satımı sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde bedel ödemeden dava konusu yapılan aracın mülkiyetini satın almaya çalıştığını, davalı taraf ticari şirket olması hasebiyle şirket adına yapılan araç alım sözleşmesinde yükümlü olunan para borcunun elden verilmesinin maliye vergi usul açısından mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi raporunda da açıkça gözüktüğü üzere ve sair mevzuata ilişkin banka aracılığı veya benzeri hizmet sunan finans kurumları aracılığıyla ödenmesi gerektiği gerçeği de dikkate alınarak davalı tarafça araç alım sözleşmesinin bedeline ilişkin herhangi bir ödemenin yapılmadığını, yapılan satış sözleşmesi hükümlerince para borcu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı tarafın sebepsiz bir zenginleştiği nedenleri ile kararın kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesini ve istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ettiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticari satımdan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA," şeklinde karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Eyüp 7...Noterliği'nin 19/07/2017 tarihli ...yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi içeriği incelendiğinde davacı satıcının araç bedelini aldığının ve aracı teslim ettiğinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının noter huzurunda yapılan sözleşmede bedeli aldığını beyan ettiği, bunun aksini ispatlar nitelikte yazılı delil dosyaya sunulamadığı, aksi ve sahteliği ispatlanana kadar geçerli kabul edilen bu senedin içeriğinin aksini iddia eden davacının iddiasını ispatlayamadığı, iradeyi etkileyen başkaca herhangi bir nedenle geçersiz olduğu yönünde bir iddia ve delil olmadığı da göz önüne alınarak davacının iddiasını ispat edememiş olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL'den mahsup edilerek geriye kalan 346,9‬0 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/167, K. 2024/714, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-167-e-2024-714-k-b5aeac7b046b