İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/80 E. 2025/277 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/80
- Karar No
- 2025/277
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/80 Esas KARAR NO : 2025/277 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 04/07/2018 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve 07/02/2019 tarihli ön inceleme duruşmasındaki beyanında özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup, kurulduğundan beri ortağı olduğunu, halen kirada oturduğunu ve davalı kooperatif genel kurulunun görevini gereği gibi yapamadığı için tapusunu alamadığını ve yüklenici firmanın vaad ettiği kiraları da alamadığını, maddi ve manevi zararlar yaşadığını, kooperatif yönetim kurulunun 2014 yılından bu yana üyelerin tapularını verme vaadi konusunda gerçekleştirmiş olduğu hiçbir girişim ve işlem olmadığını, 2016 yılında dağıtılmaya başlanan şerefiye paralarından müvekkilinin 2.000,00-TL'sinin 2017 yılı genel kurulunda karar alınmasına rağmen halen ödenmediğini, yönetimin ibrasının geçersiz olduğunu belirterek davalı kooperatifin 12/06/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa yargılamanın her aşamasında usulünce tebligat yapılmış olup, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış, davalı vekilince yargılama sürecinde dosyaya sunulan dilekçeler ile davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, davalı kooperatifin 12/06/2018 tarihli olağan üstü genel kurulunda alınan kararların iptali talebine ilişkindir. Mahkememizin ... E.K. sayılı 07/02/2019 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı 28/12/2022 tarihli ilamı ile "...Mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) hali işlemin, başta Kooperatif Kanunu, Ticaret Kanunu ile ilgili kanunların emredici hükümlerine aykırı olmasıdır. Genel kurul kararlarının yokluğu, bunda hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Yok hükmünde olan genel kurul kararları şeklen meydana gelmemiş olması nedeniyle başlangıçtan itibaren hiçbir hüküm doğurmayacağından, bununla ilgili olarak açılan davalar bir tespit davası niteliğinde olacaktır. Bir genel kurul kararı şekil ve usul açısından geçerli olmakla birlikte, konusu bakımından TBK m. 27. maddesi uyarınca emredici hukuk kurallarına yahut ahlak ve adaba aykırı veya imkansız ise sonucu yine yokluktur. Kanunun; şekil, usul ve konusu bakımından amir hükümlerine karşı gelinmesi, kamu düzeni ve kamu yararının ihlali anlamına geleceğinden böyle bir kararın geçersiz olması, iptal davasının açılmasına bağlı olmayacaktır. Bu tür kararların tespiti herhangi bir süreye bağlı olmaksızın hukuki yararı olan herkes tarafından muhalefet şerhi aranmaksızın ileri sürülebilir. İptal edilebilirlik ise kanuna, esas mukaveleye ve afaki objektif iyi niyet kurallarına aykırılıktır. İptal edilebilir kararlar yönünden ise davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması, red oyu kullanılması ve iptali talep edilen her bir madde bakımından muhalefet şerhinin sunulması gerekmektedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde, kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine bir ay içinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Bir aylık süre hak düşürücü süredir. Bu nedenle mahkemece doğrudan dikkate alınması gerekmektedir. Somut dava bu anlamda değerlendirilmiş ve 12.06.2018 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali için 04.07.2018 tarihinde, bir aylık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının tespiti üzerine işin esasının incelenmesi uygun görülmüştür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde, toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak, bu hususu tutanağa geçirten ortağın, alınan kararların kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı takip eden günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Yani kooperatif genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanması ve muhalefetini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun... E. ...K. sayılı ve 20/12/2013 tarihli ilamı gereğince "Kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek pay sahipleri ve diğer kişilerin, muhalefet ettikleri kararlara karşı muhalefet ettiklerini tutanağa geçirtmeleri yeterli olup, ayrıca bir de muhalefet gerekçelerini yazdırmaları veya ayrı bir muhalefet şerhi içeren dilekçe vermeleri gibi bir zorunluk aranmamaktadır.". Aynı düzenleme, davalı kooperatif anasözleşmesinin 38. maddesinde de tekrarlanmıştır. Somut dosya değerlendirildiğinde ise; Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde her ne kadar davalı kooperatifin 12.06.2018 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının iptali (ibraya ilişkin olduğu belirtilerek) talep edildiği belirtilmiş ise de ; hangi maddelerin iptalini talep edildiği açık ve net değildir. Zira mahkemece; 12.06.2018 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının tüm maddeleri değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verildiği belirtilmiştir. Oysa ki 6100 sayılı HMK'nin 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma görevi bulunmaktadır. İş bu maddede maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahu bu çelişkili görülen hususlar hakkında, hakimin taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. İş bu nedenle öncelikle, mahkemece HMK'nin 31. maddesi uyarınca iptali istenen maddeler yönünden davacı/vekilinden açıklama yapması istenmeli ve daha sonra ise iptali istenen maddelerin yukarıdaki ilkeler doğrultusunda iptale elverişli olup olmadığı hususu değerlendirilmelidir. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yaptıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, ...Esas,...Karar sayılı ve 07/02/2019 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA..." karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda davacı asile 12.06.2018 tarihli genel kurulun hangi maddelerinin iptalinin talep edildiği hususunda açıklamada bulunmak üzere verilmiş, davacı tarafça sunulan 12/07/2024 tarihli dilekçe ( 83. Sayfa, sonuç ve istem kısmı) ve diğer dilekçelerin içeriğinin incelenmesinden 12/06/2018 tarihli genel kurulun tamamının iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445-451. maddelerinde genel kurul kararlarının iptali konusu düzenlenmiştir. İptal sebeplerinin düzenlendiği TTK 445 maddesinde 446. maddede belirtilen kişilerin kanun veya esas sözleşme hükümlerine, özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden 3 ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde iptal davası açabilecekleri belirtilmiş, iptal davası açabilecek kişilerin düzenlendiği TTK 446. maddesinde genel kurul toplantısında hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. Maddesinde , kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine bir ay içinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Bir aylık süre hak düşürücü süredir. Bu nedenle mahkemece doğrudan dikkate alınması gerekmektedir. Somut olayda 12.06.2018 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali için 04.07.2018 tarihinde, bir aylık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde, toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak, bu hususu tutanağa geçirten ortağın, alınan kararların kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı takip eden günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Yani kooperatif genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanması ve muhalefetini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olması gerekmektedir. Aynı düzenleme, davalı kooperatif anasözleşmesinin 38. maddesinde de tekrarlanmıştır. Tüm dosya kapsamı itibariyle; dava konusu genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetvelinin incelenmesinde; davacının 12.06.2018 tarihli genel kurula asaleten katılmış olduğu anlaşılmıştır. Genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; 1 nolu gündem maddesinin toplantının açılışına ilişkin olduğu, 2 nolu gündem maddesinin divan başkanlığı, katip üyeliği ve oy sayım memurluğu seçimine ilişkin olduğu, 3 nolu gündem maddesinin yönetim kurulu ve denetim kurulu raporlarına ilişkin olduğu ve raporların davacının 1 red oyuna karşılık 30 kabul oyu ile kabul edildiği, 4 nolu gündem maddesinin 2017 yılı bilanço ve gelir-gider farkı hesaplarına ilişkin olduğu, 1 red oyuna karşılık 30 kabul oyu ile kabul ve ibra olunduğu, 5 nolu gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu ve 1 red oyuna karşılık 30 kabul oyu ile ibra edildikleri, 6 nolu gündem maddesinin 2018 yılı bütçesine ilişkin olduğu, 1 red oyuna karşılık 30 kabul oyu ile kabul edildiği, 7 nolu gündem maddesinin oy birliği ile reddedildiği, 8 nolu gündem maddesinin yönetim kurulu seçimine ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelik seçimlerine oy birliği ile karar verildiği, 9 nolu gündem maddesinin önceki ve sonraki yükleniciler ile yapılan anlaşmalar gereği hak ediş olarak devredilen dairelerin hak ediş olarak yüklenicilere devri için yönetim kuruluna oy birliği ile yetki verilmesine ilişkin olduğu, 10 nolu gündem maddesinin belediye ve tapu müdürlüklerinde ve diğer kurumlarda kooperatife ait tüm işlemleri yürütmek üzere yönetim kuruluna oy birliği ile yetki verilmesine ilişkin olduğu, 11 nolu gündem maddesinin kooperatife ait olan ortak alanların sosyal tesis olarak teşrifinin yapılarak kullanılması veya 3. kişilerce işletilmesi için ihale ve sözleşmeleri yapmaya dair yönetim kuruluna oy çokluğu ile yetki verilmesine ilişkin olduğu, 12 ve 13 nolu maddelerin dilek ve temennilerin alınması ve toplantının kapatılmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı yanın beyan dilekçelerinden 12.06.2018 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin talep edilmiş olduğu, yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere 3, 4, 5 ve 6 nolu kararların 1 red oyuna karşılık 30 kabul oyu ile kabul edildiği, red oyunun davacı yana ait olup olmadığının belirsiz olduğu, kaldı ki anılan kararlara davacı tarafından1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. Maddesi uyarınca muhalif kalınmadığı, tutanaklarda bu yönde şerh bulunmadığı, bu durumda TTK 446 maddesi uyarınca iş bu davanın açılması için gerekli ön koşulun yerine getirilmediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-₺ maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90-₺ harcın mahsubu ile bakiye 579,5-₺ harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Harç başlangıçta peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-₺ vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine, Dair; davacının yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/04/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza