İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/64 E. 2025/519 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/64
- Karar No
- 2025/519
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/64 Esas KARAR NO:2025/519 DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/01/2020 KARAR TARİHİ:26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında Bayilik Sözleşmesi ve 30/11/2017 tarihli Protokol akdedildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında ... ... Cad. ... Kasabası No:92, .../... adresinde 5 yıl süre ile Akaryakıt ve Otogaz Bayiliği ve İşletmecilik hakkı tesis edildiğini, taraflarca akdedilen protokol hükümleri uyarınca asgari ürün alım taahhüdünde bulunan davalının sözleşme süresi boyunca 212,38m3 beyaz ürün ve 25,14 ton LPG alımı gerçekleştirdiğini, davalının tonaj taahhüdünün oldukça gerisinde kaldığını, davalı tarafın bayilik lisansının gerek mevzuat gerekse sözleşme ve protokol hükümlerine aykırı olarak 6 aydan uzun süre akaryakıt almamış olması sebebiyle 30/04/2019 tarihili ve ... sayılı EPDK kararı ile sonlandırıldığını, EPDK tarafından bayilik lisansının sonlandırılması sonucu taraflar arasında akdedilen sözleşmenin müvekkili şirket tarafından .... Noterliğinin 01/07/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı nedenlerle feshedildiğini, sözleşmenin sona ermesi üzerine müvekkili şirket tarafından keşide edilen .... Noterliğinin 01/07/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile asgari ürün alım taahhüdünün ihlali ile sözleşmenin erken feshinden doğan toplam 471.866,00-USD cezai şart borcunun ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarname ile davalının temerrüte düşürüldüğünü, arabuluculuk toplantısında da anlaşma sağlanamadığını, sözleşme ve protokolün tarafların birbirine uygun irade beyanları ile imza altına alındığını, sözleşmeye aykırı davranarak sözleşmenin feshine sebebiyet veren davalı taraftan iki bayilik sözleşmesi için toplamda 210.000,00-USD tutarında cezai şart alacaklarının doğduğunu, sözleşme hükümleri kapsamında davalı tarafından müvekkili şirket lehine Banka Teminat Mektubu düzenlendiğini, davalının müvekkili şirket lehine düzenlenmiş banka teminat mektuplarının davalının cari hesap ve peşin satış destek primi iadesi borçlarından mahsup edilmek üzere nakde çevrildiğini, kar mahrumiyeti alacaklarının bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Mahkememizin 17/11/2020 tarihli celsesi, 3 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişiler ...'ın 29/01/2021 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın ticari defter ve belgeleri tarafımıza sunulmadığından incelenemediğinden davacının eksik üründen kaynaklı alacağı ve kar mahrumiyeti alacağı yönünden inceleme yapılamadığı, yukarıdaki mail içerisinde talep etmiş olduğumuz mali belge ve verilerin dosyaya sunulması halinde incelemenin bu boyutta yapılıp raporun nihayete erişebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 09/03/2021 tarihli celsesi, 2 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda ek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişiler ...'ın 04/08/2021 tarihli ek raporunda özetle; bilirkişiliğimizden kaynaklanmayan sebeplerle, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri incelenemediğinden davacının eksik üründen kaynaklı alacağı ve kar mahrumiyeti alacağı yönünden inceleme yapılmadığı, aşağıda talep etmiş olduğumuz mali belge ve verilerin HMK 219 mad. gereği dosyaya sunulması halinde incelemenin bu boyutta yapılabileceği mütalaa edilmekle, bunların; davacı şirketin davalı ile çalışmış olduğu 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri, e- defter ise e-defter beratları ve Envanter defteri açılış sayfa fotokopisi, davacı yanın davalı yan ile olan 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait cari hesap ekstresi, davalının yıllar itibariyle almış olduğu beyaz ürün miktarını ve eksik alımlarını gösterir tablo (m3 bazında) olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 02/11/2021 tarihli celsesi, 2 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda ek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişiler ... ...'ın 08/06/2022 tarihli ek raporunda özetle; sayın Mahkemeniz taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ve sair işlemlerin, davacı tarafından haklı olarak fesih edilmiş olduğu yönünde karar vermesi ve davacının kar mahrumiyeti ile cezai şart talep etme koşullarının da doğduğu tespitini yapması durumunda- yukarıda işaret edilen sair hususlar da ayrıca gözetilmek kaydıyla…- davacının davalı yandan; 471.866,00-USD Cezai Şart, 396.037,65-TL Kar Mahrumiyeti ve 3.652,21-TL Cari Hesap bakiye alacaklı olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 09/03/2023 tarihli celsesi, 3 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişiler ...'in 15/09/2023 tarihli raporunda özetle; akaryakıt ve otogaz satın alınmamak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmelerin davalı tarafından ihlal edildiği, bu bakımdan yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı, davacının 249.988-TL sözleşmelerden kaynaklanan satın alma taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle cezai şart tazminatı talep edebileceği, 210.000,00 USD de sözleşmelerin hükümlerinin ihlali nedeniyle cezai şart tazminatı talep edebileceği, davalının borca batık durumda olduğu, bu bakımdan anılan cezai şartların ödenmesi halinde davalının ekonomik mahvının oluşacağı, dolayısıyla cezai şartların talep edilmelerinin mümkün olamayacağı, cezai şartların davalının ekonomik mahvına yol açmaları ve dolayısıyla da hükümsüz sayılmaları gerektiği dikkate alındığında, davacının sözleşmenin ihlali nedeniyle kar kaybını talep edebileceği, ancak bu alacağın üç aylık süreyle sınırlandırılması gerektiği buna göre davacının talep edebileceği kar kaybının 30.446, 46 TL olarak tespit edildiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 12/10/2023 tarihli celsesi, 3 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda ek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişiler ...'in 29/04/2024 tarihli ek raporunda özetle; “İşletme – Muhasebe ve Finansman” uzmanlık alanı kapsamında olmak üzere; kök raporumuzun ilgili bölümünde Sayın Mahkemenin takdirlerine sunulu tespit, analiz, hesaplama ve değerlendirmelerimizde öz itibariyle herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı; diğer yandan kök raporumuzun ilgili bölümünde tüm ayrıntıları ve hesaplama sonuçları itibariyle açıklıkla yer verilen ve sözleşmelerden kaynaklanan satın alma taahhütlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle davacının talep edebileceği 249.988,04 USD tutarındaki cezai şart tutarının “Sonuç” bölümünde sehven 249.988 TL olarak yer aldığı sabit görünmekle, işbu ek raporumuz aşamasında 249.988,04 USD olduğunun ayrıca ve tekrar vurgulandığı; huzurdaki dava dosyasına sunulu belge ve beyanlar çerçevesinde davalı şirketin 6 aydan daha uzun bir süre akaryakıt almamış olması ve bu nedenle de 30.04.2019 tarihli EPDK kararı ile bayilik lisansının sonlandırılmış olduğu da veri iken, ticari faaliyetlerinin sürdürülebilir olmadığı gibi ekonomik durumunun korunamadığının da sabit göründüğü ve dava dosyasına sunulu finansal verilerin de bu olumsuzlukları teyit ettiği; dolayısıyla da davalı şirketin faaliyetleri ile finansal durumuna ilişkin olarak ve dava dosyasına sunulu veri sınırları içerisinde olmak üzere, kök raporumuzda hesaplanan cezai şart tutarlarının davalı şirketçe karşılanabilir olduğundan söz etmenin olanaklı görünmediği; şüphesiz gerek bu bağlamdaki tespit, analiz ve değerlendirmelerimizin gerekse davacı şirket vekillerince sunulu itirazlarının hukuki boyutlarının da Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu; “Sektörel” uzmanlık alanı kapsamında olmak üzere ve kök raporumuzdaki görüşlerim sabit olmak üzere; kar Mahrumiyeti Hesabına Yönelik Makul süre konusunda, nihai sektörel değerlendirme olarak; dava konusu istasyonun bulunduğu ... İL SINIRLARI DAHİLİNDE (tüm ilçeler dahil olmak üzere), yeni bir AKARYAKIT İSTASYON BAYİLİK SÖZLEŞMESİ yapılabilmesi için, "MAKUL SÜRE OLARAK 3 (ÜÇ) AY'I tespitle ve bunun hiçbir zaman asgari mesafe tahdidi ya da mesafe kısıtlaması veya yeni bir istasyon tesis etmek için gerekli ruhsat, imar tadil uygulamaları, vb… için gerekli süreler ile bir ilgisi olmadığını ifade ederek, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, arzederim. Kök Raporumuzun mali inceleme ve değerlendirme kısmında bulunan tablo sonuçlarına göre davacı şirketin sözleşmenin feshinden sonraki dönemde aylık ortalama mahrum kalınan kâr tutarı 10.148,82 TL düzeyinde bulunduğu, bu doğrultuda Kar Mahrumiyetine yönelik Makul Süre olarak 3 ay esas alındığında davacının talep edebileceği Kar Mahrumiyetinin 3 * 10.148,82 TL = 30.446,46 TL olarak tespit edildiği, “Hukuk” uzmanlık alanı kapsamında olmak üzere davalının borca batık durumda olduğu, bu bakımdan anılan cezai şartların ödenmesi halinde davalının ekonomik mahvının oluşacağı, dolayısıyla cezai şartların talep edilmelerinin mümkün olamayacağı, davacı taraf itirazlarından, güncel değerlere göre hesaplama yapılması yönündeki itirazlarına karşın ise konunun, raporumuzun muhasebe finansmanı uzmanlık alanı ile ilgili bölümünde açıklıkla irdelenmiş olduğu, buna göre 30.04.2019 tarihinde EPDK tarafından bayilik lisansı iptal edilen davalı şirketin faaliyetlerinin bu tarihten sonra tekrar başladığına ilişkin somut bir veri sunulmadığı gibi, davalı şirketin güncel mali tablolarının bulunduğuna ilişkin belgelerin de dava dosyasına sunulu bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 20/02/2025 tarihli celsesi, 3 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda ek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişiler ...'in 24/03/2025 tarihli ek raporunda özetle; “Sektörel” uzmanlık alanı kapsamında olmak üzere ve kök raporumuzdaki görüşlerim sabit olmak üzere; Kar Mahrumiyeti Hesabına Yönelik Makul süre konusunda, nihai sektörel değerlendirme olarak; dava konusu istasyonun bulunduğu ... İL SINIRLARI DAHİLİNDE (tüm ilçeler dahil olmak üzere), yeni bir AKARYAKIT İSTASYON BAYİLİK SÖZLEŞMESİ yapılabilmesi için, "MAKUL SÜRE OLARAK 3 (ÜÇ) AY'I tespitle ve bunun hiçbir zaman asgari mesafe tahdidi ya da mesafe kısıtlaması veya yeni bir istasyon tesis etmek için gerekli ruhsat, imar tadil uygulamaları, vb… için gerekli süreler ile bir ilgisi olmadığını ifade ederek, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, arz ederim, kök raporumuzun mali inceleme ve değerlendirme kısmında bulunan tablo sonuçlarına göre davacı şirketin sözleşmenin feshinden sonraki dönemde aylık ortalama mahrum kalınan kâr tutarı 10.148,82 TL düzeyinde bulunduğu, bu doğrultuda kar mahrumiyetine yönelik Makul Süre olarak 3 ay esas alındığında davacının talep edebileceği Kar Mahrumiyetinin 3 * 10.148,82-TL = 30.446, 46-TL olarak tespit edildiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 16/05/2024 tarihli celsesi, 5 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, talimat bilirkişisi ...'ın 13/01/2025 tarihli raporunda özetle; bayilik lisansı bir gerçek veya tüzel kişinin piyasada bayilik faaliyet gösterebilmek için 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu (Kanun) kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) almak zorunda olduğu izin belgesi olduğu, Akaryakıt bayiliği izni alabilmek için ilgili İl Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Belediyesinden, Vergi Dairesinden, Sanayi ve Ticaret Odalarından, Noterden, T.S.E.'den, Karayollarından, Sigorta Şirketinden, ilgili Mühendis odasından (topraklama raporu için Elektrik Mühendisleri odası ), bayilik alınacak şirketin teknik heyetinden ve EPDK dan alınacak onay ve kabul evrakları sonucu bayilik lisansı alınabilmekte olduğu, tabi ki bu belgeler alınırken öncelikli ve zaman alacak belgelerin sıralaması çok iyi yapılması gerektiği, bilhassa belediyelerden alınacak evrakların yerinde inceleme ölçümleme yapılması sebebiyle öncelik sıralaması yapılması gerektiği, alınacak tüm belgeler sonrası EPDK'ya müracaat edilmesi ve bu müracat aşamasında EPDK daki müracat yoğunluğuna göre izin belgesi kısa zamanda (en aşağı 20 gün ) veya daha uzun sürdüğü, bu ara İstasyonun yenilenmesi, pompaların genel bakımları ayarlarının yapılması, işlemlerini göz önüne alındığında 80 gün ile 110 gün arasında bayilik belgesi alınabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokolden doğan cezai şart alacağı istemine ilişkindir. Davacı vekili 27/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000,00-TL olan kar mahrumiyeti alacaklarını 395.037,65-TL artırarak 396.037,65-TL olarak, 5.000-USD tutarına tekabül eden asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart yönünden 20.000-USD artırmak suretiyle toplam 25.000-USD olarak, 5.000-USD tutarına tekabül eden erken fesihten kaynaklanan cezai şart yönünden 20.000-USD artırmak suretiyle toplamda 25.000-USD olarak ıslah ettiğini bildirmiştir. Bayilik Sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin 30/11/2017 tarihinde ... A.Ş. ile ... ... Ltd. Şti. arasında akdedildiği, sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu, sözleşmenin 21. Sözleşmenin Feshi başlıklı maddesinde asgari ürün alım taahhüdünü yerine getirmemesinin fesih sebeplerinden birisi olduğunun belirlendiği, fesih hallerinde bayinin fesih tarihine kadarki faaliyeti sebebiyle Asgari Ürün Alım Taahhüdüne dayalı olarak muaccel hale gelmiş ancak ödenmemiş bulunan cezai şart borcunun varsa derhal TP'ye ödeneceği, ihtilaf hallerinde İstanbul Çağlayan Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmüştür. 30/11/2017 tarihli Protokolün incelenmesinde; protokolün ... A.Ş. ile ... ... Ltd. Şti. arasında akdedildiği, sözleşmenin 4.4. maddesinde bayinin protokol süresince; perakende standart satış fiyatından olmak ve perakende satış yapmak üzere 1.000 m3 Beyaz Ürünü, perakende özel satış fiyatından olmak ve perakende satış yapmak üzere 7.000 m3 Beyaz Ürünü ve 450 ton LPG'nin bayi tarafından davacı ...'den satın alınmayı kabul ve taahhüt edildiği, bayinin iş bu protokol kapsamındaki yükümlülüklerini kısmen ya da tamamen yerine getirmemesi halinde TP'nin sözleşmeyi fesih ederek hak ve alacaklarını bayiden talep ve tahsil hakkına sahip olduğu olduğunun belirlendiği görülmüştür. I. GİRİŞ BÖLÜMÜ Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 30/11/2017 tarihinde Bayilik Sözleşmesi ve Protokol ile 10/05/2018 tarihinde Otogaz LPG Bayilik Sözleşmesi ve Protokol akdedildiğini, davalının asgari ürün alım taahhüdünü yerine getirmediğini ve 6 aydan uzun süre akaryakıt almadığını, bu nedenle EPDK tarafından bayilik lisansının 30/04/2019 tarihli karar ile sonlandırıldığını, bunun üzerine sözleşmelerin 01/07/2019 tarihinde haklı nedenlerle feshedildiğini, bu kapsamda asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart, erken fesihten kaynaklanan cezai şart ve kar mahrumiyeti alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile toplam 50.000-USD cezai şart alacağı ile 396.037,65-TL kar mahrumiyeti alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK md. 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Uyuşmazlık; taraflar arasındaki bayilik sözleşmelerinin feshinin haklı olup olmadığı, cezai şart taleplerinin geçerliliği ve miktarı ile kar mahrumiyeti alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarı konularında toplanmaktadır. II. VAKIALARIN TESPİTİ VE DELİL DEĞERLENDİRMESİ A. Sözleşme Hükümlerinin Tespiti Taraflar arasında 30/11/2017 tarihinde akdedilen Bayilik Sözleşmesi ve Protokolün incelenmesinde; sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu, protokolün 4.4. maddesinde bayinin protokol süresince perakende standart satış fiyatından 1.000 m³ Beyaz Ürünü, perakende özel satış fiyatından 7.000 m³ Beyaz Ürünü ve 450 ton LPG'yi TP'den satın almayı kabul ve taahhüt ettiği görülmüştür. Protokolün 4.5. maddesinde asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart olarak; perakende standart satış fiyatından satın almadığı beher m³ Beyaz Ürün için 85 USD, perakende özel satış fiyatından satın almadığı beher m³ Beyaz Ürün için 25 USD, satın almadığı beher ton LPG için 50 USD tutarında cezai şart öngörüldüğü belirlenmiştir. Protokolün 4.6. maddesinde ise satış taahhüdü dışındaki hükümlerinin ihlali halinde 150.000 USD cezai şart öngörüldüğü tespit edilmiştir. 10/05/2018 tarihli Otogaz LPG Bayilik Sözleşmesi ve Protokolünde de benzer şekilde 450 ton LPG alım taahhüdü ile beher ton için 50 USD cezai şart ve diğer hükümlerin ihlali için 60.000 USD cezai şart hükümlerinin yer aldığı görülmüştür. B. Objektif Vakıaların Tespiti Dosyada yer alan belgelerin incelenmesinde; davalının EPDK bayilik lisansının Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17'nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca "haklı ve mücbir sebepler hariç altı aydan uzun süreli satış yapılmaması" gerekçesiyle 30/04/2019 tarih ve ... sayılı EPDK kararı ile sonlandırıldığı tespit edilmiştir. EPDK tarafından bayilik lisansının sonlandırılması üzerine davacı şirket tarafından Üsküdar 17. Noterliğinin 01/07/2019 tarihli ve 25023-25024 yevmiye numaralı ihtarnameleri ile sözleşmelerin feshedildiği belirlenmiştir. C. Bilirkişi Raporlarının Delil Değeri Mahkememizce bilirkişi kurulundan alınan raporlarda; işletme-muhasebe ve finansman, sektörel ve hukuk uzmanlık alanlarında tutarlı tespitler yapılmıştır. Bilirkişilerce davacı şirketin ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve delil vasfını haiz olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporlarında davalı şirketin mali durumuna ilişkin olarak; 2017 yılında 734.289,30 TL özkaynaklarının 2018 yılında 648.260,29 TL zarar nedeniyle tamamına yakın kısmının kaybedildiği, şirketin 2019 yılının ilk yarısında ticari faaliyetini sonlandırdığı ve 28/02/2019 tarihinden itibaren gayri faal durumda olduğu objektif olarak tespit edilmiştir. III. HUKUKİ DEĞERLENDİRME A. Fesih Hakkının Değerlendirilmesi TBK md. 125-126 hükümlerinin uygulanması bakımından; davalının bayilik sözleşmesinin 6. maddesinde öngörülen "sözleşme süresince ve tatil günleri de dahil her gün yirmi dört saat kesintisiz bir şekilde akaryakıt ve türevleri ürünleri satışını sürdürme" yükümlülüğünü ihlal ettiği, 6 aydan uzun süre akaryakıt almadığı ve bu nedenle EPDK tarafından lisansının sonlandırıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı sonucuna varılmıştır. B. Cezai Şart Taleplerinin İncelenmesi 1. Hesaplamaların Doğruluğu Bilirkişi raporlarında protokol hükümlerine göre yapılan hesaplamalar incelendiğinde; asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart tutarının 249.988,04 USD olarak hesaplandığı, ancak mahsup edilen 70.565,77 TL teminat mektubunun düşülmesi gerektiği tespit edilmiştir. Erken fesihten kaynaklanan cezai şart bakımından ise; akaryakıt sözleşmesi için 150.000 USD ve otogaz sözleşmesi için 60.000 USD olmak üzere toplam 210.000 USD tutarında cezai şart hesaplandığı görülmüştür. 2. Ekonomik Mahv ve Tenkis Değerlendirmesi Bilirkişi kurulunca TBK md. 27 çerçevesinde cezai şartların davalının ekonomik mahvına neden olacağı gerekçesiyle tamamen geçersiz sayılması gerektiği sonucuna varılmış ise de; mahkememizce yapılan değerlendirmede aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir: Davalı şirketin 2017 yılında 734.289,30 TL olan özkaynaklarının 2018 yılında 648.260,29 TL zarar nedeniyle %83 oranında kaybedildiği ve şirketin 2019 yılının ilk yarısında ticari faaliyetini sonlandırarak 28/02/2019 tarihinden itibaren gayri faal duruma geçtiği bilirkişi raporlarında objektif olarak tespit edilmiştir. Bu veriler ışığında, davalının ekonomik mahvının cezai şart yükümlülüğünden önce gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Zaten borca batık durumda olan ve ticari faaliyetini sonlandırmış bulunan davalının, cezai şart nedeniyle ekonomik mahva uğrayacağından bahsedilerek tüm cezai şart yükümlülüğünden kurtulması sonucunu doğurmaz. Çünkü ekonomik mahv cezai şart yükümlülüğünün bir sonucu değil, öncesinde mevcut bir durumdur. Bu durumda BK md. 182 uyarınca mahkemenin tenkis yetkisini kullanması, fahiş duruma gelmiş cezai şartı adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde makul seviyeye indirmesi gerekmektedir. Davalının sözleşme ihlalinin varlığı, davacının uğradığı zararın somut olması ve adalet ilkesi çerçevesinde cezai şart tutarının davacının talep ettiği 25.000'er USD'den toplamda 50.000 USD tutarına tenkis edilmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır. 70.565,77 TL teminat mektubunun mahsubunun ise, bu miktarın tenkis edilen miktar kapsamında kalması nedeniyle ayrıca gerekmediği sonucuna varılmıştır. C. Kar Mahrumiyeti Değerlendirmesi TBK md. 42/2 çerçevesinde kar mahrumiyeti talebinin değerlendirilmesinde; bilirkişi raporlarında sektörel uzman tarafından ... il sınırları dahilinde yeni bir akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi yapılabilmesi için makul sürenin 3 ay olarak tespit edildiği, bu süre zarfında aylık 10.148,82 TL kar mahrumiyetinin bulunduğu objektif olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporundaki bu tespitin Yargıtay içtihadı ile uyumlu olduğu ve hesaplama yönteminin objektif kriterlere dayandığı görülmekle, davacının 3 aylık dönem için toplam 30.446,46 TL kar mahrumiyeti alacağının bulunduğu sonucuna varılmıştır. IV. SONUÇ VE HÜKÜM GEREKÇELERİ A. Cezai Şart Talepleri Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; davalının sözleşme hükümlerini ihlal ettiği ve davacının fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı, bu nedenle cezai şart taleplerinin hukuki dayanağının bulunduğu, ancak hesaplanan cezai şart tutarlarının BK md. 182 uyarınca tenkis edilmesi gerektiği, nedensellik bağı bulunmaması ve adalet ilkesi çerçevesinde cezai şart tutarının davacının dava dilekçesinde talep ettiği 50.000 USD tutarına tenkis edilmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır. B. Kar Mahrumiyeti Bilirkişi raporunda objektif kriterlere dayalı olarak hesaplanan ve Yargıtay içtihadına uygun bulunan 30.446,46 TL tutarındaki kar mahrumiyeti talebinin kabulüne karar verilmiştir. C. Faiz ve Diğer Talepler Cezai şart alacağının temerrüt tarihi olan 01/07/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yabancı para cinsinden işleyecek temerrüt faizi ile, kar mahrumiyeti alacağının aynı tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulü karşısında harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜYLE 30.446,46-TL kar mahrumiyeti borcunun 01.07.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı faizi ile birlikte Davalı ... ... LTD. ŞTİ.'nden alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının cezai şart taleplerinin tenkis sureti ile 25.000'er USD üzerinden kabulü ile 50.000,00-USD cezai şart alacağının 01.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4a maddesi gereğince işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının borca batık durumda olması ve ekonomik mahvına neden olacağı gerekçesiyle reddine, 3-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.079,80-TL ilam harcından peşin alınan 23.583,69-TL'nin mahsubu ile bakiye 21.503,89-TL ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iade edilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.034,34-TL peşin harç, 54,40-TL başvuru harcı ve 22.549,35-TL olmak üzere toplam 23.638,09-TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 21.503,89-TL harcın düşümü ile kalan 2.134,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul-red oranına göre 57,94-TL'nin davalıdan, 1.262,06-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından yapılan 34.082,73-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 1.495,92-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.26/06/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”