İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/671 E. 2024/738 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/671
Karar No
2024/738
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/671 Esas KARAR NO : 2024/738 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/11/2024 KARAR TARİHİ : 15/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... plaka numaralı aracın sahibi olduğunu, 06.01.2024 tarihinde, İstanbul ili ... mevkiinde davalı üzerine kayıtlı ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı ticari-taksi araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kazada dilekçe ekinde sunulmuş olan kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere; davalı üzerine kayıtlı araç sürücüsünün davaya konu kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle, müvekkilinin aracının uzun süre serviste kaldığını, müvekkili tarafından kullanılamadığından meydana gelen hasarın yanında davaya konu takibin konusu olan hak mahrumiyeti de meydana geldiğini, aracın ticari-taksi olarak kullanıldığını, müvekkilinin kaza sebebiyle aracının onarımda kaldığı süre boyunca aracını kullandıramadığını, müvekkilinin mağduriyetinin söz konusu olduğunu, davalı araç sahibine ait aracın ZMMS kapsamında sigortasının mevcut olduğunu, ancak, dolaylı bir zarar olan hak mahrumiyetinin, sigorta teminatı kapsamında olmadığını, dava konusu alacağı, sigortadan talep etme imkanlarının söz konusu olmadığını, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlar A.4 maddesinde, “Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Zararlar” 4.8. fıkrasında; ''Aracın sigorta kapsamına giren tam veya kısmi bir zarara uğraması nedeni ile tam hasar halinde tazminatın ödenmesine, kısmi hasar halinde hasarın giderilmesine kadar olan sürede poliçede bu korumaya ilişkin belirtilen limitle sınırlı olmak üzere kullanım ve gelir kaybından doğan zararlar...'' denildiğini, bu hükme binaen; müvekkili ile kasko şirketi arasında böyle bir ek sözleşme olmadığı için kasko şirketinin sorumluluğuna da gidilemediğini, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulü ile müvekkili üzerine kayıtlı ... plakalı aracın onarımda kaldığı süre göz önüne alınarak kazanç-hak mahrumiyet bedelinin bilirkişi marifeti ile hesaplanmasına, şimdilik 1.000,00-TL tazminat bedelinin davalıdan tahsiline, yargı giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı kazanç-hak mahrumiyeti bedelinin hesaplanmasından kaynaklı açılan Tazminat davasıdır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddelerinde düzenlenmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. Somut olayda talebin; 06/01/2024 tarihinde, davalı üzerine kayıtlı ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı ticari-taksi araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı kazanç-hak mahrumiyet bedelinin hesaplanmasına yönelik olduğu, UYAP üzerinden yapılan pasif-aktif araç sorgulamasında dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kullanım amacı "hususi" olarak kayıtlı olduğu, her iki tarafın dosya kapsamında da anlaşılacağı üzere gerçek kişi olduğu bu haliyle mutlak ticari davalar arasına girmediği, davanın konusunun haksız fiile dayandığı anlaşılmakla bu itibarla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup, mahkememizin görev alanında değildir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli Mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, davacı ve davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/671, K. 2024/738, T. 15.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-671-e-2024-738-k-da5d89726c6f