Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1326 E. 2023/1411 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1326
- Karar No
- 2023/1411
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/505 E., 2022/1057 K. DAVA TARİHİ : 26.08.2020 HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunu, davalı şirketin konkordato talep etmesi üzerine alacak bildiriminde bulunduklarını, alacaklarının çekişmeli alacak olarak değerlendirildiğini, müvekkili alacağının davacı lehine ciro ve teslim edilen çek alacağı olduğunu, çekişmeli olarak kaydedilmesinin uygun olmadığını belirterek davanın kabulü ile konkordato kapsamında bildirilen alacak kadar, mahkeme aksi kanaatte ise çek üzerinde yazılı olan 183.400,00 TL tutarında alacaklı olduğunun tespitine tasdik olunan konkordato projesinden ayrılan ve Vakıf Bank'a müvekkil şirket lehine depo edilen ve edilecek olan miktarların müvekkil şirkete ödenmesini, bu suretle müvekkil şirketin konkordato sürecine dahil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın arabuluculuk yoluna başvurmadan iş bu davayı açtığını, davanın dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddi gerektiğini, bununla birlikte davacı şirketinin dilekçesinde dayanak olarak gösterdiği çekin dava dışı ... Elektrik Ltd. Şti. ne verilen sipariş avansı çeki olduğunu, çekin ciro edilerek davacı şirkete verildiğini davacı şirketin muaccel hale gelmiş borcuna karşılık olmayıp işin yapılması amacıyla avans niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirketle hiçbir şekilde ticari ilişkisi ve borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2021 tarihli ve 2020/422 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararıyla; Konkordatodan kaynaklı alacağın tespiti isteminin bir alacak davası niteliğinde olduğu, bu nedenle dava açılmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu ve dava şartı olduğu, davanın ticari davalarda zorunlu arabulucuya başvurma dava şartının yerine getirilmeden açıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.01.2022 tarihli ve 2021/1837 Esas, 2022/16 Karar sayılı kararıyla; davacının talebinin itiraza uğramış alacağın tespiti ile bu alacağın konkordato hükümlerine göre tahsili talebini içerdiğinden eldeki dava tespit davası olmayıp, eda davası niteliğinde mutlak ticari dava olduğu, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunlu dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 11.04.2022 tarih, 2021/3989 Esas ,2022/2012 Karar sayılı ilamıyla İİK’nın 308/b. maddesinde düzenlenen çekişmeli alacaklarla ilgili davanın açılmasından önce arabuluculuğa başvurulması zorunluluğu konkordato hukukunun kamusal karakteri, tüm alacaklıları ilgilendirmesi, tarafların iradeleri ile kendi aralarında yapacakları anlaşmanın konkordato alacaklıları arasında eşitsizlik yaratacak ve konkordatoda ödemeler dengesini bozacak nitelikte olması nedeniyle yasal düzenlemelere uygun görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirket hakkında verilen konkordato tasdik kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırıldığı, konkordato kararının kaldırılması halinde yapılacak yeniden yargılama neticesinde konkordato projesi koşullarının ve çekişmeli alacak miktarının değişmesi ihtimalinin bulunduğu, eldeki davanın 2004 sayılı Yasada belirtilen sürede ve konkordato tasdik kararı sonrasında açılmasının gerekli olması karşısında kararın kaldırılmasına bağlı olarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilin bildirdiği alacağın çek alacağına dayandığını, davalı borçlunun çek üzerinde yer alan keşide imzasına bir itirazı söz konusu olmamakla kesin alacak hükmünde olduğunu bu nedenle müvekkil alacağının çekişmeli alacak statüsünden çıkarılarak konkordato projesine alacak olarak kayedilmesine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davanın açılmasına müvekkilinin neden olmadığını, ilk derece mahkemesince müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 308 / b maddesine dayalı çekişmeli alacağın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 308 /b maddesi 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin birinci fıkrasında, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" hükmüne yer verilmiştir. Yine, aynı Kanunun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin ikinci fıkrasında, "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır" denilmektedir. Bu durumda, Dairemiz bozma kararından sonra davalı şirket hakkında verilen konkordato tasdik kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması nedeniyle davanın bir konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle Mahkemece, 6100 sayılı HMK m. 331/1 uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu gözetilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.