İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/448 E. 2025/215 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/448
- Karar No
- 2025/215
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/448 Esas KARAR NO :2025/215 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/08/2024 KARAR TARİHİ:11/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 05/08/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı (İcra Dosyasının Borçlusu) tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı ile davacı arasında bulunan ticari ilişki cari hesap borcuna vücut verdiğini, mahkeme takdir ederse tarafların ticari defter ve belgelerinde inceleme yapıldığında davalıdan alacaklı olduklarını, davalı taraf tüm ihtarlara rağmen borcunu ödemediğini, müvekkili alacağına geç kavuşma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, alacakları cari hesaptan kaynaklı olduğu için likit bir alacak olduğunu, davalı borçlu aleyhine dava değerinin %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, tarafımızca İstanbul Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'na yapılan başvuru .../... Büro Dosya Başvuru Numarası ve .../... arabuluculuk dosya numarası ile işleme alındığını, 29.07.2024 tarihli toplantı ile taraflar müzakereler sonucunda anlaşmaya varamadıklarını, davanın kabulü ile karşı tarafın icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibin devamına, icra takip tutarı üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, vekalet ücreti ve dava masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 07/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davada öne sürülen iddia ve gerekçeler gerçek dışı olduğunu, buna bağlı olarak dava ile sunulan talepler yerinde olmadığını, taraflar arasında var olan ticari ilişki hususundaki anlatımalar doğru olsa da, davacının davalıdan alacaklı olduğu yönündeki iddialar gerçek dışı olduğunu, müvekkili firma, bilişim sistemlerinin kurulumu alanında hizmet veren bir firma olduğunu, bu hizmetinin ifası sırasında zaman zaman dışarıdan taşeron olarak hizmet veren kurum - kuruluş ve şahıslar ile gerçekleştirdiğini, davacı yan da bu kişilerden biri olduğunu, davalı müvekkili firma tarafından, davacı yana, bu hizmetlerin gerçekleşmesi adına internet sağlamaya yarar olan ... gibi muhtelif model ve markalarda toplam değeri şuan itibari ile 800.000,00-TL ye yakın ve belki üzerinden Modem, teslim edilmiş, davacı yan bu alandaki görev ve sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmemiş bunun üzerine taraflar arasındaki ticari ilişki sona erdiğini, davalı müvekkili davacı yandan, kendisine zimmet yolu ile teslim edilen bu ürünleri sahibi olan müvekkili firmaya teslim etmeyerek hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediğini, bu hususa ilişkin suç duyurusunda bulunulacağını, davacı yan, kendisi tarafından görevi gereği yerine getirilmesi gereken işlemleri gerçekleştirmemiş olan işlemleri açısından müvekkili firma aleyhine faturalara düzenlediğini, müvekkili tarafça bu faturalara kabul edilmediğinden kendisine ödeme yapılmadığını, davacı yan bunun üzerine haksız ve kötü niyetli olarak ilamsız icra takibi başlattığını, davacı tarafça kendisine teslim edilen ve mülkiyeti müvekkiline ait ürünler davacı tarafça müvekkiline tüm taleplere rağmen teslim edilmediğini, bu anlamda davacı müvekkilinin takas mahsubu talebi ve hakkı bulunduğunu, davacı tarafça talep edilen haklar açısında zaman aşımı iddialarını tekrar ederek, akabinde huzurdaki davanın usulden ve esastan reddine , davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacının alacağının sabit görülmesi halinde ise takas mahsup talebimiz doğrultusunda karar verilmesine, neticesinde davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Bilirkişi Fatih Taşkın tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda: "...Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 212.352,00 TL cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, 17.12.2017 tarihinde 30273 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe konan 486 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile defter beyan sistemi hayata geçirilmiş olup, İşletme hesabına göre defter tutan ve basit usule tabi olan kişilerin defter kayıtlarını elektronik ortamda tutması, zorunlu defter tutması gereken mükelleflerin bu defterleri elektronik ortamda oluşturmasına defter beyan sistemi denir. Davacının yasal kayıtlarını kaydettiği defterin bir tarafında giderler, diğer tarafında ise işletmenin satış faturalarının bulunduğu gelirler kısmı mevcuttur. Davacı yan tarafından dosyada sunulan davacı yanın 2024 yılı İşletme defterlerinin gelir ve gider bölümlerinin incelenmesinde, davalı ile aralarında ticari ilişkinin mevcut olduğu, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 320. Satıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların 320 Satıcılar hesabı altında kaydedildiği ve söz konusufaturaların tamamı davacının muhasebe kayıtlarında işlenmiş ve bu faturalar sonucunda davacının, takip tarihi olan (10.06.2024) itibarıyla davalıdan toplam 212.352,00 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, davalı E-Defter kullanıcısı olup, aynı yılda tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre, davalı 320. Satıcılar hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu faturalar bu hesap üzerinden işlendiği, bu faturalardan kaynaklı borçlar nedeniyle, davacının davalı yana takip tarihi (10.06.2024) itibarıyla toplam 212.352,00 TL borçlu olduğu, Bu bağlamda tarafların incelenen 2024 yılı ticari defterlerinin birebir uyumlu olduğu ve birbirini teyit ettiği, Tarafların 2024 yılı karşılaştırmalı BA/BS formlarının birebir uyumlu olduğu görüldüğü, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların E-Fatura şeklinde düzenlendiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen hizmet bedeli muhteviyatında düzenlendiği, faturaların tamamı davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tüm faturalar yönünden davacının BS ve davalının da BA bildiriminde bulunduğu, fatura içeriğindeki ürünlerin teslimine ilişkin yazılı bir belge görülmemiş olup fatura üzerlerinde “İrsaliye yerine geçer.” ibaresinin yer aldığı, ayrıca davalı tarafın takip öncesinde düzenlenen faturalarla ilgili herhangi bir somut itirazda bulunmadığı görüldüğünden, söz konusu faturaların davalının bilgisi dahilinde olduğu, davalının cevap dilekçesinde dile getirdiği “..fatura içeriği mallar teslim edilmedi...” şeklindeki savunmaları yönünden ise Takdir Mahkemeye ait olacağı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, tarafların incelenen ticari defterlerine göre davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (10.06.2024) itibarıyla davalı yandan 212.352,00 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu..." görüş ve kanaatini bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafından alacağının tahsili için acılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. Somut olayda, davacının tacir olmadığı, davanın mutlak ticari davalar arasında da düzenlenmediği anlaşılmakla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup mahkememizin görev alanında değildir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/04/2025 Katip ... e-imzalı Hakim .... e-imzalı