İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/236 E. 2024/775 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/236
- Karar No
- 2024/775
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/236 Esas KARAR NO : 2024/775 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinde ... poliçe numaralı 26/01/2022-26/01/2023 tarihleri arasında geçerli ... Anonim Şirketi tarafından sigorta ettirilen ... Mah. ... Sit. Apt. No: D: ..., .../İSTANBUL adresli işyeri 09/07/2022 tarihinde yoğun yağışlar sonucu çatıdan akan suların dış cephe izolasyon eksikliğinden dolayı sirayet etmesi sonucunda hasara uğradığını, hasar neticesinde yapılan ekspertiz incelemesinde, sigortalı işyerinin ikamet ettiği bina; 6B+Z tam kagir olan yapı AVM biçiminde olup sigortalı işyerinin kiracı olduğu tespit edildiği, yağmur suyu izolasyon eksikliği nedeni ile bina çatısına oradan da işyeri tavanına ve altındaki sigortalı işyerindeki motosiklete ve dekorasyona zarar verildiği görüldüğü, üst kattaki işyeri, gece kulübü yağmurdan zarar almadığını, çatıdan kaynaklı işyerine su girmediği öğrenildiğini, iki bina arası ve/veya teraz izolasyon yetersizliğinden dolayı su sirayet ettiğini, sigortalı işyerine asıl suyun girdiği yer, üst kattaki işyerine giriş koridor kısmının üzerinde bulunan bitişik nizam binanın teras bahçesi ve çatısının birleşim duvarı olduğunu, 09/07/2022 tarihinde yaşanan sel felaketi, yoğun yağış etkisi ve çatı ve teras izolasyonun yetersiz olması sebebi sigortalı işyerine su akıntısı olduğunu, müvekkilinin sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili talebiyle ... ... A.Ş. ve ... Sigorta Anonim Şirketine karşı ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/... Büro No, 2023/... Arabuluculuk No.lu dosyası üzerinden arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşılamaması üzerine anlaşamama son tutanağı tutularak arabuluculuk görüşmeleri sonlandırıldığını, tüm bu sebeplerle; 113.214,31-TL tazminatın 13.09.2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Görülmekte olan davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olmakla; müvekkili şirketin ticari merkezinin Beykoz ilçesi adli hudutları dâhilinde olduğunu, ancak ... Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması sebebi ile görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olacağını, bu sebeple yetki ilk itirazının kabulü ile Sayın Mahkemenin huzurundaki bu davanın müvekkili şirketin ticari merkezi olan yer mahkemesinin yetkili olmasından dolayı İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiğini, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen ... numaralı poliçede ... A.Ş’nin rehin alacaklısı (dain-i mürtehin) sıfatını haiz olduğu hususu düzenlendiğini, tüzel kişilerin rehin alacaklısı (dain-i mürtehin) sıfatına istinaden, davacı tarafça Mahkemeniz nezdinde görülen dava ikâme edilmeden önce sigorta tazminatının ödenmesine ilişkin olmak üzere muvafakat alınması gerekirken bu hususun göz ardı edildiğini, bu kapsamda Sayın Mahkemenizce rehin alacaklısı ... A.Ş’ye müzekkere yazılmak suretiyle, Mahkemeniz nezdinde görülmekte olan bu davaya muvafakat verilip verilmediği hususunun araştırılması gerektiğini, dava dışı rehin alacaklısı tarafından muvafakat verilmediğinin tespiti halinde ise konu davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekeceğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK m. 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı Deniz Motorlu Araçlar Yatırım Anonim Şirketi’nin kiracı olarak kullandığı, müvekkili şirketin sigortalısı diğer davalı ... ... Anonim Şirketi'nin maliki olduğu “ ... Mah. ... Cad/Sk. ... No: ... Daire: ... İSTANBUL” adresinde bulunan AVM niteliğindeki işyeri ... numaralı ... Sigorta Poliçesi ile 03/04/2021 - 17/11/2022 tarihleri arasında müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, oluşan zararı tahsili amacıyla davacı tarafça müvekkili şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu, şirket nezdinde gerçekleştirilen inceleme ile birlikte, söz konusu hasarın poliçe teminat kapsamında yer alıp almadığının tespitine ilişkin olmak üzere ...numaralı hasar dosyası üzerinden incelemelere başlandığını, bu hasar dosyası kapsamında yapılan incelemeler ile birlikte dava konusu hasarın ilgili poliçe teminatı kapsamında bulunmaması nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı tespit edildiğini ve ilgili hasar başvurusunun reddedildiğini, poliçenin işlerlik kazanabilmesi için öncelikle söz konusu hasarın poliçede tanımlı riziko adresinde meydana gelmiş olması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak ve ancak tanzim edilen poliçe özel şartları, ilgili genel şartlar ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca mümkün olabileceğini, tüm bu sebeplerle; davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya bakmakla görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, öncelikle bu hususun dikkate alınarak davanın görevli mahkemede açılmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin halefi konumunda olduğu ... Anonim Şirketi ile müvekkili şirket arasında 25.08.2021 tarihli Kira Sözleşmesi akdedildiğini, dolayısıyla davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalısı ile müvekkili şirket arasındaki hukuki ilişki kira akdine dayandığını, bu sebeple de huzurdaki davaya bakmakla görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olacağını, davacı sigorta şirketinin sigortalısı adına ödemiş olduğu bedelden müvekkili şirketin sorumlu olması hukuken mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda yer alan tespitler hatalı olduğunu, olayın gerçekleştiği tarihte İstanbul ilinde kuvvetli yağışlar olduğunu, bu hususta AFAD ve valilik tarafından uyarılar yapıldığını ve İstanbul’un birçok ilinde sel felaketi yaşandığını, esasen davacı şirketin sigortalısının kiracı olarak kullandığı taşınmazda gerçekleşen su akıntısı izolasyon eksikliğinden değil İstanbul ilinde yaşanan doğal bir afet sonucu gerçekleştiğini, hiçbir izolasyon malzemesinin bu denli kuvvetli yağışa dayanamayacağı açık olduğunu, müvekkili şirketin taşınmazında izolasyonun eksik olduğu gibi somut bir delile dayanmayan ekspertiz raporunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, diğer davalı ... Sigorta’nın cevap dilekçesinde yer alan hususların hukuki mesnetten yoksun olduğunu ve davanın kabulü halinde bu bedelin müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında ... Sigorta tarafından ödenmesi gerektiğini, izolasyon eksikliği sebebiyle hasarın davacı şirketin sigortalsına ait poliçede yer almadığını, dolayısıyla yapılan ödeme lütuf ödemesi olduğunu davacı sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmadığını, müvekkili şirketin esasa ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla davacı sigorta şirketinin iki yıl gibi bir süre bekleyerek zamanaşımının son aylarında dava açtığını ve faiz talep etmesi haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle; öncelikle huzurdaki davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın her hâlükârda müvekkili şirket yönünden esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ait işyerinde meydana gelen su baskını sonrası işyerinde oluşan hasar nedeniyle sigorta kapsamında ödenen bedelin işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi sigortalısına hasar bedelini ödemiş, TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olarak alışveriş merkezinin sahibi aynı zamanda sigortalının kiralayanı olan davalı ... ... Anonim Şirketi 'ne karşı eldeki davayı açmıştır. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup, “a” bendi, “Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, görürler.” hükmünü hükmünü içermektedir. Buna göre ilk derece mahkemesince, tarafların tacir olmasının HMK'nın 4/1-a maddesinde düzenlenen, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini etkilemeyeceği gözetilerek, dava dışı sigortalı-kiracıya halef olarak, davalı-kiralayan ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davada, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun kabulü isabetli olmuştur." T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2018/1062 Esas, 2019/1370 Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; hasarın meydana geldiği işyerinin malikinin davalı olduğu, tarafların arasında kira sözleşmesinin bulunduğu, sigortalının iş yerinde meydana gelen hasarın kiralanan gayrimenkulün yönetim ve muhafazasından kaynaklandığı, buna göre uyuşmazlığın kiralayan ile kiracı arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı, davacı sigorta şirketinin de sigortalısının tabi olduğu uyuşmazlığa göre dava açması gerektiği, davanın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği anlaşılmakla HMK'nın 114/c maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilerek HMK 4. madde gereğince kira ilişkisinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığa bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olup, bu özel düzenleme gereği davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 4. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.