İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/641 E. 2024/5 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/641
- Karar No
- 2024/5
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/641 Esas KARAR NO :2024/5 DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:28/09/2023 KARAR TARİHİ:09/01/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 07/01/2019 tarihinde, ... Şubesi aracılığı ile "..." marka sıfır telefon gönderdiğini, ancak söz konusu telefon davalı kargo tarafından kimliği belirsiz üçüncü kişiye teslim edildiğini, müvekkilinin zararının giderilmesi için dava açıldığını ve ....ATM .... 17/06/2020 tarihli ilamıyla; davanın kabulü ile telefon bedeli olarak "11.420,69-TL'nin 09/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verildiğini, iş bu ilam ... İcra Dairesi ... Esasına kayden takibe konulduğunu, davalı yanın istinaf yoluna başvurup tehir-i icra kararı alması sonrası İstanbul BAM 14. H.D. .... 12/07/2023 tarihli ilamı ile davalı yanın başvurusu kesin olarak reddedildiğini, illamın kesinleşmesi ile icra dosyası 27/07/2023 tarihinde tahsil edilip kapatıldığını, İcra dosyasına yapılan ödeme ile müvekkilin zararı karşılanmadığını, davalı yan haksız fiil tarihi olan 09/01/2019 tarihinde müvekkile telefon bedeli olarak 11.420,69 TL ödemiş olsaydı müvekkilinin zararı oluşmamış olacağını, ancak davalı yan 4 buçuk yıl sonra asıl alacak ve yasal faizi olarak toplamda 16.095,35 TL ödeme yapıldığını, denkleştirici adalet” ilkesi gereği müvekkile ödenen bedelin alım gücünün, ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili 11.420,69 TL ile haksız fiil tarihinde "..." marka telefonu satın alabilirken , 16.095,35 TL ile bugün eşdeğer telefonu kesinlikle alamamakta olup iş bu durum müvekkilini somut zararını gösterdiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesine göre belirlenecek tutardan şimdilik, 100 TL müvekkiline faizle karşılanmayan munzam zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, görev itirazımız kapsamında usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bu kapsamda huzurdaki dava irdelendiğinde; davacının davaya konu gönderiyi kardeşi ...'a gönderdiğini, davacının tacir sıfatıyla hareket etmediğini, yapmış olduğu işlemin ticari bir işlem olmadığını, zira bu husus .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında da; ''...Davacının ticari faiz talebi ise taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması nedeniyle kabul edilmemiştir...'' şeklinde belirtildiğini, tüm bu hususlar nazara alındığında huzurdaki davanın mahkemenizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasındaki taşıma işinden kaynaklı kargoda zayi olan ürün bedelinin tahsiline ilişkin ilam bedelinin geç ödenmesinden kaynaklı munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda davacının davalı ... A.Ş.'nin Mardin şubesi aracılığı ile kardeşi ...'a ... marka cep telefonu gönderdiği, söz konusu kargonun teslim edilmemesinden ve kargo içeriğindeki ürünün zayi olmasından kaynaklı olarak zararının tahsili istemi ile işbu davadan önce davalı aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davasının yapılan yargılaması sonucunda "1-Davanın KABULÜNE, 2-11.420,69-TL'nin 09/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının ticari avans faizi talebinin reddine," dair verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş olduğu ve istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2020/... Esas, 2023/... Karar sayılı, 12/07/2023 Tarihli ilamı ile esastan reddine karar verilmekle mahkeme ilamının kesinleştiği, söz konusu mahkeme ilamının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasından tahsil edildiği, davacı tarafça günümüz ekonomik koşulları dikkate alındığında yapılan faizli ödemenin gerçek zararı karşılamadığından bahisle eldeki munzam zarar istemli davanın açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." Şeklindeki düzenlemesi uyarınca mahkememizce görev hususunda re'sen inceleme yapılmıştır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k.maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre;" Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5.madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2.maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1.maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, düzenlemesi yer almaktadır. Somut olay bakımından her ne kadar zararın tahsiline ilişkin yargılama asliye ticaret mahkemesince bakılmış ve sonuçlandırılmış ise de davacının dava dilekçesinde de açıkça belirtmiş olduğu üzere dava dışı kardeşine göndermek istediği kargo sebebi ile davalı ile anlaşmış olduğu, UYAP sisteminden yapılan kontrolde davacının telefon satıcısı olmadığı, bu kapsamda herhangi bir vergi kaydının bulunmadığı, işbu hali ile davacı ile davalı arasındaki işlemin tüketici işlemi olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2023/... Esas, 2023/... Karar Sayılı, 20.09.2023 Tarihli "Dava, hukuki niteliği itibariyle ... kargo taşıması sırasında zayi olan emtia bedelinin, TTK'nın 875 vd. maddeleri uyarınca, davalı taşıyandan tahsili istemiyle açılmış bir tazminat davasıdır. ... Taşıma işi TTK'da düzenlenmiş olup TTK'nın 4/1.a maddesi uyarıca mutlak ticari davadır. TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça ticari davalara bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir. Bu durumda, uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığının incelenmesi ve görev konusunda aksine hüküm içeren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinin görevli olup olmadığına bakılması gerekir. Davacının tüketici olduğu kanaatine varılırsa davaya tüketici mahkemesinde; aksi takdirde mutlak ticari dava olarak asliye ticaret mahkemesinde bakılması gerekir. Taşıma ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemeleri hiç bir şekilde görevli olmaz." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı, davacının ticari satım - ticari işi sebebi ile davalı ile anlaşmadığı, taşıma işleminin tüketici işlemi sebebiyle yapıldığı görüldüğünden mahkememizin görevli olmadığı kanaatine varılmakla munzam zararın temelini teşkil eden ilişki bakımından mahkememiz görevli olmadığından görevli mahkemece munzam zarar isteminin incelenmesi gerektiğinden HMK m.114 ve 115 hükümleri uyarınca aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi) 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır