İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/263 E. 2023/636 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/263
- Karar No
- 2023/636
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/263 Esas KARAR NO : 2023/636 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/04/ 2021 KARAR TARİHİ : 12/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili 13/04/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle : "....05.12.2018 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün yaya ...'e çarpması sonucu çift taraflı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir Meydana gelen kaza neticesinde müvekkil ... kalıcı şekilde sakatlanmış ve sürekli iş göremez hâle gelmiştir. ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 26.02.2019 tarihli raporda müvekkilin %15 sürekli ve 2 ay geçici iş göremez olduğu belirtilmiştir Müvekkil, anılan raporun ücreti olarak 1.000,00-TL ödeme yapmıştır Müvekkilin kaza sonucu mağdur olduğu açıktır. Kazada yer alan ... plakalı otobüs, ... Sigorta A.Ş. nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olup, sigorta şirketi kaza tarihi olan 05.12.2018 tarihi itibariyle, sakatlanma hâlinde kişi başına 360.000,00-TL teminat sağlamaktadır. ... (...) Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyasına sunulan Bilirkişi Raporunda, kazanın oluşumunda müvekkil ...'in asli kusurlu, otobüs sürücüsü ...' nın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda, tarafımızca davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde sigorta şirketi, 24.07.2019 tarihinde %25 kusur üzerinden müvekkile, sürekli iş göremezlik tazminatı kapsamında 14.916,00-TL ödeme yapmıştır. Bu tutarın müvekkilin zararını karşılamadığı açıktır. Nitekim, işbu ödeme sonrasında ... Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunulan 14.10.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Raporunda, müvekkil ...'in tali kusurlu, otobüs sürücüsü ...'nın ise asli kusurlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır Görüleceği üzere, sigorta şirketinin müvekkile yapmış olduğu ödeme sonrasında kusur oranları değişmiş olup; sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminat miktarı açıkça yetersiz kalmıştır. Kusur oranları ve bu kapsamda belirlenecek tazminat miktarları arasındaki farkın fahiş olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle, sigorta şirketinin 24.07.2019 tarihinde yapmış olduğu ödeme sonrasında taraflar arasında gerçekleşen ibra antlaşmasının iptal edilebilir olduğu açıktır. Tüm bu sebeplerle, sigorta şirketinin yeni kusur oranları kapsamında yapılacak hesaplama sonrası, poliçe limitleri dahilinde kalan bakiye tutarı müvekkile ödemesi gerekmektedir. Nitekim, müvekkilin yaşı, geliri ve tüm diğer faktörler değerlendirildiğinde; anılan şirket, zorunlu mali sorumluluk sigortası nezdinde limit dahilinde sorumlu olup, şirketin müvekkile tazminat ödemesi gerektiği açıktır. Bu kapsamda bakiye tazminat tutarının tahsili amacıyla tarafımızca davalı sigorta şirketine ihtar çekilmiş ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Ödeme yapılmaması dolayısıyla, tarafımızca zorunlu dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş ancak bu başvuru da anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Belirtmek gerekir ki, davalı sigorta şirketi tacir olduğundan ticari temerrüt (avans) faizi talep edilmiştir. Arz ve izah edilen nedenler dolayısıyla işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Müvekkil ...'in meydana gelen kaza dolayısıyla uğramış olduğu zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve HMK m.107 gereği zararımız tespit edildiğinde artırılmak üzere; sürekli iş göremezlik tazminatı tutarı olarak şimdilik 100,00-TL ve geçici iş göremez kalması nedeni ile şimdilik 50,00-TL, toplamda ise şimdilik 150,00-TL bakiye tazminat tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte 1.000,00-TL rapor ücreti de dahil olmak üzere ve sair yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte...Sigorta A.Ş. 'nden tahsiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili 20/05/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"....Başvuran tarafından 05.12.2018 tarihindeki kazada yaralanması sebebi ile açılan, Sigorta Tahkim Komisyonu ... sayılı dosyada görülen davada, 24.12.2020 tarihli ...sayılı Hakem kararında başvurunun 35/A İbranamesi olması ve bu ibranamenin kesin hüküm olması sebebi ile reddine karar verilmiştir. Bu durumda dava reddedilmiş ve kesin hüküm altına alınmıştır. Tüm bu durumlar ışığında tarafları ve tazminat talebi açısından konusu aynı olan yukarıda belirtilen davada müvekkil şirket bakımından verilen bir kesin hüküm bulunduğundan, davacının aynı olay sebebiyle yeniden aynı talebi dava konusu yapması mümkün değildir. ...Plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde 18.12.2017-2018 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet (trf) sigorta poliçesi ile sigortalıdır. Müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Müvekkil şirket poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu, %10 maluliyet oranı konusunda davacı ile mutabık kalarak yerine getirmiş olup aralarında yapılmış olan ibraname 2004 sayılı icra ve iflas kanununun 38 inci maddesi gereği ilâm hükmündedir bu sebeple kesin hüküm sebebi ile başvurunun reddine karar verilmesi gerekmektedir. Başvuru konusu kazanın meydana gelmesinin ardından başvuru sahibi tarafın maluliyet zararının tazmini için müvekkil şirketçe yapılan değerlendirmeler sonucunda başvuru sahibinin özür oranı %10 olarak tespit edilmiş olup bu oran esas alınarak yapılan hesaplamalar neticesinde dayanak raporda belirtilen maluliyet oranının %10 olduğu hususunda başvuru sahibi ile mutabık kalınarak 14.916,00-TL ana alacak 2.725,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplamda 17.641,00-TL, 25.05.2018 tarihinde başvuru sahibi vekiline ödemiştir. Bu durumda başvuru sahibinin maluliyet zararı tazmin edilmiş ve müvekkil şirket poliçelerden kaynaklanan sorumluluğunu eksiksiz olarak yerine getirmiştir. Söz konusu ödemeleri başvuru sahibine yapmakla poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getiren müvekkil şirket başvuru sahibi tarafından ... Sigorta A.Ş. aleyhine kalıcı ve geçici maluliyet, bakıcı ve tedavi talepleri ile ilgili olarak açtığı açacağı davalardan ve fazlaya ilişkin haklarını da kapsar şekilde gayrı kabili rücu olmak üzere ve kesin şekilde ibra edilmiştir. Davacı taraf, müvekkil şirket ile maluliyet oranı, kusur oranı ve yapılan hesaplama konusunda ve kalıcı ve geçici maluliyet, bakıcı ve tedavi zararlarına ilişkin tüm zararlarını yerine getirmiş olduğu hususunda mutabık kaldığından artık ödemenin eksik olduğunu ileri süremez. Davacı taraf, kaza sebebiyle yaralamalı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını iddia etmektedir. Davacının maluliyet iddiası ispata muhtaçtır. Poliçe tanzim tarihi 16.01.2019 tarihinden sonra olan poliçe kapsamındaki kazalarda malul kalan kişilerin dayanak olarak sunmuş oldukları raporların, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan“Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik”e göre düzenlenmesi gerekmektedir. Davacının“geçici işgöremezlik zararı talebi” poliçe teminat kapsamında değildir. geçici iş göremezlik tazminatı rafik sigortası genel şartları ve karayolları trafik kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olup sgk tarafından ödenmelidir. Davacı, meydana gelen kaza sonucu malul kaldığından bahisle geçici iş göremezlik tazminatı talep etmektedir. Ancak geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tedavi giderleri içerisinde yer alıp SGK tarafından karşılanmaktadır. Davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği maluliyet sebebiyle sgk’dan herhangi bir ödeme alıp almadığı/ kendisine maaş bağlanıp bağlanmadığı belirlenmelidir. Davacı tarafın iddia edildiği gibi sürekli iş göremezliği söz konusu ise bu durumda SGK’dan kendisine herhangi bir aylığın bağlanıp bağlanmadığı ve SGK’dan herhangi bir ödeme alıp almadığı belirlenerek maluliyet zararının kurumca giderilip giderilmediği ve ne ölçüde giderildiği saptanmalıdır. Davacının malul olup olmadığı adli tıp kurumu tarafından tespit edildikten sonra, sürekli maluliyet tazminat miktarı aktüerler siciline kayıtlı aktüer sıfatını haiz bilirkişi tarafından trafik sigortası genel şartlarına göre hesaplanmalıdır. Davacının dava dilekçesinde iddia edildiği gibi malul kalıp kalmadığının, eğer malul kaldı ise maluliyet tazminat miktarının tespiti gerekmektedir. Müvekkil şirketin nezdindeki poliçe sebebiyle davacıya karşı sorumluluğunun doğabilmesi sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusurlu olmasına bağlıdır ve sorumlu olacağı miktar sürücünün kusur oranına göre belirlenmelidir. Davacının, müvekkil şirket nezdinde usulüne uygun müracaatı olmayıp temerrüde düşürülme olgusu gerçekleşmemiştir. bu nedenle, davacının eksik ve usulsuz başvuru tarihinden itibaren faiz talep etmesi yasal mesnetten yoksundur. Davacı taraf müvekkil sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren avans faizi talep etmiştir. Faiz talep edebilme hakkı temerrüt hükümleri gereğince, temerrüde düşürülme olgusunun gerçekleşmesine bağlıdır. Ancak davacı tarafın müvekkil şirkete yasanın öngördüğü anlamda usulüne uygun bir müracaatı yoktur. Bu nedenle müvekkil şirket, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiştir. Dava açılmasına sebebiyet vermemiş olan müvekkil şirketin faiz ve yargılama gideri ile dava vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün değildir. Ayrıca dava konusu olay bir haksız fiil sonucunda meydana geldiğinden davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilecek faiz yasal faizdir. Davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini...." talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin 09/07/2021 tarihli duruşma zaptının 3 nolu ara kararı gereğince dosyanın kusur raporu için ATK'na gönderilmesine karar verilmiş olup; ATK'nun 12/01/2022 tarihli kusur raporunda özetle; "....Kaza tespit tutanağından; olay mahallinin park alanı, yaya kaldırımı mevcut, zemin parke kaplama, yol yüzeyi ıslak-nemli, düz ve eğimsiz, vakit gündüz, hava yağmurlu, mahal meskundur. Kaza yeri krokileri çarpma noktasının peron içinde kaldırıma yakın bir noktada olduğu işaretlendiği anlaşılmaktadır. Kazanın özeti bölümünde yayanın kaldırımın aşağısında ve sürücünün görüş açısı dışında olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda; sürücü ...’nın tali kusurlu olduğu, yaya ...'in asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 14.10.2019 tarihli daire raporumuzda; sürücü ...’nın asli kusurlu olduğu, yaya ...’in tali kusurlu olduğu kanaatini belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, bilirkişi raporu, tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup, mahal özellikleri ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, 14.10.2019 tarihli daire raporumuza iştirak edilerek aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut bulgulara göre; A)-Sürücü ... sevk ve idaresindeki otobüs ile geri manevrası sırasında gerisine ilişkin yeterli/gerekli çevresel kontrolleri yapması, aracının teknik özelliklerini dikkate alarak, görüş alanında olmayan kesime uygun gözcü bulundurarak kontrollü ve tedbirli bir şekilde manevrasını yapması gerekirken bu hususlara yeteri kadar riayet etmediği anlaşılmakla kusurludur. B)-Yaya ... otobüs garajı içerisinde otobüslerin manevra alanı olduğunu dikkate alarak mümkün olduğunca çabuk ayrılması gerekirken bu hususa yeterince riayet etmediği, geri manevra ile garaj alanına girmek isteyen otobüse karşı gerekli korunma tedbiride almadığı anlaşılmakla kusurludur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)-Sürücü ...’nın % 75 ( yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, B)-Yaya ...’in % 25 ( yüzde yirmi beş ) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur..." yönünde görüş bildirmiştir. Mahkememizin 09/07/2021 tarihli duruşma zaptının 4 nolu ara kararı gereğince ; dosyanın maluliyet raporu için ATK'na tevdi edilmesine karar verilmiş olup; ATK'nun 01/03/2022 tarihli maluliyet raporunda özetle; "....1- Mevcut belgelere göre ... ve ... kızı 1984 doğumlu ...'in 05.12.2018 tarihli trafik kazası sebebiyle; 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 XI (3…..15) A % 19 E cetveline göre: % 18,0 (yüzdeonsekizvirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur..." yönünde görüş bildirmiştir. Mahkememizin 04/10/2022 tarihli duruşma zaptının 4 nolu ara kararı gereğince; dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi 17/10/2022 tarihli kök raporunda özetle; "....Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 05.12.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in; A) Ödeme Tarihindeki Verilere Göre; a) Geçici ve Sürekli iş göremezlik dönemine ait %15 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının= 118.723,591 TL. olarak belirlendiği, %18 maluliyet oranına göre belirlenen zarar tutarının ise bunun üzerinde olacağı kesin olduğundan %18 maluliyet oranına göre ayrıca zarar hesabı yapılmasının gerekmediği, b) Davalı tarafından davacıya 14.916,00 TL ödeme yapıldığı buna göre de ödeme ile ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen zara arasında fark bulunması nedeniyle ödeme ile borcun sona erip ermediği hususundaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, B) Sayın Mahkemece ödeme borcun sona ermediğinin ve ödemenin kısmı ifayı içerir makbuz kabul edilmesi halinde; Günümüze kadar gerçekleşen veriler esas alınarak belirlenen zarar tutarından, ödemenin güncel tutarın tenzili sonucu davacının; 1.Seçenekte; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen %18 maluliyet oranına ve 3 aylık geçici iş göremezlik süresine göre; a) Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 4.285, 91 TL, b) Sürekli iş göremezlik dönemine ait %39,2 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının=355.471,53 TL. olduğu, c) Sayın Mahkemece 1. seçeneğe itibar edilmesi halinde; davacının 1. seçenekte maddi zararı bakiye poliçe limitini aştığından davalının 1.seçenekte sorumluğunun 345.084,00 TL'lik bakiye limit ile sınırlı olacağı, 2.Seçenekte; 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %15 maluliyet oranına ve 3 aylık geçici iş göremezlik süresine göre; a) Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının=4.285,91 TL, b) Sürekli iş göremezlik dönemine ait %15 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının = 293.016,33 TL. Olduğu, c) Sayın Mahkemece 2.seçeneğe itibar edilmesi halinde; davacının 2.seçenekte maddi zararı bakiye poliçe limitinin içinde kaldığından 2.seçenekte belirlenen maddi zarar tutarlarının tamamından davalının sorumlu olacağı, C) Dosya münderecatına göre davalının 24.07.2019 ödeme tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği, D) Sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari gözüktüğü, E) Davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru sonucu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından davacının başvurusunu bir kısım evrak eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verildiği, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karara karşı davacı tarafından İtiraz Hakem Heyetine yapılan başvuru sonrası İtiraz Hakem Heyeti tarafından taraflar arasında ödemeye esas alınan ibranamenin 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu madde 35/A ya göre kesin hüküm niteliğinde olması nedeniyle davacı itirazının reddine karar verildiği ve talebin kesinlik sınırında olması nedeniyle verilen kararın kesin olduğunun belirtilmiş olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/a-3 maddesinde "....(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda ....kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir..” demekte olup, İtiraz Hakem Heyeti Kararına karşı davacı tarafından başkaca kanun yoluna başvurulduğuna dair bir belge bulunmadığı Buna göre de İtiraz Hakem Heyeti Kararının kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, sonuç ve kanaati ile tarafımca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederim..." yönünde görüş bildirmiştir. Mahkememizin 07/02/2023 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğince; dosyanın ATK'na maluliyet raporu için tevdi edilmesine karar verilmiş olup; ATK'nun 04/04/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle; "....Mevcut belgelere göre ... ve ... kızı 1984 doğumlu ...'in 05.12.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Sindirim Sistemi, 6. Herniler, Sınıf 1, özür oranı % 10, 7. Splenektomi, özür oranı % 10, Balthazard formülüne göre tüm vücut özür oranı % 19 olarak tespit edildiğine göre; 1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 19 (yüzdeondokuz) olduğu, 2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur...." yönünde görüş bildirmiştir. Mahkememizin 06/06/2023 tarihli duruşma zaptının 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup, Bilirkişinin 18/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "....Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 05.12.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in; A) Ödeme Tarihindeki Verilere Göre: a) Geçici ve Sürekli iş göremezlik dönemine ait %19 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının=149.240,31 TL olarak belirlendiği, b) Davalı tarafından davacıya 14.916,00 TL ödeme yapıldığı buna göre de ödeme ile ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen zara arasında fark bulunması nedeniyle ödeme ile borcun sona erip ermediği hususundaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, B) Sayın Mahkemece ödeme borcun sona ermediğinin ve ödemenin kısmı ifayı içerir makbuz kabul edilmesi halinde; Günümüze kadar gerçekleşen veriler alınar: belirlenen zarar tutarından, ödemenin güncel tutarın tenzili sonucu davacının; a) Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının =4.285, 91TL, b) Sürekli iş göremezlik dönemine ait %19 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının = 775.815,10 TL. Olduğu, c) Davacının maddi zararının ödeme düşüldükten sonra belirlenen bakiye poliçe limiti olan 345.084,00 TL.yi aşması nedeniyle; Davalının sorumluluğunun =345.084,00 TL bakiye limit ile sınırlı olacağı, d) Davacı taraf ilk raporda %15 maluliyet oranına göre belirlenen 4.285,91 TL geçici iş göremezlik zararı ile 293.016,33 TL.lık sürekli iş göremezlik zarar tutarlarına göre talep artırımı yapmış ve önceki rapora karşı bir itirazda bulunmamış olup, Bu konudaki Yargıtay kararlarına göre gerçek belli iken varsayıma gidilemez ilkesi gereği hüküm tarihine kadar bilinen tüm ücret artışlarının dikkate alınarak zarar hesabı yapılması gerektiğinden işbu raporda rapor tarihine kadar bilinen tüm asgari ücretlere göre davacının maddi zararının yeniden hesaplandığı, ancak bu durumun diğer usulü kazanılmış hakları ortadan kaldıramayacağı, buna göre de davacı bakımından ilk raporda belirlenen ve talep artırımına konu edilen tutarların kesinleşip kesinleşmeyeceği hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, d) Dosya münderecatına göre davalının 24.07.2019 ödeme tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği, e) Sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari gözüktüğü, sonuç ve kanaati ile tarafımca tanzim olunan işbu EK raporu saygı ile arz ederim. ..." yönünde görüş bildirmiştir. Davacı vekili 18/10/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "....05.12.2018 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün yaya ...'e çarpması sonucu çift taraflı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kaza neticesinde müvekkil ... kalıcı şekilde sakatlanmış ve sürekli iş göremez hâle gelmiştir. Bunun üzerine tarafımızca 13.04.2021 tarihinde cismani zarara uğrayan müvekkilimizin fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak ve sonradan arttırılmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak ŞİMDİLİK 50,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin belirsiz alacak davamız açılmıştır. Mahkemece alınan 17.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davalının %75 kusuru göz önüne alınarak sorumluluk durumuna ilişkin hesaplama yapılmıştır. Müvekkilin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %15 maluliyet oranına ve 3 aylık geçici iş göremezlik süresine göree; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı 4.285,91 TL Sürekli iş göremezlik dönemine ait bakiye maddi zararı ise 293.016,33 TL olarak tespit edilmiştir. İşbu sebeple HMK m.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gitme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Bilirkişi raporu doğrultusunda 100,00 TL olarak talep etmiş olduğumuz sürekli iş göremezlik tazminat kalemimizi 292.916,33 TL arttırılarak 293.016,33 TL'ye; 50,00 TL olarak talep etmiş olduğumuz geçici iş göremezlik tazminatını 4.235,91 TL arttırarak 4.285,91 TL'ye toplamda 150,00-TL dava değerini söz konusu bilirkişi raporuna istinaden toplamda 297.152,24 TL artırarak 297.302,24 TL'ye ,faiz, masraf ve vekalet ücreti alacağı olarak artırıyoruz. toplam dava değerini 150,00 TL'den 297.302,24 TL'ye faiz, masraf ve vekalet ücreti alacağı yönünden arttırıyoruz. Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde, değer artırma talebimizin kabulü ile, faiz, yargılama giderleri, ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, değer artırma dilekçesinin, davalı vekiline tebliğe çıkarılmasını...." talep etmiştir. Davacı vekili 31/07/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "....05.12.2018 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün yaya ...' e çarpması sonucu çift taraflı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kaza neticesinde müvekkil ... kalıcı şekilde sakatlanmış ve sürekli iş göremez hâle gelmiştir Müvekkilin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %15 maluliyet oranına ve 3 aylık geçici iş göremezlik süresine göre; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı 4.285,91 TL Sürekli iş göremezlik dönemine ait bakiye maddi zararı ise 293.016,33 TL olarak tespit edilmiştir. İşbu sebeple HMK m.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, 18.10.2022 tarihli dava değerinin artırımı yoluna gidilmiştir. İşbu değer arttırım dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda 100,00 TL olarak talep edilen sürekli iş göremezlik tazminat kalemimi 292.916,33 TL arttırılarak 293.016,33 TL'ye ; 50,00 TL olarak talep edilen geçici iş göremezlik tazminatını 4.235,91 TL arttırarak 4.285,91 TL'ye toplamda 150,00-TL dava değeri söz konusu bilirkişi raporuna istinaden toplamda 297.152,24 TL artırılarak 297.302,24 TL'ye faiz, masraf ve vekalet ücreti alacağı olarak talep edilmiştir. Ancak 04.04.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda müvekkilin sürekli iş göremezlik oranının %19 olması ve 14.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda aktüer hesaplamada değişiklik olması sebebiyle işbu davayı ıslah etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. 14.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna istinaden müvekkilin sürekli iş göremezlik tazminatı 775.815,10 TL olarak hesaplanmış olup poliçe limiti ve yapılan ödeme düşülmesi akabinde talep edilebilir tazminat miktarının 345.084,00 TL olduğu tespit edilmiştir. İşbu rapora binaen talep edilen 293.016,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatını 47.781,76 TL arttırarak toplam 340.798,09 TL olarak faiz, masraf ve vekalet ücret alacağı yönünden ıslah etmekteyiz. Yukarıda açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle birlikte, ıslah talebimizin kabulü ile, faiz, yargılama giderleri, ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, ıslah dilekçesinin, davalı vekiline tebliğe çıkarılmasını ...." talep etmiştir. Her ne kadar davacı taraf iş bu davadan önce Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurusunu yapmışsa da ; Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarih ... Karar numaralı kararı usulden reddine karar verildiği, bu karara karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna itiraz edildiği ve ... tarih ... sayı numaralı karar ile ibraname olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmişse de ; itiraz merci ancak usulden red edilen karar bakımından inceleme yaptığı, usulden red kararının kesin hüküm oluşturmayacağı anlaşılmış ve kesin hüküm itirazı yerinde görülmemiştir. Her ne kadar taraflar arasında ibraname bulunsa da KTK 111/2 maddesi gereğince taraflar arasındaki anlaşmaların fahiş olduğu 2 yıl içinde ileri sürülebileceği, tespit edilen miktar ile ödenen miktar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle ibraname ödeme belgesi olarak kabul edilmiştir. Davacı taraf davasını belirsiz alacak davası olarak açmış 18.10.2022 tarihinde bedeli belirli hale getirmiş, asgari ücretlerdeki fark nedeniyle alınan bilirkişi raporuna göre bakiye alacağın tespit edilmesi üzerine 27.07.2023 tarihinde davası ıslah etmiştir. Tüm delillerin incelenmesi sonucunda; davacı ..05.12.2018 tarihinde davalı Sigorta Şirketinin ZMM ile sigortalısı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün yaya ...' e çarpması sonucu yaralandığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin yukarıda özetlenen raporundan kazanın oluşumunda Sürücü ...’nın % 75 ( yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ...’in % 25 ( yüzde yirmi beş ) oranında kusurlu olduğu, ...Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 04.04.2023 tarih ... numaralı raporunda davacının kaza sonucunda %19 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği anlaşılmış olup, tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda yukarıda özetlenen ve mahkememizce benimsenen 14.07.2023 tarihli aktüerya bilirkişisi raporunda yapılan hesaplamaya göre kaza tarihinde asgari ücretle gelir elde ettiği kabul edilen davacı ...'in iş göremezlik nedeni ile sürekli iş göremezlik dönemine ait 775.815,10 TL, kalıcı iş görmezlik 4285,91 TL maddi tazminat talep etme hakkı olduğu , fakat davalının poliçe limitininin 345.084TL ile sınırlı olması nedeniyle ıslah dilekçesindeki 340.798,09 TL kalıcı, 4285,91 TL geçici geçici iş görmezlik tazminat talebinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Sigorta şirketinin zarardan sorumluluğu temerrüt tarihinden ve poliçe limiti ile sınırlı olup, sigorta şirketinin temerrüt tarihi 2918 sayılı yasanın 98 ve 99. maddelerine göre belirlenmelidir. Sigorta şirketinin dava tarihinden önce 24.07.2019 tarihinde temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda ... plaka sayılı aracın kullanım amacının ticari bir iş için kullanıldığının davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının avans faiz talebi kabul edilmeyerek yasal faiz oranı işletilerek davacının maddi tazminat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacının maddi tazminat talebine yönelik 340.798,09-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan (davalı sigorta şirketi yönünden 345.084,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, davalı yönünden 24/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-4.285,91-TL geçici iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan (davalı sigorta şirketi yönünden 345.084,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, davalı yönünden 24/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 23.572, 70 TL harçtan peşin alınan 1.240,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.332,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 53.762,60 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.250 TL bilirkişi ücreti, 71,20 TL tebligat posta ücreti, 3.371.00 TL adli tıp fatura gideri ile 59,30 bakiye harç, 1.240,30 Peşin harç ve ıslah harcı, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.000,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2023 Katip E-imza Hakim E-imza